Sayfa 1 / 4 1234 SonSon
Toplam 55 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    dua 2008 image2 - Dua sonsuz yardım

    "O kadar dua ettiğimiz halde duamız kabul olmuyor" deyip yakındığımız çok olmuştur. İnsan niye yakınır? İstediği şeyin aynısı eline geçmediği için yakınır.

    Oysa yakınmaya, üzülmeye ve moral bozmaya hiç gerek yoktur.

    Bir kere "istemekle" çok önemli bir adım atılmış oluyor.

    O adım da "acziyet" tir. Yani insanın âcizliğinin farkına varması, bunu dile getirmesi ve itiraf etmesidir.

    Âcizliğin itiraf edilmesiyle, "Ben kendi imkanlarımla bunu başaramadım, beceremedim, elde edemedim, çaresiz kaldım" demiş oluyor.

    Âcizlik, insanın her şeye gücü yeten, her şeyi yapabilen bir Kudrete yaklaşmasına ve yanaşmasına yol açıyor.

    Burada insana ayrıca bir güven duygusu geliyor, istek ve arzularına kavuşma ümidi canlanıyor.

    "Her isteğini karşılayan, her derdine derman yetiştiren, her arzusunu yerine getiren" bir güce yönelmekle bir rahata, bir huzura ve bir sükûnete kavuşuyor.

    Duanın en can alıcı yanı budur zaten.

    Çünkü "istemek" insanî bir olay, insanî bir ihtiyaç ve insanî bir özelliktir.



    "İsteme" duygusu olmasa, her şey karmakarışık olur, her şey alt üst olur. Bu açıdan Yaratıcının insana verdiği en büyük nimetlerden birisi de "isteme" duygusudur, yani dua etme hissidir.

    "Vermek istemeseydi, istemek vermezdi" vecizesinde anlatıldığı gibi, Yüce Kudret, "vermesini", "istememize" bağlamış. "İsteyin vereyim" şeklinde de tercüme edileceği gibi, "Bana dua edin, size cevap vereyim" (Mü'min sûresi, 40:60) âyeti insanı istemeye, duaya teşvik ediyor.

    İnsanın istemesi daha çocukluğunda başlıyor. Çocuk bütün arzu ve ihtiyaçlarına isteyerek ve ağlayarak ulaşır. Yani âcizliğini ve çaresizliğini dile getirerek istekte bulunur. Bu yolla öyle şeyler elde eder ki, kendi sınırlı gücüyle onların binde birine bile ulaşamaz.

    Bu açıdan "acz dili", dolayısıyla "isteme/istek yolu" çok önemli bir kapıdır. İlâhî dergaha hep bu kapıdan girilir, bu kapıdan hacetler/ihtiyaçlar karşılanır, isteklere cevap verilir.



    Zaten her duaya cevap vardır, Yüce Allah her duaya cevap veriyor, hiçbir duayı cevapsız ve karşılıksız bırakmıyor.

    Yalnız "cevap" vermekle, duanın aynen "kabul" edilmesi çok farklı bir mesele.

    Doktor-hasta-çocuk ilişkisinde olduğu gibi. Çocuk doktorun masasında gördüğü ilâcı ister. Doktor muayene eder, hastalığını teşhis eder, gerekirse istediği ilacın aynısını verir, yahut daha etkili olanını verir, veya hiç vermez, sadece perhiz ve benzeri bir tavsiyede bulunur.

    İnsan da Allah'tan ihtiyacı olan bir şeyi ister. Yüce Allah ise kulunun geleceğini ve ihtiyacını ondan çok daha iyi bildiği için, ya istediğinin aynısını verir, yahut daha iyisini verir, bazen de hiç vermez, duasını âhiret için kabul eder, orada daha çok ve sonsuz bir şekilde verir.

    Bunun için dua dilekçesini iyi ve doğru yazmalı, fakat gereğini Ona bırakmalı. "İlla şunu isterim" dememeli. Derse, hem haddini aşmış olur, hem de görevi dışına çıkmış olur. Kulun görevi istemektir, takdir ve gereğini yerine getirmek Allah'a aittir. Mehmet Paksu tarafından yazılan bu makale, 25 Nisan 2006 Salı günü yayınlanan Bugün Gazetesindeki köşe yazısıdır

  2. #2
    Üye
    akberk Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.11-2009
    Son Giriş
    16.11-2010
    Saat
    14:35
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    536
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Biz insanoğlunun istekleri hiç bitmez yeter ki Rabbim dualarımızı kabul etsin bizim için hayırlısı ne ise onu versin...Rabbim verir yada vermez biz yinede dua eden kullardan olalım inşallah...

