Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Gün Gelir

    Gün gelir
    Umut, toprakta bir tohum gibi
    Filiz verir
    Yeşerir, büyür
    Kök salar dünyanın dört bir yanına
    Gün gelir
    Kalpte aşk, yürekte vicdan
    Buluşur insanla yeniden...

    Ozan Deniz Sarıtop


    ******


    Kırlangıçlar


    Kırlangıçlar, ahır damları, dut ağaçları, incir ağaçları.
    İbriklerle kaya oyuklarına kırlangıçların suyunu döken yaşlı kadınlar.
    Kırlangıçlar, yüksek serin yaylalar, her dem yeşil ormanlar.
    Avluları geniş, eğri kemerleriyle hanlar, kervansaraylar.
    Dereler, göller, pınarlar ve derin kuyular.
    Ve nehir, sabah ve akşam vakti güneşin sarı ışıklarına boğulan Dicle nehri.
    Ve sularına batıp çıkan kırlangıçlar.

    Kırlangıçlar ve sesleri: viç viç viç viç.
    İnsana bir mucizeyi hatırlatan sesler.
    Zamanın perdesiyle,
    Külün ve tozun perdesiyle kaybolmuş şehirler.
    İçinde ne bitki, ne de hayat var.
    Ve o, onun sesi, kaybolmuş şehirlerin
    üzerine yükselen höyüklerin tepesinde.
    Ve onların viç viçleri.
    Yanmış, yıkılmış bir kale, duvarının yarıklarında
    Artık yılanların, çıyanların, akreplerin dolaştığı, baykuşların öttüğü.
    Yıkılmış bir evin avlusunda
    Otlar boy atmış.
    Avludaki kurumuş kuyunun taşları arasında
    Rengârenk çiçekler açmış.
    Ve o, onun sesi, ötüşü onun.

    Bir ana ve bir çocuk.
    Kılıç sesleriyle kesilmiş bütün seslerin ardından
    Onların sesi, meydana gelmez mucize.
    Anne ve çocuk, birbirini kucaklamış, üst üste.
    Samanlık. Saman ve ot kokusu. Kan kokusu.
    Önce ses, inilti, ah çekiş,
    Sonra gözler, bakış.
    Kaşlar, kirpikler. Gözbebekleri. Kan içinde.
    Yara, kan, acı.
    Annenin eli çocuğun yüzünde. Kan, sadece kan.
    El kanı temizliyor. Ancak yine kan.
    Ancak seste, çocuğun ağlaması, erkek çocuğun iniltisi.
    Hayat, her şeyden sonra yine hayat.
    Kılıç darbesi, ölüm, kan ve hayata dönüş.

    Kana rağmen, göz açılıyor. Bir kez, iki kez.
    Kara bir perde ancak bir tutam ışık
    Karanlığın içinden.
    Karanlık, aydınlık. Aydınlık, karanlık,
    Suyun dalgaları üstünde sallanan bir kelek misali,
    Bir karanlığa doğru, bir aydınlığa.
    Kucak, annenin sıcak kucağı, yumuşak, derin.
    Islak kucak, kan sızıyor,
    Nefes, koku, bir annenin sıcaklığı.
    Hareket, önce eller, sonra kollar, omuzlar, ayaklar, bütün beden.
    Yavaşça, usulca.
    Hareket, bir kez, iki kez...
    Samanlık, saman, ahır, yoğun bir sessizlik.
    Ne koyun sesi, ne insan.
    Hareket, yerde, samanın üstünde.
    Aydınlığa doğru, açık duran kapıya.

    Kapının önünde, yerde, sırtüstü.
    Anne ve çocuk, birbirini kucaklamış,
    Kanın içinde.
    Aydınlık, güneşin sıcak ışıkları.
    Koku. Toprağın kokusu, otların, çiçeklerin, reyhanın.
    Ağaçlar, çalılar. hafif bir yel,
    Etrafta, ağaçların dalları ve yaprakları arasında,
    Yarılmış, kesilmiş yüzün üstünde.
    Kızıl ışıklar, kandan kıpkırmızı yüzün üstünde.
    Gökyüzü. Masmavi. Üstünde beyaz yumaklar, yün yumakları gibi
    Yeni bir gün, yeni bir aydınlık, yeni bir soluk.
    Ancak ne bir ses, ne bir nefes, ne de bir seda.
    Ne çoluk çocuk, ne kadın erkek, ne de yaşlılar.
    Ne tavuk horoz, ne koyun kuzu.

    Tam o zaman. Bir başına, ağaçların üstünden,
    Köyün çeşmesine doğru, suya doğru.
    Yabancı, göçmen, misafir,
    Küçük, nazlı, narin.
    Siyah beyaz. Kuyruğu çatal.
    Ancak o, onun sesi. Viç viç viç
    Kırlangıç. Mucize.
    O an kırlangıcın sesi, hayatın sesi...



    Mehmed Uzun (d.1953, Siverek)


    ******

    HER ZAMAN DİLBERİ İSTERİM

    Benim arzum be hey dilber!ikiyüz ilim edeyim ezber
    Alem tutkun halhallara onlar beni deli divane eder

    Amaçlarım beyler,ne mal ne de evler
    Sözde bilim amaç değil,abdal edip mağdur eder

    İstek,hayranlık ve yokluklarla aydınlığı edindik
    Viranede kayıp hazineyi fallara elde ettik

    Rimellerle şad eyledik gamlı gönülleri
    Yaşlı kadın dengi hürleştirdik ay yüzleri

    Elimdeki Semerkand kağıdında gördüm hitabını
    Kufi hatlar,Hindu benler güzellikler kitabını

    Sevgi,güzellik hatlarıyla mühürlüdür Allah û ekber
    Gönül sultan,veli bilgin onu okur ezber

    Sultanın kalbinde taht kuranın gönlü Rahman deryasıdır
    Xani gibi cahil,bilimsiz değil hoşgörünün sevdasıdır

    Haller heberdarı,dilber yüzde sonsuz hazırdır
    Görünmezde gören gözdür halden anlar safi nazdır

    Ahmedê Xane


    ******


    DUA

    Bir çölde
    Bulutlu dağların eteğinde
    gölgesinin altında rüzgârın
    bir kadın durdu ayakta
    narin bir varlık
    yüzünü Allaha dönmüş olan
    kuşkularla dolu bir yüz
    Ellerini kaldırdı havaya
    ve dua ettiğini duydum onun:

    “Aman Allahım
    gücünü bağışla bana
    senin gizemlerini anlamaktan kaçınmanın
    çünkü paramparça olmak istemiyorum ben kızgınlıktan”

    Nazan Beğikhanı

  2. #2
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    İnsanın kendisine yalan söylemesi ile başlar, insanın kendisine ihaneti. Ozan Deniz Sarıtop
    k%C3%BCrt.yazarlar.ozan - Kürt Şairler ve Kürt Şiiri