Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bülent yalçın Avatarı

    Gerçek Adı
    T.C bülent yalçın
    Üyelik Tarihi
    17.08-2005
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    14:09
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    158
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN BAŞBAKAN'I KIZDIRACAK YAZISI
    Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök yazdı:
    “EY Cumhuriyet’i yerden yere vuran, her kötülüğü, Cumhuriyet’in günah hanesine yazmaya teşebbüs eden kafa.
    İzliyor musun Mısır’da, Mağrip’te Maşrık’ta olup biteni.
    Ey, sen, durmadan mazini, 80 yıllık demokrasini, 60 yıllık çok partili hayatını, paspasyapan, yerden yere vuran, karalayan, azarlayan küfürbaz.
    Senin kum torbasına çevirdiğin o insanların attığı adımları atmayan Arap dünyasınınsefaletini görüyor musun.
    Ya sen ey insafsız; bu ülkenin demokratik miladını, üç-beş sene öncesinden başlatacak kadar kendinden geçmiş güya münevver.
    Durmadan Atatürk’e çakan; İsmet İnönü’ye vuran; “ecdat” denince, aklına sadecesultanlar gelen, demokrasi denince sadece kendini hatırlayan insafsız.
    Görüyor musun, Atatürk’ü; bir İsmet İnönü’sü olmayan “devletsiz” halkların perişan halini.
    Anlıyor musun şimdi, bir Kurtuluş Savaşı yapmanın ne anlama geldiğini, bir “millet uyandırmanın” manasını.
    Tek partinin gücü ve ihtişamı doruğundayken çok partili hayata geçme kararı alan tarihişahsiyetin kıymetini.
    Çok partili hayata geçip de seçim kaybetmenin raconunu bilen; kabullenmişliğin zarafetinigösteren, demokrasinin kültürünü ispat eden “Milli Şef”in asaletini, hiç olmazsa şimdianlıyor musun...
    Bir eliyle “milli şeflik” şapkasını başından çıkarırken; öteki eliyle sandıktan çıkan rakibininelini sıkmanın nasıl bir ahlak, ne yüce bir demokratlık olduğunu.
    Onun beyaz bıyığına bakıp, “Hitler falı” açmanın ne ayıp, ne adaletsiz bir şey olduğunu.
    Kendi gözünle görüyor musun şimdi...
    Bak Arap sokağında neler oluyor.
    Bak nasıl kan gövdeyi götürüyor.
    Sense, kan dökmeden, kırıp dökmeden, yağmalamadan değiştirme adabını öğrenmişsin.
    * * *
    Ve ey biz; Türk halkı... Solcusu, sağcısı; laiki dincisi, sosyal demokratı muhafazakârı, milliyetçisi. Bu bayrağın altında yaşayan, bu sınırlar içinde acıyı ve sevinci birlikte paylaşanbizler.
    Görüyor muyuz şimdi, ecdadımızın kurduğu, bizden önceki ve şimdiki kuşakların zor daolsa yaşattığı demokrasinin nimetini?
    Seçimle gelip de demokrasinin tabutuna çivi çakan.
    Seçimsiz gelip de koltuğuna
    kazık çakan.
    Devletsiz, demokrasisiz halkların, kendini imparator ilan etmiş liderlerini gördükçeiçinizden bir hayır duası etmek gelmiyor mu?
    “Kime” diye sorma, çok iyi biliyorsun.
    Tabii ki, at gözlüklü aydının, o vicdansız mürebbiyenin hedef tahtasına çevirdiği iki insana;Atatürk’e ve İsmet İnönü’ye...
    Biri Cumhuriyet’i kuran, öteki gerçek anlamda çok partili hayatın yolunu açan iki insana;onlara şükretmiyor musun?
    İçinden, “Onların kurduğu, bizim idame ettirdiğimiz rejim işte budur” diye gururlanmakgelmiyor mu?
    Sandıkla getirip, sandıkla götüren; asker darbeyle götürse bile, en geç bir seçim sonraiktidarı tekrar sahibine emanet eden; darbeyle gelen diktatörü, 3 yıldan fazla koltuğundaoturtmayan bir rejim ve bir kültür.
    Gururlan, çünkü, halkın seçimle getirip, seçimle değiştirebildiği bu rejimi kurmanın şerefi sana ait.
    Kadir bilen, vicdan sahibi yurttaş olarak ecdadının hakkını ver, demokrasinle övün.
    Övün ki, şimdi tam yeridir.
    * * *
    Ey sen, seçimle gelip, seçimle gitme şansına sahip Türk siyasetçisi.
    Sen de bil, seni iktidara getiren sandığın kıymetini.
    Sen de iyi öğren despotluğun, despotluk taslamanın bedelini.
    “Akraba-i taallukat” kayırmacı-lığının, “nepotizmin” sonunu.
    Polis devleti kurma teşebbüsünün sonunu...
    Gör ki, ders alasın; ders al ki sonun onun gibi olmasın.
    Düştükten sonra da halk arasında göğsünü gere gere gezebilesin.
    * * *
    Arap sokağı kaynarken, “zamanın ruhu” diyor ki.
    Biz Türkler; Müslüman dünyada demokrasinin mümkün olduğunu ispat eden ilk milletiz.
    O demokrasiyi sultanlara rağmen kurduk.
    Krallara, imparatorlara, diktatörlere, despotlara; diktatör müsveddelerine, müsveddediktatörlere yıktırmayız.
    Evet sokağa çıkmayız.
    Ama sandığa gideriz...
    Biliriz ki; arkamızda 88 yıllık bir Cumhuriyet, 60 yıllık bir çok partili demokrasi vardır.
    Ve Arap sokağı, bize, bu şanlı mazimizi bir kere daha hatırlatmıştır.”
    Odatv.com

