Sayfa 1 / 14 1234511 ... SonSon
Toplam 201 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    -- İlahi AŞK --

    Aşk, insan duygusal alanı içinde en karşı konulmaz olanlarından biri. Çağlar boyunca insanın insana, insanın hayvana, doğal dünyaya hatta kendine duyduğu sevgi karşı konulmaz seviyelere gelince bu isimle anılmış. Ümitsiz aşıklar, efsaneler, aşkı için ölenler, öldürenler, bir prensesin aşkı için savaşan toplumlar, işgaller, yazılan şiirler, her yere kazınan baş harfleri, balkon altı serenatlar, gönderilen çiçekler, parfümler, yemekler, dijital aşklar, platonik aşklar, hayali aşklar, tek yanlı ümitsiz aşklar, ömür boyu süren aşklar ve anlattıkça uzayan milyarlarca aşk öyküsü.

    Varoluşuyla başlayan kimlik arayışı insanı çeşitli uygulamalara itmiş. Her araştırma yeni bir fikir yeni bir duygu getirmiş. Ancak dünyanın çeşitli zamanlarında ve yerlerinde bazı insanlar benzer şeyleri söylemiş, hissetmiş ve yansıtmış.

    İşte Aşk, burada imdada gelir. Boşluk kadar, sonsuz sessizlik kadar yakan kavuran önünde durulmayan bir Aşk, her birinin hem dilinden hem eylemlerinden dökülür.

    Aşk diyerek anlattıkları durumda çevrelerindeki herşeyi sevdikleri tanım ötesi olan, hakkında konuşulamayan, bilinç durumunun yansıması olarak görürler. Artık onlar ölümsüz bir oluş ve farkındalık içindedirler. Bilinç ve akıl doğacak ve ölecektir onlarsa dünyanın kendi içlerinde cereyan ettiğini söyleyecektir.

    İlahi Aşk sırlarla dolu bir sırdır. Anlatması sırdır. Anlaması sırdır. Paylaşması sırdır.

    Aşk öylesine bütünseldir ki “Onları affet” der “Ne yaptıklarını bilmiyorlar” Bu sevgi öylesine bütündür ki bir ata vurulduğunda kendi bedeninde hisseder acısını, öylesine nefes aldırmazdır ki semalara koşturur, şiirler dillendirir, en kötüye bağışlama yüreğini açar, en karanlığa ışık götürür.

    İnsanlar benleriyle sevdikçe bu Aşk bilinmez. Sadece o Aşka dalanların pervaneler gibi o ışığın aşkıyla daldıklarını duyarsınız ateşe yanıp dirildiklerini tekrar yandıklarını tekrar attıklarını görürsünüz o ateşe. Mecnunlar bile utanır onların sevgisi karşısında İlahi Aşk işte öyle birşeydir.


    ” Aşk nedir? dediler Mansur’a. Sabredip bekleyin dedi.
    Üç güne varmaz görürsünüz. Önce kollarını ayaklarını kestiler
    Her uzvu Aşk dedi. Astılar, bedenini o yine Aşk dedi.
    Yakıp küllerini nehre saçtılar
    Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi.”

    92190160un5 - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Aşk
    İşidin ey yârenler
    Kıymetli nesnedir aşk
    Değmelere bitinmez
    Hürmetli nesnedir aşk

    Dağa düşer kül eyler
    Gönüllere yol eyler
    Sultanları kul eyler
    Hikmetli nesnedir aşk

    Kime kim vurdu ok
    Gussa ile kaygu yok
    Feryad ile âhı çok
    Firkatli nesnedir aşk

    Denizleri kaynatır
    Mevce gelir oynatır
    Kayaları söyletir
    Kuvvetli nesnedir aşk

    Miskin Yunus neylesin
    Derdin kime söylesin
    Varsın dostu toylasın
    Lezzetli nesnedir aşk
    Yunus Emre



    anamak - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)


    alıntıdır

    dnmektrsanirsinmarfet - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Aşk bir gül gibidir Yusuf'a benzer...
    Kokusunu almaya bir yakup ister...
    Aşkı ALLAH korur kurda yem etmez.
    -Hz.Mevlana-

  2. #2
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    leminnaknhayalgrdm - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Ene'l Hak- Hallac-ı Mansur

    Naklederler ki:
    Onu darağacında astıkları vakit iblis yanına geldi ve;
    "Bir Ene (ben) sen dedin, bir Ene de ben. (Sen Ene'l-Hak dedin, ben: "Ene hayrun minhü= Ben ondan hayırlıyım." dedim)

    Nasıl oluyor da bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime lânet yağdırıyor?" diye sordu.