  3. #3
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: akberk Mesajı Gör
    biz insanoğlunun istekleri hiç bitmez yeter ki rabbim dualarımızı kabul etsin bizim için hayırlısı ne ise onu versin...rabbim verir yada vermez biz yinede dua eden kullardan olalım inşallah...
    keşke herkes sizin gibi bilinçli olsa....

  4. #4
    Üye
    madralı Avatarı

    Gerçek Adı
    hasan
    Üyelik Tarihi
    19.04-2010
    Son Giriş
    29.11-2011
    Saat
    15:43
    Yaşadığı Yer
    balıkesir burhaniye
    Mesaj
    292
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SADECE BİR DİLEK BİR DUA
    sana yöneldim sana geldim günahlarımdan tövbe ettim.beni cemaline ulaştır. sonrası öyle bir geliyoki
    işte o zaman insan acizliğinin farkına varıyor. rüyalar ah o rüyalar o istedimi meşe ağacından kayası yedirir kuluna

  5. #5
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: madralı Mesajı Gör
    SADECE BİR DİLEK BİR DUA
    sana yöneldim sana geldim günahlarımdan tövbe ettim.beni cemaline ulaştır. sonrası öyle bir geliyoki
    işte o zaman insan acizliğinin farkına varıyor. rüyalar ah o rüyalar o istedimi meşe ağacından kayası yedirir kuluna
    O'na göre imkansız yoktur...

  6. #6
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Allah Teala söyle buyuruyor:

    (Resulüm,) de ki: (Kulluk ve) duanız olmasa, Rabbim size nicin deger versin?.. Sizler Allahın ayetlerini yalanladığınız için azap hiç yakanızı bırakmayacaktır. (Fürkan 77)

  7. #7
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÖK KAPILARINI TİTRETEN DUA;

    Asrı Saadette ticaretle uğraşan bir tacir mümin vardı. Bu tacir ticaretinde helal haramı gözetir. Allah ve Resulü için bu ticareti yapar, herkesin hakkına riayet ederdi. Ticaretini Şam ile Medine arasında gerçekleştirir çoğunlukla da ticaret kervanları ile hareket etmez, tek başına yolculuk yapmayı severdi.


    Bir alacağını almış, satacağını da satmış ve Şam’dan Medine ye doğru hareket etmişti. Epeyce yol almıştı ki, baştan aşağı silahlı bir eşkıya ile karşılaştı. Eşkıya bu mümin taciri tehdit etti;

    "Mallarını şuraya indir, develerini de şu ağaca bağla.”
    Mümin tacir:


    “Mallarım senin olsun, beni bırak gideyim.

    Eşkıya;

    "Bugüne kadar soyup da öldürmediğim kimse yok Senin hem mallarını alacağım, hem de canını.”

    “Madem beni öldürmeye kararlısın, senden son bir talebim var"

    “Söyle talebini”
    “Ben Müslüman'ım abdest alıp, iki rekât namaz kılayım ondan sonra beni öldür."


    Eşkıya izin verir. Tacir önce abdestini alır, sonra da İki rekât namaz kılar ve ellerini Rabbine açar:

    ‘Ya Vedud! Ya Vedud! Ya Ze’l-arşi’l-mecîd! Ya Mübdi, Ya Mu’id! Ya Fe’aalün lima yürid! Eselüke bi-nuri vechike’l-lezi mele’e erkane arşike ve es’elüke bi-kudretike’l-leti kadderte biha halkake ve bi rahmetike-lleti vesiat külle şeyin. La ilahe illa ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!

    Mümin tacirin duası bitmişti ki, çok garip bir hadise meydana gelir. Birden beyaz bir at üstünde yeşil elbiseli, elinde de harbe olan bir süvari peyda oldu. Eşkıya şaşırmış, ne yapacağını bilemez bir durumda idi. Eşkıya, taciri ve malları unuttu, ortaya çıkan bu süvariye saldırdı. Süvari bir darbe ile eşkıyayı yere düşürdü.

