Dezavantajlı Grupların Birbirlerine Bakışı Çerçevesinde Engelliler [Araştırma]
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 26.10-2010 22:34
#1
Dezavantajlı Grupların Birbirlerine Bakışı Çerçevesinde Engelliler [Araştırma]
Ağustos 2011 Güncel:

Alıntı Yapılan Kişi:
bonnie
Başlığa cevap yazarak yardımcı olan herkese teşekkür ederim. Çalışma bitti ve teslim edildi. Yüksek lisans tezimde de benzer bir konuyu çalışmayı planlıyorum ve yardımlarınızdan zevk duyarım

______________________________________--
Mimar Sinan G. S. Üniversitesi, Sosyoloji bölümü 4. sınıf öğrencisiyim ve tez çalışmam çerçevesinde görüşünüze başvurmak istiyorum.
Konuyu kısaca birkaç soruda özetlemem gerekirse:
Türkiye'de yaşayan dezavantajlı gruplardan biri olarak engellilerin, diğer dezavantajlı (etnik, dini ya da cinsel yönelimleri bakımından) gruplara bakışları ve onları konumlandırışları çerçevesinde neler söylenebilir? - Örneğin bir engelli, transseksüel bir bireyle özdeşleşme kurabilir mi? Ya da onunla ilişkisi yine bir dışlama ilişkisi mi olacaktır?
- Engellilerin kendi içerisinde ayrışmaları var mıdır? Yani örneğin zihinsel engellilerle bedensel engelliler arasında bir farklılaşmadan söz edilebilir mi?
- Engellilerin kendi aralarındaki dayanışmalarında etnik ya da dini kimliklerinin rolü nedir ya da bu kimlikler ne oranda belirleyicidir?
Cevaplarınız tez çalışmamı şekillendirmeme yardımcı olacaktır.
Şimdiden teşekkürler.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 26.10-2010 23:28
#2
neden hala bir ayrıştırma yapılmaya çalışılmaktadır ki anlamış değilim.bu yapmaya çalışanlarda güya aydın kişiler.sonuçta hepimiz birer bireyiz.sadece hepimizin başka özelliklerimiz var.Toplumu ayırmak kime ne kazandırır ki; uzun,kısa,kel,şişman,zayıf,çirkin,güzel,esmer,sarı şın,içine kapanık,hiperaktif,ciddi,komik ..........,v.s. bunun sonu yok ki.!!!
güzel olanda bu değilmidir zaten;farklı olmak diğerinden.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 26.10-2010 23:40
#3
Aslında yapılması amaçlanan da bu farklılıkları korumak. Maalesef ülkemizde farklılıklara vurgu yapıldığında hemen bir ayrımcılık tehdidi olarak algılanıyor. Bu nedenle de bu tarz konulardaki akademik çalışmalar ya yetersiz kalıyor ya da kötüleniyor.
Bu çalışmayla benim yapmak istediğim, farklılıkları ortaya koyarak, bu farklılıkların nasıl algılandığını analiz etmek ve böylece Türkiye'de yaşayan "farklı" grupları anlamaya bir adım daha yaklaşmak. Her kesimden insanın söylemlerinde yer eden 'kimlik' kavramını incelemeye çalışmak burada amaç. Ne kimsenin farklılıklarını dışlamak ne de ayrımcılık siyaseti gütmek.
Ayrıca verdiğiniz cevap da benim araştırmam için bir veridir, bu bakımdan teşekkür ediyorum.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 01:08
#4
Harika bir konu... Ara sıra forumda çeşitli tartışmalar vesilesiyle konuya değiniliyor aslında. Hatta 10.05-2006 tarihinde doğrudan bu konu üzerinde bir tartışma da olmuştu (konuyu açan arkadaş Lambda'dandı):
Sosyal Engellenmişlik: Lambdaistanbul Eşcinsel Sivil Toplum Girişimi [Tartışma]
Tabii çok uzun zaman geçti üzerinden, çoğu arkadaşımızın düşünceleri değişti belki, belki diğer dezavantajlı gruplarla sakatlık daha bir yakın hale geldi... Bilemiyorum. Ama benim hislerim, 2006'da durduğumuz yerden çok daha samimi ve yakın bir mesafede olduğumuz yönünde. Zira ne Türkiye beş sene önceki Türkiye, ne dünya o zamanki dünya.
