Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler

Konu: Bunaltı

Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    İnsan bilinçli yada bilinçdışı olarak birdizi savunma süreci başlatarak, bunaltıyı kendi denge ve uyumuna göre algılar. Bu*naltı belirtileri bu durumun nedeniyle karşılaştırılamayacak kadar şiddetliyse ve savunma mekanizması yetersiz kalan kişi bu belirtileri denetlemeyi başara*mazsa bunaltı nevrozundan söz edilir. Bunaltı nevrozu en basit, en az karma*şık nevroz türüdür. Ama bunaltı nevro*zu tanısının konabilmesi için önce bü*tün öbür bunaltı nedenlerinin araştırılıp elenmesi gerekir.

    Bunaltı nevrozunun görüldüğü in*sanların çoğunda
    bazı ortak kişilik özelliklerine rastlanır. Bunlar genellikle bu*naltıya eğilimli, çocukluk ve ergenlik çağlan güvensizlik içinde geçmiş, aile*den gelen korkulan bulunan kişilerdir. Bunaltıda kişilik yapısı çok önemlidir; bunda kalıtsal öğeler kadar özellikle an*ne babanın yeterince eğitici olmadığı durumlarda büyüme çağında edinilmiş davranış biçimlerinin de belirleyici etki*si vardır. Kişilik özelliği olarak bunaltıya yat*kınlık bütün bunaltı nevrozu hastaların*da açıkça görülür. Bazı psikanaliz okulları bunaltının olası nedenleri arasında doğum travma*sının da önemli bir yer tuttuğunu savunur. Hatta bazı araştırmacılara göre do*ğum anı, özellikle ailesel yatkınlığı olan bireylerde ciddi sonuçlara yol açan psikolojik bir şok yaratabilir. Doğum travmasının yaşam boyu üstesinden ge*linemez ve Freud?a göre doğum anı, bi*reyin ilk bunaltı deneyimidir. Bunaltının öznel ruhsal belirtileri * Korku * iç sıkıntısı * Gerginlik * Tehlike beklentisiyle duyulan korku * Aşırı kaygı ve aşırı uyanıklık * Sabırsızlık ve huzursuzluk (yerinde duramama) * Çabuk yorulma * Dikkatin çabuk dağılması * Bellek bozuklukları * Uykusuzluk Belirtileri Bunaltı nevrozu çeşitli biçimlerde orta*ya çıkabilir. Belli bir durumda, belirti nesnelerle karşılaşıldığında ya da hiçbir görünür neden olmadan belirebilir. Bu tür nevroz belirtilerinin sıklığı, şiddet ve özellikleri kişilik yapısına bağlı ola*rak bireyden bireye değişir. Bunaltı nevrozunda bedensel (soma*tik) ve ruhsal (psikolojik) kökenli ol*mak üzere iki ayrı türden belirtilere rastlanır. Belirti ne kadar özgül, yani sı*nırlan belirgin ve kesin ise o kadar bü*yük bir olasılıkla organik kökenlidir. Buna karşılık dağınık ve betimlenme, güç belirtilerin ruhsal kaynaklı olduğu düşünülür. Bunaltı duygusal düzeyde korku. güvensizlik, huzursuzluk, hafif uyarıla*ra aşırı yanıt verme ve saldırganlık gitgide belirtilerle ortaya çıkar. Düşünsel dü*zeyde hasta mantık yürütme ve dikkati*ni yoğunlaştırmada güçlük çeker. Be*densel bozukluklar arasında ise baş dönmesi gibi sinir sistemini ilgilendiren belirtilere, deriyle ilgili olarak avuç içi, ayak tabanı ve koltukaltı terlemeleriyle solgunluk ya da ani yüz kızarmasına, kalp atışlarının hızlanması gibi kalpdamar sistemi bulgularına, sindirim sisteminde mide bulantısı, ishal,, kabızlık gibi yakınmalara, kas sisteminde hare*ket düzensizliklerine, ayrıca sık idrara çıkma gibi boşaltım sistemi belirtilerine rastlanır. Utangaç ve güvensiz kişilik yapısıy*la bağlantılı olarak geceleri kâbus gör*me, idrar kaçırma ve tik biçiminde bo*zukluklar ortaya çıkabilir. Bunaltının kronikleşmiş olduğu kişilerde ise genel*likle uyuma zorluğu, derin uyuyamama ve kâbus görmeden başlayarak ruhsal kaynaklı bedensel (psikosomatik) hasta*lıklara kadar varabilen belirtiler görü*lür. Bu olgularda bunaltının uyarıcı işaret vermek biçimindeki işlevsel yararı, artık kalmamıştır. Kişi akılla bağdaşmayan amaçsız işler yapmaya başlar. Ayrıca ölüm ve delirme korkularıyla besle*nen derin bir kaygı içindedir. Bunaltı