    Süvari tacire dönerek: “Öldür bu eşkıyayı" dedi.

    "Ben hayatımda kimseyi öldürmedim, insan öldürmeyi hoş görmem. Beni bağışla.”dedi.

    Sonra süvari eşkıyayı bir darbe ile öldürdü.

    Tacir sordu: “Sen kimsin?"

    “Ben üçüncü kat gökte duran bir meleğim. Bu adamı öldürmeyi Allah Teala bana nasip etti. Sen namazından sonra ellerini kaldırıp duaya başladığında, gök kapılarının çalındığını duyduk, öyle şiddetle çalınıyordu ki. Mühim bir hadisenin olduğunu anladık. İkinci defa dua ettiğinde gök kapıları açıldı. Üçüncü defa dua ettiğinde, Allah Teala, Cebrail Aleyhisselam’ı görevlendirdi.



    Cebrail Aleyhisselam şöyle dedi:

    ‘Dua eden falan mümini kim kurtaracak” Ben talep ettim de görevlendirdiler. Ey Allah Teala’nın mümin kulu! İyi bil ki! Senin yaptığın bu duayı kim yaparsa Allah Teala onun sıkıntısını giderir, ona yardım eder.”

    Bu hadiseden sonra mümin tacir yola koyulur ve Medine’ye varır. Soluğu Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda alır ve başından geçen hadiseyi anlatır. Taciri dinleyen Kâinatın Efendisi Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:

    "Muhakkak ki, Allah Teala sana esma-i hüsnayı telkin etmiş. 0 isimlerle Allah Teala’ya dua edilirse, istenen verilir.”

  8. #8
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dua - Dua sonsuz yardım


    Dua…istemenin esrarı….

    loise redden isimli cok fakir giyimli bir kadin yuzunde bir huzunle bir manava girer.
    dukkan sahibine mahcup bir sekilde yaklasir. kocasinin cok hasta oldugunu, calisamaz duruma dustugunu ve yedi cocugu ile birlikte ac kaldiklarini ve yiyecege ihtiyaclari oldugunu soyler. john longhouse isimli manav ona ters bir sekilde bakarak derhal . dukkanini terk etmesini ister.
    kadin ailesinin ihtiyaclarini dusunerek, lutfen efendim der, paramiz olur olmaz getirip borcumu odeyecegim. john kendisine bir kredi acamayacagini cunku onun eski bir musterisi olmadigini, kendisinde bir hesabinin bulunmadigini soyler.
    o sirada dukkanin disinda bekleyen bir musteri ikisinin arasinda devam eden bu konusmayi dinlemektedir. icere girerek john’a yaklasir ve ben o kadinin almak istediklerine kefilim der. ailesinin ihtiyaci olan seyleri ona ver.
    bunun uzerine manav cok isteksiz bir sekilde kadina doner ve bir alis-veris listen var miydi diye sorar louise “evet efendim” der. “tamam” der manav. “simdi onu terazinin su kefesine koy, onun agirliginca diger kefeye istediklerinden koyacagim.!”
    louise bir an duraksar, sonra basini onune eger ve cantasini acarak uzerine bir seyler karalanmis bir kagit parcasini cikartir ve manavin kendisine gosterdigi kefeye ozenle birakirken basi hala one egiktir.
    manavin ve diger musterinin gozleri terazinin kefesine dikilirken hayretle buyumustur. manav musteriye donerek, kisik bir sesle, “inanamiyorum.” der. inanilacak gibi degildi. musteri manava gulerken manav coktan diger kefeye eline geceni doldurmaya baslamistir ama nafile, diger kefeyi yerinden bile kipirdatamamistir.
    terazinin kefesi artik uzerindekileri almayacak kadar doldurdugunda caresiz hepsini bir torbaya doldurarak kadina verir. saskinlikla uzerinde bir seyler ciziktirilmis kagidi eline alir ve okur. bir de bakar ki orda bir alis-veris listesi yoktur. sadece bir dua yazilidir.
    “tanrim neye ihtiyacim oldugunu sen bilirsin, kendimi senin ellerine teslim ediyorum.”
    manav tas gibi bir sessizlige burunmustur. loise kendisine tesekkur ederek dukkandan ayrilir. musteri john’un eline bir elli dolarlik tutustururken, “her kurusuna degdi” der.
    daha sonra john longhouse terazisinin kefelerinin kırılmıs oldugunu gorur. bu nedenle duanin ne kadar ağır cektigini sadece tanri bilir.
    dua bizim icin hicbir maliyeti olmayan bedava bir hediyedir.

