Engellilerin günlük yaşamları nasıldır?
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 03.02-2012 14:55
#151
herseyden evvel bitip tükenmeyen bir birey, yani kendiniz olma savaşının içine doğuyor ve ömrünüzce ağır cekim bi hayat sürüyorsunuz. bedensel engelinizin yansıması yüzünüze toplumlumsal engel olarak yasamızın her anı tokat gibi carpıyor. ne yaparsanız yapın daima eksik olduğunuz hissettiriliyor. kendi engeliniz bir yana birde engelleniyorsunuz ve insanlar sizi engellemeyin kendilerinde hak olarak görüyor. zira size kendi yasamınızda söz hakkını ve kendi özlemlerini layık göremiyor, eşitlik talebinizi ise kendilerine hakaret görüyor. bunu kırmak atomu patlatmaktan zor: öyle yerlesik bi önyargının bilinçalı yansıması bu... aslında ırkcılık ötesi bi yasam, hastalıklı bi anlayış...
neden mi çünkü bağımlıyız ya, örneğin benimde kalbim var diyemeyiz vs. işyerime klozeti 5 yılda yaptırta bildim vs. böyle saçma bi savaş. onlara göre yılıp duvarlarımızın ardına dönmemiz beklenen. koca bi ömür gözlerinin içine bakıp olayan viçdan dilenmek. yoksa adın haklarını istedin ve insanlığımı verin, dedin diye asiye çıkıyor da iyice pskolojik savaş acımasızlaşıyor felan...
ben engelli bi yazarım yıllarım doğrudan yada dolaylı engeli ve engellenmeyi yazarak toplumsal bi farkındalık oluşturma cabasıyla gecti. cahil ve hakir bi kalabalığa dahili, arkamı dönüp baktığımda bir arpa boyu yol gitmişiz: ama ömür bitti, bitiyor içim yanıyor, nasıl anlatılabilinir hangi psikolog kavrayabilir meculüm... bu açıdan unutmayalım ki biz engellenenler, sizin mesleğinize en çok ihtiyaç duyanlarız. bu bakimdan yanımızda ve bizi anlamaya calışıyor olmanız değerlidir, sağolun...
ama önerim, öyle uzaktan ahkam kesmeniz değil içimize inip yüreğimize dokunma cesaret ve erdemini gösterebilmenizdir, ki bence burdaki engellenen dostlarımızın bilinç altı tepkiside bunadır derim: lütfen engellenme ve tecrit edilme psikolojisi yasayan topluluğumuza bu tepkiyi çok görmek yerine çözümleyin... unutmayalım ki (c)esaretle cesaret arasındaki fark tek harftir!
ve kendinize de şunu sorun, (doğrusu bu da bizlerin merak ettiği sorular) psikoloji bilminin temsilcilerinin gözünde engelli nereye oturur? engelli kimdir? dahası engelli olmak mı zordur, engellenen olmak mı? sizce toplumda yerimiz neresi? neden bunca örseleniyoruz? evet uzaydan gelmiş olabilir miyiz? niçin bu kadar tepkili ve içimizi açmakta ürkeğiz? bunda sizlerin hiç mi payı yok?... uzatmak mümkün zira hem doluyum hemde yazmak benim işim... ama sorarım hiç bi engelli içini döküp sizden medet umarken, canı gönülden dinleyip ellerini tutarken aslında içine dokunma ateşiyle tutuştunuz mu? evet, öyleyse siz bir insan, bir psikiyatris daha da önemlisi cana can, yare yarensiniz: mesleğinize özünüzde cevher bulmuş erdemle...
yolunuz acık olsun dost...
not: özelden isteminiz halinde konuyla ilgili yazılarıma ulaşabilirsiniz!
bir de şahsi merakım şu ki, psikoloğa gittiklerimde edindiğim bir imaj, sorudur:
psikiyatri bilmi tek tip insan yaratmak için mi vardır?
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 04.02-2012 00:32
#152
Hepinize teşekkür ederim cevaplar için.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 04.02-2012 10:06
#153
yapıp yapmamak tabiki size kalmış ama böyle forumla araştırmanın yanında hani yeni bir kamu spotu varya.. sizde öyle yapabilir, empaati sahibi olmak için, birkaç gün tekerlekli sandalye ile sokağa çıkabilir ve hiç sandalyeden kalkmadan günlük işlerinizi yapmaya çalışabilir.. yada gözlerinizi kapatıp gününüzü geçirmeye çalışabilirsiniz.. yada en basitinden düzgün bir cv hazırlayın ciddi bir üniversiteden mezun oldugunuzu farzederek birkaç iş müracatında bulunun bakalım nelerle karşılaşacaksınız..
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 23.02-2012 20:09
#154
Mesaj Gönderim Yetkileriniz
- Yeni konu açamazsınız
- Konuya cevap yazamazsınız
- Mesajlarınıza dosya ekleyemezsiniz
- Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Forum Kuralları