Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler

Konu: Öğütler

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    madralı Avatarı

    Gerçek Adı
    hasan
    Üyelik Tarihi
    19.04-2010
    Son Giriş
    29.11-2011
    Saat
    15:43
    Yaşadığı Yer
    balıkesir burhaniye
    Mesaj
    292
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Abdulkadir-i Geylani Hazretlerinden Öğütler



    Sakın yaptığın işlerde ve bulduğun manevi halde kendi gücünü
    görmeyesin. Bu hal kişiyi azdırır ve YARATAN ın rahmet nazarından
    uzak kılar. Sakın sözünü dinletme ve kabul ettirme hevesine de
    kapılmayasın. Önce temeli at sonra üzerine binayı çık. Kalbini derin
    kaz ki oradan hikmet pınarları fışkırsın, sonra ihlas ve iyi işlerle
    o binayı yükselt. Bu işlerden sonra halkı o köşke davet et.

    ***

    Başkasında bulunan bir hatayı defetmek istersen nefsinle yapma,
    imanınla yap. Kötülükleri ancak İMAN yıkar. Bu durumda RABB in sana
    işlerinde yardımcı olur. O kötülüğü yok etmek için arkadaş olur, O
    kötülüğü ezer ortadan kaldırır. Eğer bir kötülüğü nefsin için,
    halkın seni tanıması için ortadan kaldırmaya niyet edersen rezil
    olursun. Her işte HAKK ın rızası aranmalıdır.

    ***

    İSLAM gömleğin yırtık, İMAN elbisen pis, kalbin cahil, için kederle
    dolu. Gönlün İSLAMİYET e açık değil. İç alemin harap, dışın mamur,
    bütün sayfaların günah karası. Sevdiğin ve arzuladığın yalnızca
    dünya.

    Kabir kapısı açık ve ahiret sana doğru gelmekte. En kısa zamanda
    aklını başına topla, yalnız dünya azığı toplamaktan vazgeç de ahiret
    azığını toplamakta acele et...

    Sabırlı kulların bu dünyada çektiği cefa, Yüce Allah ın (C.C)
    gözünden kaçmaz. Siz bir an olsun O nun uğruna sabır yolunu tutun,
    yıllarca ecrini alırsınız. Ömrü boyunca Kahraman lakâbıyla gezen,
    onu bir anlık cesareti sonunda kazanmıştır.

    ***

    Ey evlad, önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da
    başkalarını... Senin henüz ıslaha muhtaç hallerin var, bunu sen de
    biliyorsun. Bunu bildiğin halde başkalarının islâhı ile uğraşma
    yolunda nasıl başarılı olabilirsin Gözlerin bir adım öteyi
    görmüyorken körleri neyle yola getirme sevdasındasın

    ***

    Size gereken, Yüce Yaratanı sevmek ve O ndan başka kimseden
    korkmamaktır. Ve bütün işleri onun rızasını gözeterek yapmak...
    Bunlar Kalp le olur, dil gürültüsüne getirip söze boğmakla olmaz.
    Sonra mihenk taşına vurulunca utanırsın. Kuru davaya kimse inanmaz.
    Halk arasında söylediğin sözleri yalnız kaldığında söylüyormusun ...
    Aynı duyguları tek başına kaldığın zaman da duyman mümkün oluyor
    mu ... İşte bunları yapabiliyorsan mesele yok... Kapı önünde
    TEVHİD , içeriye girince ŞİRK , yakışır mı Bu, nifak, ikiyüzlülük
    alametidir, içi bozuk olmanın ta kendisidir. Acırım sana, sözün
    kötülükten sakınma hakkında, kalbin ise fitne çıkarmaya istekli.
    Şükrü dilinden bırakmıyorsun, ama kalbin daima itiraz halinde.

    ***

    Geliniz aşırı, uygun olmayan arzularımızı bir yana atıp YARATANIMIZA
    koşalım. Bu yolda biraz perişanlık çekelim. Ne olur sanki biraz
    zahmet çeksek O na vardıktan sonra bütün çekilen sıkıntılar
    unutulur. İçimize ve dışımıza hükmeden nefsimizi HAK yoluna
    çevirelim, Rabbimizin Elçisine, Sevgilisine başvuralım, O nun
    eteğini bırakmayalım.