  2. #2
    Üye
    düşle Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.12-2009
    Son Giriş
    13.12-2017
    Saat
    22:14
    Yaşadığı Yer
    06
    Mesaj
    257
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    “Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.”MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
    cehaletteki bulaşıcı arsızlığı güzel saptanmış. bu cehalet çemberinin esaretinden kurtulabiliriz. hemde çok geç olmadan: Zira (c)esaretle, cesaret arasındaki fark yalnızca o tek harfin bilinçle arkasında durabilmektedir. İsmet inönü’nün de dediği gibi, "bir ülkede namus erbabı olanlar da namussuzsuzlar kadar cesur olmadıkça, o ülke için kurtuluş yoktur". düşüncelerimiz örtüşüyor. ama yol göstermek ve ileriyi görebilen aydınlıkçı duruş içinde olmamamız, onlarca hedef olmamız için yeterli. bu toplum iki iler bir geriyi dahi tutturamıyor hala!

    tarihe bir bakın, tıpkı insanlar gibi toplumlar da; öğütlerle değil, acılarından deneyim edinerek olgunlaşmaya evriliyor. dolayısıyla adeta tanrının üvey evladı yahudiler ya yok olacaklardı, yada acılarıyla evrensele yüceleceklerdi. Şimdi durumu tersine çevirdiler.

    bu yüzdendir ki, bırakalım da burnumuz sürtsün. bir kaç yüz yıla hala varolabilmişsek, belki adam olabilmişizdir.

    biz hazır yiyiciler, gerçek acı nedir bilmiyoruz. aydınlanma için daima çok azımız savaştı, ki onlarda toplumun ezilen tarafıydı.



    teshisi ve tedaviyi doğru uygulamazsan ve buna tepki gösterirsen sonuçta aradaki fark giderek açılır. dünyadaki gelişimin gerisinde kalır, sömürüye ve cehalete açık olursun.

    yani siz iyilik ediyorsunuz bütün islam camiasına doğru teşhis ve tedaviyle. onlarsa bunu kötülük kabul edip birde saldırıyorlar.

    nasıl o hedeflenen "çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne" nasıl "çıkacağız" o zaman.

    "Gerçekler acıdır ve acıtır" ve gerçek ile ajitasyonun ayrımında olmak gerekir.

    ÖZGÜRLÜK NEDİR Kİ, ESARETİ RUHUNDA HİSSETMEYENLERE?
    erdemle....

    KOKUŞMAYA HAYIR:

    Son sözü ATAMA bırakıyorum;
    'Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar,elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar.'
    K.Atatürk...

  3. #3
    Üye
    bülent yalçın Avatarı

    Gerçek Adı
    T.C bülent yalçın
    Üyelik Tarihi
    17.08-2005
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    14:09
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    158
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    teşekkürler düşle

    ağzına sağlık