    Hallâc-ı Mansûr şu cevâbı verdi:
    "Sebep şudur. Sen "Ene" dedin, kendini ortaya koydun, ben Ene dedim, kendimi ortadan kovdum.
    Benliği ortaya getirmenin iyi olmadığını, benliği ortadan kaldırmanın ise gâyet iyi olduğunu bilesin, diye bana rahmet, sana lânet etti."

  3. #3
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Allah’ın halis kulları, O’ndan bir şey bekleyerek değil, Rabb olduğu için O’na kulluk edenlerdir. Allah cennet ve cehennemi yaratmasaydı bile, O’na karşı aynı şekilde kulluk ederlerdi.
    herdoangneineryaakam - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Şüphesiz Allah-u Zülcelal’in sevgisi, kulluğun en son makam ve en üstteki derecesidir. Tevbe ve sabır gibi diğer makamlar bu son makama ulaşmak için basamaklardır. Allah-u Zülcelal’i sevmek kalben maddi ve manevi manada O’na yakın olmak için istek ve iştiyak duymasıdır. Allah-u Zülcelal’e itaat ve ibadet etmek de bu sevginin ürünleridir.

    Allah-u Zülcelal’i bizzat, O’nun Resulünü de O’nun hatırı için sevmek farzdır. Bu hususta bütün islam alimleri ittifak etmişlerdir. Çünkü çok sayıda ayet-i kerimede ve bir çok hadis-i şerifler bunu açıkca bildirmişlerdir. Bir ayet-i kerime de bütün mü’minleri, kapsayan bir ifade ile şöyle buyrulmuştur:
    “İman edenler Allah’ı her şeyden daha çok severler.” (Bakara; 165)
    Bir ayet-i kerime de ise muhabbetin bulunmaması veya az olması halinde kötü sonuçlara dikkat çekilerek şöyle buyrulmuştur:
    “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız mes-kenler size Allah’tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe; 24)
    Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir çok hadis-i şeriflerinde Allah-u Zülcelal’i sevmeyi imanın şartından saymıştır. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
    “Biriniz Allah ve Resulünü her şeyden fazla sevmedikçe iman etmiş olamazsınız.”(Müttefekun Aleyh)

    Rivayet edildiğine göre bir bedevi, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in huzuruna gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır?” diye sordu. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Kıyamete ne hazırladın?” buyurarak karşı bir soru sordu.
    Bedevi: “Ona Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım.” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “(Ne güzel şey hazırlamışsın.) Çünkü (kıyamette) kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Müttefekun Aleyh)
    Enes (Radıyallahu Anh) şöyle demiştir:

    Müslüman olduğumuz günden beri bu habere sevindiğimiz kadar hiç sevinme-miştik. Çünkü biz de Allah’ı ve O’nun Resulünü seviyoruz. Bu yüzden, Kıyamet gününde sevdiklerimizle beraber olmayı umuyoruz.

    Hz. Davud (Aleyhisselam)’a indirilen Zebur’da şöyle yazılı olduğu rivayet edilmiştir:
    “Allah’ın halis kulları, O’ndan bir şey bekleyerek değil, Rabb olduğu için O’na kulluk edenlerdir. Allah cennet ve cehennemi yaratmasaydı bile, O’na karşı aynı şekilde kulluk ederlerdi.”

