Organ bağışı hakkındaki düşünceleriniz..?
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 17:45
#31
Organlarınız toprakta çürüyeceğine ,bari en az bir insanı hayata döndürün..
İnsan değerini yüksek olduğu devletlerde bile ölen insanlardan organlar alınıp ihtiyacı olan insanlara nakilleri yıllardır yapılıyor..Bugün bütün dünyada aynı kriterler için de organ bağışları yapılıyor ve ölen insanlardan alınan organlarla yeni bir hayata kavuşturuyorlar binlerce. Eziyet çekek ölüme giden hastalar.
Bugün İslam alimleri bile organ nakline kadavradan.. yani ölen insandan alınan organa izin veriyorlar..Kültür ve sosyal ve ekonomik düzeyi ve eğitim düzeyi yüksek insanlar çok daha fazla organ bağışında bulunuyorlar .. Peki, bunların canları yok mu?
Neden bugün Avrupa da ve organ bağışı yüksek olan yerlerde organ mafyası yokta bizim gibi bilgisizlik ten dolayı her türlü cehalete inana ülkelerde oluyor..
Domuz gribi olayı bir yıl bile olmadan ne olduğu ortaya çıktı değimli. Ama gömüyorsunuz ki organ bağışları yıllardır var 70- ve 80 ler den beri yapılıyor..
Bu gün avrupada ve birçok dün ya devletinde nerdeyse nüfusları kadar organ bağışı yapılıyor. Ve yıllardır yapılıyor. Ülkemize bazı bilinçsiz bilgisiz insanlar yüzünden o kadar az ki bağış yapanlar..Binlerde insan diyaliz makinelerin de yada kalp yetmezliğinden, karaciğer yetmezliğinden ölüyorlar..Bağış yapılan ülkelerde insanlar yaşamaya devam ediyorlar..Ben diyalizde onlarca arkadaşımı kaybettim nakil olamadıkları için..
Kaptan 16 halen diyorsun ki kalp attıkça o kişi canlıdır…Arkadaşım, balona üflersen balon da şişer.O makine kanın vücut da dolaşarak organların çürümemesi için hastaya takılı tutarlar.. Makineyi çektikleri an dolaşım durur, kalp durur ve pıhtılaşma başlar organlar da çürümeye başlar..
Bütün vücudu organları yönetmen nedir. Beyindir yöneten güç işlevini yitirirse?
Mesela şöyle bir mantık düşünelim. .Bir insan kalp krizi geçiriyor ve kalbi duruyor. Hastaneye kalbi durmuş vaziyetçe getiriliyor.
Peki bu adama ne yapıyorlar. Bir takıp ilaçlar vererek ve gerek elleriyle gerek bir takım cihazlarla o kalbi çalıştırıyorlar ve oinsan hayata tekrar dönüyor değimli.
. Kalbi çalıştırılan insan tekrar hayata dönüyor. Peki bu insan niçin yaşamaya başlıyor tekrar.?
Kaptan arkadaşımızın dediği olsaydı bu adamın kalbi durduğu için Allah rahmet etsin der götürür gömerlerdi ama o insanın beyni ölmediği için o kalbi çalışmaya başlıyor.
Yani her kalbi duran değil beyin ölümü gerçekleşen insan ölüyor.
Beyin sapı denilen bir organ vardır. Bu beyin sapının kabuğu zedeneldiği zaman, hasar gördüğü zaman insan bitkisel hayata girer.. Eğer beyin sapının işlevi iş görmez hale gelirse ozman bitkisel hayatdan daha öte ölüm dediğimiz bir sonuç ortaya çıkar buda geri dönüşümsüz bir olaydır yani ölümdür..
http://www.tond.org.tr/tr/
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 18:01
#32
bende organlarımı bağışlamayı düşünüyorum.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 19:03
#33
canan tanın kitabında ''en son yürekler ölür'' ün anlamı beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ nakli gündeme geliyor olması
karaciğer böbrek kornea vs vs organlar öncelikli
kalp en sona kalabiliyor çünkü en son yürekler ölüyor....
beyin ölümü gerçekleştikten sonra makinelerle insanı nekadar yaşata bilirsiniz ki yada yaşayan nasıl yaşar
eşi als hastası arkadaşım vardı beyin sağlam onun dışında göz kapakları oynuyor gerisi iptal! ağlayamıyor bile haline gozlerini açıp kapatarak ötenazi için eşinin gösterdiği alfabeden kendini ifade etmeye çalışıyordu
o günden sonra ötenaziyede karşı değilim....
