Kıymet Bilmek...

Öyle her coğrafyada yetişmiyor zeytin. Sekiz, bilemediniz dokuz ülkenin iklimi, toprağı zeytin için elverişli. Şanslıyız, çünkü ülkemiz, yağlık zeytinin cenneti. Bu coğrafyada 1000 yaşında zeytin ağaçları var. Dünyaya buradan yayıldı zeytin. Ve en güzelini veriyor bu topraklar. Ne yazık ki bu büyük şansı iyi değerlendirdiğimizi söyleyemeyiz. Dünyanın en iyi yağına sahibiz, ama tüketmiyoruz. Bilmiyoruz değerini, tanımıyoruz zeytinyağımızı. Artık farkına varma zamanı, değerini bilme zamanı.


En sağlıklısı zeytinyağı!


O, yağların en besleyicisi, en sağlıklısı. Hiçbir kimyasal işlemden geçmeyen, hiçbir katkı maddesi içermeyen tek yenilebilir yağ. Bilim, anne sütüne en yakın besin olduğunu söylüyor. A, D, E ve K vitaminleri bakımından zengin. Omega 3 ve Omega 6 içeriyor ki bu yağ asitleri iyi kolesterolümüzü arttırıyor, kötü kolesterolümüzü düşürüyor. Başka bir deyişle, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Sindirimi kolaylaştırıyor, hücreleri kansere karşı koruyor, yaşlanmayı geciktiriyor, kireçlenmeyi önlüyor. Vücudumuzun kendini yenilemesi için ondan daha iyi doğal kaynak yok. Sıcak, soğuk bütün yemeklerimizde kullanabiliyoruz onu. Kızartmada da en sağlıklısı. Kısacası, bin derdimize deva...


Kaliteli zeytinyağı, doğal olanı!


Tabii, üzerinde zeytinyağı yazan her şişede de aynı ürün yok. Üretim yöntemine göre iki ana sınıfa ayrılır zeytinyağı: Doğrudan sofranıza gelenler, yani Naturel Sızma olanlar ve Riviera ya da Rafine denen, kimyasal işlemden geçmişler. Kaliteli zeytinyağı, kuşkusuz naturel, doğal olanı. Hiçbir kimyasal işlemden geçmez: Dalından şişeye. Değeri de buradan gelir. Her Naturel Sızma zeytinyağı da aynı değildir; yetiştiği bölge, ağacın cinsi, meyvenin durumu, toplama tekniği ve saklama koşulları gibi çok önemli süreçler etkilidir kalitesinde. Ve kalitelisini seçerken de, donanımlı ve güvenilir bir laboratuvardan onaylı olduğuna dikkat edilmelidir.


Üretimde dünya ikinciliğine ilerleyen Türkiye!


Dünya, “Altın Sıvının değerinin farkında. Türkiye gibi Akdeniz'e kıyısı olan Yunanistan, İtalya ve İspanya, zeytinyağı tüketiminde başı çekiyor. Bizse unutmuşuz bu zenginliğimizi. Kişi başı yılda 1,5 kilogramla dünya sıralamasında en gerilerdeyiz. Sağlıksız beslenme kültürüyle ünlü ABD'den bile daha az zeytinyağı tüketiyoruz. Ama tüm bunların yanında, üretimde geldiğimiz bir nokta var. Türkiye bugün, fidan dikimi ve üretim sürecinde farklı bir aşamada. Zeytin ağacı varlığı 150 milyonu geçti. Zeytin sıkma tesisleri, hızla yenileniyor. İhracat artıyor, kalite hiç olmadığı kadar yüksek. Ülkemiz, 200 bin tonu geçen üretim kapasitesiyle bugün dünya ikinciliğine ilerliyor. Bu başarı büyük. Gelin, biz de, ürettiğimiz yağı daha çok tüketelim. Tüketelim ki, çiftçi emeğinin karşılığını alsın, ağacına daha iyi baksın. Üreticiler daha da kaliteli, daha da çok üretsin. En sağlıklı, en lezzetli, en besleyici yağa mutfağımızda daha fazla yer verelim. Sağlıklı nesiller için de, ağız tadımız için de, bilelim artık mucizemizin değerini.

Kaynak: Kıymet Bilmek , e-destan.com - Tadı Damağınızda - Zeytin, Zeytinyağı, Ev Yapımı Reçel