Çocuğunuzu Yaptığı Resimlerden Tanıyabilirsiniz
Çocuk, ruhsal yaşantılarını, en çok sevdiği faaliyetlerden biri olan resimlere yansıtır. Oraya farkında olmadan duygularını, düşüncelerini aktarır. Bu nedenle çocuğun yaşantılarını anlamak istiyorsanız, en kolay projektif yöntemlerden biri olan çizdiği resimleri inceleyebilirsiniz. Tabii ki çıkaracağınız sonuçlara kesin gözüyle bakmamak ve test etmeye devam etmek şartıyla. Ayrıca bu konuda hata yapmak çocuğun içine kapanmasına sebep olacağından, çocuğa yaptığı resimlerin anlamını söylemek veya onu yargılamak yanlış olur. Sadece sizin onun dünyasını anlamaya çalışmakta kullanabileceğiniz, ve düzeltilmesi gereken bir davranışınız varsa buna eğilmeniz için iyi bir yöntemdir. Her konuda olduğu gibi tabii ki hatalı kullanılırsa yarardan çok zarar getirebilir. Çocuğa hesap sormak, duygularından, düşüncelerinden dolayı onu sorgulamak yapabileceğimiz en büyük hatalardan biridir. Bunun yerine evde neler yanlış gidiyorsa, bunu bulup, kendi davranışımız üzerine yoğunlaşmamız gerekir. Yoksa çocuğu suçlamak veya ona yaptığını anlatmak değil amacımız.

Kullandığı renklerden çizdiği desenlerin özelliklerine, küçüklerin resimleri onlar hakkında zengin bilgi kaynaklarından biridir.
Sıcak renkler, sevecen, uyumlu, işbirliğine önem veren bir kişiliği, sürekli soğuk renklerin kullanılması ise, çekingen, iddiacı, uyumsuz ve güç kontrol edilen çocukların göstergesidir. Doğal gelişim soğuk renklerden sıcak renklere geçişi gerektirir. Eğer çocuğunuz düzenli olarak mavi ve kahverengi kullanıyorsa, bu belki de sizin dışkı kontrolü için aşırı baskı yaptığınız anlamına gelebilir.

İçedönük ve özgüvensiz çocuklar cılız çizgiler çizer, kocaman kağıdın küçük bir bölümüne küçük resimler kondururlar.
Ellerin kalçaya konması, ağza sigara, geniş ayaklar ise saldırganlığın işaretleridir.
İç kontrolü düşük olan saldırgan çocuklar, hiperaktif çocuklar sayfanın tümünü kaplayan büyük resimler çizerler. Bazen çekingen, ürkek olan çocuklar da güçlü olma arzularını yansıtan büyük resimler çizebilirler.

Zihinsel olarak çocuğun kendini yetersiz algılaması da resimlerinde kendini çok küçük veya çok büyük kafa çizmesi ile ortaya koyar.

Çocuğun kendisi ve aile ortamı hakkında en fazla bilgi verdiği çizimler, “aile”, “ev”, “ağaç” resimleridir. Bu çizimlerde sürekli tekrarlanan bazı özellikler ve anlamlarını aşağıda bulabilirsiniz.


EV RESMİ:
Evin Çatısı: Çocuğun düşünsel yaşantılarını, hayal gücünü simgeler. Çatı ne kadar büyükse hayalleri o kadar geniştir.
Pencere ve Kapı: Penceresiz, kapısız, hiçbir açıklığı olmayan bir ev çocuğun içe kapalılığını, kendi iç dünyasına çekildiğini gösterir. Eğer genellikle çocuğun resimlerinde bu durum tekrarlanıyorsa, çocuğunuza daha fazla zaman ayırmalı, ona güven vermelisiniz. Yalnızlık hissediyor da olabilir, o zaman arkadaş çevresini büyütmeye çalışın.
Çatı katı penceresi: Bu pencerenin resimde var olması çocuğun hayallerini, sihir dünyasına olan inancını yansıtır.
Evin bacası: Eğer evin dumanı çıkan bir bacası varsa, bu genellikle çocuğun ev ortamını mutlu olarak algıladığını, eğer bacanın dumanı sağa doğru tütüyorsa, çocuğun yeni kişiler tanımaya, deneyimlere açık olduğuna işaret eder. Eğer duman kağıdın soluna doğru ise çocuk korunmaya ihtiyaç duymaktadır. Kendine güveni henüz tam olarak gelişmemiştir. Yakınında olun ve ona güven vererek yeni deneyimler yaşatın; fakat zorlamayın.
Güneş: Evdeki otoritenin sembolüdür. Eğer kağıdın sol tarafına çizilmişse, çocuk anneyi otorite olarak görmekte, sağ tarafa yerleştirilmişse, babayı otorite olarak görmektedir. Güneşi her iki tarafa da çiziyorsa, otorite evde eşit olarak paylaşılmaktadır.






