Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 55 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    DUANIN GÜCÜ MODERN TIBBI GEÇTİ

    Duanın gücünü keşfeden ilaç şirketleri şimdi ‘duayı modern tıp’ ile birleştirmenin yollarını arıyor.


    Amerikalı ünlü şarkıcı Aretha Franklin 60’lı yıllarda ‘I say a little prayer for you’ (Senin için küçük bir dua ediyorum) isimli şarkısını söylediğinde, kalpten dile getirdiği bu cümlenin, kısa bir süre sonra tıp dünyasında ter akıtan bilim adamlarına ilham vereceğini bilemezdi elbette. 70’lerden itibaren yapılan araştırmalar, dua etmenin, insan sağlığı üzerinde olumlu etki yarattığını gösteriyor! Duanın gücünü araştıran uzmanlar, şaşırtıcı verilere ulaşıyor. Klinik deneyler, insanın kendisi ya da bir başkası için ettiği duaların, hem eden hem edilen kişinin fiziki ve ruhi yapısına olumlu yönde katkıda bulunduğunu gösteriyor. Duanın gücünü keşfeden klinik, vakıflar ve ilaç şirketleri şimdi ‘duayı modern tıp’ ile birleştirmenin yollarını arıyor. Sir John Templeton Vakfı, bu istikametteki arayışların meyvesi olarak ortaya çıkan ‘Mind-Body’ (Ruh/Beden) alanındaki araştırmalar için yılda 30 milyon dolar harcıyor. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü de ‘düşünce’ odaklı tıp için 3,5 milyon dolarlık bir fon ayırmış durumda. Dünyanın en ünlü kalp cerrahlarını bünyesinde barındıran Cleveland Clinic’in hemen yanı başında bulunan Case Western Reserve Tıp Fakültesi’ndeki doktor adayları, tıp tarihi ve hastaya genel yaklaşım konularında ‘hastanın inancı’ konusunu da ders olarak görüyor. İngiltere’de binlerce insan hastanelerdeki yakınları için dua ediyor. Hatta birçok kişi, bir araya gelerek yakınları için toplu dualar ediyor. Dua edenler arasında doktorlar ve diğer sağlık personeli de bulunuyor. Bilim adamlarına göre grup dualarında daha güçlü bir frekans yakalanabiliyor. Duanın maddi etkilerini gösteren en önemli araştırmanın sahibi ise, Harvardlı bilim adamı Herbert Benson. Dua eden kişilerin beyin MR’larını çeken Benson, bu tarama ile vücudun ve beynin dua ederken değiştiğini ortaya koyuyor. ‘Yaptığımız beyin taramalarında, düzenli şekilde ibadet eden kişilerin, diğerlerine nazaran daha düşük tansiyona sahip olduklarını, daha az gerilim içinde olduklarını görebiliyoruz.’ diyen Benson’ın bulgularına göre, dua ya da ibadet esnasında vücut fonksiyonları rahatlıyor ve beyin büyüyor. Yer ve gök dua üstünde durur der büyükler. Kur’an-ı Kerim’in tavrı çok nettir bu konuda: ‘Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu.’ der ayette (Furkan, 25/77)’. Müslüman doğarken dua mırıltıları ile doğar, onunla büyür, günlük işlerine onunla başlar. Yalnız Müslümanların değil ehl-i kitabın ve hatta Budistlerin bile bütün kainatıdır dua. Ellerde tesbih ‘Rab’ zikredilir. Ancak son yıllarda ‘dua etmek’ dini bir ritüel olmaktan bir adım öteye geçerek tedavi aracı olmaya başladı. Dua ile iyileşme süreci arasındaki bağlantıyı incelemek amacıyla yürütülen araştırmalar son derece önemli sonuçlar ortaya koyuyor. ABD ve İngiltere’de yapılan araştırmalara göre, hastalar için dua etmek, hastaların rahatsızlık belirtilerini azalttığı gibi, iyileşme sürecini de hızlandırıyor. Diğer bir deyişle; hem ‘dua eden’ hem de ‘dua edilen’ şifa buluyor. Durum böyle olunca başta Amerika ve