Yaptığımız her şey alışkanlıklarımızın sonucudur! Konuşma, çalışma, araba kullanma, düşünme, diğer insanlarla etkileşimde bulunma, para harcama ve hayatımızdaki önemli insanlarla ilgilenme tarzımız alışkanlıklarımızı n sonucunda gelişmiştir! Hayatın her alanındaki davranışların temelinde, bebekliğimizden bu yana biriktirmiş olduğumuz deneyimlerimiz yatar! Davranışlarımız ve fiziksel çevremiz ile etrafımızdaki insanlara verdiğimiz tepkilerin % 95’i otomatik ve bilinçsiz tepkilerdir!

Hayalimizdeki insan gibi olabilmenin önündeki en büyük engellerden birisi alışkanlıklarımızdır! Düşünme, hissetme, konuşma ve davranış alışkanlıklarımız şimdi durduğumuz yerle gerçekten gitmek istediğimiz yer arasında duran beton bloklar gibidirler ve bizim yerimizde saymamıza yol açarlar! Alışkanlık yasası, hayati derecede önemli bir zihin yasasıdır! Bu yasa, hareketsiz duran bir nesnenin dışarıdan ona etki edecek bir kuvvet gelmediği sürece aynı kalacağını öne süren Nevton’un ilk hareket yasasına benzer!

Düşünce ve davranışlarımızda aynı prensibe uygun olarak işler görürler! Dışardan bizi etkileyen bir kuvvet veya farklı bir şey yapmak üzere vereceğimiz kesin bir karar olmadığı sürece, aynı şeyi sürekli yapıp dururuz!

Alışkanlıklar; bize hizmet ettikleri, etkileriyle hayatımızı zenginleştirdikleri ve geliştirdikleri sürece iyidirler! Alışkanlıklarımız mutluluğumuzun önünde bir engel oluşturmaya başladığında ise, onları yenilememiz veya tamamen değiştirmemiz gerekir!

Başarılı insanların hepsi randevularına sadıktırlar ve güvenilir insanlardır! Onlara itimat edilir, sözlerinde dururlar! Başkalarının zamanına onları rahatsız etmeden saygı gösterirler!

Oluşturabileceğimiz en tehlikeli alışkanlıklar, zihinsel alışkanlıklardır! Sürekli olarak düşündüğümüz bir şeyi hayatımızda var ettiğimiz gerçeğinden dolayı, olumsuz veya kendimizi kısıtlayıcı düşüncelerimiz bizi her şeyden fazla engellerler!

Alışkanlık haline getirdiğimiz düşüncelerimiz hayatımızda çok büyük bir öneme sahiptirler! İyi yada kötü bir şey yoktur! Onu, düşüncelerimiz öyle yapar! Zihinsel bir dünyada yaşıyoruz! Bizim onlara yüklediğimiz anlam dışında, çevremizdeki hiçbir şeyin kendine ait bir anlamı yoktur! Bu nedenle düşünce tarzımızı değiştirdiğimizde, hayatımız da değişir!

Başarı ve Başarısızlık, mutluluk ya da mutsuzluk büyük bir çoğunlukla alışkanlıklarımızın ve çevremizde olup bitenlere karşı verdiğimiz otomatik tepkiler ile cevapların bir sonucudur! Gerçekleştirmek istediğimiz amaçlarımızla bağdaşmayan alışkanlıklarımızı değiştirmek, iyi bir hayat kalitesine ulaşmak için yapacağımız en gerekli, ama en zor işlerden birisidir! Kusursuzluğun veya mükemmelliğin belirli bir seviyesine erişemediysek, hala kopmamız gereken alışkanlıklarımızla birlikte yaşıyoruz demektir! Unutmayalım ki, kötü alışkanlıkların oluşmaları kolay, ama onlarla yaşamak zordur! İyi alışkanlıkların oluşması ise zor olur, ama onlarla yaşamak kolaydır! Bizim işimiz, iyi alışkanlıklar oluşturmak ve onları hayatımızın idarecileri haline getirmektir!