Kirpinin Zarafeti (Fransızca: L'Élégance du hérisson), Fransız roman yazarı ve felsefe profesörü Muriel Barbery tarafından yazılan romandır. Eserde, aklını ve entelektüelliğini kasten gizleyen bir apartman kapıcısı olan Renée Michel'in bu özelliklerinin dengesiz fakat büyümüş de küçülmüş gibi görünen bir kız çocuğu olan Paloma Josse tarafından keşfedilmesi konu edilmiştir. Paloma, Renée'nin çalıştığı apartmanda yaşayan yüksek sınıf bir ailenin kızıdır. Birçok bilge karakterin yer aldığı Kirpinin Zarafeti'nde müzik eserlerine, sinema filmlerine, tablolara ve edebi çalışmalara göndermeler vardır.

Felsefe, sınıf bilinci ve kişisel fikir ayrılıkları gibi temaların bir arada işlendiği romanda iki anlatıcı vardır: Renée ve Paloma. Olaylar ve fikirler bu ikilinin dilinden okuyucuya aktarılır. Paloma'nın anlattığı bölümler günlük formatında yazılmıştır. Renée'nin de hikâyesi birinci şahsın ağzından anlatılmasına rağmen daha romansıdır ve şimdiki zamanda anlatılmaktadır. İlk kez Ağustos 2006'da Gallimard tarafından yayınlanan Kirpinin Zarafeti, ertesi sene Fransa'da büyük bir satış başarısı yakaladı ve romanın bir milyondan fazla kopyası satıldı. Birçok dile çevrilen eser, Birleşik Krallık, ABD ve Türkiye gibi pek çok ülkede de satışa sunuldu. Hikâye, çoğunlukla ana karakterler olan Renée Michel ve Paloma Josse'nin çevresinde geçmektedir. Kahramanların her ikisi de Paris'in en şık sokaklarından biri olan Rue de Grenelle'de yedi numarada yer alan üst sınıf ailelerin yaşadığı bir apartmanda oturmaktadır. Apartman, çoğunlukla burjuva ailelerin sahip olduğu sekiz daireden oluşmaktadır. Binanın bir avlusu ve özel bir bahçesi de bulunmaktadır. Renée, 27 senedir bu binanın kapıcılığını yapan dul bir kadındır. Edebiyat ve felsefe konusunda kendi kendini yetiştirmiştir. Fakat, hem işini kaybetmemek hem de apartmanda yaşayan insanların ilgisini çekmemek için bu bilgiyi gizlemektedir. Bu yüzden de yalnız bir hayat yaşamaktadır. Çevresindeki insanların meraklı bakışlarından kurtulmak için kapıcıların tercih ettiği yemekleri alıyormuş ve kalitesiz televizyonunu izliyormuş gibi görünmeye dikkat eder. Aslında, bu anlarda Leo Tolstoy ve Edmund Husserl gibi yazarların çalışmalarını okumaktadır. On iki yaşındaki Paloma ise züppe bulduğu annesi, babası ve ablasıyla birlikte beşinci katta yaşamaktadır. Erken gelişmiş bir kız çocuğu olarak okulda dışlanmasına sebep olacağını inandığı zekasını herkesten gizlemektedir. Çevresindeki insanlar onu dehşete düşürdüğü için hayatın anlamsız olduğuna karar vermiştir ve eğer o güne kadar yaşamaya değer bir şey bulamazsa on üçüncü yaş günü olan gelecek 16 Haziran'da intihar etmeyi düşünmektedir. Bu yüzden annesinden aşırdığı uyku haplarını biriktirmektedir ve ailesini üzmek için hapları içtikten sonra yaşadıkları daireyi ateşe vermeyi planlamaktadır. Paloma, Renée'nin aydın kişiliğinden şüphelenen tek kişidir. Romanın büyük bölümünde, apartman girişinde karşılaşan bu ikili, "gerçekten" birbirini görmeyi başaramaz. Felsefeye benzer şekilde ilgi duymalarına ve edebiyatla ilgili fikirleri uyuşmasına rağmen yukarı katta yaşayan ünlü bir restoran eleştirmeni ölene kadar aralarında hiçbir şey olmaz. Eleştirmenin ölümüyle daireye kültürlü bir Japon iş adamı olan Kakuro Ozu taşınır. Ozu, hem Paloma hem de Renée ile arkadaş olur. Bir süre sonra ise Paloma ile Renée'nin ne kadar mükemmel bir insan olduğu fikrini paylaşır: Bu kapıcı bir kirpinin zarafetini taşımaktadır. Romanın sonlarına doğru, Barbery, Renée'yi kabuğundan çıkartır ve yaşlı kadın genç Paloma'ya hayatı keşfetmesinde yardımcı olur. Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır. Fakat, Renée çevresindeki insanların dünyayı daha güzel yaptığını anlamasından çok kısa bir süre sonra Roland Barthes ile benzer bir şekilde hayatını kaybeder. Paloma ve Ozu bu durum karşısında mahvolurlar. Yine de Renée genç kızın intihar etmekten vazgeçmesine sebep olur. Renée Michel, 54 yaşında dul bir kapıcıdır. Çok fakir olduğu için okula devam edememiştir. Fakat kendi kendini eğitmiştir. Alman filozof Immanuel Kant ve Rus yazar Lev Tolstoy'u okumayı sever (hatta kedisini adı "Lev"'dir). Edmund Husserl'ın felsefi fikirlerine ilgi duyar. On yedinci yüzyıl Flemenk resimlerini takdir eder ve Yasujir? Ozu gibi Japon yönetmenlerin filmlerini sever. Ayrıca, Henry Purcell ve Gustav Mahler gibi bestecilerin eserlerini dinlemeyi sevmektedir. Tüm bu özelliklerini insanlardan gizlemeye çalışan Renée kendisini "kısa, çirkin, tombul, hantal bir dul" olarak tanımlar. Renée'nin gerçek kimliğini keşfettiğinde Paloma'nın yorumu ise kadının kirpinin zarafetine sahip olduğu yönündedir. Dışı dikenlerle kaplı olsa da içi zarafet doludur. Paloma Josse Paloma Josse, Renée'nin çalıştığı apartmanda ailesiyle birlikte oturan 12 yaşında çok zeki bir kız çocuğudur. Babası bir dönem devlet bakanlığı da yapmış bir milletvekilidir. Annesi ise sık sık Gustave Flaubert'ten alıntılar yapan bir ev hanımıdır. Paloma'nın absürdizme büyük ilgisi vardır. Annesinin genel kültürünü geleneksel ve kullanışsız, ablasının öğrenimini ise gereksiz bulmaktadır. Genç kız, Japon çalışmalarına önem vermektedir ve manga, haiku, tanka okumayı sevmektedir. Paloma iki tane günlük tutmaktadır. Barbery'nin anlattığı diğer önemli karakterler Japon bir iş adamı olan Kakuro Ozu ile Portekizli bir temizlikçi olan Manuela'dır. Ozu, Paloma'yla birlikte Renée'nin gizlediği zekasını görebilen bir diğer apartman sakini, Manuela ise Renée'nin tek gerçek arkadaşı olan ve dairelerde temizlikçi olarak çalışan bir kadındır. Barbery, Renée karakterini yaratmasında kendini gizleyen kültürlü bir kapıcının kafalardaki kalıpları kıracağını ve aynı zamanda komik bir etki yaratacağını düşünmesi olduğunu açıkladı. Yazara göre Renée, toplumun kendi kendini eleştirmesi için kapıları açıyordu. Romanın iki anlatıcısı Renée ve Paloma olmasına rağmen Paloma'nın bölümleri genellikle kısa tutulmuş ve Renée'ye öncelik verilmişti. Anlatıcıların karakterlerine uygun olarak yazı tipleri ve harf büyüklükleri değişiyordu. Birçok eleştirmen yazarın bu sunuşunu deneme yazarlarına özgü bir tarz olarak yorumladı. Kitabın bölümleri ise teker teker değerlendirildiklerinde olarak kurgudan çok denemeye yakın görüldü. New York Times'tan Caryn James bu durumu "Okuyucuların ihtiyacı olan edebi ve felsefi göndermeleri oluşturabilmek için bölümler çok dikkatli ve özenle inşa edilmiş" olarak yorumladı. Romanın ilk sayfalarında Renée'nin görüngübilim ile ilgili kısa bir tezini içermektedir. Barbery, romanda pek çok tema kullandı. Öykü ilerledikçe felsefeye olan göndermeleri de arttırdı. Barbery, "uzun ve sıkıcı felsefe dersleri" aldığını itiraf ettikten sonra "Bu derslerin bana yardımcı olacağını düşünüyordum ama işler bu şekilde yürümedi. Edebiyat bana daha çok şey öğretti. Felsefeye ilgi duymanın birinin hayatına etkisini ne olacağını merak ediyordum. Bu süreci aydınlatmaya çalıştım. Bu