    Allah-u Zülcelal’i severek O’na ibadet ve kulluk etmek, O’ndan dünya ve ahiret için iyilikler umarak bunu yapmaktan daha üstündür.
    Ahirette en mutlu olanlar, bu dünya hayatında Allah-u Zülcelal’i en çok sevenlerdir. Çünkü bunlar Allah-u Zülcelal’i sevince, Allah-u Zülcelal’de onları sever.
    Allah sevgisinin aslı ve çekirdeği bütün mü’minlerde vardır. Çünkü bunların sahip oldukları iman, ma’rifet ve sevgiden oluşan bir cevherdir. Ma’rifet Allah-u Zülcelal’i tanımak, muhabbet ise O’nu sevmektir. Bunları kemal derecesine ulaştırmak için çalışmak gerekir.
    Allah-u Zülcelal’i tanımak ve bilmek lazımdır. Çünkü O’nu sevmenin kuvveti O’nu tanımanın ve bilmenin derecesiyle orantılıdır. İnsan başka şeyleri tanıdıkça sevgisi azalır, Allah-u Zülcelal’i tanıdıkça da sevgisi artar. Bundan dolayıdır ki, Allah-u Zülcelal’i en çok seven, O’nu en çok tanıyan ve bilen Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olmuştur. Allah-u Zülcelal’i daha çok tanımanın ve bilmenin yolu ise daha çok tefekkür, zikir ve ibadet etmektir.

    Anlatıldığına göre, Şuayb (Aleyhisselam) aşkından muhabbetinden daima ağlardı. Üç defa gözleri görmez hale gelmişti. Her defasında Allah-u Zülcelal şifasını vermekte idi. Sonunda şu vahy ile karşılaştı:
    Ey Şuayb! Ateşten korkarak ağlıyorsan, ağlama artık seni ateşten korudum. Cennet arzusu ile ağlıyorsan, onu da sana nasip ettim.
    Bunun üzerine Şuayb (Aleyhisselam) şöyle yalvardı:
    Ey Rabbim! Onlar için ağlamıyorum. Sana kavuşmak için ağlıyorum.
    Bu sefer ikinci bir vahy geldi:
    Ağla ey Şuayb! Beni isteyenlere, bu alemde ağlamak düşer. Bu ağlamaya bana kavuşmaktan başka çare yoktur.

    Sırrı-i Sakati şöyle anlatmıştır:
    Kıyamet günü ümmetler Peygam-berlerin adıyla çağrılacaklardır. Mesela; ey Musa’nın, ey İsa’nın ümmeti diye sesleneceklerdir. Yalnız Allah’a muhabbet edenlere: “Ey Allah’ın velileri! Allah-u Teala’ya buyrun.” diye seslenilecek ve bunlar neşe ve heyecandan çıldıracak hale geleceklerdir.

    Yahya b. Muaz şöyle demiştir:
    Muhabbet ile bir hardal tanesi kadar ibadet, sevgisiz yetmiş senelik ibadetten, benim için daha makbuldür.

    Bilindiği gibi, ahirette insanların en mutluları, Allah’ı en çok sevenlerdir. Ancak bu ni’metler sevginin kuvvetiyle ölçülür. Kul, Allah sevgisini ancak dünyada kazanır. Sevginin kemali kalbin bütünüyle Allah-u Zülcelal’i sevmesindedir.

    Buna göre, kendi varlığını seven insan, onu yaratanı da sever. Çünkü eğer Allah-u Zülcelal onu yaratmasaydı o var olmazdı. Bu konuda güç ve tasarruf sahibi O’dur. O’nu sevmek varlığı sevmek gibi zorunlu hale gelir. Bundan dolayı Hasan-ı Basri şöyle demiştir: ‘Allah-u Teala’yı tanıyan O’nu sever.’

  4. #4
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    vuslateri - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

  5. #5
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gifdivers61el3 - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)
    Aşk'tan kanatlar ver bana RABBİM!

    Aşk'tan kanatlar ver bana RABBİM!

    Uçayım taşayım koşayım !sana mekke sokaklarında!

    AŞK'tan kanatlar ver bana hasretin dindireyim

    seninle dolayım RABBİM !EFENDİME kavuşayım!

    susamadan acıkmadan günlerce oruç tutayım

    kendimi unutayım Zikrinle doyayım

    Ne olur aşk tan kanatlar ver bana

    Esman'a kanayım dilimde nurunla uyanayım

    Aşktan kanatlar ver bana

    Nefsi ve şeytanı bıktırayım

    seninle aramda tüm perdeleri kaldırayım

    izin ver RABBİM!

