Sunrise Breezy 90 tekerlekli sandalyede alisveris.engelliler.biz'e özel kaçırılmaz fırsat!
+ Konuya Cevap Yaz + Yeni Bir Konu Aç
Sayfa 1 / 4 1 2 3 4 SonSon
Toplam 52 mesajın 1-15 arasındakiler
Özel eğitim ve rehabilitasyonun devlet tarafından karşılanmasına son veriliyor!
Click here to increase the font size Click here to reduce the font size
  1. #1

    Onur Özel eğitim ve rehabilitasyonun devlet tarafından karşılanmasına son veriliyor!

    İMC Medikal: Akülü Sandalyeler, Manuel Sandalyeler, Akülü Engelli Araçları, Ayağa Kaldıran Sandalyeler, Walker ve Yürüteçler, Koltuk Değneği ve Bastonlar, Klozet Oturakları, Yedek Parça ve Aksesuarlar
    OttoBock
    Meyra Türkiye: Tekerlekli sandalye vb. tüm ürünler Almanya satış fiyatı ile Türkiye'de.
    Engelliye Kötü Haber

    Hükümetin, engelli çocukları okutan özel eğitim kurumlarına verdiği para desteği, 'masrafları çok artırdığı için' geri çekiliyor, veliler tepkili


    Engelli öğrencilere eğitim veren kurumlar, devlet okullarının ne eğitici bakımından ne de fizik şartlar bakımından yeterli altyapısının bulunmadığını hatırlatıyor. FOTOĞRAF: TİMUR SOYKAN

    RİFAT BAŞARAN

    ANKARA - Seçim öncesi bilbordlara, engellilere verdiği haklarla ilgili afişler astıran AKP hükümeti, şimdi bunları geri almaya başladı. Engelli çocukların, özel eğitim kurumlarında aldığı eğitim giderlerini 2006 yılında karşılama kararı alan hükümet, uygulamaya son veriyor. Engelli aileleri yarın kararı protesto edecek.
    2006 yılı haziran ayında, sosyal güvencesi olan engellilerin, özel eğitim kurumlarında eğitim alması halinde eğitim giderlerinin karşılanması için var olan kanunda değişiklik yapıldı. Kanun değişikliği öncesi özel eğitim kurumlarında eğitim gören engelli sayısı 67 bin iken, sayı 161 bine yükseldi. Engelli çocuk başına 388.8 YTL ödeme yapılan özel eğitim kurumlarında bu iş için 30 bin istihdam sağlanmıştı.
    Ancak hükümet, masraflar çok olduğu gerekçesiyle bu kararından vazgeçti. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 20 Kasım'da yayımlanan genelge 1 Aralık'ta yürürlüğe girecek. Genelgedeki düzenlemeler şöyle:

    * Yerleşim birimlerinde resmi veya özel eğitim okuluna devam eden engelli öğrencilerin bireysel veya grup eğitimi için her türlü tedbir okul bünyesinde alınacaktır.

    * Özel veya resmi özel eğitim okullarından herhangi birine veya özel eğitim sınıfına devam eden engelli çocukların ayrıca, özel eğitim kurumlarından destek eğitimi almaları halinde eğitim giderleri karşılanmayacak.

    * Ancak birden çok engeli olan ve resmi okulda eğitimi yapılan engel türü dışında öğrencinin sahip olduğu ikinci veya daha fazla engel türünde bireysel destek eğitimi alması gerektiği Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporunda belirtilen engelli çocukların, özel eğitim kurumlarından, en fazla altı seansa kadar bireysel eğitim almaları halinde eğitim giderleri karşılanacak.

    * Zorunlu eğitim çağında olup rehberlik araştırma merkezince düzenlenen Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporlarında özel veya resmi eğitim okuluna devam etmesi gerektiği belirtilen engelli çocuklar, bu okullara devam edecek. Bu okullara devam etmeyip diğer özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden eğitim almaları halinde eğitim giderleri karşılanmayacak.

    E* ngelli çocuklar, destek eğitimini ancak bulunduğu il/ilçe merkezinde özel veya resmi özel eğitim okulunun bulunamaması halinde alabilirler.

