Bir çeşit ızdıraptır o,
bir çeşit can çekişme.
Yüreği avuçlayıp
sunmaktır mütemadiyen
gecenin zifiri karanlığında
bilinmez bir güce.

Bir çeşit alışkanlıktır o,
bir çeşit kabullenme.
Şöyle güzelce bir elbiseyi giyip de
çıkarmamak uzun bir süre.
Bir çeşit kirlenme ve kirletme.

Bir çeşit sesleniştir aynı zamanda,
bir bekleyiş.
İnsanların akın ettiği bir istasyonun
buz gibi duvarlarına yaslayıp sırtını
izlemektir geçen trenleri.
Birine atlayıp süzülmektir unutulmuş topraklara
ve terketmek trenleri günün birinde.