İngiltere’de olmak üzere birçok ülkede ‘dua kulüpleri’nin sayısında artış gözleniyor. Birçok insan başı sıkıştığında ve hastalık kapısını çaldığında, doktorlarla birlikte duaya da başvuruyor. Dua eden sıhhat buluyor 1960’lı yıllarda sadece şarkılara tema olan ‘dua’ 90’lı yılların ortalarından sonra ciddi anlamda araştırma konusu oldu. Bu tarihten sonra ABD’deki ‘dua ve sağlık’ konulu araştırmaların sayısı neredeyse ikiye katlandı ve ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı. Sözgelimi, Michigan Üniversitesi’nin araştırmasına göre, dindarlarda depresyon ve stres daha az görülürken, Chicago’daki Rush Üniversitesi’nin araştırmasına göre, düzenli olarak ibadet ve dua edenlerdeki erken ölüm oranının, dine bağlı olmayanlara göre yüzde 25 daha az olduğu tespit edildi. Dua eden kalp hastalarının, ameliyattan sonraki birkaç yıl içindeki ölüm oranlarının, etmeyenlere nazaran yüzde 30 daha az olduğu ortaya çıktı. Columbia Üniversitesi’nde yapılan araştırmada ise, üreme sorunları yaşayan kişiler için düzenli olarak dua okundu ve bir süre sonra bu kişilerdeki döllenme başarı oranının yüzde 8’den yüzde 16’ya çıktığı gözlemlendi. San Francisco Hastanesi’nde 393 kalp hastası üzerinde yapılan bir başka araştırmada ise, 150 hasta için düzenli olarak dua edildi. Tanımadıkları kişilerin kendilerine dua ettiği bu hastaların, ilaç tedavisine daha çabuk cevap verdikleri tespit edildi. ‘Dua ile terapi’nin yoğun olarak kullanıldığı Duke Üniversitesi’nden kardiyaloglar da dua eden hastaların daha hızlı iyileştiğini kanıtladı. Üç yıl süren bu çalışmada 795 kalp hastasına dünyanın çeşitli yerlerinden, aralarında Amerika’da yaşayan Müslümanların, Nepalli Budist rahiplerin ve Manchester’li Hıristiyanların oluşturduğu 26 ayrı grup, dua etti. Yine 1998’de yayınladığı bir araştırmayla Dr. Elizabeth Targ, Afrika’daki bazı AIDS hastalarının toplu yapılan dualarla iyileşme gösterdiklerini kaydetti. Bazı araştırmalarda hasta ve dua edenin karşılıklı olarak birbirlerinden haberdar olmasa bile, ‘dua’nın yine şifa verici etkisini göstermesi, bilim adamları tarafından meselenin en etkileyici kısmı olarak nitelendiriliyor. Öte yandan inancın fiziki etkilerine yönelik bilim dünyasında sonuçları merakla beklenen son araştırma ise İngiltere’de yapılıyor. İngiliz bilim adamları, teologlar ve beyin uzmanlarından oluşan bir grup iki yıl sürecek bir çalışma sonucunda ‘Neden bazı insanların inançları güçlü, bazılarının değil?’, ‘İnancın acı üzerindeki etkisi nedir?’ sorularının cevabını araştırıyor. İngiltere’de yeni oluşturulan ‘Zihin Bilim Merkezi’ne bağlı bilim adamları, bu sayede inancı, inancın gücünü ve sarsılma noktalarını anlamaya çalışacak. Grup duaları daha etkili Bilimsel çalışmaların da ‘duanın gücünü’ kanıtlaması doğal olarak dua gruplarının sayısını ve duaya olan talebi artırıyor. Nitekim İngiltere ve İrlanda’da sadece çeşitli Hıristiyan mezheplerine ait binin üzerinde dua grubu var. Küçük bir ada ülkesi olan Singapur’da bile 31 dua grubu bulunuyor. İngiltere’de bir milyondan fazla Hıristiyan’ın bağlı olduğu bir cemaatin sözcüsü Janet Holloway’a göre araştırmalar, duanın hastalar üzerinde pozitif etkisinin olduğunu kanıtlıyor. Holloway, ‘Birçok doktor alternatif terapiler arayışında iken biz de duayı bir alternatif olarak görüyoruz.’ diyor.

