Herhangi bir günün, herhangi bir sabahında

Evrendeki tüm nesnelerinin diziliminin
Değişmiş olması arzulu
Bir duyguyla uyanacaksın,
Sol elin sanki boşluğunda kaybolmuş olacak uzayın
Sağ elin o her zamanki bileğinin devamında biçimsiz...

Üzgün olacaksın..
Birbirini takip eden her hareketinde yalpalayacaksın
Kendisini hiç bir şeye benzetememiş bir biblo
Ya da renklerinden emin olmayan bir tablo
Duygusuz bir iki satır yazı, melodisini bulamamış bir ezgi
Birden fazla ögeye benzeteceksin kendini
Fakat hiç birinde bulamayacaksın...

Banyo terliklerinin ıslaklığı canını sıkacak
Açık olması gerekirken bulutlu olan hava
Ve kahvaltı sofrasında beklediğin
Geciken ekmekle gazete
Hepsi üstü üste gelecek...

Hiç bir pantolonuna uymayacak hiç bir bluzun
Saçın istediğin şekli almayacak
Hergün sürdüğün kırmızı rujun bitmiş
Almayıda unutmuş olacaksın
Hiç vurmayan ayakkabın, o gün vurmaya başlayacak...

Otobüs saatinde gelmeyecek,
Beklerken dişlerini fırçalamayı unuttuğunu farkedeceksin
Çayın altını kapatmışmıydım acaba diye kuşkuya düşeceksin
İlk gelen hınca hınç dolu bir otobüse mecburan binecek
İşe iki vesayitle gitmek zorunda kalacaksın...

Geç kalmış olacak,
Özür dilediğin halde yine de fırça yiyeceksin
Üst üste birikmiş işleri yetiştimeye çalışırken
Beynin kadar düzenli işleyeceksin tüm gereklilikleri
Basit hatalar yapacak, kendine kızacaksın
Kendine kızdıkça yeni hatalar yapacaksın...

Belki üzerine çay dökecek,
Akşama kadar lekeli bir kıyafetle dolaşacaksın
Ayakkabı canını yaktıkça yakacak,
Bir türlü toparlayamadığın saçın sürekli gözünün önüne gelerek
Konsantrasyonunu bozacak,
Üzerindeki sabah mecburiyettin giyindiğin bluzun rengi
O gün sana çok cırtlak gelecek...

Kötü bir günün ardından bir an önce eve dönmek isteyeceksin
Ruhunun eline sıkıştırılmış naylon bir poşet gibi
Alacaksın kendini, atacaksın otobüse
Yol uzadıkça uzayacak,
Trafik sıkıştıkça sıkışacak...

Sonunda geleceksin
Canın acıdığı için sekerek çıkacaksın merdivenlerden
Kapının önüne gelecek
Hayatın kadar gereksiz nesnelerle dolu çantanın içinde
Kaybettiğin anahtarını arayacaksın dakikalarca
Lazım olan ne varsa,
Lazım olduğu zamanda bulamadığın gibi
Bulamayacaksın,
Hayıflanacaksın...

Usulca içeriye gireceksin
Üstüne çökmüşcesine tüm dünya.
Üzerini çıkaracak dermanı bulamayacaksın kendinde
Çantanı hemen dibine bıraktığın kanepeye
Oturup kalacaksın öyle
Sereserpe...

Hemen uyumak isteyeceksin
Açlığını bile unutturacak bir refleksle
Atacaksın kendini yatağa boyluboyuna
Adeta bir ceset fırlatır gibi
Adeta bir konteynera atılmış bir çöp torbası gibi...

Kapatacaksın gözlerini;
Sol elini bırakacaksın kaybedeceğini bile bile o uçsuz boşluğa
Sağ elin biçimsiz bir varlıkla, kalakalacak alnının üstünde...

Ve özlediğini hissedeceksin,
Ve yaşayamadığını,
Hayatında ki boşluğu,
Yok oluşu...

Kapatacaksın gözlerini;
Herhangi bir gecenin, herhangi bir yarısında
Evrendeki tüm nesnelerinin diziliminin
Yerine gelmiş olması arzulu,
Bir duyguyla uyuyacaksın
Ölesiye...


Kazım Baran Yılmaz


248271 107712482652931 100002425397129 75879 760328 n - Ve Özlediğini Hissedeceksin, Ve Yaşayamadığını, Hayatında ki Boşluğu, Yok Oluşu...