    ırmak olup taşsın gözyaşlarım

    demlensin aşkınla yüreğim

    küfrün benlerini kırayım

    küfrü gözyaşlarımla boğayım

    İzin ver bana dinine sahip çıkayım

    her gördüğüme seni tanıtayım

    her görene halimle seni hatırlatayım

    aşktan kanatlar ver bana RABBİM!

    Aşk şarabına kanayım

    iman kevserine dalayım

    zikrinle doyayım

    esma ve salavatlarla nurlanayım

    aşktan kanatlar ver RABBİM!

    SENSİZ SÖZLERİ SUSTURAYIM

    SENİ ANMAYANLARA KAN KUSTURAYIM

    AŞKINLA BÖLÜNÜR UYKULARIM

    AŞKTAN KANATLAR VER RABBİM CANLANDIR BİZİ

    UYANDIR AŞKINLA HEPİMİZİ

    AŞKINLA NURLANDIR BİZİ!

    -İKTİBAS-

  6. #6
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    39215918pu7 - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    AŞK-I İLAHİ VE MARİFETULLAH LEZZETİ

    Rivayete göre İsa -aleyhisselam-, teninde alacalar bulunan ve iki şakağı da çökmüş bir adama rastladı. O şahıs, üzerindeki hastalıklara aldanmayarak:

    "-Ya Rabbi! Sana sonsuz hamd-ü senalar olsun ki, mahlukatın pek çoğunu müptela kıldığın dertten beni halas eyledin!.." diyordu.

    İsa-aleyhisselam-, muhatabının fikriyatının idrak ve kemalini yoklamak maksadıyla ona:

    "-Ey kişi! Allah'ın senden giderdiği hangi dert var ki"!." dedi.
    Hasta şöyle cevap verdi:

    "-Ey Ruhullah! En feci hastalık ve bela, kalbin Hak'tan gafil ve mahrum olmasıdır.Şükürler olsun ki Allah Teala, beni bundan muhafaza buyurmuştur.Zira ben Cenab-ı Hakk'ın kalbime verdiği aşk-ı ilahi ve marifetullah lezzetinin neşesi içindeyim.
    Onun dışındaki dünya nimetlerini görmüyor ve hissetmiyorum bile."

    Böyle aşık ve arif gönüller, Cenab-ı Hakk'a muhabbet ve aşkın mekanı, marifetullah hazinesinin en ihtişamlı sarayıdır.
    Bu sebeple kamil insanın kalbine, bir manada beytullah denilmiştir.

    Hasılı muhabbet ve marifet nuru, bütün aşıklar ve arifler için iki dünyayı da cennete dönüştüren birer ilahi nasip, feyiz ve sır olarak telakki edilmiştir.

    gnlarzularsen - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

  7. #7
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hasanbasrira - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

  8. #8
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sunu1 - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Hakk'a aşık oldun ise
    Muhabbetle doldun ise
    Candan O'nu buldun ise
    Geceleri uyku niye?

    Muradına erdin ise
    Hakk rızasın verdi ise
    Allah için verdin ise
    Verdiğinde gözün niye?

    Sönmüş ocak yaktın ise
    Gönüllere aktın ise
    Bir yoksula baktın ise
    Başa kakan sözün niye?

    Bir hastaya vardın ise
    Hatırını sordun ise
    Yarasını sardın ise
    Kalbindeki hüzün niye?

    Hak yolunda olsun ise
    Nurlarıyla dolsun ise
    Rızasını buldun ise
    Cennetinde gözün niye?

    Seccadeye durdun ise
    Hakk kapısın vurdun ise
    Öbür dünya yurdun ise
    Bu dünyada gözün niye?

  9. #9
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    4fb406eb6de945909b17897 - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Âşık ve maşuk birbirilerini çok seviyorlar,
    ancak bir türlü birbirilerine açılamayıp sevgileri ortada kalıyor.

