Evvel zaman içinde kalbur saman içinde,
pire tellal iken,deve tüccar iken,
ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
Ülkelerin birinde körler yaşarmış.
Dedelerinin dedesinden hatta onun da gerisinden beri kör gelmişler, kör de gidecek gibilermiş. Dünya alem bulundukları yere "körler ülkesi" dermiş.
Günlerden bir gün bu ülkeye aklı yerinde, gözü gözünde bir adam çıkagelmiş. Tam sokağın birinde giderken, pencerenin altındaki adamın başına bir saksının yuvarlanmakta olduğunu görmüş. Tuttuğu gibi adamı çekmiş, saksı da "güüüüm" diye adamın yanından yere düşmüş.
Adam hayretle: " Ben duyamadım sen bu saksıyı nasıl duydun ..?" diye sormuş.
Gören adam, her ne kadar, "ben duymadım" "gördüm" dediyse de kör adamı ikna edememiş.

Bir... iki... böylesine olaylar yaşanınca körler rahatsız olmuş.
"Sen bizden farklı duyuyorsun. Sende bir gariplik var.. Seni mutlaka sınamamız gerek...! demişler. Adamı kendilerince duyma eşiğinin sınırında bir yere oturtup, kendileri de bir duvarın önüne gelmişler. "Bil bakalım biz ne yapıyoruz diye seslenmişler".

Adam da:
"Şimdi uzun boylunuz ayağa kalktı. Kısa boylunuz arkasını döndü gibi ..." yanıtlar vermiş.

Körler bu duruma çok şaşırmışlar. "Biz bunları duyamıyoruz, sen nasıl duyabiliyorsun? " diye çıkışmışlar. Duvarın arkasına geçip, "Şimdi söyle bakalım biz ne yapıyoruz?" diye sorularını yinelemişler.
Adam da:
"Ben sizi göremiyorum, ne yaptığınızı bilemiyorum..." diye bağırmış.

Körler bu duruma çok kızmışlar:
"Sen garip bir adamsın.. Sende bir tuhaflık var... Sadece 1 arşın boyu yol gittik, sen artık duyamaz oldun... Sen tehlikeli bir adamsın..." diyerek adamı yakaladıkları gibi doktorlarına götürmüşler.

Doktor adamı baştan aşağı muayene ederken... Sevinçle:
"Buldum... buldum... Bu adamın gözleri açık...!" diye haykırmış.

"Siz hiç merak etmeyin ben hemen onu tedavi eder, gözlerini dikiveririm..."
Derkeeeen... Adam bir yolunu bulup ülkeden kaçıvermiş...
Onlar erememişler muratlarına... Adam çıkamamış kerevetine.
Gökten üç elma düşmüş:
Birincisi... Bildiklerinin bilinebilecek son şey olmadığını bilenlerin...
İkincisi... Körler ülkesinde gören olup, onlara yardımcı olmasını bilenlerin...
Üçüncüsü... Bu masalı okuyup ta kendisine pay çıkaranların başına...