    Özel Eğitim Kurumları Derneği Başkanı Mustafa Metin Taş, genelgenin engelli çocukları karanlık odalara mahkûm edeceğini söyledi. Kanun değişikliğinin engelli aileleri için bir yıllık geçici bir mutluluk yaşattığını ifade eden Taş, "AKP hükümetinin engellilerle ilgili vaatleri, yaptıkları birer seçim yatırımıymış" dedi.
    Kurumlarda 30 bin istihdam yaratıldığına dikkat çeken Taş, genelgenin 1 Aralık'tan itibaren geçerli olmasına da itiraz etti. Taş, "Bu kadar kısa süre içerisinde, biz nasıl yeni bir düzenlemeye gideceğiz. Şimdi bu kadar istihdam ne olacak. Ayrıca bizden doğan boşluğu Milli Eğitim okulları üstlenecek. Fiziki şartları ile yeterli olamayan ilköğretim okulları var. Onlar bir haftada nasıl bir düzenleme yapmayı düşünüyor" dedi.
    Dernek yönetim kurulu üyesi Mustafa Sedat Taş ise, "Engelli aileleri genelgeye çok tepki gösterdi. Çünkü çocuklarında olumlu gelişmeleri fark edebiliyorlardı" dedi.
    Özel eğitim kurumu kurucusu Mustafa Özçelik de, genelgenin yasa ve yönetmeliklerle çeliştiğini yargının yürütmeyi durdurabileceğini söyledi. Özçelik, "Suiistimal varsa, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetlemeyle görevli müfettişleri de vardı" dedi. Özçelik tepkisini şöyle dile getirdi:
    "Bu genelgenin yürürlüğe giriş tarihi 1 Aralık 2007. Bazı istisnalar dışında 'bireysel' ve 'grup' eğitimlerinin, engelli çocukların kendi okullarında yapılmasını ön öngörmekte. Halbuki Milli Eğitim'le en az ilişkisi olan herkes bilir ki, Türkiye'de ne özel eğiticisi bakımından, ne de fiziki şartlar bakımından 'bireysel fizyoterapi odaları' gibi bir altyapı bulunmamaktadır. Bir hafta içinde de, bu altyapının bakanlıkça sağlanabilmesinin mümkün olamayacağı açıktır."
    Genelgeye engelli aileleri de tepki gösterdi. Yarın Ankara'da tepki yürüyüşü düzenleyecek olan engelli aileleri, 3 Aralık Engelliler Günü'nde de Türkiye genelinde eylemlerle genelgeyi protesto edecek.

    Radikal

  2. #2

    OturanBoğa

    Ve AKP sistemi işletiyor! Yani neo-liberal sistem işliyor!
    Bir de Lokman Ayva, "Bugün engelliler sayemizde altın çağını yaşıyor Türkiye'de" diyor!!!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. alisveris.engelliler.biz: tekerlekli sandalye, akülü sandalye, ayağa kaldıran sandalye, merdiven çıkma sistemleri vb. tüm ürünleri güvenle satın alabilirsiniz
    alisveris.engelliler.biz'de onlarca marka ve model manuel tekerlekli sandalye alisveris.engelliler.biz'de onlarca marka ve model akülü sandalye Akülü engelli araçları, scooter seçenekleri alisveris.engelliler.biz'de Tekerlekli sandalye minderleri alisveris.engelliler.biz'de Hasta yatağı, hasta karyolası vb. ürünler alisveris.engelliler.biz'de
  4. #3

  5. #4

    pilot1

    merhabalar 2000 doğumlu kızım halen özel eğitim kurumuna devam ediyor.Kızımın özür durumu % 99 bugün beni okuldan arayarak devletin vermiş olduğu rehabilitasyon ücretinin 01.12.2007 tarihinden itibaren kesileceğini söylediler benim kızım özür durumundan dolayı normal okula gitmesinin imkanı yok bu durumda napmam gerekli yardımlarınızı bekliyorum.

  6. #5
    Üye
    Gerçek Adı
    ÖZGÜL SERT
    Üyelik Tarihi
    08.09-2006
    Son Giriş
    23.04-2014
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    Denizli
    Mesaj
    199

    bertuğ

    engelliyi evde tutup görmezden gelmek için uydurdukları kılıf.... :evil: siz önce tasaruffu kendinizde yapın....onları dışarı çıkarabiliyorken şimdi eve hapsediyoruz.onları şimdi değil ,doğdukları an yaşam şartlarını ellerinden alıyosunuz BUGÜN BİZ YARIN SİZ (NİYE AYNI DURUMDA OLMAYASANIZ!)
    AK PARTİ LAMBALARINI KAPATTI ,ENGELLİLER KARANLIKTA KALDI!

  7. #6

    mırro

    Bu haberi dutunca çok üzüldüm.Ya neden biz engelliler veya özürlülerin hakları T.C.inde her şey bitti,bizim haklarımızı kısıtlamaya sıra geldi.Bunların günahını ve vebalini nasıl verecekler?Hastaneye gidersin zorluk,sokağa çıkarsın zorluk,devlet dairesine gidersin zorluk,şimdide eğitim zorlukları yazık değilmi bize!!! :cry: :cry: Bence SUSKUN KALMAYALIM....bi yerlere bi şeyler yazalım,ne bileyim çok sinirlendim. :x :x OTURAN BOĞAsen bu işe bir elat :daha bi şey yazamayacağım hissetmediğim bacaklarım sızlamaya başladı sinirden.......