  9. #9
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dua eden mahrum kalmaz..inanmayan zaten mahrumdur..

  10. #10
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var."
    (Furkan suresi 77.Ayet)

  11. #11
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dua eden mahrum olmaz, etmeyen zaten mahrumdur...

  12. #12
    Üye
    D.COŞKUN Avatarı

    Gerçek Adı
    Derya
    Üyelik Tarihi
    06.08-2010
    Son Giriş
    05.06-2011
    Saat
    21:06
    Yaşadığı Yer
    bursa
    Mesaj
    9
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dua ve ilahi sevginin lezzetini tadanlar, Allah'a dua edip onunla başbaşa kalmanın lezzetinin ne kadar yüksek bir hal olduğunu bilirler.

  13. #13
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dua göklere vardıran en kısa yoldur..kim dünyadan ayrılmadan ,göklere varmak istiyorsa ;dua etsin...

  14. #14
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    duaaa 1257695673 - Dua sonsuz yardım

    Hz. Musa - Anne Duası
    Ya Rabbi, Cennet e benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip onunla görüşeyim,` dedi.
    Musa Aleyhisselama vahiy geldi.`Falan beldeye git! Orada.çarşının başında bir kasap dükkanı var.O dükkanın sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur.Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte o senin cennetteki komşundur.`

    Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti.Kasabı buldu ve ona: `Ben sana misafir geldim`, dedi.
    Kasap Musa Aleyhisselamı tanımıyordu. Ona `Hoş geldin` deyip bir kenara oturttu. Dükkandaki işi bitince de Alıp evine götürdü.Evinin baş köşesine oturtup çok ikramda bulundu.Musa Aleyhisselam, ev . sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bıraktı.Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa Aleyhisselama ikram ederek dedi ki: <
    <
    `Benim önemli bir işim var. Sen beni . bekleme yemeğini ye`! <
    Sonra da yanından ayrıldı. Önemli bir işim var deyince, Musa Aleyhisselam, önemli işi nedir diye merak etti ve gizlice kasabı takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya geçti.Duvarda asılı duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsiz bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri yedirdi.Karnını güzelce doyurduktan sonra,altındaki kirlenmiş bezleri aldı, yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini yıkayıp Musa Aleyhisselamın yanına geldi.Daha yemeğe başlamadığını gören kasap sordu.

    ` Niçin yemeğe başlamadınız ? `

    Musa Aleyhisselam `Sen bana zembildeki sırrı söylemedikçe bir lokma
    bile yemem`. Dedi.

    `Mademki merak ettin anlatayım`: -Ey misafir, bu zembildeki benim yaşlı annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten duştu. Evde bakacak başka kimsem de yok.Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum.İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar vermemesi için onu gördüğün gibi bir zembile koydum.Her gün gelip iki öğün yemek yediriyorum.Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla işime gidiyorum.Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki:

    -`Ancak anlamadığım bir şey daha var. Sen annene yemek yedirip su içirdikten sonra, dudaklarını kıpırdatıp bir şeyler söyledi, sen de AMIN dedin.Annen ne söyledi ki amin dedin?

    r1;Annem, her hizmet edişimde `Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam`a komşu eylesin diye dua eder. Ben hiç ihtimal vermediğim halde, bu güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük peygamberle komşuluk edebileyim.Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki ?

    O zamana kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki:
    `Ey Allahın sevgili kulu, ben Musayım. Beni sana Allah-u Teala
    gönderdi. Annenin rızasını kazandığın için Cennet-i Alayı ve orada
    bana Komşu olmayı kazandın`.

    Kasap hemen kalkıp Musa Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde yemeğini yedi.

