Bir telefon geldi
Cılız bir kadın sesiydi
Gittikçe büyüdü ormanın içine doğru
Son sürat bir yalnızlık korosu gibi

Çarpışıverdi yeşille
Yeşil bazen soğuk bir Akdeniz'dir
Bazen adresini yitirmiş beyaz bir mektup zarfı
Bazen bazendir işte yeşil
Bronz etli çocukların elinde
İçi gerçek mermi dolu su tabancası

Biri sıkar
Bir diğeri ıslanır
Geri kalanların hepsi ölür
Şu Toros'lara doğru gerileyen çehre
Avuç içlerim temas eder, senin olur

Bir haber salındı
Yaşlı bir güvercinle
Tüm postacılar yarı yolda düştü
Bas bir adam yazısıydı
Okundukça uzadı sahile doğru
Teğet geçti maviyi

İçine gökyüzü düşerse
Hesapsız yanar denizler
Bronz etli çocuklardan daha çok
Kumsallara mayın döşenir
Basıldıkça içinde Sürican biter

Biri açıktan yüzer
Bir diğeri ormanda kaybolur
Geri kalanların hepsi boğulur
Şu toprağın altına gittikçe çekilen beden
Sen ellerini çekersin, benim olur...

Kazım Baran Yılmaz