öffff pazar pazar ...neler yazıyorum...hadi şükredelim hep beraber
ve dua edelim derman bekleyenlere
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 19:25
#34
iremsu odedihin makinalarla 6 yıldır yaşı yorum
ismail abi var futbolcu
sedat abi vardı vefat etti allah cenletini mekan etsin
herkesin bir kaderi vardır iyi kötü ama allahın verdigi canı almak kimseye düşmez
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 20:00
#35
atalarımız ne demiş
çıkmadık candan ümit kesilmez
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 20:25
#36
siz o makinalarla yaşıyorsunuz vede yazıyorsunuz
bahsedilen siz değilsiniz ozaman....diymi?
dur ayrıntı veriyim bari.... hani budamı yanlış anlamalara müsait bir konuymuş ya....
tüh keşke hiç bulaşmasaydım göz yapıyım derken kaş çıkarttım yani öylemi????
yok kardeşim anlatmıyorum girin googledan organ nakli nezaman yapılıra bakın tammı....makıneye bağlı derken ne anlıyorsunuz böbrek hastalarıda dialize giriyor yani makinaya sizce onlardan mı bahsediyorum ben
anlamak istediğiniz gibi anlayıp yorum yapmayalım bari bu konuda olmasın...
bu sitede en çok of.lumu var herkes kök hücre nakli yapsammı diyor diymi?
çözüm çare arıyorlar yürüye bilmeleri omirilik naklı ile mümkün olsaydı
kaç kişi sıraya girerdi bu siteden yada ben kulak nakli için,
yapmayın ya!şu konuda lafı çevirmeyin
beyin ölümünü okuyun önce sonrada ötenazinin yasak olduğu bizim ülkemizde organ nakli kimlere yapılır bakın.....
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 20:51
#37
kalemcım yazılarını altı yapmadı sistem
kalemcim öncelikle şunu söyliyim keşke şurasını yanlış anladığınızı bilseydim başında senide bukadar yormazdım
als arkadaşım makinelere bağlı değildi ...sedat ta makinelere bağlı değildi....yanlış hatırlamıyorsam
makinalardan kasıt yoğun bakımda yaşatmaya çalışılıp beyin ölümü gerçekleştiğinde diye yazılan satırlarda ki makınelara bağlı ....tarzında.....
hadi gelin als lileri öldürelimde demedim ...demem de!ASLA! yada bu nasılsa sadece gözleri oynuyor
organlarını alalım demişim gibi bir kelamda etmem!ASLA
sadece kişinin tercihini belirttim.als örneğini şu açıdan vermek istedim makinalara bağlı olandan daha iyi olanın bile tercihi bu...
yahu yazılarımı hep prospektüslümü yapacam kimse oraya buraya çekmesin diye
(size demiyorum ha kendi kendimle konuşuyorum.)
ORGAN NAKLİNİN ÖNEMİNİN KONUŞULDUĞUNU SANIYORDUM....
neyse siz konuyu konuşun
sanada mucuk canımcım...
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 20:53
#38
İREMSU
siz beyin ölümü gercekleştigi zaman fizi cekilen makina nedir
yaşam makinası diyorlar nedir bir solunum cihazıdır o cihaza 02/06/2004 da cerrahpaşa üniversitesinde sadi sun yogun bakımında baglandım beyin ölümü anmeselesi idi 42 gün yogun bakımda kaldım 42 gün sonra kendi aldıgım solunum cihazları ile taburcu ettiler ve artık yürü yemez yatalak hastadır dediler amaben cabaladım ayaha kaltım gece bu makinalara baglanmadan uyamıyorum
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 21:10
#39
şöyle ifade ediyim bakıyım bide;
bak kaptan arkadaşım beyin ölümü gerçekleştiği vede uzman proflar ve bilumum diğer kişiler bu bir nevi öldü diyorlar (nir nevi öldü:tıbben tanımı var ama ben yazmıyım siz googldan bakın)
ondan sonra yakınlarına gidiliyor ve soruluyor bağış yapmak istiyormusunuz diye
sizse komadaki kişiden bahsediyorsunuz ...komada kalıp bir yıl makınalarla yaşatılan var
zaten konu makınalar değil ki kaptan kardeşim...o hastalara makınaları kapatırsan
sana katıl derler içeri atarlar zaten
yani kısaca şu:sizin makinalara bağlı olan hastalarla,beyin ölümü gerçekleşmiş
organ naklı olacak tam o anda makinaya bağlılar farklı
yani sizin bahsettiğiniz makinaya bağlı olandan ben bahsetmiyorum
daha nasıl anlatayım ki
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 21:41
#40
http://www.organnakli.hacettepe.edu.tr/olum.shtml
http://www.doktorumonline.net/mid/tr...s_Bilgiler.htm
arkadaşlar bi okuyun çok şeylerr öğrenirsiniz..