    PSİKİYATRİ PROFESÖRÜ HAROLD G. KOENIG: Dindarlar daha uzun ve sağlıklı yaşıyor Dua etmeyenlere kıyasla, dua edenler üzerinde yaptığınız klinik deneylerden ne gibi sonuçlar elde ettiniz? Dua edenler ya da dindar hastalar, stresle daha kolay başa çıkıyor, depresyona girme oranları daha düşük oluyor, girseler de daha kolay çıkabiliyor. Depresyon, kişilerin hasta olduklarında yaşadıkları ciddi bir zihinsel sağlık sorunudur. Ümitlerini kaybedip her şeyden vazgeçerler. Din ve dua ise yaşama manâ katar, insana ümit verir. Bunlar ise kişinin ruhunu ayağa kaldırarak onu depresyondan çıkartır. Yaptığımız bir çalışmada, sağlıklı ve dua eden ihtiyarların, etmeyenlere oranla yüzde elli oranında, ortalama 6 yıl daha fazla yaşadıklarını gördük. Görüyoruz ki duanın zihinsel sağlığa katkısı, aynı zamanda fiziksel sağlığı da etkiliyor. Yaptığınız klinik deneylerde sadece Hıristiyanlar üzerinde mi çalıştınız yoksa diğer dinlerin mensupları da araştırmalara dahil edildi mi? Amerika’dakilerin yüzde 90’ı Hıristiyan olduğu için bulgularımız doğal olarak Hıristiyanlarla ilgili haliyle. Bununla birlikte dünyanın diğer yerlerinde de, sınırlı da olsa Müslüman ve Yahudilere yönelik olarak benzer çalışmalar yapıldığını biliyoruz. Müslümanlarla ilgili olan çalışmalar Malezya’da yapılıyor. Buna göre endişe, depresyon ve üzüntü, dua edildiğinde ya da Kuran okunduğunda hissedilir derecede azalıyor. Bildiğim kadarı ile dua ya da Kur’an okumanın fiziksel sağlık üzerindeki etkilerine dönük bir çalışma yok. Ama yapılırsa aynı sonuçları vereceğine eminim. Dua etmenin, çaresi olmayan hastalıkların tedavisinde önemli bir rol oynayabileceğine inanıyor musunuz? Dua etmek, iyileşmeyi hızlandırabilir mi? Son yüz yıl içersinde yapılan bin 500 çalışmadan hareketle, ki bu çalışmaların yüzde ellisi dindar insanların zihinsel ve fiziksel olarak daha sağlıklı olduğunu göstermekte, dua etmenin gerçekten de tedavi edilemez hastalıklar üzerinde etkili olduğunu ve iyileşmeyi hızlandırdığını söyleyebilirim. Tabii ki daha da fazla araştırma lazım. Ama, eldeki veriler, düzenli dini hayat yaşayan kişilerin, daha mutlu, fiziken ve ruhen daha dirençli olduklarını gösteriyor. Ruhen sağlıklı olmalarının, bağışıklık, kan ve kalple ilgili sistemler üzerinde de olumlu etkisi olduğunu biliyoruz. Stres, bedenin doğal tedavi sistemlerinin direncini kırıyor. Dua ve dini yaşam ise stresi azaltıyor, iyileşmeyi hızlandırıyor. Ama tabii ki bundan kişilerin sadece hastalandıklarında dua etmeleri gerektiği sonucunu çıkarmamak lazım. Sağlıklı iken de edilmeli ki, savunma sistemleri sürekli tetikte olsun, beden direnci düşmesin. Böylelikle sağlıklı kararlar alabilirler, bu da stresi azaltır.

