Colorado Boulder Üniversitesi arkeologlarından birine göre insan zihninin kökenini anlamak isteyen bilim insanları maymunlar yerine balarıları üzerinde araştırma yapabilirler.
CU-Boulder araştırmacısı John Hoffecker; cümle kurabilen, sanat ve teknoloji üretecek kadar gelişen insan zihninin evrimine dair çok sayıda fosil ve arkeolojik kanıt bulunduğunu belirtiyor. Hoffecker, zihin gücünün evrimini, süper-beynin ya da kolektif zihnin oluşumuna dayandırıyor ve bu gelişim de 75.000 yıl öncesinde Afrika’da gerçekleşen bir olay.
Ünlü arkeolog Hoffecker “Süper-beyin oluşumu, farklı bireylerin arasında karmaşık düşüncelerin paylaşılma yeteneği sonucu oluşur. Dünyadaki diğer yaratıkları düşünecek olursak, balarılarının waggle dansı aracılığıyla iletişim kurmalarını (besin yeri veya yuva hakkında birbirlerine bilgi aktarmaları), karmaşık bilgi iletişimi konusunda en iyi örnek olarak verebiliriz.” dedi.
Hoffecker, “Açıkça görülüyor ki insanlar düşüncelerini ifade etmek için çeşitli araçlar geliştirmişlerdir ve bunlardan en önemlisi dildir. Sosyal gruplardaki bireysel insan beyinleri; bir çeşit nörolojik ağ içinde birleşerek zihni doğuran süreci başlatırlar.” diye ekledi.
Fosil kanıtları anatomik olarak konuşma yeteneği açısından tartışmalıyken, arkeolojik keşifler insan yapımı çeşitli eserlerle uyumlu. Mineral pigmentleri üzerindeki soyut tasarımlar 75.000 yıl öncesinde Afrika’da görülmekte. Bu tasarımlar arkeologlar tarafından dilin ve sembolizmin kanıtı olarak kabul edilmiştir. “Bu noktadan sonra gelişen yeni tür insan yapımı eserler bütünüyle modern bir kapasitede yenilik ve buluş özelliği gösterir.”
Zihnin ve süper-beynin kökeni bizim derin geçmişimizde yatar ve bu köken bizim evrimimizin temel yönlerine bağlıdır (iki ayak üzerinde yürüme ve taştan araç-gereç yapımı gibi). İnsanların yeteneklerinin ilk keşfi olan araç-gereç yapımından bu yana, karmaşık düşünceleri tasarlamak ya da beynin dışarıda ruhsal temsili; balarılarının waggle dansının bizim türümüz için uyarlanmış halidir.
2,5 milyon yıl önce insanların atalarının basit araç-gereç yapımına başlamaları iki ayak üzerinde yürümenin dolaylı olarak olası bir sonucudur. Hoffecker; süper-beynin gelişimine dair ilk işaretin yaklaşık 1.6 milyon yıl önce, insanların taştan el baltası yapmaya başladıkları zaman olduğunu düşündüğünü belirtti.
Antika el baltaları, zihinsel temsilini “büyük statü” olarak edinmiştir. Çünkü bu el baltaları, genellikle kömür toprakları veya kaya parçalarından oluşan doğal objelerle benzerlik gösterir. Hoffecker “Bunlar bir tasarımı ya da beynin sinir hücrelerinde saklanmış zihinsel bir örneği yansıtır ve eller, gözler, beyinler ve diğer araçlar arasında geri beslemeli bir ilişki olduğu görülür.” dedi.
Modern zihinler, modern insanların atası olarak görülen Lucy gibi Afrika’daki üç milyon yıllık insan atalarının beyin hacimlerinin üç kat artması ile görülmüştür. İnsanlar 75.000 yıl önce yüzeyi gözenekli süs eşyaları, gösterişli kemik tığlar ve kırmızı boyalı yumruların içinde basit geometrik tasarımlar üretiyorlardı. Hoffecker “Bu semboller ve dil ile (beyinlerin süper bir beyin olarak birleşmesi sonucu) insan zihninin sahip olduğu sınırsız yaratma gücü potansiyelinin ortaya çıktığı görülüyor” dedi.
Hoffecker’ın tahminlerine göre 50-60.000 yıl öncesinde modern insanların Afrika’dan Avrupa’ya dağılmaları dilin gelişmesine dair küçük de olsa bir bilgi sağlayabilir. “Bütün dillerin birbirinden bağımsız olarak farklı zaman ve farklı yerlerde gelişmesi benim için inanılmaz çünkü bütün diller basitçe aynı yapıya sahip.”
Hoffecker ve Rus Bilim Akademisi’ndeki meslektaşlarıyla birlikte 2007’de yaptığı çalışmada Avrupa’daki ilk modern insan kanıtlarının 45.000 yıl öncesinde görüldüğünü kesin olarak belirtmiştir. Kostenki bölgesinde eski kemikler ve fildişi iğnelerin bulunması ve o bölgede yaşayanların özel kürklerinin olması, sert kış şartlarında hayatta kalmalarına yardımcı olduğunu gösteriyor.
Ayrıca bu ekip 40.000 yıl öncesine ait olan küçük bir heykelin başı görünümünde olan devasa bir fildişinin parçasını keşfetti. Hoffecker, “Eğer bu durum netlik kazanırsa; bu parça betili sanatın, şu ana kadar keşfedilen en eski parçası olacak.” dedi.
Bu buluşlar modern insanın yaratıcı zekasının etkilerinin Afrika’dan yayıldığını gösteriyor. “Tropikal kuşaktan yeni gelenler, teknolojinin yaratıcı yenilikleri sayesinde Rusya’nın merkez ovasındaki buzul çağında çevreye adapte oldular.”
Fransa ve Almanya’daki mağaralarda 30.000 yıl öncesine ait eski müzik aletleri ve sembolik sanat eserleri keşfedildi. Hoffecker “İnsanlar var olmayan şeyleri beyinde hayal edebilme ve sonrasında oluşturabilme yeteneğine sahip. Bir el baltası, flüt ya da bir Chevrolet olsun, insanlar durmadan bilgiyi yeni formlara sokarlar ve bunda sonsuz olasılıkta çeşitlilik vardır.” diye ekledi.
Hoffecker; süper insan beyni kavramının, arı ve karınca gibi bilgi toplayan, işleyen ve çevreleriyle paylaşan sosyal böceklerle benzerlik gösterdiğini fakat önemli bir farkın olduğunu belirtti: “İnsan toplumları süper organizmalar değiller çünkü bu toplumlar, diğer insanların çoğuyla alakasız olanlardan oluşuyor ve toplum birbiriyle rekabet eden bireyler ve ailelerle doluyor.”
Yaklaşık 500 yıl önce modern endüstriyel dünyanın ortaya çıkışı başladığından beri yaratıcılık, mekanik saatlerin icadından uzay mekiklerinin geliştirilmesine, süper insan beyninin sıçramalarıyla sürdürülüyor. Hoffecker; “gelecek yüzyılda, güçlü yapay zeka, insan beyni ve bilgisayar arasındaki farkı görünmez hale getirecek” diye de ekliyor.