    ` Allah-u Teala sizleri `ANNE şefkatinden mahrum etmesin ve ` ANNE
    bedduasından uzak kılsın.

  15. #15
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...

    images?q=tbn:ANd9GcStIf7d2bAmS4F8Wloz9FGW4LOMP1EA8bKM8xaZKeTqh CZOMU&t=1&usg=  anS2 2WMwLs neceJ6WCA8BHjn0= - Dua sonsuz yardım


    Dua eden sevgili kuldur

    Mesnevi’de deniyor ki:
    Adamın birisi, her gece kalkıp namaz kılıyor, Allah’ı anıyor, Ona dua ediyor, yalvarıp yakarıyordu. Şeytan ona bir gün vesvese verir: “Ey ahmak kişi, her gece, Allah demenin, Onu zikretmenin ne anlamı var ki? Sabaha kadar uykusuz kalıp yalvarıyorsun, bütün kapılar yüzüne kapalıdır. Sana,”Ne istiyorsun” diyen var mı? Şimdiye kadar bir kapı açıldı mı? Buyur eden oldu mu? İstenmeyen yere gidilir mi? Allah senin bu yalvarıp yakarmana önem verseydi dileklerini kabul ederdi, bir cevap verirdi. Boşuna kürek çekip durma.”

    Adam, kendine gelen bu düşünceyi doğru bulup gönlü kırıldı, başını yere koyup zikretmeden hüzün içinde uyudu. Rüyasında ona, ”Neden Allah’ı zikretmeden uyudun bugün?” dendi. Adam, “Yalvarıp çağırmalarıma bir cevap gelmiyor ki... Kapıdan kovulduğumu anladığım için artık o kapıyı çalmıyorum” dedi. Adama şöyle dendi: (Senin Allah demen, Onun kabul etmesi, Buyur demesi sayesindedir. Senin yalvarışın, Allah'ın senin ruhuna duyurmasındandır. Senin gayretlerin, Allah'ın seni kendine yaklaştırmasındandır. Senin korkun, sevgin, ümidin, Allah’ın lütfu iledir. Senin her “Ya Rabbi” demenin altında, Allah’ın “Buyur kulum” demesi vardır. Gafilin, cahilin gönlü bu duadan uzaktır. Gafiller dua edemez. Çünkü, Ya Rabbi“ demeye güç yetiremez. Onun ağzında da, dilinde de kilit vardır. Dert içinde iken de ağlayıp sızlayamaz. Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermez. Verse de o doktor der, Allah diyemez. Artık anla ki, Allah’a dua etmeni, Onu çağırmanı sağlayan dert, dünya saltanatından daha iyidir. Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua ise gönülden kopup gelir, makbuldür.)

    Adam rüyadan uyanınca, sevinir ve yeniden dua etmeye başlar ve muradına kavuşur. Günahkâr müslümanın duası, kabule şayan değilse de, cenab-ı Hak, dua edenin elini boş çevirmez. Dua sebebiyle ya günahlar affolur, ya gelecek bir bela önlenir, ya mevcut bir bela kalkar, yahut ahirette büyük sevaba kavuşulur.

    Günah içinde yüzen bir kimsenin dünya işleri ile ilgili duasının kabul olması, isteklerine kavuşması, onun aleyhine olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Mümin dua ettiği zaman, Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama, "İsteğini hemen yapma, ben onun sesini seviyorum" buyurur. Günahkâr dua edince de, "Bunun isteğini hemen yerine getir, ben onun sesini sevmiyorum" buyurur.) [İbni Neccar]

    Kâfirin yaptığı duanın hemen kabul olmasını, müminin duasının gecikmesini merak eden meleklere Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Ben kâfire ve sesine gazap ederim. Beni anmasın, bana dua etmesin diye hemen isteğini veririm. Mümini ve yalvarmasını severim. Benden ve beni anmaktan uzak durmaması için isteklerini geciktiririm.) [Ramuz]

    Namaz kılıp da Ya Rabbi diyen kuluna, Allahü teâlâ, (Lebbeyk = Söyle yapılsın) buyuruyor. Namaz kılmayan kimseye, böyle söylemez. Onun duası kabul olunacak yere getirilmez.






Sayfa 1 / 4 1234 SonSon