    LARRY SCHERWİTZ, PH. D. (California Pasifik Tıp Merkezi) ‘Enerjimiz dua ile zaman ve mekânı aşıyor’ Dua, hayatımızda büyük bir rol oynuyor. Üstelik sadece dua edilen adına değil, dua eden adına da. Dua etmek, bir tür amaç, dikkat ve istikamet harmonisi. Aynı zamanda kalbi, kutsal olana açmak manâsına da geliyor. Böylelikle amacımızı ve dikkatimizi kalbimiz sayesinde bir yere kanalize ediyoruz. Şöyle de diyebiliriz; dikkatimiz ve kalbimizdeki enerji, dua yoluyla, zaman ve mekanı aşıyor. Tabii bu, bu konu üzerinde araştırmalar yapan biri olarak benim kişisel yorumum. Bir de araştırmalar var. Çoğu kontrollü olan bu araştırmaların sonuçlarına göre; dua etmenin insan organizması üzerinde, birçok durumda, mütevazı ama istikrarlı bir etkisi var. Ne kadar çok dua edilirse, bu etkinin daha da artacağına dair emareler olmakla birlikte, henüz bunu destekleyecek yeterli veri elde etmiş değiliz. Ama sonuçlar, inancımızı destekliyor. Peki dua herhangi bir hastalığın tedavi süresini kısaltıyor mu derseniz; hastalık ve tedavi, sadece bedenle değil, ruh hali, kalp ve ruhun kendisiyle de ilgili bir süreçtir, derim. Duanın kalp ve ruh üzerindeki etkileri ortada iken, hastalığın iyileşmesine yardımcı olmuyor diyemeyiz.
    ENES ERGENE (İlahiyatçı-yazar) ‘Müslüman’ın bütün kâinatı duadır’ Dua ve zikir, Müslümanların her zaman en önemli gündemidir. Dua ve zikir, bir Müslüman’ın bütün hayatını kuşatır. Nitekim Kur’an açık olarak şöyle der; “Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin, sık sık anın. O’nu sabah-akşam takdis ve tenzih edin...” (Ahzab, 33/41); “Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu.” (Furkan, 25/77); “Anın beni ki, anayım sizi.” (Bakara, 2/152); “Onlar Allah’ı ayakta, oturarak, hatta yan gelip yatarken de anarlar.” (Âl-i İmran, 3/191)... Burada ideal bir Müslüman’ın portresi çizilir âdeta. Yani bir anlamda onun zikir ve tesbihle sürekli iştigali vurgulanır. Bu süreklilik onu evrâd u ezkarla bütünleştirir. Nasıl günde üç defa cismani açlığını giderme ihtiyacı duyuyorsa, öyle de, her hali ve tavrında Allah’ı zikrederek rûhî ve manevi açlığını giderir. Velhasıl, Hz. Ali (ra), Efendimiz’in (sas) talim ettiği gece okunacak duaları hayatı boyunca hiç terk etmemişti. Kendisine, “Nehrevan gecesi de mi?” diye sorulduğunda, “Nehrevan gecesi de.” buyurdular. İmam Rabbâni Hazretleri bir nâfile ve evrâd âşığı idi. Üstat Bedîüzzaman Hazretleri üç cilt olan Mecmûatü’l-Ahzâb’daki duaları, onca meşgalesine rağmen on beş günde bir hatmediyordu. Bir taraftan risaleleri yazıyor, Kur’an’la meşgul oluyor, mahkeme ve müdafaa işleriyle uğraşıyor, yazılan risaleleri tashih ediyor ve bin türlü rûhî ve manevi baskıya maruz kalıyor, ama yine de Mecmûatü’l-Ahzâb’ı okumaya devam ediyordu. Hem talebelerinin hem de meskûn bulunduğu mahallerdeki komşularının şehadetiyle, geceleri sabahlara kadar ibadet ve ezkâr ile âh-u zâr ediyordu. (ALİ ÇİMEN - HAKAN YILMAZ / ZAMAN-TURKUAZ)

  2. #17
    Üye
    *CEMRE* Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.07-2009
    Son Giriş
    10.08-2015
    Saat
    14:43
    Yaşadığı Yer
    TÜRKİYE
    Mesaj
    1.586
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Duanın güce sonsuzdur teşekkürler güzel paylaşımlar için

  3. #18
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Cenâb-ı Hak, duada fazla ısrar edenleri sever.” hz.Muhammed

  4. #19
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dua ,dünyayı size hizmetçi kılar..duanız yoksa,siz dünyaya hizmetçi olursunuz...

