York ve Manchester Üniversitelerinden araştırmacılar 600.000 yıllık mamut kemiklerinden başarılı bir şekilde protein ayıkladılar ve eski fosillerin tanımlanması için bir yol açtılar.
Biyo-arkeologlar, ultra yüksek çözünürlükte kütle spektrometresi kullanarak, 1990’da Norfolk falezlerinde bulunmuş bozkır mamutu iskeleti olan “Batı Runton Fili”ne ait kollajen dizisini bütüne yakın halde üretmeyi başardılar. Tam iskeletin yüzde 85’lik kısmı -ki bu yüzde bugüne kadar Dünya’da bulunan kendi türünün en eksiksiz örneğidir- Norwich’de Norfolk Müzeler ve Arkeoloji Servisi tarafından korunuyor.
York Üniversitesi Arkeoloji bölümünden biyo-arkeolog Profesör Matthew Collins: “Zaman derinliği kesinlikle dikkat çekiyor. Birkaç yıl öncesine kadar, Batı Runton Fili’ndeki gibi iyi korunmuş olsa bile, bu yaşta bir iskelete ait kollajen bulabileceğimize inanmıyorduk. Proteinin uygun bir yapıda, DNA’ya oranla 10 kat daha uzun süre kalabileceğine inanıyoruz. Normalde DNA Kuzey Avrupa’daki sadece 100.000 yıla kadar giden keşiflerde kullanışlı oluyor. Buradan çıkarılan sonuçlar gösteriyor ki, kollajen sekanslama çok eski soyu tükenmiş canlıları incelemede kullanılabilir. Ayrıca eski bölgeleri incelemede ve kemik kalıntılarını tanımlamada da yarar sağlar.” diyor.
Manchester Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Mike Buckley da, “Çoğu omurgalı hayvanda yaygın olarak bulunan ve oldukça önemli olan bu protein, uzun süredir kayıp olan genetik bilgiyi edinmek için ideal bir hedeftir.” diyor.
Kollajen sekanslama York Üniversitesi’ndeki Kütle Spektrometresinde Mükemmellik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Muhtemelen sekanslanan en eski proteinler olan bazı kısa aminoasit zincirleri, tartışmalı olsa da dinozor fosillerinden kaynaklanıyor.
Mamut ve mastodonların sekanslanmasını içeren araştırma, Geochimica et Cosmochimica Acta dergisinde de yayınlanan bir çalışmanın parçasını oluşturdu. Batı Runton Fili, diğer mamutlar, modern filler ve mastodonlar ile karşılaştırıldı. Fosilin yaşına rağmen, elde edilen yeterli peptidler Batı Runton iskeletinin fil ailesinden olduğunu gösteriyordu. Ayrıca fil ve mamut kolajlarını ayırt etmek için uygun sekans varyasyonları vardı.
Norfolk Müzeler ve Arkeoloji Servisi’nde araştırmacı ve yazar Nigel Larkin şunları söylüyor:
“Batı Runton fillerinde olağandışı bir şekilde neredeyse eksiksiz iskelet var. Buzul Çağından önce, bu hayvanlar hayattayken, bugün Afrika’dakinden çok daha büyük benekli sırtlanlar birçok karkası (vücut leşini) temizliyordu ve kemikleri de etlerle birlikte yiyorlardı. Bu nedenle aynı zaman diliminde bulunan birçok fosil tek bir kemik ya da kemik parçacığından oluşuyordu ve bu da onları tanımlamayı zorlaştırıyordu. Kollajen sekanslama, en küçük kemik parçaları tarafından temsil edilmelerine rağmen türleri tanımlamada yardımcı olacaktır. Dolayısıyla bu araştırma yalnızca Norwich’deki Norfolk Müzeler ve Arkeoloji Servisi için değil tüm dünyadaki kemikler, müzelerdeki arkeolojik ve paleontolojik koleksiyonlardaki kemik parçaları ve arkeoloji birimleri için oldukça önemli.”