Bu sitenin üyeleri nerede duruyor bu konuda, ben de çok merak ediyorum... O tartışmaya baktım şimdi, ben de baya bir toymuşum diyorum o zamana dair. Şimdi çok daha belirgin düşüncelerim var bu konuda.
Kişisel olarak, yani sakat Bülent olarak, tüm dışlanmış ve dezavantajlı hale sokulmuş gruplarla kendimi yan yana sayıyorum. Ha sakatım ha transseksüel, ha sakatım ha travesti, ha sakatım ha başörtülü, ha sakatım ha Ermeni, ha yoksulum ha işçi vs.vs.vs. Her kim kimliğinden, varlığından dolayı dışlanıyorsa, benim yerim onun yanıdır. O özgür olmadan ben de olamam. Ben olmazsam o da olamaz. Bu konuda düşüncem bu kadar net.
Sakat grupları arasında bir ayrışma yok desem sanırım baya bir iyimser söz etmiş olurum. Bugüne dek yaşadıklarıma baktığımda, sağırlar körleri, körler omurilik felçlileri, omurilik felçliler kas hastalarını, kas hastaları süreğen hastaları ve bunların tümü zihinsel geriliği veya psikolojik sorunu olanları "görmüyor". Örgütsel açıdan bu belki de trajiklik derecesinde böyle. Ama kişisel hikayeler de bu ayrışma halinden rahatsız değil. Bu görüş ne oranda transseksüellikle aynı kategoriye konabilir bilmiyorum, ama sakat gruplarının birbirinden uzak olduğu da bir vaka işte. Ve uzaklığın, birbirlerinin sakatlığını "küçümseme" temeline dayandığı da yadsınamaz.
Sakatlar çok çok büyük oranda sakatlıklarından bağımsız olarak kendilerini tanımlıyorlar bence. İşte sakat milliyetçi de var, sosyalist de, İslamcı da, Kemalist de, muhafazakar da, radikal de... Akla gelen tüm politik konularda sakatlıktan ayrı olarak saflaşıyorlar. Belki de bunun en az böyle olduğu platformlardan biri bu sitedir. Ama burada da sitenin "büyüsü" mü etken yoksa internetin doğası mı, tartışılır. Belki de her ikisi... İşte, dindar sakat ateist sakatla ne kadar temas kurmak istiyor, milliyetçi sakat sosyalist sakatla ne kadar yan yana durmaya katlanabiliyor, kimlikler ne kadar her şeyi bir yana bırakıp "hepimiz sakatız, herkes gibi eziliyoruz, bırakalım ayrılığı gayrılığı" diyor, demek istiyor, bilmek zor.
Ama şunu biliyorum, bu platformda bu ayrılık baya törpülenmiş durumda. Sakatlık temelinde herkes birarada olabiliyor, birarada kalmak konusunda irade gösterebiliyor. Doğrusu bunu gelecek için umut verici buluyorum.
Kim bilir, belki bir gün Lambda İstanbul'un Onur Yürüyüşüne sakat eşcinseller önde diğer sakatlar arkada katılabilir... Ne de güzel olur! 
Son olarak, sanırım haberdarsındır ama, yine de bu başlıkta dursun istedim. Kaos GL'de yayınlanan bir çeviri: Queer ve Sakatlık Kuramının Özgürleştirici Etiği
Not: Gecenin bir yarısı gördüm başlığı. Yazmadan yatmak istemedim. Çok derli toplu olmasa da, yazmadan yatmaktan iyidir dedim
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 04:27
#5
sayın Bülent bey,siz sosyal etkinlikleriyle sitemizin profilini çok detaylı analiz ederek ,arkadaşımıza yardımcı olmuşunuz..eğer bu açıklamalar dan tam tatminkar olmadı ise arkadaşımız""Forum: Café Engelliler.Biz"" sayfasını şöyle bir karıştırsa bütün aradıklarına birebir yardımcı olur kanısındayım...bonni nikli arkadaşıma çalışmalarında başarılar dilerim ..fakat ayrımcılık değil de ,sakatlığın yaşamın bir gerçeği ,ayrılmaz bir parçası olduğunu idrak ederek yazısını tamamlamasını vede bununla yaşamasını da özellikle öneririm...
neden mi;be sonradan omirilik felçlisiyim ..47 yaşındayım ,8 sene öncesine kadar hayatım bambaşkay dı ..şimdi ise yatak ve yardımla yaşıyorum..bez ve sonda ,birde tonla ilaçla yaşarken dahi gülmeyi ve de sosyalleşmeyi de eksik etmiyorum...facebook sayfamdan benle olan her objeyi kullana bilirsin...yardımlaşmayada açığım..
sayğılarım la...