  5. #20
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili peygamberimiz buyurdu:
    ''Bir babanın oğlu için duâsı, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duâsı gibi makbuldür.”

  6. #21
    Üye
    tekbir Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.10-2010
    Son Giriş
    21.02-2013
    Saat
    21:37
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hüseyin19 Mesajı Gör
    Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var."
    (Furkan suresi 77.Ayet)
    Paylaşımlarınla biz aciz kullarına bir şeyleri hatırlattğın için Allah cc senden razı olsun.

  7. #22
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!

    images?q=tbn:ANd9GcQ0W bi Z4OK TnzHvRvL evt9P3Qzu3iCJP098u8rNEkAE2aE&t=1&usg=  aCLK8lMbz0oE1Y9F7bYhrdIQagY= - Dua sonsuz yardım
    Peygamberimiz buyurdu:

    ''Kaderden sakınmak kaderi def etmez. Lâkin sâlihlerin duâsı, nüzûl etmiş ve edecek olan elem ve musîbeti def etmeğe ve kaldırmağa medâr olur. İş böyle olunca ey Allah’ın kulları, duâ ediniz.”



  8. #23
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    [QUOTE=hüseyin19;768601]
    images?q=tbn:ANd9GcQ0W bi Z4OK TnzHvRvL evt9P3Qzu3iCJP098u8rNEkAE2aE&t=1&usg=  aCLK8lMbz0oE1Y9F7bYhrdIQagY= - Dua sonsuz yardım
    Peygamberimiz buyurdu:

    ''Kaderden sakınmak kaderi def etmez. Lâkin sâlihlerin duâsı, nüzûl etmiş ve edecek olan elem ve musîbeti def etmeğe ve kaldırmağa medâr olur. İş böyle olunca ey Allah’ın kulları, duâ ediniz.”



    ... Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile. Zira kullar, Allah'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.
    Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 314

  9. #24
    Üye
    madralı Avatarı

    Gerçek Adı
    hasan
    Üyelik Tarihi
    19.04-2010
    Son Giriş
    29.11-2011
    Saat
    15:43
    Yaşadığı Yer
    balıkesir burhaniye
    Mesaj
    292
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    84/İNŞİKAK-6: Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).
    Ey insan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru (yola çıkarak) cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O'na mülâki olursun (ruhunu Allah'a ilka edersin, ulaştırırsın).
    84/İNŞİKAK-19: Le terkebunne tabakan an tabakın.
    Siz mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz (gök katlarından geçeceksiniz).

  10. #25
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    cfd7300be47c4055bb924d7 - Dua sonsuz yardım
    “Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (Tekvir, 29)

    Allah, riyadan uzak bir şekilde ve ihlâsla yapılan dualara melekleri ile icabet edeceğini şu ayetinde belirtmektedir: “Siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da: ‘Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım edeceğim..’ diye duanızı kabul buyurmuştu.” (Enfal, 9)

    Biz sadece dua ederiz, edeple niyazda bulunuruz; gerçekleşeceği vakit ve saat ise Allah’ın katındadır. Bu gerçeğe rağmen, acziyetinin farkına varamamış insan, aceleci karakteriyle adeta sipariş verir gibi yaptığı duasının hemen gerçekleşmesini isteyebilmektedir. Belki istediğimiz şey veya gönlümüzden geçen arzu, bizleri hayra değil şerre götürecektir. Kur’anımız bakın bu gafleti nasıl tasvir etmektedir:

    “İnsan, hayra dua eder gibi, şerre de dua etmekte, yani hayrı ister gibi şerri de istemektedir. İnsan pek acelecidir.” (İsra, 11)

