Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    THE SECRET" Yani sır ve evrenin çekim yasası
    Rhonda Byrne'nin Secret (Sır) Adlı Kitabı üzerine...

    Başınıza gelen her şeyi, hayatımıza biz çekiyoruz veya oluşan olaylar, bizim düşüncelerimizdeki kurgulardan dolayı gerçekleşiyor. Tıpkı bir mıknatıs gibiyiz ve ne düşünürsek, onu kendimize çekiyoruz.

    İlk kez bu konularla ilgilenmeye başladığımda, ne kadar ilginç gelmişti bana bunlar Oysa, bu öğretiler yeni değilmiş. Taaa Babillerden beri bilinen ve uygulanan bir bilgelikmiş. (Bknz.Paulo Goelho, Simyacı, Çekim yasası. Herkesin kişisel bir menkıbesi vardır. Birşeyi çok isterseniz, ama çok çok isterseniz, bütün evren, o dileğinizi gerçekleştirmek için işbirliği yapar.)

    Buna göre, düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. İstediğimiz şeyi zihnimizde netleştirmek. İşte bu noktadan sonra, evrenin en güçlü yasası işlemeye başlıyor; çekim yasası.

    En çok neyi düşünürseniz, onu kendinize çekersiniz ve o hale gelirsiniz. Bu prensip üç basit kelimeyle açıklanabilir:

    1. Düşünceler nesnelere dönüşür;.
    2. Her düşüncenin bir frekansı vardır.
    3. Düşünce, ölçülebilir.

    Bir düşünceyi tekrar tekrar düşünürseniz ya da sürekli hayalini kurarsanız: (İstediğiniz yeni arabayı almak, ihtiyacınız olan parayı bulmak, veya ruh eşinizi bulmak); o düşünceyle ilgili olan frekansı uygun bir temele yerleştirirsiniz.

    Düşünceler etrafa manyetik bir sinyal yayarlar ve bu sinyaller tekrar size dönerler. Sorun şu ki; çoğu insan istemediği şeyi düşünür! Ve başlarına olumsuzlukların niye tekrar tekrar geldiğini merak eder. Çekim yasası sizin birşeyi iyi ya da kötü algılamanızla veya olmasını isteyip istememenizle ilgilenmez!

    Sadece düşüncelerinize cevap verir. Eğer kendinizi berbat hissediyorsanız, yolladığınız sinyal budur: "Kendimi berbat hissediyorum." Çekim yasası da, bu düşünceye cevap verir ve uygun şeyleri size getirir. İstemediğiniz bir şeye baktığınızda ve ona "Hayır!" diye bağırdığınızda onu uzaklaştırmaz, aksine onunla ilgili düşünceyi harekete geçirirsiniz ve bu defa çekim yasası o düşünceyle ilgili şeyleri önünüze getirmeye başlar. O anda frekansınız devreye girer. Söylenen sözler ikinci plandadır.

    Oluşum her an devam ediyor. Her anın kendi düşüncesi ya da sürekli bir kuantsal düşünce şekli vardır. Çekim yasası: "Neyi düşünür ya da odaklanırsan onu alırsın" der. Ondan yakınıyor olman, yakındığını sana daha çok yaklaştırır. Çok pozitif bir bakışımız olabilir ve pozitif kişi, olay ya da durumları kendimize çekebiliriz. Ya da tam aksi; negatif yönelimli ve kızgın olabiliriz, bu durumda da olumsuz kişi ya da koşulları kendimize çekeriz.

    En çok hasta olan, hastalıktan en çok bahsedendir. Bolluktan en çok bahseden, bolluk içindedir. Aslında algılanan her şeyi akıl şekillendirir. Anlamamanız, reddetmeniz anlamına gelmez.

    İki şeyden uzak olmalısınız:

    Zaman tamponu olan bir gerçeklikte yaşıyoruz ve bu gerçekten işimize yarıyor. Düşüncelerinizin anında gerçekleştiği bir çevrede yaşamak istemezdik, öyle değil mi? Düşüncelerinizin ortaya çıkışı biraz zaman alır ve bu iyi gerçekten iyi bir şeydir!

    "Güç"leri olmadan koştular, çünkü "sır"rı çok az insan biliyordu.

    Yasaları olan bir evrende yaşıyoruz; mesela yerçekimi yasası, eğer bir binadan düşerseniz, iyi insan veya kötü insan olmanız hiç fark etmez, yere düşersiniz.

    Hayatınızdaki her şeyi -yakındıklarınız dahil- hayatınıza siz çektiniz! İlk bakışta bunu duymaktan nefret edeceğinizi biliyorum; diyeceksiniz ki: "Trafik kazasını ben çekmedim". "Bu durumu ben çekmedim" ya da yakındığınız herhangi bir şeyi çekmediğinizi iddia edeceksiniz. Bu noktada söylemeliyim ki; evet hepsini biz çekiyoruz. Bu anlaması en zor olan kavramdır. Ama bir kez kavranırsa, hayatınızı değiştirir.

    Duygularınız, duygusal rehberlik sisteminiz ne düşündüğünüzü anlamanızı sağlar. Düşünceleriniz, duygularınızı oluşturur. Duygularımız, neyi kendimize çektiğimizi anlamamıza yardım ederler.

    Bize göre iki duygu vardır: İyi hissettiren ve kötü hissettiren. Her durumu bu iki duyguyla değerlendiririz.

    Olumsuz hisler; suçluluk veya öfke veya kırgınlık gibi bunların hepsi aynı iyi hissetmeme duygusunu yaşatırlar. Tüm bu hisler, bize o anda düşündüğümüzün istediğimiz türden bir şey olmadığını söylerler .

    Bunlara "kötü frekans" ya da "kötü titreşim" vb. de denebilir. İyi hisler; sevgi, mutluluk, umut gibi bize düşüncemizin isteyeceğimiz türden şeyleri getireceğini söylerler.

    Yani "Şu anda neyi kendime çekiyorum?" sorusunun cevabı hislerinizdir. Eğer iyi hissediyorsanız, devam edin doğru yoldasınız.]

  2. #2
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dünyaya nasıl bakarsan gözüne çarpanlarda aynı paralellikte oluyor.Hayatımda çok istediğim şeylerin gerçekleştiğini görmüşümdür çünkü çok istediğim şeyler için bir gayretimde olmuştur.Ne zaman negatif düşünürsem çevreme yaydığım elektriğinde o derece azaldığını,olumsuz olduğunu hissetmiş hem kendim hem de çevremdekileri mutsuz etmişimdir.Çekim yasasının hayatımıza yön veren önemli bir güç olduğuna kesinlikle inanıyorum.Güzel bir yazıydı teşekkürler.

  3. #3
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    :::