Kimi zaman kendimiz gibi bir dost arar, sevdiğimiz gibi sevilmek ister ama çoğu zaman aradığımız sevgiyi bulamayız. Gönül dünyamız aç bir kurt gibidir. Nice güzelliklerin kıymetini bilmeden yiyip tüketir, yine de doymaz, hep yenidünyalar isteriz. Başka güzelliklere imrenir, başka sevdalara akıp gitmek isteriz. Hep çekici gelir başkaları, hep daha güzel buluruz uzak olanları... Koparılmış, ellerde gezdirilen çiçeklere imrenir, yanımızdaki çiçeklere basıp geçeriz.

Yalnızlığın kuytularında gezinirken yaşama dört elle sarılabilecek sevdanın ruhu yoksa içimizde, güncel hayat bir rüya gibi geçip gider. Çünkü yaşamda birçok güzellikleri hiç yaşamadan, görmeden, haberimiz bile olmadan yaşarız. Uzun süreli mutluluklar hiç uğramaz evimize. Mutlaka çıkar, bizi üzecek bir şeyler ve asla sonu gelmez beklenen özlemlerin, yitirilen sevdaların hasreti... Küçük, günü kurtarır güzellikleri kendi halimizle yaşarız. Ve kendi iç dünyamızda üstesinden gelemediğimiz sorunlarla kendimiz yanarız, kimseler görmeden.


Sende böylesin sevgilim, ben de.


Değişmeye görsün gönlündeki yerim, ilk fırsatta benden öç alırcasına çırılçıplak girersin başka sevdaların koynuna. Kendinde suç bulmaz, yaptıklarının bedelini bana yüklersin. Her gün sevgin biter. Ne yaparsan yap, ne kadar kötülük yaparsan yap bana, yaptıkların hep az gelir. Adımı bile anmak istemez, elinden geldiğince aşağılarsın beni. Nefretin sığmaz yüreğine. “Kötü birisi”, dersin benim için. “O kötü, o rezil, o berbat birisidir. Hayatıma anlamsız günler katan gereksiz birisiydi”, diye bizi tanıyan tüm yakınlarına anlatırsın. Hemen unutursun; o deli dolu sohbetlerimizde kimi zaman sevinçle yıldızları sevinçle, parmağınla gösterdiğini hatırlamazsın bile. Hemen unutursun bana söylediğin aşk sözlerini. Hemen unutursun ettiğin yeminler. Hemen unutursun çılgınca şeyler yaptığımızı. Her gökyüzüne baktığında yıldızlarda beni anımsadığından bir çöp gibi bütün yıldızları denize atmak gelir içinden. Unutursun, sevinçten ağız dolusu gülüşlerimizi. Bir simidi paylaşırken yüreğindeki huzurla yol ortasında durup kimseyi umursamadan, kanatırcasına beni dudağımdan öptüğünü. Yorgunluktan halsiz düşene kadar balkonda sabahlara kadar konuştuklarımızı... Gönlündeki yerim değişmeye görsün, beş paralık kıymetim kalmaz sende. Nefretin çok büyük olacağından eminim. Nereden bildiğimi sorma sakın, çok sevdik birbirimizi, aramıza yıllardır kimseler giremedi...


Gün gelir gitsen de o yıldızlara kıyma sevgili...


O yıldızlar, bir zincirin halkaları gibi sevgimizi birbirine bağlıyor.


Önemli değil biliyor musun, ne senin, ne de benim birbirimizden bir intikam alırcasına başkalarıyla birlikte olmamız. Biz aşkı birlikte yaşadık. Ne kadar istesek de yapay, sahte sevgiler yaratamayız. Önemli olan, bir tek yıldıza dahi leke sürmeden, karalamadan, kötü söz söylemeden sevgimizin hep böyle devam etmesi... Önemli olan bir başlangıcı sona ulaştırabilmek, yarı yolda bırakıp gitmemek, başka sevdalara özlem duymamak…


Hadi kalk, bir çay demle balkonda içelim....


Gökyüzü yıldız dolu bu gece...


Aslında hepimiz biraz yalnızız…


Bir yıldız gibi...