  8. #7

    gulcanmanisa [Eğitim] Birileri için para kazanma ve zengin olma fırsatı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon

    SAYIN ANNE VE BABALAR ENGELLİ ÇOCUKLARIN ÖZEL EĞİTİM GİDERLERİNİ DEVLET YİNE KARŞILAMAKTA DEĞİŞEN HİÇ BİR ŞEY YOK. SADECE, SAĞLIK KURULU RAPORU ALIRKEN ORAYA DOKTORLAR TARAFINDAN "ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON ALMASI GEREKLİ VEYA ZORUNLUDUR" İBARESİ OLACAK
    ESKİDEN NORMAL OKULA GİDEN FAKAT ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ZEKA ENGELİ OLAN ÇOCUKLAR ÖĞRETMENLER TARAFINDAN SEÇİLEREK OKUL İÇERİSİNDE AYRI BİR SINIF OLUŞTURULLARDI. HANİ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYAN MERKEZLERİNE OKULDAN SONRA OKUL FORMALARIYLA GELEN ÇOCUKLAR ARTIK ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİNE GİREMEYECEK
    BU TÜR ÇOCUKLAR KENDİ OKULLARINDA AYRI BİR SINIFA ÖZEL ÖĞRETMEN TARANFINDAN EĞİTİME VE ÖĞRETİMİNE DEVAM EDECEK. BU GERCEK ENGELLİLER İÇİN OLUMLU BİR SONUÇ BENCE. ÇÜNKÜ BU TÜR MERKEZLER SADECE ENGELLİLERE AİTTİ, AİT OLACAK. BİR TELEVİZYON KANALINDA SEYRETTİM BİR ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ YANLIŞ ANLAMA SONUCUNDA ENGELLİ AİLERİNİ TOPLAYARAK YÜRÜYÜŞ YAPMIŞLAR.
    AİLERE SESLENİYORUM BU TÜR MERKEZLERİ ACANLARI İŞLERİNE GELMEYECEK, ÇÜNKÜ AVANTALARI GELMEYECEK, SADECE ENGELLİLERE AİT BİR MERKEZLER HALİNE GELECEK. ENGELLİLER ADINA KURULAN FAKAT AMAÇLARI SADECE OKULLARDAN GELEN ÖĞRENCİLERDEN GELECEK OLAN ÜCRET VE BU YÜZDEN ENGELLİLERE İSTİMAR EDEN GÜN GEÇTİKCE ÇOĞALAN BU TÜR KURUMLARIN SAYISINI AZALTACAK VE ENGELLİLERE DOĞRU DÜZGÜN BİR ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON SAĞLAYACAK.
    LÜTFEN DOĞRU ANLAYARAK OKUYALIM VE GEREKLİ YERLERE SORALIM. YAZDIĞIM GİBİ ENGELLİ ANNE VE BABALARI YAPMANIZ GEREKEN SAĞLIK KURULU RAPORU ALIRKEN "ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON ALMASI GEREKLİDİR" İBARESİ OLDUKTAN SONRA DEVLET ÖDEME YAPICAK ÖZEL EĞİTİME. 6 SEANSA KADAR ÖDEME YAPILICAKMIŞ . BU KONU DA DAHA ÇOK VE TAM DOĞRU BİLGİSİ OLANLAR PAYLAŞSINLAR.

  9. #8

    berkecan12

    ama bi şeyi atlamışsınız raporları artık sağlık kurulları değil r.a.m. lar veriyo ve şu andada ramlarda çok sayıda birikme olmuş

  10. #9

    bayramali

    Milli Eğitim Bakanlığı İlk defa güzel bir iş yaptı. Hiç bir işe yaramayan bu ticarethanelerin ödemesini durdarma kararını memnuniyet verici olarak değerlendiriyorum. Belki çok azı işini iyi yapıyor bu ticarethenelerin. İşin içine parasal kaygı girince çok fazla küstahlaşabiliyor bu ticarethaneler. Henüz demokrasi kültürünü, hakkaniyet kültürünü oturtamadığımız için malesef bu kurumlar işlevini yerine getiremiyor. Denetleme mekanizmaları da çok ama çok zayıf olduğu için istenen sonuca ulaşılamıyor. Bu ticarethanelerin kapatılmasına engelli aileleri doğal bir tepkide bulunmuş olabilir. Ama ellerini vicdanlarına koysunlar ve şu sorunun cevabını vermeye çalışsınlar. Çocuğum bu kurumdan ne oranda yararlandı. Ya da bu kurum çocuğuma ne verdi? Kurumsallaşma kültürü oturuncaya kadar bu işin devlet okulları bünyesinde yapılmasının daha uygun olacağına inanıyorum. Çok ağır vakalar için de var olan devlet okullarına yenileri eklenebilir.

  11. #10
    Üye
    Gerçek Adı
    ÖZGÜL SERT
    Üyelik Tarihi
    08.09-2006
    Son Giriş
    23.04-2014
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    Denizli
    Mesaj
    199

    bertuğ

    GULCAN BİLGİLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
    DURUM BUYSA GERÇEKTEN İYİ OLMUŞ

  12. #11

    OturanBoğa

    Konu hakkında detaylı bilgim olmadığı için tamamen tarafsız olarak (çok iyimser yazılmış) aşağıdaki yazıyı ekliyorum.
    Konu hakkında araştırıp kendi görüşümü de yazmayı umuyorum...

