Önümüz yılbaşı. Biliyorum sözüm size kar etmeyecek; eğlenip coşacaksınız.
Sizi temin ederim eğlenmenizi, coşmanızı kıskanmam. Allah, içinde eğlence bulunmayan bir din var etmemiştir. Yani eğlenmek de hakkınızdır. Amma eğer o geceyi birilerine benzemek için yapıyorsanız. Ziyandasınız! Yok, eğerlalettayin bir eğlence günü farz edip eğlenecekseniz, bari helal dairesinde kalın. Yok, eğer o gece, çok başarılı(!) geçmiş bir yılan şerefine kadeh kaldıracaksanız, siz ve dininiz!
Ramazan günü içki içip sarhoş olan Temeli bekçi yakalayıp kadıya götürürken Temel bakmış Vasili de sızmış bir köşede oturuyor. Temel “Onu niye götürmüyorsunuz” diye sorunca,“O Hristiyan!” demişler. Temel Vasili'ye seslenmiş:“Tinünün kıymetini bil da!” Sizin ‘tinünüz' de neye müsaade ediyorsa on yaparsınız!
Veya “battı balık yan gider” deyip de gemiyi bu gün karaya oturtuncaya kadar dizginleri koyuverecekseniz, size de bir diyeceğim yoktur. Sizi cehennemle korkutmayacağım. Zatenbiliyorum yüreğinizdeki yangından ve cehennemden kaçıyorsunuz. Biraz unuturum, serinlenirim sanıyorsunuz ama inanın sadece o kora biraz daha rüzgâr vereceksiniz o gece!Yüreğinizdeki sıkıntılar, panikler, ataklar, azaplar cehennemden başka bir şey mi ki? Bakınız en dindarımız‘müzebzebin' olmuş! O tür malayani eğlenceler sadece yürekteki boşluğu büyütür, günah yüküne birkaç kilo daha ekler.
Sözüm, dünyaya günü gün etmek için gelmişlere değildir. Onların hesabını Rableri zaten görecek. Ya hiç diriltmeyecektir -idam-ı ebedi-, ya da hapsi münferid -(kendi zihin dehlizlerindeki bir cehennemi kaosta, sonsuz birdöngüye tıkılmak)- içinde sonsuz bir yalnızlığa duçar edecektir.
Ama bir yılı, dünya ve ahireti karla kapatmış biri o gün eğlenmek isterse, beni çağırsın sabaha kadar ona hizmet edeyim!
Ben benim gibi günahlı sevaplı dostlara sesleniyorum. Önce Şu ayeti birlikte okuyalım:
“Nihayet onlardan birine ölüm gelip çatınca, ‘Rabbim! Beni geri gönder de, geride bıraktığım dünyada iyi işler yapayım' der. Hayır! Onun söylediği bu söz boş laftan ibarettir. Önlerinde, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır (dönemezler).”
Geriye dönme imkânı olmayan zaman gelmeden, “geriye dönmenizi gerektirecek işleri azaltın!” derim!
Şöyle bir düşünün! Geçtiğimiz yılda bir Müslüman olarak ne kadar başarılı olduk. Eğelenmeyi ne kadar hak ettik! Evet, bir yılı daha geride bıraktık. Fakat “İslâm coğrafyasında kan ve gözyaşı hiç dinmedi. İslâm diyarlarında katliam, çatışma, açlık, yoksulluk, cehalet, tefrika hiç eksik olmadı. İslâm ülkelerinde kardeşin kardeşi öldürmesine, bebeklerin kimyasal silahlarla katledilmesine, küçücük bedenlerin kurşunlara hedef olmasına engel olamadık. Zalimlerin cinayetlerini yazık ki durduramadık.”
Bir yılı daha geride bıraktık. Fakat kardeşlik hukukumuzu, kardeşlik ahlakımızı yeterince oluşturamadık. Dilimizi, üslubumuzu, bilgimizi, birikimimizi, aşkımızı, şevkimizi ve heyecanımızı yenileyemedik. İlişkilerimizi geliştiremedik.”(Geçtiğimiz Cuma'nın hutbesinden)
Bütün bunlara rağmen yine de 2013 yılını başarıyla geçirdiğinize inanabiliyorsanız eğlenin!
Zamanın sahibine boyun eğmektense, çılgınca eğlencelerle, sınırsız tüketimle, geçici haz ve avuntularla, şans ve talih oyunlarıyla zamanı öldürün!
2014'da o sarhoşluk ve boşlukla girin. Bili yorum önümüzdeki yıl size 2013'ü aratacak. Ama siz aldırmadan yine eğleneceksiniz.
Allah her kuluna yılda 365 kere temiz bir sayfa veriyor. Biz o kadar fırsatı değerlendiremiyoruz, şu geceyi mi değerlendireceğiz.
O geceyi hakiki manada değerlendireceklere bir haber vereyim. O gece, gök kapılarında çok bekleyen olmuyor. Göğe çıkan yollar da İstanbul'un yaz gününe denk gelmiş RamazanBayramlarındaki caddeleri kadar boş. Hiç vakit kaybetmeden varacağınız yere varırsınız.
Değerlendirin o fırsatı. Ben eskiden beri o geceyi, bir kandil doluluğunda geçirmeye özen gösterdim. Siz de deneyin. İyi geliyor!
Bugününüz ve yarınınız mübarek olsun… İyi seneler! Allah biz Müslümanlara feraset, izzet ve birlik nasip etsin!
Mehmet Ali Bulut - Haber7