|
Felçlilerde Fizik Tedavi
1- Kaslarını kullanamayan kişiler için Fizik
tedavinin amacı ve gerekliliğini kısaca anlatır mısınız?
Cevap: Rehabilitasyonun amacı işlevi düzeltmek, komplikasyonları azaltmak ya da
önlemek, kişiyi olabildiğince en iyi potansiyelle bağımsız kılmak, uyum
sağlayabileceği bir ortama kavuşturmak, toplumsallaşmayı özendirmek, motivasyonu
artırmak, mesleki rehabilitasyonu başarmaktır. Standart bir rehabilitasyon
izlencesi yoktur. Bu nedenle hangi egzersizin daha iyi sonuç vereceği
tartışmalıdır. Bunun için hasta değerlendirilmeli ve sonra bulunduğu aşamaya
göre rehabilitasyonu yapılmalıdır. Bunlara ilk dönemler ve sonraki dönemler
faklıdır. Her egzersiz hastanın bilinç durumunu, uyumuna komutları izleme
yeteneğine göre düzenlenmelidir.
2- Genel anlamda felçliler, kas hastaları veya bir şekilde yatalak olan
(Hareket etmesinin tıbbi açıdan sakıncası olmaması koşulu ile) tüm hastalar için
yapılacak fizik tedavi hareketleri aynı mantığa dayanıyor diyebilir miyiz?
Cevap: Kişiye özel programlar olsa da aynı mantığa dayanıyor, diyebiliriz.
3- Genel anlamda her felçlinin yapması gereken fizik tedavi hareketleri
standart gibi görünse de her hastanın kendine özel koşulları olabileceği ve
yapılması gereken hareketlerde de buna göre “özelleştirmeler yapılabileceği” ve
bu doğrultuda da yapılacak hareketlere sadece ve sadece Fizik tedavi doktorunun
karar vereceği doğru bir yaklaşım mıdır? Eğer böyleyse hastanın en az hangi
periyotlarla bir doktora görünmesi gerekir?
Cevap: Evet, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı karar vermelidir. Egzersizler
ve yaşam kalitesini artıracak önlemleri iyice öğrendikten sonra 2 aylık
kontroller yeterlidir.
4- Maddi ya da başka imkansızlıklardan dolayı fizik tedavi doktoruna
gidemeyen hastalar için soruyorum; Bu hastalar kendi bünyelerinde ne tür
belirtiler gözlemlerse mutlaka ama mutlaka doktora gitmek zorundadırlar?
Cevap: Solunum zorluğu, yüksek ateş, düşük tansiyon, kalp sayısının dakikada
60’ın altına düşmesi ve uzun süre kalması, idrar yapamama, gaita çıkaramama,
vücutta kızaran ya da açılan yaralar, kasılmalar, eklem hareketlerinde
kısıtlıklar.
5- Gerekli fizik tedavi hareketlerini yapmayanları hayatlarının ilerleyen
dönemlerinde ne tür zorluklar bekliyor? İlerleyen yıllarda egzersizlerini
aksatılması ya da bırakılması ile değişik uzuvlarda meydana gelen kontraktörler
(tendonların kısalması,eklemlerin hareketsizliği) hakkında bilgi verir misiniz?
Oluşan kontraktörün ameliyatla giderilmesi mümkün müdür?
Cevap: Özel pozisyonlar verilerek kontraktürler önlenebilir. C5 üzerindeki
lezyonlarda özellikle omuzlara dikkat edilmelidir. Günde 3 kez 1 saat süreyle
yana 90 derece açık pozisyonlanmalı ve eklem hareket açıklığını sağlayıcı
egzersizler yapılmalıdır. Hasta hem kol hem bacaklarını kullanmıyorsa yüzükoyun
yatmamalıdır. Çünkü bu pozisyon kalp atım sayısını düşürür ve tansiyonun da
düşmesine neden olur. Her eklemin her gün hareket açıklığında çalışılması
gerekir. Ayak bileklerine özellikle dikkat edilmelidir. Kontraktürler ameliyatla
giderilse bile tekrar dikkat edilmezse meydana gelir.
6- Fizik tedavi hareketlerinin aksatılması sonucu oluşan bir diğer olumsuzluk
da “eklemlerde meydana gelen kireçlenmelerdir". Bu konudan da bahseder misiniz?
Nasıl meydana geldiği, korunma yolları ve tabi oluşması halinde uygulanan tedavi
yöntemleri.
Cevap: Yumuşak dokuda yeni kemik dokunun oluşmasıdır. Nedeni henüz belli
değildir. Radyoloji ile saptanır. Önce genellikle şişlik, lokal ısı artışı olur.
Tanı erken konup eklem açıklığı hareketlerini artırmak ve ilaç kullanmak
gerekir.
7- Hastalar için “Hiç bir şey yapamıyorsan .............. hareketlerini mutlaka yapmalısın”
diyebileceğimiz hareketler nelerdir?