    “İnsanın tabiatında acelecilik vardır. Öyle acelecidir ki, sanki insan aceleden yaratılmıştır. Durun, size ayetlerimi göstereceğim, benden acele istemeyin.” (Enbiya, 37)

    “Kim bu aceleci dünyayı isterse, orada ona, evet istediğimiz kimseye hemen çabucak dilediğimiz kadar veririz; ama sonra yerini cehennem yaparız! Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.” (İsra, 18)

    Öyleyse, olmasını istediğimiz şeyin, bizim istediğimiz zaman değil, Allah’ın hayrımıza takdir ettiği zaman olması daha hayırlı değil midir? Böylece Allah, o talebimize veya kendi ruhumuzda beklediğimiz o gelişmeye, evrendeki bütünlüğün bir parçası olması hakikatine göre icabet edecektir. Allah bu şekilde dilemedikten sonra biz nasıl dileyebiliriz ki!.. “Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (Tekvir, 29)

    Bizim talebimiz, nefsimizin, kötülüklerimizin ve günahlarımızın daralttığı kendi varlık alanımızı genişletmek olmalıdır. Mehmet Akif’in İstiklal Marşımızda, “Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım, / Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.” şeklinde ruhunun coşkusunu ve varlık alanının beden kalıbını aşmasını ifade ettiği gibi, Muhammed İkbâl’in de bizler için örnek olabilecek şu duası, kendi idrakini genişleterek sonsuzluğu keşfetme talebine yöneliktir:

    “Allahım! Ben bir selim;
    Dar gönüllü bir ırmağa nasıl sığarım.
    Bana bir âlem ver ki,
    Dağları, vadileri aşıp aşıp geçeyim.”
    (Zebûr-i Acem, s. 149)

    Ellerimiz ihlâsla semaya doğru yükselirse, emellerimiz Hakk’a kanat açarsa, işte o zaman kederlerimiz ve ahlarımız kaybolacak, günahlarımız gözlerimizden yaş olup akacaktır. Evrenin her bir zerresinde akseden böyle bir dua, kendi miracımızın önemli bir basamağı olabilir.

    Dualarımızda, daima Allah’ın ve Rasulü’nün yolunda yürümek, O’nun ve Rasulü’nün sevgisine layık olmak, İslâm dinini hakkıyla yaşamak ve yaşatmak ideallerini hatırlamalıyız.

    Dua'larınızda bulunabilmek ümidiyle...

  11. #26
    Editör
    KKELEBEKK Avatarı

    Gerçek Adı
    Kısmet
    Üyelik Tarihi
    23.10-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:45
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    22.039
    Alınan Beğeniler
    183
    Verilen Beğeniler
    82

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dua,kulun ümit dalı ve Rabbine bağlılığının en güzel ifadesidirDua,cennet yollarını açan,kalbe safa,ruha gıda veren ve ebediyyet serinliğini tattıran vecd halidirDua,mü'min için eşi bulunmaz bir silah,ümit gecesinde hayırlı bir sabah,bela,şiddet ve felaket çemberinden kurtuluş ve felahtırDua,yerde nur,gökte nur,sağda nur,solda nur ve kul için bir tükenmez huzurdurDua,Hak kapısının halkasını tutmak,çırpınan gönüllere ilahi rahmeti dilemektirDua,kulun şerefini artıran,iki alemde de yüzünü ak eden,bir güzellik bulutu halinde rahmet katrelerini gönül toprağına döken en hayırlı şeydir
    Nihayetsiz kudret ve sonsuz Rahmet sahibi Mevlamız buyuruyor ki:"Kullarım(Habibim)sana beni sorunca(haber ver ki)işte ben muhakkak yakınımdırBana o dua edenin da'vetine icabet ederim(Bakara:186)

    Hakka davet etmede seni sala ve Ezan,
    Kul ol,duada bulun,güzel cenneti kazan !


