Toplam 5 mesajın 1-5 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Diyarbakırlı şairlerden diyarbakır ile ilgili seçme şiirler.
    ____________


    Diyarbekir

    Seni bağrımda kök salan
    Sinemi delik deşik...
    Soframın tuzu bereketisin.
    Taşında gül açmış, kız gülüşlü
    Leee... canım
    Aç avazın bağır
    Çeyizim de, baharıım de
    Beşiğinde süt yumaklı bebelerin
    Daha gözleri açıktır
    Gecenin mühürlü karanlığına...

    Ozan Deniz Sarıtop



    ************



    DİYARBEKİR KALESİNDEN NOTLAR

    1.

    Varamaz elim
    Ayvasına, narına can dayanamazken,
    Kırar boynumu yürürüm.
    Kurdun, kuşun bileceği hal değil,
    Sormayın hiç
    Laaaaal...
    Kara ferman çıkadursun yollara,
    Yarin bahçesi tarumar,
    Kan eder perçem

    Olancası bir tutam can,
    Kadasına, belasına sunduğum,
    Ben öleydim loooy...
    Elim boş,
    Ayağım pusu.
    Bir ben bileceğim oysa
    Ne afat sevdim.
    Bir de ağzı var dili yok
    Diyarbekir Kalesi...

    2.

    Açar,
    Kan kırmızı yediverenler
    Ve kar yağar bir yandan,
    Savrulur Karacadağ,
    Savrulur zozan...
    Bak, bıyığım buz tuttu,
    Üşüyorum da
    Zemheri de uzadıkça uzadı,
    Seni, baharmışın gibi düşünüyorum,
    Seni, Diyarbekir gibi,
    Nelere, nelere baskın gelmez ki
    Seni düşünmenin tadı...

    3.

    Hamravat suyu dondu,
    Diclede dört parmak buz,
    Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa,
    Çayı kardan demliyoruz.
    Anam sır gibi saklar siyatiğini,
    "Yel" der, "Baharın geçer".
    Bacım, ikicanlı, ağır,
    Güzel kızdır, bilirsin.
    İlki bu, bir yandan saklı utanır
    Ve bir yandan korkar
    Ölürüm deyi.
    Bir can daha çoğalacağız bu kış.
    Bebeğim, neremde saklayım seni?
    Hoş gelir,
    Safa gelir,
    Ahmed ARİF'in yeğeni...

    Ahmed Arif



    ************


    Diyarbakır Hasreti

    "Ne Diyarbakır anladı beni ne de sen
    Oysa ne çok sevdim ikinizi de bilsen.

    Sevince ölesiye sevilir kalınırdı
    Gidince kırılmış bir dal gibi gidilirdi
    Sonra
    Şehirler uyur kalbim örselenirdi.

    Ne Diyarbakır anladı beni ne de sen
    Oysa ne çok sevdim ikinizi de bilsen.

    " Ne aılar anladı beni yar ne de sen
    Oysa ne çok sevdim ikinizi de bilsen.

    Gidince upuzun kırılmış dallar gibi
    Üşürdü ömrümüz saçakta kuşlar gibi
    Kederden
    Geberten hasret ezberlenirdi.

    Ne anılar anladı beni yar ne de sen
    Oysa ne çok sevdim ikinizi de bilsen.

    Geliyorum köpekler gibi acı çekerek
    Geliyorum hasretinin gözlerinden öperek.

    Yılmaz Odabaşı


    ************


    Diyarbakır Oduncuları

    Oduncular odun taşıyor
    Renkli Çepekcura setlerinden
    Oduncular dağı yürütüyorlar.
    Dicle ince uzundur
    Çeviktir on dördündeki delikanlı gibi
    Dağda sakinleşmek ona düşmez
    Kayalar, önünde devriliyor, yuvarlanıyor.

    Bu tarafa,
    O tarafa
    Engindir,
    Çılgındır,
    Deli ve sersemdir

    Dicle,
    Hücumdadır
    Her zaman.
    Diyarbakır kalesi, yüksek bir kale
    Ve parlıyor, cemalî... cemalî
    Kalenin altında,
    Dicle

    Oduncular, geliyor binerek
    Oduncular, hoş soğuk su ördekleri
    Yaşam şarkısı söylüyorlar
    Yaşam şarkısını, fedakârlıkla.

    Odun getiriyorlar Çepekcur dolaylarından
    Fakat
    Kış çetindir
    Burada, ne çalı, ne ot ve ağaç
    Yürütüyorlar kışı ve yaşamı.