    Engelliler genelgesi ve gerçekler

    28/11/2007
    SEVİNÇ ERASLAN
    Uzm. Sevinç Eraslan: Özel Eğitim Okulları Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

    Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanı olarak yayın hayatına başladığı günden beri okulduğum Radikal gazetemizde çıkan, 'Engelliler seçim yatırımıymış' başlıklı haber nedeniyle yazma gereği duydum. Zira Radikal çıktığından beri objektif yaklaşımıyla doğru haberciliğiyle diğer gazetelerden fark yaratmayı başarmış ve ciddi bir okur kitlesi oluşturmuştur.
    25.11.2007 pazar sabahı hepimizin yaptığı gibi sabah kahvesi ile 'gazete okuma' keyfi yapıyordum ki sözü edilen haberle donup kaldım. Radikal böyle bir haberi vermez, eline gelen haberin doğruluğunu araştırır dedim, yazarları sansasyon yaratacak, halkı yanlış yöne itecek yayın yapmaz dedim, ama maalesef oldu. Haberin doğrusu, size aşağıda belirttiğim gibidir.
    Öncelikle şunu söylemeliyim, ben hükümet yanlısı bir kişi değilim ama bir söz vardır, 'Yiğidi öldür, hakkını yeme' diye... Engelliler konusunda yıllarca altyapı oluşturulmaya çalışılmıştır, ama bu hükümet cesurca yaklaşımlarla, çok ciddi kazanımlar sağlamıştır bu vatandaşlarımız için. Evde bakım ve eğitim yönetmeliği, ücresiz taşımacılık, özel eğitimde zorunlu eğitim yaşının üç-14 olması, kaynaştırma eğitimi vb. pek çok alanda ciddi atılımlar yapmıştır. Ben aynı görüşte olmasamda güzel yapılan her adımı alkışlar, yanında olurum, destek de veririm.
    Yıllarca haberde yazıldığı gibi, siyasiler engellileri seçim için kullandı
    ama bu hükümet değil, en azından eğitim alanında...

    'Rant sektörü'
    Uzun zamandır basın ve medyada takip edilebileceği gibi özel eğitim kurumlarıyla ilgili çok sıkıntılı haberler yayımlanmaktadır. 'Rant sektörü' olarak gelişmekte! olan bu sektörde resmi, özel bazı yetkililerin yanı sıra bazı aileler de dahil olmuştur ve özürlü çocuklar üzerinden ciddi bir rant sağlanmaktaydı. Ve daha önceki genelgeler açık ve net olmadığı için bu uygulamalardan engelli çocuklar, etik çalışan kurumlar ve devlet ciddi anlamda zarar görmekteydi.
    5378 sayılı halk arasında 'özürlüler kanunu' olarak adlandırılan kanun kapsamında gelişmiş ülkelerde olduğu gibi engelli bireylerin eğitimi MEB'e devredilmiştir ve 1987 de emekli sandığı mensupları engelli çocuklarının, 1997 de SSK lı ailelerin engelli çocuklarının eğitim ve rehabilitasyon hizmetini karşılarken bu yasa ile sosyal güvencesi olsun olmasın tüm engelli çocuğu olan aileleri kapsamaktadır. Bu olması gereken sosyal devlet politikası göstergesidir ki bu yapılmıştır zira devlet tüm insanların devletidir ayrım yapamaz. Bu çok olumlu gelişmedir.

    Yeni ele alınıyor
    Özel eğitim hizmetleri ülkemizde daha yeni yeni ele alınmakta ve eğitimcisiyle, materyaliyle ve sınıf ortamıyla farklılık arz eden bünyesinde rehabilitasyonu içeren pahalı bir eğitim şeklidir bu nedenle çoğu dünya devletlerinde bu alana STK, özel sektör çeşitli teşviklerle çekilmeye çalışılmııştır. Ülkemizde de özel sektör teşvik edilmektedir. Ancak mevzuatlardaki boşluklar bu alana sırf ticari bakış açısıyla giren vur-kaç zihniyetiyle ne koparırsam kardır mantığıyla giren bir kesimin oluşmasına neden olmuştur. Bu kaostan en çok zarar gören zorunlu eğitim çağındaki engelli çocuklardır zira okul yerine merkezlere çekilmekteydi ve aileler fark ettiklerinde çocuklarının diploma alma şansı kalmamış oluyordu.
    İşte 20 Kasım'da bakanımız imzasıyla çıkan genelge, bu çocukların haklarını korumakta, okullara yönlendirilmesini zorunlu kılmakta, bu alana ciddi yatırım yapan ve etik çalışan kurumların çoğalmasını teşvik etmekte ve eğitim ödeneğinin doğru adreslere gitmesini sağlamaktadır.