beyin ölümü farklıdır yani ölümdür..
soluum sistemine bağlanarak yaşamak farklıdır..bitkisel hayat farklıdır..koma yine farklıdır.. beyin ölümü dışında tüm şıklarda insan yaşamaktadır ve asla fiş çekilmez.. bütün dünyada hep böyledir..
eskiden kalp durdumu öldü derlermiş ama ..esas beyin ölümünü sonradan keşfedilmiş
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 28.02-2010 22:10
#41
kalemcim ben ne diyorum ?;sence arkadaşım
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 01.03-2010 10:50
#42
Organ bağışlamak zor değil,ancak insanın kendi ölümüyle yüzleşmesi zor..Öldükten sonra çürüyecek organların başka insanlara can olması,hayat vermesi kadar güzel bir şey var mı..."En son yürekler ölür" kitabında olduğu gibi sevdiğiniz insanın yüreniğinin başka birinde atması ölüme karşı zaferdir...
Bitkisel hayatla beyin ölümünü karıştırmayın ya da makinalara bağlı olarak yaşayan hastalıkları..Beyin ölümü ve bitkisel hayat ya da hastalıktan dolayı makinalara bağlı yaşamamın tanımları çok farklı...Hayırlı bir iş yamaya çalışırken,hayata tutunmaya çalışan insanların da morelini bozmayalım,lütfen!..
BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR?
Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının irreversibl (geri dönüşümsüz) olarak kaybolmasıdır.Beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum ve dolaşım ancak yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makinelerine bağlanarak sürdürülebilmektedir.Solunum ve kalp atılımları yapay olarak sürdürülebilirken, beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez.Bu nedenle kişi beyni öldüğü zaman tıbben ölü kabul edilir.Yoğun bakım ünitelerinde verilen tüm tıbbi desteğe rağmen ortalama 24-36 saat sonra beyin dışındaki fonksiyonlarını kaybederler.Beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmesi mümkün değildir.Beyin ölümünün gerçekleşmesinden sonra bu kişiler kadavra donör olarak adlandırılır. Bu donörlerde en kısa süre içerisinde (organlar fonksiyonlarını kaybetmeden önce) organların alınarak bekleyen hastalara nakledilmesi gereklidir.
Beyin Ölümü İle Bitkisel Hayat Arasındaki Fark Nedir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır. En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir.Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Beyin Ölümü ile bitkisel hayat kavramları birbirinden farklıdır.En önemli fark, bitkisel hayattaki hastaların solunumlarının devam etmesidir. Bu hastalar aylarca ya da yıllarca yaşamaya devam etmekte ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilmektedir.
Bu konuda şu linkten daha sağlıklı bilgi alabilirsiniz..
http://www.akdeniz.edu.tr/organnak/orghtml2.htm
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 01.03-2010 11:10
#43
sen çok yaşayasın sehribanu,
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 01.03-2010 11:45
#44
Bir yaz günü, bir Akdeniz sıcağında Canan Tan ile En Son Yürekler Ölür kitabı hakkında konuşmuştuk. Kitabındaki akademik dil ve tıbbi yardım için
Prof. Dr. Bingür Sönmez'den çok destek aldığını söylemişti. Bunları neden mi yazıyorum. Çok az bir tıbbi bilgimizle "iyidir, hoştur, günahtır, cinayettir, hayrı hasenatı vardır" demeden önce; pozitif bilime inanmalıyız, iki, tıbbın bu zaferini insanlık tarihinin zaferi olarak kabul etmeliyiz. Ve herşeyden önce " hayır ölmedi o, yüreğimizde yaşıyor" gibi Yeşilçam repliklerinden sıyrılıp, olayın mistik ve duygusal -çünkü bilimde duygusallık yoktur- boyutundan sıyrılmalıyız. Ve yaşamın hangi evresini tartıştığımızı çok iyi bilmeliyiz ki daha sağlıklı düşünebilelim.
-
Mesaj Gönderim Zamanı: 01.03-2010 11:58
#45
siz hep ters tarafından bakıyorsunuz cünkü düşünceniz farklı
ben öyle düşünmüyorum
siz ve tıp diyorsunuzki beyin ölümü herkcekleşen kişi ölüdür diyorlar
ama ölüm raporunu vermiyorlar
hemde diyorlarki kalp atışları alınır
işteben bua karşıyım
son nefesini vermeden ölüm degildir
son nefesini onlar verdiriyo sana BU CİNAYETTİR
Mesaj Gönderim Yetkileriniz
- Yeni konu açamazsınız
- Konuya cevap yazamazsınız
- Mesajlarınıza dosya ekleyemezsiniz
- Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Forum Kuralları