    ***

    Bütün amacın yemek, içmek ve arzularının tatmini olmasın. Bunların
    hepsi amaç değil, Yüce ALLAH a (C.C.) ulaşmak için birer araçtır.
    Bütün hedefin sana en çok gerekli olana ulaşmak olmalı. Sana en
    gerekli olan ise YARATAN ındır. O nu ara. Her şeyin bir bedeli olur.
    Dünyaya AHİRET, yaratılmışlara ise bedel YARATAN dır. Dünyayı
    kalbinden atarsan yerini HAK alır.

    Yaşadığın günü ömrünün son günü bil, işlerini ona göre ayarla. Bu
    duygu sana yeter.

    ***

    ALLAH tan (C.C) başka ilah yoktur, dediğinde bir DAVA peşine
    düştün demektir. Her davada şahit isterler, şahidi olmayan davasını
    kaybeder. Ayrıca bu uğurda gelecek her türlü sıkıntıya göğüs gerip,
    sabır göstermek de birer şahid sayılır. Bunları yaparken İHLAS lı
    olmak gerekir.

    ***

    Hiçbir söz amelsiz ve ihlassız kabul edilmez. Kainatın Efendisinin
    (S.A.V) yolu İHLAS tan ibarettir.

    ***

    Dünyalık toplarken dikkatli ol. Gece odun toplayan gibi olma. Elini
    uzattığında neyi alacağını önceden kestirmelisin.

    Gece odun toplayan eline geçeceğini bilemez, seni de ona
    benzetiyorum. Ayık ol, sonra felaket büyük olur.

    ***

    HAK la çekişme, nefsin için O nu kötüleme, malın azaldı diye O nu
    itham etme, insanlar sana yüz vermiyor diye O nu suçlama. Suçu
    kendinde ara. Her işin kendi keyfine uygun olmasını istiyorsun, en
    büyük hüküm senin mi yoksa O nun mu Sen mi fazla biliyorsun yoksa
    O mu Merhametin O nunkinden fazla mı

    Sen ve bütün yaratıklar O nun kuludur. Her şeyde yalnız O nun hükmü
    geçer bunu sakın unutma.

    ***

    YARATAN ın rızasına erme yolunda yapmacık hareketler fayda getirmez,
    bu yolda yersiz arzu ve boş temenni ile yürünmez. Hele içi başka
    dışı başka birinin eline hiçbir şey geçmez. Bir de yalancılık ortaya
    çıkarsa felaket o zaman başlar. Eğer bu hallerin azı sende varsa
    hemen tevbe et ve tevbeni bozma. Tevbe etmekten ziyade, tevbeyi
    bozmamak esas hünerdir.

    ***

    Böbürlenmeyi bırakın, Yüce ALLAH a (C.C) karşı büyüklük satmakta
    neymiş Kullara da kibirli davranmayın, haddinizi bilin. Varlığınıza
    tevazuyu yerleştirin. Önceden ne olduğunuzu düşünün; bir damla su.

    Sonrası ne olacak malum...Bir hendeğe yuvarlanacak bir ağırlık. Hali
    böyle olana büyüklük taslamak yaraşır mı

    Hırsa kapılmayın, kötü arzular sizi esir etmesin. Dünyalık adamların
    kapısını aşındırmayın. Ezilip büzülerek onlardan dünyalık dilenmek
    size yakışmaz, sabırla doğru yoldan nasibini arasan daha iyi olmaz
    mı Ya bir de yaptığın dilenciliğin sonu boşa çıkarsa... Sevgili
    Peygamberimizin (S.A.V) En büyük belâ, nasibte olmayanı aramaktır,
    buyruğunu hiç duymadın mı Nasibte olmayanı kullar hiçbir zaman
    veremez. Dünya oğullarının buna hiçbir zaman gücü yetmez.

    ***

    Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman Yüce ALLAH ın (C.C)
    korkusundan gözlerin yaşarıyor mu O ndan korkman ve günahları
    itirafın nerede Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu
    O nu HAK tarafına çağırman nerede

    Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve
    eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir
    kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden
    kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz. Eğer bu şekilde
    davranmazsan, bütün bu uğraşmalarından sana ne kalacak dersin
    Sadece bir yorgunluk ve ağır bir hesap...

    ***

    Doğruluk olmadan bilginin sana ne yararı dokunur Doğruluğun
    olmadığı için bilgi sana bela olur. Öğrendin, namaz kıldın, oruç
    tuttun sebebi sana mal versinler, iyiliğini görsünler, seni öğsünler
    oldu. Sana yakışır mı bu düşünceler

    Farzet ki halkın sana ilgisi arttı, bunun ölüm anındaki sıkıntıya
    faydası olur mu acaba Seni sevenlerle aranda uçurumlar olacak o
    anda. Topladığın malları başkaları paylaşacak, hesabı ve cezası da
    sana kalacak.