    Kurumlar, olanaklar
    Diğer yandan bu genelge, resmi özel eğitim okullarına giden engelli çocukların tekrar özel özel eğitim kurumlarına gitmesini engellemektedir. Bu şu demektir: Devlet engelli çocukları için okul açar, personel istihdam ederek ciddi bir ödenek ayırır. Bu okula giden çocuklara bir de özel eğitim kurumuna gittiğinde ayda belli bir ödenek ayırır. İşte bu genelge bu rantı kesti. Tamam, devlet okullarında belki hizmetler yeterli değil ama çözüm de bu değil. Öyle kurumlar var ki, devlet özel eğitim okullarında okuyan tüm çocukları bir de kendi kurumunda sözüm ona eğitiyor. Ama bu genelge birden fazla özürü olan çocuklar için özel eğitim hizmetinden özel özel eğitim kurumlarından yararlanmasına olanak veriyor. Bir çocuk düşünün zihinsel ve işitme engelli olsun, veya zihinsel ve spastik. devlet bu çocuğun zihinsel engeli için bir okul açmış ve bu yönüyle hizmet veriyor kendi kurumunda. Ama işitme engeli için veya spastikliği yönünden rehabilite edemediği için bu özürleri
    için bireysel eğitim almasına izin veriyor yani çocuğun her yönüyle
    eğitim almasına olanak veriyor.
    Kaynaştırma yani normal akranlarıyla normal bir ilköğretim veya ortaöğretim okuluna giden engelli bir çocuk için özürüne göre bir özel eğitim kurumundan bireysel destek almasına da olanak sağlıyor. Özel eğitim okullarının bünyesinde rehabilitasyon hizmeti veren birimler olduğundan öncelikle bu birimlere yönlendirilmesi demek, çocuğun hem okul programını hemde rehabilitasyon hizmetini aynı çatı altında birlikte almasını sağlamak demektir ki doğru olan da budur. Aileyi ve çocuğu kurumlar arası taşımayı önlemesi açısından daha ekonomik ve etiktir.
    Diğer yandan söylendiği gibi ödenekler kesilmeyecek, tam tersine yıllardır altı seans eğitim veren merkezlerle 120 saat eğitim verip çocukların mesleki beceri kazanıp hayata üretken olarak atılmalarını sağlayan okullara gönderen ailelere aynı eğitim desteği vererek oluşan haksızlığı giderecektir. Kaliteli hizmet veren kurumlar bu hizmetinin karşılığını alacaktır ve bunun için gereki düzenlemeleri Maliye Bakanlığımız yapma sözü vermiştir.

    Doğru bilgilendirme
    Bu genelge söylenenin tam tersine aileleri ve çocukları korumaktadır. Maliye yetkilileri okulların devletin üzerindeki yükü aldığını gördükleri için bu genelgeyi desteklemişlerdir. Bundan sonra yapılacak çalışmalar her iki bakanlıkta da daha güzele ulaşmak içindir. Ailelere verilen eğitim yardımı asla kesilmez çünki özel eğitim devlete daha pahalıya mal olmaktadır ve bakanlığımız özel sektörü desteklemek yükü yarı yarıya azaltmak demek olduğunu bilmektedir.
    Bir avuç suda fırtına çıkaranlar bu sektörde hizmetten çok kar düşünen kesimlerdir ya da siyasi emelleri için taraftar toplamaya çalışan kişilerden oluşmaktadır. Ama ne yazık ki bazı medya kuruluşları da gerçeği bilmeden, farkında olmadan bu kesimleri desteklemektedir. Lütfen bir kere olsun bu çocukların üzerinden siyaset yapmasın kimse. Bir ülkenin gelişmişliği o ülkenin engellisine verdiği değerle ölçülür, gelişmek istiyorsak bunu bir daha düşünmek gerek. Toplumların doğru bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve gelişmesi için medya ve yazılı basına ciddi anlamda görevler düşmektedir.
    Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanlığım yanı sıra spastik, zihinsel, otistik engelli çocukların ailelerinin oluşturduğu pek çok derneğinde danışmanı ve yönetim kurulu üyesiyim... Yaklaşık 30 yıldır bu ülkede özel eğitim hizmetlerinin etkin olması için her düzeyde mücadele etmiş akademisyen, özel sektör ve STK çalışanıyım. bu ülkede bir şeyler güzel gidiyorsa birileri bunu bozmaya çalışıyor ve mehter yürüyüşü gibi bir ileri, iki geri gidiyoruz. Artık hükümetler güçlü olmalı ve doğru attıkları adımlardan geri gitmemelidir ki bu düzen değişsin.
    ***
    Diğer yandan genelgedeki uygulamalar haberde bahsedildiği gibi keskin değil, zamana yayılarak uygulanacağı bilinir ama maksat muhalefet yapmaksa farklı yorumlamak işimize gelir.
    Bizler temsil ettiğimiz kurumlar olarak, temsil ettiğimiz aileler olarak, özel eğitim alanında çocuklarımız lehine güzel gelişmeler olacağına inanıyoruz bu nedenle güzel ve doğru yapılan her çalışmayı destekliyoruz... Medyayı ve basını da bu alanda güzel ve doğru olan çalışmalarda taraf olmasını istiyoruz, gazetem Radikal'den mutlaka!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #12

    berkecan12

    yorumsuz :roll:


    ÖZEL ÖZEL EĞİTİM OKULLARI BİRLİĞİ’NDEN
    20 Kasım 2007 tarihinde yayımlanan genelge hakkındaki olumlu görüşlerimizi daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu görüşlerimizi paylaşmak amacı ile Dernek Başkanımız Sayın Sevinç ERASLAN 27 Kasım 2007 tarihinde Sayın Bakanımız Hüseyin ÇELİK’le bir görüşme yapmıştır.
    Bu görüşmede; genelgenin çok isabetli olduğu, sektör açısından düzenleyici olduğu ve engelli çocuklarımızın anayasal hakkı olan eğitim hakkının sonuna kadar devlet güvencesi altına alındığı, hazırlayan ve emeği geçenlere teşekkür edildiği Derneğimiz tarafından belirtilmiştir.
    Yine bu görüşmede; 01.12.2007 tarihinde yürürlüğe girecek genelgenin Sosyal Hizmetlerden katılacak kurumlar açısından sıkıntı yaratacağı dile getirilerek genelgenin 31.12.2007 tarihinde yürürlüğe girmesinin daha uygun olacağı iletilmiştir. Sayın Bakanımızda bu görüşümüzü dikkate alacağını ifade etmiştir. Derneğimiz tarafından sektörde yaşanan personel sıkıntısı dile getirilmiş, bununla ilgili çözüm önerileri Bakanlığımıza iletilmiştir. Bu konudaki çalışmalar konusunda kurumlarımız bilgilendirilecektir. Okullaşmanın önemi ve gerekliliği Sayın Bakanımız tarafından da belirtilmiştir.
    Okullarımıza devam eden çocuklarımızın ücretleri rehabilitasyon ücretleri gibi ödenmekteydi. Okullarımızın yıllardır az ücretle çok hizmet verdiğini tüm kamuoyu bilmektedir. 2008 yılı için okullarımızın hak ettiği ücretin alabilmesi için Derneğimiz, Maliye Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürmektedir. Bu konudaki gelişmeler Dernek üyemiz Okullarımızla paylaşılacaktır. 25 Kasım 2007 tarihinde Radikal Gazetesi’nde yayımlanan haber konusunda Dernek olarak tepki gösterilmiştir. Haklı olan bu tepkimiz dikkate alınarak gazete tarafından Yönetim Kurulu Başkanımız aranmış, haber konusunda gerekli araştırma yapılmadan yayın yapıldığı ifade edilmiş ve 28 Kasım 2007 tarihinde gazetelerinde Başkanımızın kaleme aldığı yazının yayımlanacağını ifade etmişlerdir.

    Derneğimiz prensip olarak sonuçlanmamış konular hakkında açıklama yapmamaktadır. Sonuçlanmamış, kamuoyunu yanıltıcı, insanları ve kurumları asılsız şekilde tedirgin eden haberleri yaymak ve yalan, yanlış beyanlarda bulunmak asla Derneğimizin genel prensibi değildir. Bizimle birlikte çalışacak okullarımızı ve okullaşmayı düşünen kurumlarımızı aynı çatı altına davet ediyoruz. Yakın bir gelecekte rehabilitasyon merkezinden nasıl okullaşılacağı konusunda ve okullarımızın yapmaları gerekenler konusunda hizmet içi eğitim verilecektir.

    Saygılarımızla
    Özel Özel Eğitim Okulları Birliği Yönetim Kurulu Adına
    Feridun ÖZDEŞ
    Başkan Yardımcısı
    0505 8765500 / 0532 2014277

  14. #13

    Oya Tekin

    Özürlülerin eğitim hakkı

    Milli Eğitim'in 'Rehberlik Araştırma Merkezleri ve Özel Eğitim Giderlerinin Karşılanması' konulu genelgesi yazım ve hukuk tekniği açısından usul hatalarının yanı sıra, içerik açısından da uluslararası insan hakları genel ilkeleri ve iç hukuktaki özürlü hakları yasa ve yönetmelikleriyle çelişkiler içeriyor



