Hayatta hiçbir şeye katlanıp sabredip tahammül etmesini bilmeyen, kendi ellerinden hiç bir şey gelmemesine rağmen başkalarının yaptığı hiçbir işi beğenmeyip burun kıvıran, zaman gözetmeksizin her şeye itiraz edip, her şeyden şikâyetçi olan, hayatta hiçbir şeyine hiç kimseyi ortak edip paylaşmayan, sevgisiz, hoşgörüsüz olup insanlardan uzak yaşayan, uzak yaşarken de bile çevresindekilere zarar verip hayatı çekilmez hale getirerek tüm hayatı herkese zehir edip kabusa çevirmekte üstüne bulunmayan aklı kıt ve anlayışsız olan herkese dırdırcı denilebilir.

İnsanı bilge yapan aklı, olgunlaştırıp güzelleştiren de kalbidir. İnsanın aklı olsa da kalbi huzurlu ve rahat değilse her şeyi yapabilir. Çünkü insanı akıl değil, kalp terbiye eder. Onun için insanı yüz değil, huy güzelleştirir. Huy, zamanla kazanılıp elde edilen alışkanlık olduğundan o da canın altındadır. Onun için can çıkmadan huy da çıkmaz.

O halde bu tür insanlardan uzak durmak gerekir. Çünkü neşeyi sevinci yaşamayı bilmezler. Her sevinci, her neşeyi insanların içinde boğarlar. Kendilerine yakın olan insanların bile yaşama sevincini, azmini ve hevesini bilerek ya da bilmeden öldürüp yok ederler. Çünkü insanı yıkmak için, içine kurt sokmanın öldürmekten daha iyi ve daha çok tehlikeli olduğunu bilirler.

O nedenle de sürekli insanların derdini artırıp sıkıntılarını çoğaltırlar. Sinekler gibi konup durdukları yerde hiç oturup durmazlar. Vızlayıp mızmızlanarak olur olmaz her şeye koşuşturup konuşup dururlar. Sonunda olmuş olan her hayırlı işi bozarlar. Kısacası bulundukları her yerde hep mızıkçılık yaparlar. Pişmiş aşa soğuk su katarak bilip bilmeyerek kötülük yaparlar. Pislik üretirler. Bu türden insanların hiç kimseye, hiçbir faydası olmaz. Bilakis oturdukları her yerde hem başkalarına hem de kendilerine zarar verirler.

Sosyallikten uzak oldukları için toplum içinde pek sevilmezler. Hep yerilirler. Yerildikçe hırçınlaşırlar. Hırçınlaştıkça da dırdırları artar. Onun bunun dedikodusunu yaparak toplumun huzurunu kaçırırlar.

En sonunda da toplum yaşamından soyutlanıp uzaklaştırılırlar. Çünkü insanı sinek ısırırsa uyuz, köpek ısırırsa kuduz, insanı, insan ısırırsa hem uyuz, hem de kuduz eder.



cahit karaç'tan alıntıdır