    Bir gün âşık dayanamayıp maşuğun evine gidiyor, kapıyı çalıyor.
    İçerden bir ses
    —kim o?
    Âşık cevap veriyor
    -BEN'im
    Maşuk içerden sesleniyor.
    —git buradan

    Âşık şaşırıyor.
    İnanamıyor, ama ayrılıyor kapıdan üzgün bir şekilde.
    Dağlar, ovalar dolaşıyor maşuğun aşkından ölecek duruma geliyor olaylarla anlam veremiyor, dayanamayıp tekrar maşuğun kapısına geliyor,kapıyı çalıyor,
    içerden bir ses
    —kim o? Diyor
    Âşık cevaplıyor
    -BEN'im.
    Maşuk içerden sesleniyor.
    —git buradan
    Âşık deliye dönüyor.
    Bir türlü anlamıyor aşkının niye böyle yaptığını. Kendini yollara vuruyor.
    Aşkıyla eriyor da sebebi bulamıyor. Günler ayları, aylar yılarlı kovalıyor.
    Âşık kendini maşuğun evinde buluyor bir gün.
    Kapıyı çalıyor.
    İçerden bir ses
    —kim o?
    Âşık cevaplıyor.
    -SEN'im
    Maşuk içerden sesleniyor.
    —gir içeri o zaman


    AŞK, SEN'im diyebilmektir.

    suatuysal - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Anlatıldığına göre, Şuayb (Aleyhisselam) aşkından muhabbetinden daima ağlardı.
    Üç defa gözleri görmez hale gelmişti.
    Her defasında Allah-u Zülcelal şifasını vermekte idi.
    Sonunda şu vahy ile karşılaştı:
    Ey Şuayb! Ateşten korkarak ağlıyorsan, ağlama artık seni ateşten korudum.
    Cennet arzusu ile ağlıyorsan, onu da sana nasip ettim.
    Bunun üzerine Şuayb (Aleyhisselam) şöyle yalvardı:
    Ey Rabbim! Onlar için ağlamıyorum. Sana kavuşmak için ağlıyorum.
    Bu sefer ikinci bir vahy geldi:
    Ağla ey Şuayb! Beni isteyenlere, bu alemde ağlamak düşer.
    Bu ağlamaya bana kavuşmaktan başka çare yoktur.

  10. #10
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yarabbelyakilekl - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)


    AŞK ile bir konu açılırda LEYLÂ ve MECNÛN dan bahsetmemek olur mu hiç...


    LEYLÂ ile MECNÛN

    LEYLÂ ile MECNÛN Mecnun bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur. Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır. Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen bu macerayı Leyla'nın annesi öğrenir. Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez. Kays okulda Leyla' yı göremeyince üzüntüden çılgına döner, başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar. Mecnun' Un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de Mecnun (deli, çılgın) oldu diye Leyla' yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun' u çölde bulur. Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ' yı tanımaz. Babası Mecnûn' u iyileşmesi için Kâbe' ye götürür. Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn, kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder: "Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni." Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar. Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir. Bir zaman sonra âilesi, Leylâ' yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir. Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm' ı vuslatından uzak tutmayı başarır. Mecnûn, çölde, Leylâ' nın evlendiğini arkadaşı Zeyd' den işitince çok üzülür. Leylâ' ya acı bir sitem mektubu gönderir. Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn' a anlatır. Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder. Bir müddet sonra Mecnûn' un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner. Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn' u çölde aramaya başlar. Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ'nın maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn' u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz. Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer. Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ' nın ölüm haberini öğrenir. Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler; "Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez Cânânsuz cihân gerekmez." Der, kabri kucaklayarak ölür. Bir müddet sonra Mecnûn' un sâdık arkadaşı Zeyd Rüyasında, Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür. Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki: "Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ' dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri, aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular."

