|
Yatak Yarası ve Tedavisi 2
Yatak yarası kemik çıkıntısı bulunan
bölgelerde, risk grubu taşıyan kişilerde gözlenen deri ve derialtı dokusu
hasarıdır.
Risk grubunu hareket kısıtlığı, duyu kusuru olanlar, akut hastalığı ve şuur
kaybı olan kişiler, damar rahatsızlığı ve kronik hastalığı bulunan kişiler
oluşturmaktadır. Yaş da aynı zamanda bir risk faktörü teşkil etmektedir. 65 yaş
üzeri ve 5 yaş altındaki kişiler de risk taşır.
Yaranın gelişmesi bir basamak zinciri takip eder. Önce kemik çıkıntısı olan
bölgelerde basınç artışı olur. Basınç artışı kılcal damarlarda tıkaç oluşumuna
sebep verir. Basıncın yoğunluğu ve süresi yatak yarası için anahtar yol oynar.
İşlemi sonucunda doku beslenemez ve yaralar oluşur.
Sürtünme yatak yarası oluşumu kolaylaştıran diğer bir etmendir. Sürtünmeyle
beslenemeyen yüzeysel deri birbirinden ayrılır. İrriton etki yaratan maddelerde
yatak yarasının ilerlemesi sebep verir. “İdrar, ter, dışkı” irriton özelliğe
sahip salgılardır.
Yatak yarası önlenmesinde birincil kural deri gözlemidir. Deri gözlemi hastalara
öğretilmeli, düzenli ve sık olarak yapılmalıdır.
Tekerlekli sandalye kullanan kişiler ya ayna yardımıyla ya da başkalarına
muayeneyi yaptırmalıdırlar.
Hastaların pozisyonu sık sık değiştirilmelidir. Sürekli aynı pozisyonda
bulunulması yatak yarasından sorumlu en önemli etmendir. Sürekli oturan
kişilerin yatarak yarasına yakalanma riski fazladır. Oturma koltukları, cihazlar
yaraların gelişimini önleyecek tarzda olmalıdır.
Fizyoterapistlerden yardım alınmalıdır. Bir bölgede yatak yarası oluşmuşsa, o
bölgede ikinci defa yara oluşma riski daha yüksektir.
Yatak yarası oluşumunda vitamin ve mineral eksikliği risk faktörüdür. Vitamin ve
mineral takviyesi yapılmalıdır.
Cildin ıslak kalmamasına önem verilmelidir. İdrar ve dışkı yarayla temas
etmemelidir. Cilt temizliği tahriş etmeyen malzemelerle yapılmalıdır. Cilt sıcak
suyla yıkanmalıdır, sonra kurulanmalıdır.
Yatak yarası kendini; solmayan kızarıklık, ısı artışı, sertlik ve ödemle belli
eder. Dokuda hasar başladığında ısı artışı soğukluğa kendini bırakır. İleri
durumlarda mavi-mor renk farkı, su toplaması gözlenir.
Yara oluşmaya başladıktan sonra öncelikle nekrotik dokuların uzaklaştırılması
gerekir. Nekrotik dokuyu ortadan kaldıracak preparatlar öncelikle
kullanılmalıdır. İnfeksiyon gelişmişse antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Yara
kurutmayan preparatlarla temizlenmelidir.
Yeni yara oluşumunu önlemek için sık pozisyon değişimi yapılmalıdır.
Risk grubu taşıyan kişiler( hareket kısıtlığı, duyu kusuru, akut hastalığı, şuur
kaybı, damar hastalığı, kronik rahatsızlık) kalça, kuyruk sokumu gibi kemik
çıkıntısı bulunan olanlarda renk değişikliği, bulantı, ısı artışı, sertlik
hissettikleri zaman hemen hekime başvurmalıdırlar.
Hastalara önceden bilgi verilmeli, şüpheli lezyonlarda hemen başvurmaları
söylenmelidir. Yatak yarası multi disipliner bir yaklaşımla tedavi edilmelidir.
Dermatologlar, plastik cerrahlar, fizyoterapist, hemşireler bu takımı
oluşturmaktadır.Harici uygulamadan cevap alınamayan, derin yatak yaralarında
cerrahi tedavi uygulanmaktadır.
Sürekli oturan, hareket etmeyen kişilerde yatak yaraları dışında, tahriş
ekzemaları, mantar ingeksiyonlar sık gözlenir.
Kaynak:
Acıbadem Hastanesi Bakırköy
Dermatoloji
Dr. Gökhan Okan
|