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 10:46
#6
Bu noktada sanırım bir parantez açmam gerekiyor. Bu çalışmada sayılabilecek tüm gruplarla görüşmeyi amaçlamaktayım.
Bu nedenle yalnızca engellilerin görüşlerini aldığımın düşünülüp bir tür "ötekileştirme" ilişkisi yarattığımın sanılmasını istemem.
Bu çalışmada hedeflenen Türkiye'de yaşayan dezavantajlı gruplarla ilgili olarak farklı bir bakış açısı geliştirmek.
"Engellenmeyen" gruplar fikirlerini zaten her durumda belirtebiliyorlar. Engeli bulunmayan, heteroseksüel, eğitimli vs. bir Türk'e bu soruları yöneltmenin bir anlamı kalmış gibi görünmüyor. Çünkü bu sorular gerek medya gerekse akademik çevreler tarafından defalarca irdelendi.
Peki "diğerleri" ne düşünüyor? Yani dezavantajlı gruplar, diğer grupların "dezavantajları" üzerine ne düşünüyor? "Kimlik" dediğimiz şey, farklı kimliklere sahip insanlar tarafından ne şekilde yeniden üretiliyor? Ya da yepyeni, farklı bakış açıları geliştirmek mümkün mü?
Kısacası bu noktada amaç yeni şeyler söylemek, yeni şeyler tartışmak ya da söylenmesine/tartışılmasına -naçizane- ön ayak olmak.
Elbetteki "engellere", farklılıklara karşı duyarlı olarak...
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 12:39
#7
ehh unide ogrenim gorurken kavak yelleri eser kardesim
seksuel engelli, dindel engelli,koken engelli hayata uymasi kolaydir toplum sayginca bi yer edinip toplum kurallarina uydugu aklini kullandigi kadar
bedensel engelli hayata karsi engellidir hayat yasam sartlariyle bogusur engelinin derecesine gore diger senin yazdigin engel saydigin guruplarla kiyaslama bence
kimin halinden kim anlar engel guruplari arasinda bile engelli oldugu halde diger cesit engelliyi anlamayan coktur
gecim dunyasi hayatta kalmak icin engelin her cesidiyle savasilir artik akil becerin insanlara topluma uyumundur becerebildigin kadar
buna gore en zor en itilen en magdur olan zihinsel engelli olmasi lazim bence
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 13:50
#8
1. Aslında engelli kişi için transeksüel bir birey sağlıklı bir birey için ne ise onun içinde odur ancak sanırım kendisinin karşılaştığı engelleri göz önüne alınca daha esnek davranır en azından benim için öyle ama başta da dediğim gibi o bireyin cinsel tercihi engelli insanın engelli olup olmaması ile alakalı değildir burada da mahalle baskısı ağır basmaktadır.
2. Sadece zihinsel engelli ile bedensel engelli arasında değil kör ile sağır bile farklı bir ayrışma içerisindedir. Karşılaştıkları zorluklar bakımından öncelikler değişir. Kör için veya Oflu için kaldırımın yüksekliği büyük bir sorun teşkil ederken sağır için hiç dikkate bile alınmaz öncelikler burada devreye giriyor.
3. Engellilerin kendi aralarındaki dayanışmalarında etnik veya dini kimliklerinin rolü çok büyük. Engelli bir Sünni bir başka engelli alevi ile evlenmek istemez veya milliyetçilik duyguları ile hareket ederek etnik kökeninden dolayı ayrımcılık yapar. Ben bir kürt kökenli Türkiyeliyim ve engelimden dolayı engelleneceğimi düşündüğüm yerlerde kimliğimden dolayı kendi arkadaşlarım tarafından dışlandığım zamanlar oldu.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 15:12
#9
Ben sakatım fazlası değilim. Bir tercihte bulunmadım. Doğmak gibi, ölmek gibi. Ermeni iken müslüman olabilirim, cinsel tercihte kuralları çiğnemeyebilirim. İnançlı isem ateist olabilirim.