  11. #11
    Üye
    madralı Avatarı

    Gerçek Adı
    hasan
    Üyelik Tarihi
    19.04-2010
    Son Giriş
    29.11-2011
    Saat
    15:43
    Yaşadığı Yer
    balıkesir burhaniye
    Mesaj
    292
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bizde böyle bir aşk isteriz canı gönülden

  12. #12
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    عن أمير المؤمنين أبي حفص عمر بن الخطاب (رضي الله عنه) قال: سمعت رسول الله (صلى الله عليه وسلم) يقول: "إنما الأعمال بالنيات و إنما لكل امرئ ما نوى، فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله، فهجرته إلى الله ورسوله، ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة ينكحها، فهجرته إلى ما هاجـر إليه" (رواه البخاري والمسلم)


    Hadisin Tercümesi


    Mü'minlerin emîri Ebü Hafs Ömer İbni Hattab (ra), Resülullah (sav)'i şöyle buyururken işittim, dedi:
    "Ameller ancak niyetlere göredir Herkes için niyet ettiği şey vardır Kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah'a ve Resulünedir Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için hicret etmişse, onun hicreti de hicret ettiği şeyedir" (Buhari ve Müslim)

    Mü'min kulun niyeti amelinden hayırlıdır. Zaten kul'a düşen vazife de istemektir.
    Gerek fiili gerek kavli duamızla istemek...

    “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır” (Necm, 53/39)

    “Şimdi düşünsenize o akıttığınız meniyi! Onu yaratıp insan haline getiren siz misiniz, yoksa Biz miyiz?” (Vakıa, 56/58-59)

    “Ektiğiniz tohuma baksanıza! Siz mi onu yetiştiriyorsunuz Biz mi?" (Vakıa, 96/63-64)




    Allah'ım gönlümüzün istediğini hakkımızda hayırlı eyle, hakkımızda hayırlı olanı gönlümüze razı eyle... Amin.

    Hasan ( madralı ) arkadaşım. Hep beraber inşallah...

  13. #13
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    14e6be10c5ec4b8fa5f759e - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Gül yüzünü rüyamızda

    Gül yüzünü rüyamızda
    Görelim ya RESULALLAH
    Gül bahçene dünyamızda
    Girelim ya RESULALLAH
    * * *
    Sensin gönüller sultanı
    Getiren yüce Kur'anı
    Uğruna tendeki canı
    Verelim ya RESULALLAH
    * * *
    Aşkınla yaşarır gözler
    Hasretinle yanar özler
    Mubarek ravzana yüzler
    Sürelim ya RESULALLAH
    * * *
    Veda edip masivaya
    Yalvarıp yüce Mevlaya
    Şefaat - Mustafa' ya
    Erelim ya RASULALLAH
    * * *
    Levlake dedi sana Hak
    Bağışla yüzümüze bak
    Huzurullaha yüzü ak
    Varalım ya RASULALLAH
    * * *
    Derviş der ki kardeşlere
    Çok selavat ver kardeşlere
    Gül yüzünü göre göre
    Ölelim ya RASULALLAH
    * * *

  14. #14
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ALLAH (cc), Cümlemizin YAR ve YARDIMCISI olsun, ALLAH (cc) Cümlemizden Razı Olsun. Teşekkürler.

  15. #15
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    hareketliallahlafzserif - Benim Adım "AŞK"... ( İslami)

    Bana Allahım gerek..

    Bir Allah dostu derki;

    Ehli dünya dünyada
    Ehli ukba ukbada
    Her biri bir sevdada
    Bana Allahım gerek
    ***

    Allahü teala buyuruyorki;
    "İnsanlardan bazısı Allahtan başka varlıkları O'na eş koşar ve onu allahı sever gibi sever.İman edenlerin Allaha sevgileri ise daha şiddetlidir." (bakara 2-165)


    ♥ ♥ ♥ ♥


    Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer.
    Tedavî için bir doktor çağırırlar.
    Doktor "Damardan kan almak gerek'" diyerek Mecnun' un kolunu bağlar.
    Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır;
    "-Ey doktor, bırak! Ücretini al ve git. Bu hastalıktan öleyim, zararı yok. Vazgeç kan almaktan. "
    Doktor Mecnun'a
    "-Sen çöllerde kükremiş arslanlardan korkmuyorsun da koluna bir iğne batmasından mı korkuyorsun?"
    diye sorar.
    Mecnun'un cevabı şu olur;
    "-Ben neşterden korkmuyorum. Benim vücudum,
    varlığım Leyla ile doludur. Korkarım ki benim kolumu
    yararken Leyla'yı incitirsin, işte ben bundan
    korkuyorum."




Sayfa 1 / 14 1234511 ... SonSon