    Ashabın büyükleri,tabiin ve tebe-i tabiin; zikir,tesbih ve dulara büyük bir ehemmiyet vermişlerdirSon zamanlarda bu vazife terk edilmektedir yahud da unutulmaktadırMesela ayet ve hadiste varid olan, özellikle ashab-ı kiram tarafından büyük bir ehemmiyetle zabtedilip bildirilen dualar terkedilmekte,ha bire karınca duası,kadeh duasıvs duası gibi bid'at olan,esassız,semeresiz,sun'i dualarla meşgul olunmaktadırBu ise vakti boşa harcamaktan başka birşey değildir
    Resulullah (sav)buyuruyor ki:"Dua ettiğiniz zaman,kabul olunacağına inanarak Allah'a dua edinBilmiş olunuz ki,gafil kalp(ile)yapılan duaları Allah kabul etmez"(Tirmizi)
    Mü'minler annesi Hazret-i Aişe (Radıyallahü Anh)den nakilAllah'ın Resulü (sav)geceleyin kalktığı vakit namazına şu dua ile başlardı:
    "Allah'ım !
    Ey Cebrahil,Mikail ve İsrafil'in Rabbi !
    Göklerle ve yerin yaradanı,
    Hazırı ve gaibi bilen Allah'ım !
    Kullarına ihtilaf ettikleri şeylerde,
    Onların aralarında ancak Sen hükmedersin
    İhtilaf edilen Hakk'a izninle beni hidayet eyle !
    Çünkü dilediğini doğru yola ancak Sen hidayet edersin !"

  12. #27
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dua - Dua sonsuz yardım



    Allahımm! Bir çocuk nasıl hata yaptığında kusuruna bakılmazsa; sen de biz kulların hatalarını af et ve yaptığımız duaları, hiç günah işlememiş çocuk saflığında sana arz ediyoruz..kabul et.

  13. #28
    Üye
    Mami Junior Avatarı

    Gerçek Adı
    Muhammet
    Üyelik Tarihi
    06.05-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Avcılar
    Mesaj
    1.396
    Alınan Beğeniler
    48
    Verilen Beğeniler
    31

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rahman razı olsun, Rabbim her durumda şükredenlerden Yaradanın kapısında köle olanlardan eylesin inşaAllah....

  14. #29
    Üye
    hüseyin19 Avatarı

    Gerçek Adı
    HÜSEYİN
    Üyelik Tarihi
    24.03-2010
    Son Giriş
    07.02-2012
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    ŞANLIURFA / CEYLANPINAR
    Mesaj
    1.089
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    126

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    images?q=tbn:89sfJ A04FXtnM: - Dua sonsuz yardım
    YETİMCİK...

    Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, Müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, 'ateş' ister. Ancak maksadı başkadır.
    “Belki yemek verirler” diye gitmiştir. Adam, kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez. Kadıncağız, bir daha gidip 'ateş' ister. Yine eli boş döner.
    Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.

    Yetimcik, annesine yalvarıyor:
    — Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer bir şey verirler.

    Kadın ağlamaklıdır:
    - Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.

    Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. güzel bir 'Sofra' hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip, dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor:
    - Ya Rabbi! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram et! Onu imanla şereflendir!

    Ardından;
    - Âmiiiin! sesleri yükselir.

    O anda, kalbi döner ateşperestin. Ve 'Şehâdet'i getirip imanla şereflenir. Nitekim Sadaka, belâyı önler. Ama dua, kaderi değiştirir! Buyurmuştur büyüklerimiz

    Dua almaya bakın.

    Sevgili Allahım,

    Şu an bu mesajı okuyan kişi,bana göre iyi biri
    Ona yardım et hayatını hayırlı bir şekilde yaşasın.
    Her zaman onu koru, sana ihtiyacı olduğu zaman ona yardım et ve ona bildir ki onunla olduğun zaman kendisi güvendedir.

  15. #30
    Üye
    suat06 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.07-2010
    Son Giriş
    09.07-2016
    Saat
    02:53
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    duadanbkknlkgstermeyini - Dua sonsuz yardım




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon