TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    2.999
    Alınan Beğeniler
    1.126
    Verilen Beğeniler
    759

    Zaten Değerlendirdiniz! 6
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Değerli Arkadaşlar,

    Yapılan çeşitli araştırmalarda insanların hak arama süreçlerine katılamadığı, değil dava açmayı, bir dilekçeyle bile idari başvuruda bulunamadığı bilinmektedir. Bunun nedenlerine girecek değilim zira çok uzun ve analize muhtaç bir konudur. Bunun yerine bir konuyu (örneğin 2022 aylıklarını) ele alarak kısa bir bilgilendirme yapmayı uygun görmekteyim.

    Anayasanın 125. maddesi çok açıktır. Der ki: "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır".

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı başlıklı 2. maddesinde:

    "İdari dava türleri şunlardır:

    a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,

    b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" denilmektedir.

    Kısaca devletle birey arasında olan uyuşmazlıklar her zaman dava konusu edilebilmektedir. Bu bilgilendirme notunda bu başvuruları nasıl yapabileceğinizi yukarıda ifade ettiğim somut olay üzerinden yapacağım.

    Temel Kurallar

    1- İtirazlar yazılı ve ilgilisine yapılır
    2- İtiraz dilekçeleri ya elden sayı ve tarih numarası alınarak ya da PTT'nin "haber kağıtlı" ya da "iadeli taahhütlü" olarak gönderilmelidir. Zira 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1 maddesi bunu ifade etmektedir. (Bkz: http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.7201.pdf)

    3- Yazılı müracaatınız akabinde idare size 4 şekilde davranabilir:
    a) İtirazınız kabul olur ve sorun çözülür
    b) İtirazınız red edilir
    c) İtirazınız ne kabul edilir ne de red edilir, yuvarlak bir cevap verilir,
    d) Cevap verilemez.

    b, c ve d fıkraları gerçekleşmişse idari yargılamanın önü açılmıştır demektir.

    4- İdarenin size cevap verme ya da vermeme süresi en fazla 60 (altmış) gündür.

    5- İlk 60 günden sonraki ikinci 60 günde idari yargıya müracaat edilmemişse süre bakımından zaman aşımı söz konusu olacaktır. Sürelere lütfen dikkat ediniz.

    Somut Olay

    Ahmet Güzel 2022 aylığına 27.04.2017 tarihinde müracaat etmiş, hane araştırması, karar verilmesi gibi işlemlerin ardından aylık bağlanması onaylanmıştır. Ancak yapılan hesaplamalara göre, Ahmet Güzel'in aylık bağlama başlangıcı 01.07.2017 tarihidir.

    Sorun Tespiti


    1- Her şeyden önce aylığa müracaat edenlerin başvuruları 1 ay içerisinde sonuçlandırılmak zorundadır. Zira 25.01.2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in 8. maddesi şöyle demektedir:

    "Karar

    MADDE 8-(1) 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklara ilişkin tüm iş ve işlemler, başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde tamamlanır". (Bkz. Mevzuat Bilgi Sistemi)

    Bu durum başlı başına bir sorun olarak ortada durmaktadır lakin bilinen ya da bilemediğimiz nedenlerle müracaatların sonuçlandırılması 1 ayı geçmektedir.

    2- Ahmet Güzel aylığa Nisan ayında müracaat etmiş, müracaatı kabul edilmiştir. Ancak aylığın bağlanması Mayıs ayından başlatılması gerekirken Temmuz ayından başlatılmıştır. Halbuki Kanun ve Yönetmelik'in açık hükmü vardır ve başvuru tarihini takip eden aybaşı olması gerekmektedir. Zira 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 3. maddesi: "Bu aylıkların başlangıç tarihi, ilgililerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapacakları yazılı müracaatlarını takip eden aybaşıdır" demektedir. (Bkz. http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2022.pdf)

    Yine 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in, Karar başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası: "Mütevelli Heyeti kararı ile muhtaçlığı tespit edilerek aylık bağlanan kişilerin aylığa hak kazandıkları tarih, başvuru tarihini takip eden aybaşıdır" demektedir.

    İtiraz Yolları

    BİMER ya da 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde yapacağınız başvurular idari başvuru değildir ve buradan alacağınız menfi ya da müspet cevaplar idari yargı yoluna götürülemez. O sebeple ilk itirazımızı ilgi vakfa, yazılı olarak yapmak zorundayız.

    Dilekçemizde ad-soyad, TCKN, adres, telefon numarası, tarih ve imza gibi unsurlar mutlaka olmalıdır. Aylıklara müracaat ederken de mutlaka alındı belgesi saklanmalıdır. Örnek dilekçe ise şöyledir:

    1. Numaralı Dilekçe Örneği


    05.09.2017

    ..................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına


    Konu: Aylık bağlama tarihinde yapılan hatanın düzeltilmesi talebi


    2022 aylığından yararlanmak maksadıyla raporumla birlikte Vakfınıza 27.04.2017 tarihinde müracaat etmiş, yapılan işlemlerin ardından aylık bağlanması onaylanmış, Eylül ödeme döneminde .......... TL ödeme yapılmıştır. Ancak aylık bağlanma başlangıç tarihi 01.05.2017 olarak belirlenmesi ve bu tarih itibariyle ........... TL ödenmesi gerekirdi. Yapılan eksik ödemeden anlaşılıyor ki, Vakfınız aylığa hak kazanma başlangıç tarihi olarak 01.05.2017 tarihini değil, sonraki bir tarihi aylığa hak kazanma başlangıç tarihi olarak belirlemiştir.

    Söz konusu verilen bu karar mevzuata aykırılık teşkil etmektedir, şöyle ki:

    2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 3. maddesi: "Bu aylıkların başlangıç tarihi, ilgililerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapacakları yazılı müracaatlarını takip eden aybaşıdır" demektedir.

    Yine 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in, Karar başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası: "Mütevelli Heyeti kararı ile muhtaçlığı tespit edilerek aylık bağlanan kişilerin aylığa hak kazandıkları tarih, başvuru tarihini takip eden aybaşıdır" demektedir.

    Yukarıda belirttiğim mevzuat çerçevesinde aylığımın, (27.04.2017) başvuru tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanmaması yürürlükteki yasa ve yönetmeliğe açıkça aykırıdır.

    Yine yukarıda belirttiğim hatanın tashih edilerek aylık bağlama tarihinin başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2017 şeklinde düzeltilmesini ve eksik yapılan ödemenin tarafıma yapılması hususların gereğini bilgilerinize arz ederim.

    Saygılarımla,






    İsim-Soyisim
    İmza
    TCKN
    Adres
    Telefon
    Ekler: Başvuru alındı belgesi fotokopisi


    Yukarıdaki dilekçeniz ile sonuç alacağınızı düşünüyorum ancak bir an için sonuç alamadığınızı ve başvurunuzun red edildiğini düşünelim. Bu arada unutmayalım ki Vakıf size en geç 60 gün içinde cevap vermek zorundadır. Cevap vermemesi de zımmen red edildiği anlamına gelir.

    İkinci bir dilekçe yazacağız. O da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na. Aşağıda örneği bulunmaktadır. Zira mevzuat gereği denetim Bakanlığa aittir.


    2. Numaralı Dilekçe Örneği


    05.10.2017

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na


    Konu: ..................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın verdiği hatalı kararın düzeltilmesi

    2022 aylığından yararlanmak maksadıyla raporumla birlikte ..................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na 27.04.2017 tarihinde müracaat etmiş, yapılan işlemlerin ardından aylık bağlanması onaylanmış, Eylül ödeme döneminde .......... TL ödeme yapılmıştır. Ancak aylık bağlanma başlangıç tarihi 01.05.2017 olarak belirlenmesi ve bu tarih itibariyle ........... TL ödenmesi gerekirdi. Yapılan eksik ödemeden anlaşılıyor ki, Vakf aylığa hak kazanma başlangıç tarihi olarak 01.05.2017 tarihini değil, sonraki bir tarihi aylığa hak kazanma başlangıç tarihi olarak belirlemiştir.

    ..................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yürürlükteki mevzuata aykırı olarak karar verdiğinden 05.09.2017 tarihinde Vakfa itiraz ettim. Ancak söz konusu Vakıf verdiği kararın doğru olduğu konusunda ısrar etmektedir. Aylık başlangıcı başvuru tarihinden sonra gelen aybaşı olması gerekirken, Vakıf başlangıç tarihini sonraki bir tarihi referans alarak başlamaktadır. Halbuki:

    2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 3. maddesi: "Bu aylıkların başlangıç tarihi, ilgililerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapacakları yazılı müracaatlarını takip eden aybaşıdır"

    Yine 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in, Karar başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası: "Mütevelli Heyeti kararı ile muhtaçlığı tespit edilerek aylık bağlanan kişilerin aylığa hak kazandıkları tarih, başvuru tarihini takip eden aybaşıdır" demektedir.

    Öte yandan 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesinin, 1. bendinin (b) fıkrası:

    "3294 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan vakıfların harcamalarını, iş ve işlemlerini araştırmak, incelemek, izlemek ve denetlemek, görülen aksaklıklarla ilgili gerekli tedbirleri almak, vakıfların çalışma usûl ve esasları ile sosyal yardım programlarının ölçütlerini belirlemek" demektedir.

    Bu kapsamda .................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın vermiş olduğu kararın düzeltilmesini, eksik yatırılan aylığın tarafıma ödenmesi hususlarında gereğini bilgilerinize arz ederim.


    Saygılarımla,






    İsim-Soyisim
    İmza
    TCKN
    Adres
    Telefon
    Ek -1: Başvuru alındı belgesi fotokopisi
    Ek -2: ..................... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın itiraz dilekçeme verdiği yanıt


    Değerli Arkadaşlar,

    Bu iki dilekçeden sonra mutlaka hata düzeltilecektir. Ama düzeltilmez ise o halde karşımıza iki seçenek çıkmaktadır:

    1- Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurmak ve tavsiye kararı istemek
    2- İdari yargıda dava açmak.

    Bu aşamaya gelirseniz eğer küçük bir destek sunacağımı da belirtmek isterim. Dilekçede yer alan kırmızı yerleri kendi somut olayınıza göre lütfen düzeltiniz.

    Herkese iyi günler dilerim.

    Hakan Özgül

    Not: Bu yazıyı hazırlamam için beni teşvik eden ve sorunları ortaya koyan @Kalem 'e teşekkür ediyorum.

  2. #2
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    2.999
    Alınan Beğeniler
    1.126
    Verilen Beğeniler
    759

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU SAYIN BAŞKANLIĞINA

    ŞİKAYETÇİ : T. Y. (TCKN :
    Adres

    YASAL TEMSİLCİSİ :
    R. Y. (TCKN :
    Adres

    ŞİKAYET EDİLEN iDARE :
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
    Eskişehir Yolu Söğütözü Mahallesi 2177. Sokak No:10/A
    Çankaya / Ankara

    TARİH :
    31.10.2017

    KONUSU :
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 31.10.2017 tarih ve XXXXXXXXX sayılı yazısında belirtilen işlemin iptali hakkında tavsiye kararının verilmesinden ibarettir.

    SÜRE :
    Başvuru konusu olan işlem 31.10.2017 tarihinde yapılmış olup süresinde başvuru yapılmaktadır.

    AÇIKLAMALAR :

    1-
    Yasal temsilcisi olduğum T.H. ve diğer kardeşim G.Y.'e 00.00.0000 tarihinde 2022 sayılı Kanun kapsamında, "engelli aylığı" bağlanmıştır. T.H. ve G.Y.'in engelli aylığı 14.06.2016 tarihinde ikametgâh adresi değişikliği olduğu gerekçesiyle durdurulmuştur.

    2-
    14.06.2017 tarihinde, XXXXXXXXXXXX İlçesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı'na (SYDV) kesilen aylıkların yeniden bağlanması için usülüne uygun şekilde müracaat yapılmış olup G.Y.'in aylığı yeniden bağlanırken T.Y.'in aylığı yasal temsilci atanması gerekçesiyle red edilmiştir.

    3-
    SYDV vasi atanmasına mecbur bırakmış ve XXXXXXXX Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/XXX E. ve 2017/XXX K. numarasıyla T.Y.'e, R.y.'in vasi tayin edilmesine karar verilmiş ve aylıkların ödenmesi için müracaat yapılmıştır.

    4-
    SYDV durdurulan aylığı yeniden bağlamış ancak aylığın durdurulduğu 14.06.2016 tarihinden, yeniden aylık bağlandığı 01.03.2017 tarihine kadar geçen süredeki aylıkların ödenmeyeceğini bildirmiştir.

    5-
    Ancak buna karşın, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in "Karar sonrası işlemler" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrası:
    "Mütevelli Heyeti kararlarına ilişkin itirazlar ilgili Vakfa yapılır" denildiğinden ilgili SYDV'ye aylığın durdurulduğu ve yeniden bağlandığı döneme ilişkin ödemelerin yapılması hususunda itiraz edilmişse de kabul edilmemiş bunun üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na işlemin iptali için idari başvuru yapılmıştır. Zira 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesinin, 1. fıkrasının (b) bendi:
    "3294 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan vakıfların harcamalarını, iş ve işlemlerini araştırmak, incelemek, izlemek ve denetlemek, görülen aksaklıklarla ilgili gerekli tedbirleri almak, vakıfların çalışma usûl ve esasları ile sosyal yardım programlarının ölçütlerini belirlemek" demektedir.

    Bu kapsamda SYDV'nın vermiş olduğu kararın düzeltilmesini hususlarında idari başvuru yapılmış, ancak ASPB 31.10.2017 tarih ve XXXXXXXXXX sayılı yazısı ile işlemi tashih etmemiştir.

    6-
    ASPB'nin işlemi usüle ve yasaya aykırı olmasıyla Kurumunuza başvurmak zorunluluğu doğmuştur şöyle ki:
    a) SYDV ikametgâh adresinin değişmesiyle aylığı kesmesi yasaya aykırıdır. Zira "Aylıkların durdurulması ve kesilmesi" başlıklı 11. maddeye göre:
    "(Değişik cümle: RG-25/3/2014-28952) Yaşlı aylığı ve engelli aylıkları, aşağıda belirtilen hallerde geçici olarak durdurulur.
    a) Aylık almakta iken ikametgâhını başka Vakfın görev alanına girecek şekilde değiştirenlerin aylıkları geçici olarak durdurulur" denilmektedir.
    Dolayısıyla aylığın kesilmesi ancak ve ancak ikametgâh adresinin "başka bir vakfın görev alanına girmesi" durumunda durdurulacağı hüküm altına alınmıştır. XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX adresinden XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX adresine taşınmakla vakfın sınırları değişmemiştir. Vakfın bu şart gelişmemişken aylığı durdurması mevzuata aykırıdır.

    7-
    SYDV'nin önce adres değişikliği ve sonrasında da vasi tayin edilmesi konusundaki idarenin talebi iyi niyetli değildir. Zira aylığın durdurulduğu ve yeniden bağlandığı tarihler arasındaki döneme ilişkin ödemeleri yapmamıştır.

    8-
    Diğer yandan, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'in "Aylıkların durdurulması ve kesilmesi" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre:

    (...) muhtaçlığının devam ettiğinin Mütevelli Heyeti tarafından tespiti halinde aylıkları durdurulduğu tarihten itibaren yeniden başlatılarak hak ettiği aylıklar takip eden ilk ödeme döneminde ödenir" denilmektedir.

    Aylıkların ödenmesi konusunda karar veren kuruma, yasal süresi içerisinde, tarafımca itiraz edilmiştir. Yani tarafımca idari (düzeltme) işlemi talep edilmiştir. Dolayısıyla (2022 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (a) bendi hükümlerine göre) idari süreçler sonucunda haklılığımın görüldüğü tarihten itibaren, yani idarece işlemin hatalı yapıldığı tarihten itibaren, birikmiş olan aylık haklarımın tarafıma ödenmesi yasal bir zorunluluktur. "Bu sebeple, aylığın durdurulduğu 14.06.2016 tarihinden, yeniden aylık bağlandığı 01.03.2017 tarihine kadar geçen süredeki aylıkların ödenmesi mevzuat gereğidir." Hal böyle iken ödemenin yapılmaması mevzuata aykırıdır.

    DELİLLER
    : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 31.10.2017 tarih ve XXXXXXXXXXXXXXXX sayılı yazısı, XXXXXXXXXXXXXXX İlçesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı'nın 24.07.2017 tarih ve 2017/XXX sayılı yazısı, XXXXXXXXXXX Hastanesi'nden XXXXXXXXXXXX tarih ve XXXXXXXXXX sayı ile alınan sağlık raporu, XXXXXXXXXXX Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/XXX E. ve 2017/XXX K. numaralı kararı.

    HUKUKİ SEBEPLER :
    2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik ve re’sen bulunacak diğer deliller.

    SONUÇ ve TALEP :
    Yukarıda arz ettiğimiz ve Denetçilik Makamınızın gözeteceği diğer gerektirici nedenlerle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 31.10.2017 tarih ve XXXXXXXXXXXXX sayılı yazısı ile tesis edilen işlemin iptali ile aylığın durdurulduğu 14.06.2016 tarihinden, yeniden aylık bağlandığı 01.03.2017 tarihine kadar geçen süredeki aylıkların yasal faizleriyle beraber ödenmesi hususlarında tavsiye kararı verilmesini arz ederim. 15.12.2017
    Saygılarımla,
    T.Y. Adına
    R.Y.