    SELDA ÇAĞLAR

    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün
    'Rehberlik Araştırma Merkezleri ve Özel Eğitim Giderlerinin Karşılanması' konulu genelgesi, 1 Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe girecek. Aşağıda hukuki açıdan değerlendirdiğimiz Genelge, özürlü çocuk ve gençlerin eğitim haklarına resmi bakışı sunması açısından da son derece önemlidir.
    2007/85 sayılı genelge özet olarak; özel eğitim kurumlarında(resmi/özel) kaynaştırma eğitimi alan gruplar ile çoklu(birden fazla) özre sahip olanlar dışındaki özürlülerin özel, özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarından alacakları destek eğitiminin M.E.B. tarafından finanse edilmeyeceği, özürlü öğrencilerin grup ya da bireysel eğitimleri için gerekli tedbirlerin, eğitim gördükleri resmi ya da özel, özel eğitim kurumları bünyesinde alınacağına ilişkindir. Genelgenin 5. paragrafında, birden fazla özre sahip olup, eğitim gördükleri resmi okulda diğer özür/özürleri ile ilgili eğitim alamayan özürlü bireylerin, bu özür/özürleri için uygun olan özel, özel eğitim kurumlarından alacakları destek eğitiminin, en fazla altı seanslık kısmının giderinin bakanlık tarafından karşılanacağına yer verilmiştir.
    Genelge; yazım ve hukuk tekniği açısından usul hatalarının yanı sıra, içerik açısından da uluslararası insan hakları genel ilkeleri ve iç hukuktaki özürlü hakları yasa ve yönetmelikleriyle çelişkiler içermektedir. Genelge'nin 4. paragrafında 'Kaynaştırma eğitimine devam eden özürlü çocuklara' cümlesinin devamında devlet okullarında verilen kaynaştırma eğitimden söz edilmektedir. Ancak, özel sektör kurumları tarafından işletilen ilk öğretim okulları bünyesinde yer alan kaynaştırma eğitiminden yararlanan çocukların, bu koşulları taşısalar dahi, özel, özel eğitim kurumlarından destek eğitimi ve rehabilitasyon hizmeti alıp alamayacakları açık değildir. Bu olanaktan, yalnızca devlet okullarında kaynaştırma eğitimi alanlar yararlanacaksa, aynı yasalar ve sistem içinde eğitim alanlar arasında ayrımcılık yaratılmış olacaktır. Yok eğer, sözü edilmek istenen, kaynaştırma kapsamında eğitim gören tüm özürlü çocukların gerekli koşulları taşıması halinde özel, özel eğitim kurumlarından alacakları bireysel ek eğitim hizmetinin karşılığının devlet tarafından ödeneceği ise, bu durum diğer özürlü çocuklar aleyhine ayrımcılık doğuracaktır. 5. paragrafta "Yerleşim yerinde resmi veya özel eğitim okuluna devam eden özürlü öğrencilerin bireysel veya grup eğitimi için her türlü tedbir okul bünyesinde alınacaktır..." ifadesini takip eden cümleden, özel eğitim veren resmi ve özel okulların kastedildiği düşünülmekle birlikte, yukarıdaki ifade net değildir. Çünkü resmi (devlet) okullar deyimi; genel eğitim (ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim) sistemi içindeki okulları olduğu kadar, özel eğitim veren kurumları da kapsamına alır. Bu durumda ilköğretim okulları içinde özel öğretim sınıflarında eğitim gören çocuklar ile devletin özel eğitim-öğretim okullarında eğitim görenlerin destek eğitim ihtiyaçlarının karşılanması konusuna farklı bakılmış olacağı düşünülebilecektir ki, bunu hukuki bir mantığa dayandırmak çok güçtür. 'Birden çok özrü olma', ilgili yasal metinlerde geçen 'birden fazla yetersizliğe sahip olma' ile aynı anlama geliyorsa, bunun da daha açık bir dille ifade edilmesi gerekirdi. Böylece aileler ve ilgililer, referans verilen yasal belgelere ulaşarak ilgili sınıflama ve ayrımları öğrenme ve değerlendirme olanağına sahip olabileceklerdir.
    Genelge, içerik açısından değerlendirildiğinde şu saptamalar yapılabilir:

    *Genelgenin başlangıcında 5378 sayılı Özürlüler Yasası'na atıfla, 'özürlü çocukların eğitim giderlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nca karşılanmasıyla ilgili uygulamalarda yaşanan sorunların giderilmesi', genelgenin hedeflerinden biri olarak sayılmıştır. İfade edilmek istenen sorunlardan biri, özel-özel eğitim kurumlarında kurum ve aile işbirliği ile ya da sadece kurumun 'hakkın kötüye kullanılması' şeklindeki uygulamaları(basından öğrenildiği kadarıyla) ise devlet kurumunun ihlalleri önleme ve giderme yetkisi çerçevesinde sorunların ortadan kaldırılması mümkündür. Münferit kötüye kullanımların önünü kesmek için bu tür kurumlardan yararlanan özürlü sayısında indirime gitmek, devlet kurumunun rasyonel bir tercihi olamaz. Devlet, etkili denetim mekanizmalarını da harekete geçirerek, Özürlüler Yasası'yla edilmek istenen amaca ulaşılmasını sağlayacak politikaları yürürlüğe koymakla yükümlüdür. Genelgede dile getirilmeyen diğer sorun, Milli Eğitim Bakanlığı'nın üstlendiği bu mali yükün kendisine ağır gelmesi olabilir. Ancak, sosyal bir devletin, yetkisi altında yaşayan tüm bireyleri eşit ve ayrımsız olarak eğitim hakkından yararlandırması gerekmektedir. Bu, elbette bir maliyet getirecektir. Fakat, yıllardır ülkede her hak yönünden ihmal edilmiş bir grup olan özürlülere devlet tarafından verilmesi vaat edilen finansal desteğin fazla görülmemesi ve eğitime erişebilirliklerini sağlamaya yönelik desteğin devamı gerekir. Bu nedenlerle, bakanlık, maliyet konusunda gerekli tedbirleri alırken, önemli bir sayı oluşturan yoksul ailelere mensup özürlü çocuk ve gençlerin eğitim ve gelişme haklarının elde edilmesini daraltan bir uygulamaya gitmemelidir.