krizlerinin özellikleri Bunaltı krizi, gündüz ya da gece gelebi*len, birkaç dakikadan birkaç saate kadar, hatta bazen daha fazla sürebilen, aynı gün ve gece içinde yineleyebilen nöbettir. Titreme, terleme ve ağlamayla birlikte hastada şiddetli panik görülür. Bazen bunlara görsel varsayımlar (halüsinasyon) ve ani ölüm korkusu da eşlik eder. Göğüs kafesinde sıkışma duygu*suyla birlikte ?hava açlığı? belirir. Hasta sık soluk almaya başlar. Sonunda kanda kalsiyum düzeyi düşer ve parmaklarda, ellerde ve ağız çevresinde duyarlılık be*lirir. Kas gerginliğine bağlı ağrılarla, ka*fa arkası ve alında duyulan inatçı baş ağrılarına sık rastlanır. Baş ağrısı akşa*ma doğru artarak bütün başa yayılır. Ki*şinin metabolizma ve sinir sistemiyle il*gili yapısal yatkınlıkları dışında bu bozuklukları ortaya çıkaran etkenler ikiye ayrılabilir. Bunlardan dış etkenler aile ve toplum kökenlidir. Kişinin aile çevresinde ve toplum içinde yaşadığı çok olumsuz ve acı veren deneyimler bunal*tının başlıca dış etkenlerini oluşturur. iç etkenler ise ruhsal çatışmalardan kaynaklanır. Doyucuru biçimde çözülemeyen ya da durdurulamayan ruhsal ça*tışmalar, kişide sevgisiz kalma, öz dene*timini yitirme, ekonomik çökme (iflas) gibi çok çeşitli korkulara neden olur. Ayırıcı tanı Bunaltı hem bedensel, hem de ruhsal ni*telikli birçok hastalıkla kanştırılabilir. Dolayısıyla ayırıcı tanı bütün bu olası*lıkların araştırılmasını gerektirir. Vücudun herhangi sistemini ilgilendiren ra*hatsızlık belirtilerinin nedenleri ayrıntılı incelemeler yapılarak ortaya çıkarılma*lıdır. Yukarıdaki açıklama anımsanacak olursa şiddetli panikle birlikte görülen bunaltı krizi belirtileri önemli ölçüde miyokart enfarktüsünü taklit edebilir. Ayrıca ruhsal çöküntü (depresyon) sendromu da belirgin bir bunaltıyla ortaya çıkabilir. Tedavi Bunaltı nevrozunun temeline inen teda*vi ile bunaltı krizi tedavisi arasında ay*rım yapmak gerekir. Bunaltının öznel fiziksel belirtileri * İstemsiz kas hareketleri * Terleme * Ağız kuruması * Titreme * Çarpıntı * Göğüste sıkışma * Hava açlığı * Baş dönmesi ve ?dağılma? * duygusu * Bedensel yorgunluk * Bulantı * ?Boğaz düğümlenmesi? * İştahsızlık * Sindirim sistemi bozuklukları * Sık sık idrara çıkma * Gerginliğe bağlı baş ağrısı * Çeşitli fiziksel hastalık belirtileri Bunaltı Çözücü İlaçlar: Öneriler ve Önlemler Bunaltı çözücü ilaçlar miyasteni (kas zayıflığı) hastalığında kesinlikle kullanılmamalıdır. Kronik solunum yetmezliği olanlarda çok dikkatle kullanılmalıdır. Yaşlılarda karaciğer ve böbrek yetmezliği tehlikesi nedeniyle düşük dozlar*da verilmelidir. Yaşlı hastada yüksek dozlar zihin karışıklığının artmasına ve beyin ödemine yol açabilir. İlacın görece yüksek dozlarda verildiği durumlarda fiziksel ve ruhsal bağımlılığın gelişip gelişmediği sık aralıklarla kontrol edilmelidir. Bunaltı çözücü ilaçlar cinsel dürtülerin zayıflamasına yol açabilir. Bunaltı*nın öncelikle cinsel sorunlardan kaynaklandığı durumlarda kullanılmaları uygun değildir. Yatıştırıcılar kan yoluyla anne adayından bebeğe geçtiği için gebelikte kullanılmaları sakıncalıdır. Ruhsal çöküntü olgularında yalnızca bunaltı çözücülerin kullanılması doğru değildir.

  2. #2
    Üye
    beyazgeceler Avatarı

    Gerçek Adı
    emre
    Üyelik Tarihi
    17.07-2009
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    Batman
    Mesaj
    3.271
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    mataty oku oku bitmiyorr korr oldumm sayendeeee bunalimdan kurtullaim dedikk...... daha cok bunalima girdikk

  3. #3
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ben bir yazının kısa ya da uzun olmasına değil içeriğine önem veriyorum,keşke bu kritere siz de gerekli özeni gösterseydiniz