Cevap: Her hareketin kendine göre değeri vardır, ayrım yapılmaz.
8- Gereğinden fazla yapılan fizik tedavinin (ağırlık çalışmaları, volkır
yardımıyla yürümek...) hastalar üzerinde zararı var mıdır? Varsa bunlar
nelerdir? Kasılma bu zararlar arasında mıdır?
Cevap: Egzersiz kapasitesi herkese göre değişir. Kilo, önceki yaşantısındaki
aktiviteleri, spor yapıp yapmaması önemlidir. Hastaya göre değerlendirilmelidir.
9- Kasların elektrikle uyarılma sonucu çalıştırılması konusunda fikirleriniz
nedir? Bunun -varsa- sakıncaları ve yararları nedir? Her hastaya uygulanabilir
mi?
Cevap:
10- Belli bölgelerdeki sürekli ağrılar için ne yapılabilir? (Örneğin fazla
klavye kullanımı sonucu oluşan boyun ve omuz ağrıları) Kas gevşetici ilaçların
yardımı olur mu?
Cevap: Uzun süre aynı pozisyonda durmaktan kaçınılmalı ve ara vererek egzersiz
yapılmalıdır. Ağrı kesici kullanılabilir.
11- Bu tür hastalarda en çok şikayet edilen konuların belki de ilk sırasına
kasılmalar geliyor. Bize kasılmanın sebeplerinden ve çözüm yollarından biraz
bahseder misiniz? Omurilik felçlilerinde felcin süresinin uzamasıyla
spastitelerin artması arasında bir doğru orantı kurulabilir mi?
Cevap: Kasılma yukarı motor lezyonlarından sonra hiperaktif reflekslerin ortaya
çıkmasıyla ilişkili pasif hareketlere karşı artan direnç olarak tanımlanabilir.
Çok sayıda nöronal mekanizma sorumlu tutulmuştur. Kasılmaları artıran sebeplerin
başında eklem kontraktürleri gelmektedir. Kabızlık da artırır. İdrar yolu
enfeksiyonu, bası yarası, kırıklar, çıkıklar, çok sıcak, stres, toplum ve aile
çevresiyle uyumsuzluk gelir. Bunların aza indirilmesi ve gereğinde ilaç
kullanımı gereklidir.
12- Kasılma sorunu yaşayan kişiler, özellikle hastalıklarının ilk
dönemlerinde tedavi gördükleri hastanelerde bu sorunları karşısında doktorların
“Santral etkili kas gevşetici” vermelerinden yola çıkarak ömürleri boyunca bu
ilaçlardan almak zorunda kalıyorlar. Ben de kendi tecrübelerimden biliyorum
–doktorum bana, ne kadar kasılma o kadar ilaç mantığıyla yaklaşmıştı- bu ilaçlar
bir süre sonra vücutta etkisini azaltıyor ve zamanla daha fazla ilaç almak
zorunda kalabiliyorsunuz. Hatta günde 10 taneden fazla ilaç alanlar bile
olabiliyor. Bazı doktorlar “mecbur almalısın” derken bazıları “almayabilirsin”
diyebiliyor. Ve bu konu biz hastalar arasında tam bir karambol halini alıyor. Bu
tür ilaçların bazı yan etkileri de düşünüldüğünde kullanılıp kullanılmaması
hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap: Eğer kasılmalar hastanın hareketini, uykusunu, hijyenini engelliyorsa
mutlaka tedavi edilmelidir.
13- Normal koşullarda ayağa kalkamayan hastalar özel yürüme cihazlarıyla(uzun
bacak yürüme cihazı) ayağa kalkabiliyorlarsa bunu -yani ayağa kalkarak yürümeye
çalışmayı- ne kadar zaman aralıklarıyla ve ne kadar süreyle yapmalıdırlar? Bunun
faydaları ve varsa zararları konusunda bilgi verir misiniz?
Cevap: Yaşam içindeki performansına göre karar vermelidir. Hasta ortezlendikten
sonra yaş, kasılmalar, üst exremite kas gücü ve hastanın motivasyonu göz önüne
alınmalıdır.
14- Son olarak ülkemizde uygulanan “Fizik tedavi ve rehabilitasyon”
teknikleri ve cihazlarıyla, yurt dışında uygulanan teknikler ve cihazlar
arasında bir mukayese yapabilir misiniz? Bu konuda en gelişmiş hizmeti veren
ülkeler hangileridir? Yaklaşık tedavi süresi ve maliyeti konusunda bir fikir
yürütebilir misiniz? Bu bağlamda yurt dışı tedavi düşünülebilir mi?
Cevap: Teknik ve ekip olarak yeterli uzmanımız var, fakat hastalarımızın sosyal
güvencesi ve maddi olanakları ile yatak sayısı yetersiz diyebiliriz. İngiltere,
Almanya ve Amerika da rehabilitasyon klinikleri iyi durumda.
Kaynak:
Acıbadem Hastanesi Bakırköy
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı
Dr. İnci Şenses
|