yüzden de kurgusal bir çalışmaya felsefe ekledim." dedi. Sınıf bilinci ve çatışması temaları da kitapta işlenmektedir. Bazı eleştirmenler romandaki Fransız sınıf ayrımcılığı ve iki yüzlülüğüne karşı çıkışı radikal buldular. Öte yandan Fransız eleştirmenler bu yaklaşımın romanı toplumsal klişeleri besleyen kaba bir taşlamaya dönüştürdüğünü iddia ettiler. Kirpinin Zarafeti ilk kez Ağustos 2006'da Fransız yayıncı Éditions Gallimard tarafından L'élégance du hérisson ismiyle yayınlandı. İlk baskısı 4000 adetti. Roman, bir sonraki sene bir milyondan fazla basıldı. 25 Eylül 2007'de Gallimard kitabın ellinci baskısını yayınladı. French Voice programı yayıncıya romanın diğer dillere çevrilmesinde ve Fransa'nın dışında yayınlanmasında yardımcı oldu. PEN American Center'la kurduğu ortaklık sonucunda French Voice, çeviriler için parasal kaynak buldu. Böylece, Kirpinin Zarafeti kurumun 2005 - 2008 yılları arasında destek olmak için seçtiği 30 kitaptan biri oldu. Romanın çeviri hakları 31 ülkeye satıldı ve eser altı dile çevrildi. Kitabı İngilizce'ye roman yazarı Alison Anderson çevirdi ve bu çeviri Europa Editions tarafından The Elegance of the Hedgehog adıyla Eylül 2008'de yayınlandı. Takdir edilen edebi bir çalışma olarak Kirpinin Zarafeti, eleştirmenler ve yayıncılar tarafından bir fenomen olarak kabul edildi. Roman, yayınlanışının ardından kitap satıcılarından büyük destek aldı ve yazarına 2007 Fransız Kitap Satıcıları Ödülü'nü, 2007 Brive-la-Gaillarde Okuyucu Ödülü'nü ve Fransa Prix du Rotary International'ı kazandırdı. Ayrıca, romanın film uyarlaması üzerinde de çalışılmaktadır. Eser, yaklaşık 1.2 milyon satış rakamıyla, Fransa'da uzun süre en çok satan kitaplar arasında yer aldı. Ülkenin en çok satan kitaplar listesinde 102 hafta boyunca ABD'li çok satan yazar Dan Brown'un kitaplarının önünde bir numaraydı. Eleştirmen Viv Groskop'a göre romandaki felsefi öğe kitabın Fransa'da öne çıkmasını sağlamıştı. Bir diğer eleştirmen ise eserin Fransa'da popüler olmasının sebebinin sınıf ayrımını başarıyla aşması olduğunu iddia etti. Roman Kore'de de çok beğenildi. İtalya'da ise 400.000'den fazla sattı. Kirpinin Zarafeti, Barbery'nin ilk romanı Une Gourmandise'ın da satışlarını arttırdı. Romanın Britanya'da yayınlanmasından bir hafta sonra The Guardian'da Fransızca çok satan bu kitabın İngilizce baskısı hakkında bir makale yayınlandı. Bu makalede, Alison Flood, Britanyalılara çeviri kurgu roman satmanın çok zor olduğunu ve özellikle de Fransız kurgu romanlarının büyük ihtimalle en zor satılabilecek tür olduğunu söyledi. Jonathan Ruppin ise eserin Büyük Britanya'da büyük bir okuyucu kitlesine ulaşacağını tahmin etti. Ruppin'e göre roman, Büyük Britanya pazarındaki müşterilerin çok sevdiği bir konuya sahipti. Kirpinin Zarafeti eleştirmenler iyi tepkiler aldı. Bilinen en erken yorumlardan biri İtalyan gazetesi La Repubblica'da Maurizio Bono tarafından yazıldı. Bono, "Fransa'da yarım milyon okurun Kirpinin Zarafeti'ni çok beğenmesinin formülü diğer malzemelerle birlikte akıllıca espriler, ince duyarlılıklar, olağanüstü edebilik ve felsefi bir temeldir." dedi. Fransız Elle dergisinde yazan Natalie Aspesi ise eseri "son yılların en coşkulu ve olağandışı romanı" olarak tanımladı. Öte yandan, romanın isminin tuhaf ve az rastlanır olduğunu söyledi.[ The Guardian'daki makalesinde Ian Samson ise "Kirpinin Zarafeti mükemmelliği arzulamış ve felsefeyi konu edinmiş: Roman heyecan verici" dedi.