Bundan 100 yıl öncesinde bir İngiliz kolonist Avustralya kıtasına gider ve aborjinlerin yaşam tarzını inceler. Bu esnada karşılarına, kucağında kesesi olan ve kesesinde yavrularını taşıyan bir hayvanla karşılaşır. What is this? (Bu nedir? ) diye sorar. Aborjin (yerli) “Kangroo” diye cevap verir. İngiliz ülkesine döner ve bu hayvanı tüm dünyaya kanguru olarak tanıtır. Ancak bir süre sonra bir dil bilimci bu kıtaya yerlilerin dilini araştırmaya gider. Yerlilerin kanguruya başka bir isim verdiklerini ve “KAGROO” kelimesinin yerlilerin dilinde “seni anlamıyorum” anlamına geldiğini öğrenir.

Anne-Babalar olarak çocuklarımızla iletişimde bir çok kanguru örneği yaşıyoruz. Yani birbirimizi anlamıyoruz. Özellikle çocuğumuz 14-18 yaş arasında ise, ergeni anlamak daha da zorlaşıyor. O halde formül ne? Formül; Sağlıklı iletişim becerisi.


Eşler arasında ve ebeveyn çocuk iletişiminde dikkat edilecek 5 nitelik vardır.

  1. Çocuklarımız kale alınmak, umursanmak ister. Çocuğumuzun gününün nasıl geçtiğini sormak, eve gelince hoş geldin demek vs. çocukta ben önemliyim duygusunu oluşturur.

  2. Çocuklarımızı oldukları gibi kabul etmek. Doğuştan getirdikleri fiziksel özelliklerini yargılamadan, eleştirmeden kabul etmek.Onları kusurlarıyla sevmek.

  3. Çocuklarımızın değerli olduklarını hissettirmek. Bazı konularda onların fikirlerini alarak karar vermek onlarda, ben değerliyim duygusunu ortaya çıkarır.

  4. Çocuklarımız yeterli olduklarını bilmek ister. Bir işi yapabileceklerine ve başarılı olacaklarına ebeveynlerinin inanmasını ister.

  5. Çocuklarımız sevilmek ister. Her anne baba çocuğunu sever. Burada önemli olan sevginin gösterilme şeklidir. Koşullu sevgi yada içinden sevmek en olumsuz sevgi türüdür.


Japon yazar Toyotome’ ye göre üç tür sevgi vardır:

EĞER türü sevgi: eğer yaramazlık yapmazsan, takdir getirirsen seni severim şeklinde.

ÇÜNKÜ türü sevgi: seni seviyorum Çünkü sözümü dinliyorsun.

RAĞMEN türü sevgi; karnende zayıfın olmasına rağmen seni seviyorum. Dünyada kıtlığı en çok yaşanan sevgi türü rağmen türü sevgidir diyor yazar. Ancak olması gereken sevgi türü ise yine rağmen türü sevgidir. Her şeye rağmen sevgimizi devam ettirmek.


ANNE – BABA TUTUMLARI

OTORİTER Anne-Baba tutumu: ülkemizde %70 oranında görülüyor. Fiziksel şiddeti kullanıp, çocuğa baskı yapan tutumdur. Çocuğun değerli olduğunu önemsendiğini ve sevildiğini hissetmesine engel olan tutum.

PASİF ANNE BABA TUTUMU: biz gençliğimizi yaşayamadık bari çocuğumuz her şeyi yaşasın diye serbest bırakmaya dayana tutum. Aşırı sevgi, yetersiz disiplinin görüldüğü ebeveyn tutumu.

DESTEKLEYİCİ ANNE BABA TUTUMU: % 10 oranında görülen tutum. Yukarıda saydığımız beş özelliği olumlu anlamda kullanan, çocuğun sağlıklı gelişmesini sağlayan anne baba tutumudur.



Sağlıklı bireylerin yetişmesi için çocuğun dinlenilmesi de önemlidir. Bu anlamda etkin dinleme yöntemiyle çocuğu var ederiz.etkin dinlemek için ilk kural “yumun ağzınızı, açın gözünüzü” ilkesidir. Konuşurken çocuğunuzu dinleyemezsiniz.

Çocuklarımızın kişisel gelişimlerini olumsuz etkiyen en önemli hususlardan biri ise, KIYASLAMAdır. Kendi çocuğumuzun olumsuz bir özelliğini, başka çocukların olumlu özellikleri ile kıyaslamak. Allah ellere ne çocuklar vermiş, bizimkine bak hiçbir işe yaramıyor gibi ifadeler çocuğumuzun aşağılık duygusuna kapılmasına yol açar.

Bugünden itibaren çocuğumuz sevdiğimizi gösterecek davranışlara dikkat etmek olayları bir de onların gözünden değerlendirmek ilk adım olmalıdır. Ben nasıl bir babayım? Ben nasıl bir anneyim? Diye sorgulayıp ebeveyn tutumlarımızı günümüz koşullarına uydurmalıyız. Yoksa kendine güvenmeyen, içine kapanık yada aşırı şımarık , hedefsiz, gününü gün eden nesiller yetiştirerek geleceğimizi karartabiliriz.

Mutluluğunuz narin bir kelebek gibidir. Bir zamanlar çok akıllı mı akıllı iki kız kardeş varmış. Etraflarındaki bilgi artık yetmez olmuş. Anneleri kızlarını bilge bir adama götürmüş. Bilge adama sorular sormuşlar, bilge hepsini bilmiş ancak bir süre sonra sıkılmaya başlamışlar. Kızlardan biri, ben öyle bir soru soracağım ki bilge bilemeyecek demiş. Avucumun içine bir kelebek koyacağım, bilgeye kelebek canlı mı? Ölü mü? Diye soracağım. Ölü derse avucumu açacağım kelebek uçacak, canlı derse avucumu bastırıp öldüreceğim demiş. Ve bilgeye sormuş avucumda bir kelebek var canlı mı? Ölü mü? Bilge kızın gözlerine bakmış bakmış ve cevaplamış: senin ellerinde kızım senin ellerinde!

Mutluluğunuz nerede mi? Açın avcunuzu SİZİN ELLERİNİZDE!