    ***

    Yazık sana! Cehennemlik işleri yaparken cenneti umuyorsun. Geçici
    şeylerle avunuyor onları seviyor ve senin sanıyorsun. Ama yakında
    elinden alacaklar.

    Yaratan hayatı sana emanet olarak verdi, O nun rızası yolunda
    yaşamanı emretti. Sen ise kendi isteğin, heveslerinin peşinde
    hayatını tükettin. Sana verilen zenginlik, makam, sıhhat birer
    emanettir. Bütün bunları YARATICININ rızasına uygun yolda kullan.

    ***

    Ey evlad, ana rahminde seni kim besledi. O halde iken ne kadar
    acizdin, bu hale seni getiren kim Sen ise kendi varlığına ve halka
    dayanmaktasın, parana, mevkine, bilgine güveniyorsun. Güvendiklerin
    bugün var yarın yok olabilirler. Yüce ALLAH tan (C.C) başka her kime
    güveniyor veya kimden korkuyorsan o senin ilahındır. Yakında bütün
    güvendiklerin yok olur kullarla aran açılır, sana karşı kalpleri
    katılaşır, kapıları yüzüne vururlar seni kapı kapı dolaştırırlar.
    Çağırsan yardımına koşan olmaz.

    Bütün bunlara sebeb Hak tan başkasına güvenmiş olman, O nun
    nimetlerini başkalarından bilmiş olmandır.

    ***

    Yüce ALLAH ın (C.C) dininde olmayan şeyleri yapmaya çalışma. Elinde
    iki şahit olsun; biri KUTSAL KİTABIMIZ, diğeri SÜNNET-İ RESULALLAH.
    Bunlar seni RABBİNE ulaştırır. Ama sen bu şahitleri bırakıp nefsinin
    peşinden gitmeye devam ediyorsun. Elinde iki şahidin var; biri zayıf
    aklın, diğeri de şahsi arzun. Şüphesiz bunlar seni ateşe iter.
    Firavun gibilerin arasına katar.

    ***

    Ey içi bozuk, yakında öleceksin, öldükten sonra yaptıklarına çok
    pişman olacaksın ama çok geç...Dilin güzel söze alıştığı için
    konuştu ve aldandı, ama kalbin hiçbir şeyden anlamaz bir halde. Bu
    durum seni kurtarmaz. Güzel konuşmayı kalb yapmalı, yalnızca dilin
    iyi söz söylemesi faydasızdır.

  2. #2
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ABDÜLKADİR GEYLANİ HAZRETLERİNDEN NASİHATLER


  3. #3
    Üye
    madralı Avatarı

    Gerçek Adı
    hasan
    Üyelik Tarihi
    19.04-2010
    Son Giriş
    29.11-2011
    Saat
    15:43
    Yaşadığı Yer
    balıkesir burhaniye
    Mesaj
    292
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bâyezîd-i Bistâmî’ye "kuddise sirruh" bir gün bir kimse gelip; Efendim! Ben otuz senedir, gündüzleri oruç tutup, geceleri namâz kılıyorum. Ama, kendimde hiç bir ilerleme göremiyorum. Hâlbuki itikâdım da düzgündür, dedi. Sultân-ül-Ârifîn; Sen bu hâlde üç yüz sene dahâ devâm etsen bir şeye kavuşamazsın. Çünkü nefs engelin var, buyurdu. O kimse; Efendim! Bunun bir çâresi yok mu, diye sordu. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri: Var ama sen kabûl etmezsin, buyurdu. O kimse ısrâr edip; Aman efendim, lütfen bildiriniz ve beni talebeliğe kabûl ediniz. Ne emir ederseniz yaparım, dedi. Sultân-ül-Ârifîn buyurdu ki: Öyle ise şimdi evine git. Bu kıymetli elbiseleri çıkarıp, âdî ve eski bir elbise giy. Boynuna bir torba asıp içine ceviz doldur. Seni en iyi tanıyanların bulundukları sokağa git. Çocukları başına topla, (Bana bir tokat vurana bir ceviz, iki tokat vurana iki ceviz veriyorum) diye söyle. O kimse bunları duyunca; Sübhânallah, Lâ ilâhe illallah. Ben bunları yapamayacağım. Bana başka bir şey emir etseniz.” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri; Senin ilâcın ancak budur ve biz de başdan; Sen bunları kabûl etmezsin, diye söylemiştik. Yolumuzun esâsı nefsi terbiye etmektir, buyurdu.