Ben sadece sakatım. Seçmediğim, vazgeçemediğim bir şeyim. Kimse bana kalk ve yürü diyemez. Gör, duy, konuş, değiş diyemez.
Birini kabullenmek başka bir şey, birini anlamamak başka bir şey. Kabullenmek nefsin büyüklüğüne, anlamaksa öğrenmeye ve vicdana bağlıdır.
Ben sakatım, değiştirilmeyi arzulayan bireyim. Toplum beni suçlayamaz, ben toplumu suçlarım; çünkü toplum kendi kusurunu yaratır; ama ben yaratamam.
Ben sakatım, değiştiremediğim bir şeyim. Beni kabullenmediğim şeylerle kıyaslarsanız, suçsuz bir hükümlü olurum.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 16:22
#10
Ötekini anlamak, empati becerisiyle alakalı bir şey. Dezavantajlı oluşun, tek başına başka dezavantajlıları anlamak, onlarla özdeşim kurmak konusunda bir bilinç oluşturacağını düşünmüyorum. Yani gözlemlerime göre engelliler belirgin olarak daha az milliyetçi, farklılıklara karşı daha müsamahakâr değil.
Fakat ötekini anlamak konusunda dezavantajlı olmayanlara göre avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Yeter ki kendi için beklediği yaklaşımı, diğer dezavantajlı guruplar için de talep etmesinin, tutarlı olmanın bir gereği olduğunu fark edecek bir bilinç düzeyinde olsun.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 19:48
#11

Alıntı Yapılan Kişi:
OturanBoğa
Kişisel olarak, yani sakat Bülent olarak, tüm dışlanmış ve dezavantajlı hale sokulmuş gruplarla kendimi yan yana sayıyorum. Ha sakatım ha transseksüel, ha sakatım ha travesti, ha sakatım ha başörtülü, ha sakatım ha Ermeni, ha yoksulum ha işçi vs.vs.vs. Her kim kimliğinden, varlığından dolayı dışlanıyorsa, benim yerim onun yanıdır. O özgür olmadan ben de olamam. Ben olmazsam o da olamaz. Bu konuda düşüncem bu kadar net.
Terchlerimiz dışında gelişen etnik köken, kimi zaman din gibi unsurlarından ötürü ayrımcılığa uğrayan kimselerle kendimi yan yana görebilirim ama tamamen kendi tercihi doğrultusunda gelişen homoseksüellik, travestilik gibi (ki bunları sapkın yaşam biçimi olarak değerlendiriyorum) kendimi bir engelli olarak aynı safda görmem mümkün değil. Zira ben tamamen ercih etmediğim, maruz kaldığım, yakalandığım bu durumu; severek, bilerek ve isteyerek şu yada bu düşünceyle (o kısmı beni ilgilendirmiyor) tercih edenlerle ne yan yana, ne arka arkaya anılmak istemem.
O tarz insanlardan rahatsızlık duymuyorum yani taşlansın, ayağından asılsın gibi bir düşünceye sahip değilim. Sorunları ne ise devlet baba onlara da el atsın
ama engelliler ile aynı manşet de yer alması durumu bana çok da aynı şeymiş gibi gelmiyor.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 22:21
#12

Alıntı Yapılan Kişi:
cicikıs
(...) Zira ben tamamen ercih etmediğim, maruz kaldığım, yakalandığım bu durumu; severek, bilerek ve isteyerek şu yada bu düşünceyle (o kısmı beni ilgilendirmiyor) tercih edenlerle ne yan yana, ne arka arkaya anılmak istemem.

hangi konuda yanyana, arka arkaya anilmak istemezsin, cicikiz'cim?... haksizliklara maruz kalma, ayrimciliga ugrama, toplumsal yashamin dishina itilme konusunda mesela?... bunlara bahane edilen unsurun tercih sebebi olup olmamasi o kadar önemli mi gercekten?!... hem madem öyle, din konusunda niye göz yumuyosun?