AĞAÇ RESMİ:

Çocuk çizdiği ağaca kendisini yansıtır. Çocuğa, “bir ağaç çiz, ama çam ağacı olmasın” şeklinde yönerge vererek bu testi uygulayabiliriz.

Ağacın gövdesi: Güç ve erkekliğin, davranışın ve kendini ifadenin sembolüdür.
Kökler: Bilinçdışının ifadesidir.
Yapraklar: Çocuğun düşünsel yaşantılarını, hayal gücünü gösterir. Başkalarıyla iletişim olanaklarını ortaya koyar.

Sayfada ağacın boyu: Küçük veya sayfa ile dengesiz bir boyda veya sayfaya sığmayan ağaç çizilmişse, bu çocuğun kendisini nasıl gördüğünü gösterir. Çok küçük ağaç, özellikle de yalnız kalmış, sayfanın soluna itilmiş ise çocukla kendine güven konusunda çalışmak gerekir.
Sayfada ağacın yeri: Tamamen sola çizilmiş bir ağaç, annenin şefkatine ve korumasına, güvene ihtiyaç duyan bir çocuğu işaret eder. Sağa doğru yapılmış bir ağaç ise, çocuğun kendine güven duyduğunun, başkaları ile ilgilenecek seviyede, iletişim olgunluğuna erişmiş anlamına gelir. Bu çocuk kolay iletişim kurmaktadır.

KÖKLER:

Çocuk 8-10 yaştan önce kökleri çizmez. Kökler çocuğun bilinçaltı ile meşgul olduğunu gösterir.

GÖVDE:
Sağlam görünüşlü, sayfanın altına iyi oturmuş bir ağaç, uyumlu bir sosyal ve ailevi yaşamı simgeler. Çocuk evinde kendine uygun yeri edinmiştir.
Gövde yapraklarından daha büyük ise; genellikle çocuklar harekete eğilimli olduklarından, gövdenin yapraklardan daha fazla yer kaplaması doğaldır. Çünkü gövdenin büyüklüğü çocuğun yaşam enerjisini gösterir.
Yaprakların belirgin şekilde gövdeden ayrılmış olması: Çocuğun her istediğinin gerçekleşemeyeceğini anladığını, bildiğini gösterir. Çocuk dış gerçekliği de göz önünde bulundurmaktadır.
Ağaç dibine doğru genişliyorsa, çocuk aile ve sosyal yaşama iyi uyum sağlamıştır.
Bunun tersine ağaç dibine doğru inceliyorsa; çocuğun daha fazla gütvene, kendine güvenmeye ihtiyacı vardır, ona zaman ayırmak faydalı olur.
Ağacın gövdesine yaralar, izler çizilmişse, bu ergenliğe doğru bir travmayı gösterebilir.
Konuyu incelemekte fayda vardır.
Yapraklar: Kapalı, halka şeklinde sınırlandırılmış ağaç yaprakları, çocuğun henüz narsisistik (benmerkezci) evrede olduğunu, kendi küçük dünyasına kapanmış, hayaller sihirli dünya düşleri olduğunu gösterir ve küçük çocuklarda bunun böyle olması doğaldır. 7-8 yaşa doğru taç halka açılmaya başlar, bu da çocuğun başkalarıyla iletişim isteğini yansıtır. Yapraklar arasına çizilmiş meyveler dişil semboller olabilir; hoşa gitme isteği, duyarlılık, derin şefkat ihtiyacının ifadesidir.
5 yaştan itibaren dallar da çizilmeye başlanır. Dalların geometrik oluşu çocuktaki mantıksallığı, fantezist dallar ise hayalperestliği gösterir.

Çocuğunuzun resimlerine bakarak onun ihtiyacının hangi alanda olduğunu, şefkate daha fazla gereksinim duyup duymadığını, otoritenizi algılama şeklini, mutlu olup olmadığını anlayabilir, eğer çocuğunuzu daha mutlu, güvenli kılmak istiyorsanız bu konuda harekete geçebilirsiniz. Çocuğumuzun yaptığı resimler bizler için onun ruhsal durumunun bir göstergesi olmalı ve bu bilgileri onun yararına kullanmalıyız. Çünkü çocuğumuzun ihtiyaçlarını gidermezsek, o safhada takılı kalacak, daha ileriye gidemeyecektir. Onun açlığını doyurup sürekli daha yukarılara çıkmasına çalışmak en önemli hedefimiz olmalı. Her çocuk potansiyelini gerçekleştirmeye layıktır. Toplumumuz korkan, üzülen çocuklar yerine mutlu çocuklardan oluştuğu zaman, her birimiz kendimize düşen görevi yerine getirmişiz