--Hangi tip omurilik yaralanmaları/zedelenmeleri hangi derecelere kadar iyileşir.
Her tip omurilik yaralanmaları/zedelenmelerindeki sinir kopması yada kesiler yada zedelenmelerden kaynaklı vücudun hareket işlevini ve tepki ssiteminin devre dışı kaldığı hastalıkların hemen hepsi sinir tahribatından kaynaklanmaktadır.
Sinir tahribatı ile ilgili rahatsızlıklarda beyin iletişimsizliğinden kaynaklı bölgelerin yeteri sinyal alamaması ve iletememesi ve beynin o bölgelerle iletişiminin kesilmesi en büyük nedenle, engeldir.
Vücudun elektrik tesisatı gibi düşündüğümüzde, evimizin yani vucudumuzun aydınlanmasını ve çalışmasını sağlayan sinirledir. elektrik olmadan çamaşır makinesi çalışmaz organlar ve uzuvlarda öyledir. sinir tahribatı bölgenin beyinle iletişimini kestiği için o bölgenin beynin kontrolünden çıkmasına neden olduğundan, vücudumuz beslenme ve çalışma ile ilgili hiçbir görevi yerine getirmez.. işte buna genel olduğunda felç, kismi olduğunda harekette işlevsizlik yani yetersizlik diyoruz..
Zaten hareketteki yetersizlikte o bölgede çalışan sinir sayısının azlığından kaynaklanmaktadır. ama siz tedavi ile o bölgede çalışan sinirleri aktif kılıp beyine giden sinyalleri artırırsanız beyinde pasif ve zedelenen, hasar gören ve basınç altında olan-kalan sinirleri ve dokuları tamir eder. bu kadar basit ve bir okadarda etkili bir yöntemdir.
Eğer bu işlem sürecinde hedef olarak belirlenen tedavi ve iyileştirme süreci sinir ve beyin etkileşimini artırıcı ve aktifleştirici düzeydeyse kessinlikle ilerlemeden ziyade iyileşme olur.. tam iyileşme ise tabi tedavinin sürekliliği ve etkinliği ile alakalıdır..
--Hiç iyileşmeyenler, %100 yüz iyileşenler veya kısmi iyileşmeler hangi koşullara bağlı.
Koşulları dediğim gibi tedavi sürecinden çok tedavi yöntemi ve çok etkilidir.. Tedavide sadece fizik tedavi ile sınırlı kalmak çok büyük bir risktir. çünkü çalışmayan bölgelere fizik tedavi yani kas çalışması yapmak şuana gördüğüm hastalarda çok yanlış gelişmeler ve problemler gördüm. yani kasların çalışması çok dengesiz ve yanlış oluyor ve buda hem hareket kısıtlılığı getiriyor, hemde yürümeyi ve iyileşmeyi kötü etkliliyor. bunun çözümüde kaslara yeni bir format atmaktır. oda üst düzey bir bilgi ile hassas bir çalışma istiyoor.. benim tedavi yöntemimde bunu düzeltici çalışmalar ilk tedavi yöntemimdir yani öncelikli hedef yanlış çalışmaları ortadan kaldırmak için kaslara yeni bir format atmak gerekir onunla ilgili çok etkili bir çalışma sistemim var..
Eğer klasik fizik tedavilerde yapılan kas üzeri çalışmalar değilde sinir üzeri beyin çalışması ile kas çalışması yapılsa buna fizik tedavi yöntemi diyorum.. kessinlikle çok büyük gelişme olur.. ( kessinlikle burda sözüm meclisten dışarı, tabiki çok değerli fizyotarpislerimiz var ve çok faydalı oluyorlar. benim buraki kastım, gördüğüm yanlış çalışmalar ve çalıştıranlardan bahsediyorum..)
örneğin benim hastamda uyguladığım sistem, ben sinir üzeri ve refleksoloji tedavisi ile rfeleks hareketler yapıp, ben odaklı değil beyin odaklı ve tamamıyle kişinin tepkileriyle fizik tedavi yapıyordum. ve iyi ettiğim hastama eğer sen ayaklarını kullanmaya başlarsan çok hızlı yürüyeceksin çünkü yürüme için tüm zemini şimdiden hazırladım.. ve öylede oldu. şimdi hastam 15 gündür adımlara geçti okadar hızlı ilerliyorki ben tedaviyi yetiştiremiyorum. buda çok sevindirici..
Tedavilerde, ki bu benim tedavim içinde geçerli %100 iyileşmeyi engelleyen en önemli engel ameliyatın yapılış şeklidir. eğer ameliyatta vücut birimlerini kesik yada yerini değiştirme ile ilgili düzenini bozulacak bir ameliyat geçirmişse %100 tedavi yani iyileşme olmaz..
saygılar efendimm..
Bu konuda aydınlatıcı bilgi verecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim
umarım faydalı olmuştur..
ömer HATTAPOĞLU






LinkBack URL
About LinkBacks





Üye Ol ve Cevap Yaz