... tercih edilmeden, hic istemeden, bashkalarinin baskisiyla veya bilincsizce, mekanik bi shekilde yapilan ibadetleri yücelten tek bi din bile duymadim bu güne kadar
...
belki bana öyle geliordur ama "bilerek, isteyerek sectigi yasham biciminden dolayi haksizliklara ugrayan, dishlanan insanlarin kendi sucudur, haktir onlara bu durum!" der gibisin sanki satir aralarinda... onlara uygulanan baskiyi (shiddeti) meshrulashtirir gibisin sanki... h.p'nin mesajinda da ayni sheyi görür gibiyim ama yazdiklarinizi yanlish yorumluosam her ikinizden de özür dilerim shimdiden...

Alıntı Yapılan Kişi:
yağmur
3. Engellilerin kendi aralarındaki dayanışmalarında etnik veya dini kimliklerinin rolü çok büyük. Engelli bir Sünni bir başka engelli alevi ile evlenmek istemez .
dayanishmak ile evlenmenin ne ilgisi var, sevgili yagmur
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 27.10-2010 23:54
#13
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.10-2010 08:33
#14
engellinin ekonomik kimliğide var. örneğin; ekonomik gelirini tamamlamış engelli, kendince kendi kurtuluşunu sağladığını , kimseye ihtiyacı olmayacağını probleminin büyük bölümünün ortadan kalktığını düşünerek , kendini engellilerden, engelli sorunlarından , engelli dayanışmasından uzak tutuyor böyle bir ekonomik bencil grupta var tabi tam tersi olan grupta
aslında engellilerin milliyetçi dini siyasal gruplaşması az denecek kadar % deye vurduğumuzda öğrenim görmemiş olanlarıda çok ,bu sebeplede milliyetçi dini öğrenimini görmemiş engelliler apolitik durumda. Kemikleşmemiş omurgasızlar bir duruşları yok.
engellinin bu yıllarda farklı cinssel eğilimleri mevcut deil. kendilerini temsil edecekkadar en azından. çünkü engelli var olan cinssel kimliğiyle bile doyuma ulaşamadı kaldıki diğer cinssel seçimlerini yapsın hormonik olanları karıştırmıyorum .
elgelliye sınıfsal açıdan bakarsak hem ezilen yok sayılan sömürülen, böyle olmasına rağmen sınıfsal örgütlenip kurumsallaşamamış bu yüzden harekette edemiyor tepkileri büyük fakat örgütlülüğü 0 olan bir sağlıksal grup bu bakışla örgütlü olmayan bir grup diğer dezavantajlı guruplarla iletişim dayanışma kuramazda
toplumla ilişkilerine bakarsak tek taraflı kopuk şöyleki toplum engelliyi çalışamıyan iş göremez aiylenin vs ve sistemin üzerine yük olarak görüyor , yarı feodal yarı kapitalist toplumda sistemin sırtına almadığı yükü toplumda almıyor ayrıca iş gücü az olan artı değer getirisi az olan işleme ve üretim gücü az olan engelliyi kapitalist sistem önemsemiyor .
her grubun içinde olduğu gibi engelli grupcukların arasındada bir iletişimsizlik mevcut
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.10-2010 11:56
#15
@Recursion,
Doğru görüyorsun; ama yanlış yorumluyorsun. Din veya dinsizlik doğruluğu kanıtlanamayan bir şeydir. O yüzden kabullenilebilir bir tercihtir. Eşçinsellik toplum yararına da değildir, insan yararına da. Herkes eşçinsel olursa, yeni insanları leylekler mi getirecek? Tercih adı altında yanlışlar meşrulaştırılamaz. Aksi halde üzümün üzüme bakarak karardığı gibi, insan da kararacaktır. Kangren olan yanını da seversin, ama kesmezsen ölürsün.
Hırsızlığı da, sokakta çıplak yürümeyi de tercih sayabilirsin kendini zorlarsan.
Saygıda fanatizmin sonucu özünü yitirmektir. En azından benim için.
Not: Bir insan olarak kimsenin ezilmesine "Oh" demem. "Kendine yazık ediyorsun" derim.
Başlığın Etiketleri
Mesaj Gönderim Yetkileriniz
- Yeni konu açamazsınız
- Konuya cevap yazamazsınız
- Mesajlarınıza dosya ekleyemezsiniz
- Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Forum Kuralları