    Kayıklarla odun getiriyorlar
    Kayıklarla, deli çılgın Dicle'nin sırtında
    - Hırçın bir tay gibi,
    İpsiz sapsız
    Bazen dört nala,
    Huylanıyor aniden ve
    Bazen şaha kalkıyor
    Ve gem'i
    Binicisinden
    Alıyor -

    Kayıklarla odun getiriyorlar
    Kayıklarla odun getiriyorlar, Dicle'nin sırtında
    Tespih taneleri gibi sıralı
    Sayısız kayık ard arda
    Ve hepsi,
    Bu kaç gün ve gece
    Ya da kaç gece ve gündüz
    Yolda
    Dicle'nin sırtında,
    Kudurmuş bir tayın sırtında,
    Deli ve çılgın
    Gemsiz
    Geliyorlar.

    Hepsi
    Birkaç kilo tuz,
    Şeker,
    Yağ için

    Ya da
    Birkaç metre dokuma...
    O da
    Şayet patron
    Para ve yevmiyelerini verirse
    Oduncular odun taşıyor
    Soğuktan, baştan ayağa titriyorlar
    Isıtıyorlar Diyarbakır'ın kışlarını
    Ve
    Patronun cebini
    Garipler daha ne yapsın?

    Rojen Barnas

  2. #2
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Diyarbakır Şiirleri

    k%C3%BCrt yazarlar ozan d - En Güzel Diyarbakır Şiirleri

    Diyarbakır Şiirleri

    k%C3%BCrt yazarlar ozan deniz - En Güzel Diyarbakır Şiirleri

  3. #3
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    k%C3%BCrt ozanlar ozan deniz sar%C4%B1tp - En Güzel Diyarbakır Şiirleri

    Beklenen

    sevginin kalplere ekildiği gün
    insanlar bütün kötü alışkanlıklardan sıyrılıp
    düşünmeyi öğrenecekler.

    sevginin kalplerde filiz verip çiçek açtığı gün
    insanlar yeryüzünün bütün renkleriyle kucaklaşıp
    sınırları ortadan kaldıracaklar.

    sevginin kalplerde bir bahar mevsimine dönüştüğü gün
    insanlar dünyaya yeniden gelmiş gibi
    huzur, barış ve sağlık içinde yaşayacaklar.

    sevginin kalplerde taht kurduğu gün
    o gün, adalet mülküdür.
    kral ve köleler aynı kaptan yemek yiyecekler.

    Ozan Deniz Sarıtop
    Konu geyikhane tarafından değiştirilmiştir (15.01-2015 Saat 07:40 ).

  4. #4
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Diyarbakır

    Diyarbakır sahipsiz
    Diyarbakır kimsesiz
    Diller sus pus içinde
    Herkes duruyor sessiz

    Yıkıldı yıkılacak
    O surlar dağılacak
    O muhteşem abide
    Yerlere dökülecek

    Kar yağdı gördüm orda
    O muhteşem surlarda
    Yok mudur hiç sevenin
    Garip kaldın ortada

    Dünyanın harikası
    Tarihlerin aynası
    Seni garip koymuşlar
    Vardır elbet çaresi

    Yorgun bitap ve üzgün
    Tarih edilmiş sürgün
    Bırakın çekişmeyi
    Olmayın şehre kırgın

    Sinan Karakaş

    Diyarbakırlı Esmer

    Her hüzünlü şarkı anlatır seni bana
    Sahilde dalgalar adını fısıldar her gün
    Çam kokulu geyik bakışlı ceylanım
    Adını anarım her an bu yaban elde

    Diyarbakırlısın gözleri kara ceylan
    Beni sana çeken efendi olman
    Bilmiyorum nasip eder mi yaradan
    Geceleri uykular zindan esmer tenlim inan

    Osman Kurtoğlu

  5. #5
    Üye
    geyikhane Avatarı

    Gerçek Adı
    berikn yaşar
    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    12.02-2016
    Saat
    07:02
    Yaşadığı Yer
    amed
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Babamın Ölüsü

    başımız sağolsun Kani Amca
    ömrümüzden bir gün daha eksildi.

    dün'ün yüzgörümlülük sevinci
    bügün'ün ağır aksak hüzün karası.
    yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
    dünyaya açan her sözcük, anlamı teğet geçiyor
    kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
    yürüyoruz yitirdiklerimizin peşinden
    bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

    acının tufaf bir serzenişi var Kani Amca
    acının tuhaf bir yarası var.
    acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
    kendi kaderiyle baş başa,
    sallanır durur.

    acının tufaf bir iklimi var Kani Amca.

    Ozan Deniz Sarıtop