    *Özürlü çocukların 'mağdur edilmemesi' ifadesi ise gerçekçi olmayan bir temenniden öteye gidemeyecektir. Çocukların ve içinde yaşadıkları aile çevresinin mağduriyetleri ancak bu çocuklara verilen eğitim hizmetlerinin kalitesi ve yoğunluğu ile giderilebilecektir.

    *Genelge, anayasal ve yasal düzeyde kabul edilen eğitim hakkı ve hukukun genel ilkeleriyle de uyumlu değildir. Anayasa'nın 42/7 maddesi, özel eğitime ihtiyacı olanların topluma yararlı olmasını sağlayacak tedbirleri alma konusunda devleti yükümlü kılar. Yine, ayrımcılık yasağı ve eşitliği düzenleyen 10. madde çerçevesinde bakıldığında genelge, henüz devletin özel eğitim okullarında yapılandırılmamış olan destek eğitimini almaları konusunda Özürlüler Yasası'yla sunulan fırsatı özürlü bireylerin çoğunun elinden alarak ayrımcılığa yol açmaktadır. Özürlü olmayan çocuk ve gençler için devlet okullarında etüt şeklinde ek çalışma süreleri sağlanarak, ücretsiz kurslar düzenlenerek gelişimleri normal eğitim süresi dışında da desteklenirken, özürlüler için yasalarda yer alsa da, eğitim gördükleri devlet okullarında fiilen destek eğitimi verilememektedir. Yapısal ve kurumsal sorunlarını çözememiş özel eğitim okullarında eğitim alan özürlüler ile normal eğitim sisteminde eğitilenler arasında ayrımcılığa yol açan bu uygulama, devletin özel eğitim okullarındaki eğitim kalitesini artırmadıkça giderilemeyecektir. Bunun yanı sıra, özürlü çocukların kendi arasında da ayrımcılık olacaktır. Tek bir özre sahip olmakla birlikte ağır özür grubunda yer alan çocukların, çoklu özre sahip olanlardan daha az destek eğitimine ihtiyacı olduğunu söylemek, her zaman mümkün değildir. Özürlüler Yasası'nın 1. maddesinde, "...özürlülerin diğer konular yanında eğitim, rehabilitasyon gibi konularda yaşanan sorunların çözümü yoluyla her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılmalarını sağlamak..." amacından söz edilmiştir. Aynı yasanın 4. maddesinde, özürlüler aleyhine ayrımcılık yapılamayacağı, ayrımcılıkla mücadelenin özürlülere yönelik politikaların temel esasını teşkil edeceği belirtilmiştir. 10. maddesi, rehabilitasyon hizmetlerinin eşitlik temelinde verileceğini düzenlemektedir.
    Haziran 2006 tarihli Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nde de sayılan özür grup ve derecelerinin tümü için destek eğitimi ve rehabilitasyonun gerekliliği vurgulanmıştır
    Destek eğitimi ve rehabilitasyonun özürlülerin eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi, özürlü çocuk ve bireylerin bu hizmeti almalarını zorunlu kılmaktadır. Türkiye'de özel eğitim veren devlet okullarının sayısının yetersizliği, var olanlarda da eğitim materyali, öğretmen ve özel eğitimci ya da nitelikli diğer personel gibi eksikliklerle mücedele eden devlete ait özel eğitim kurumlarının yapılandırılması süreci tamamlanmadan, genelgenin yürürlüğe girmesi (sorunlarını bir çırpıda gidermesi beklenemeyeceği için) mağduriyetlere neden olacaktır.

    *Türkiye'nin onaylamış olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerinin de, politika belirleme sürecinde göz önüne alınması zorunludur. Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin özürlü çocukların haklarına özgü 23. maddesiyle, genel olarak eğitim hakkını düzenleyen maddesi ve 'çocuğun yüksek yararının gözetilmesi', 'özürlülüğün de içinde yer aldığı zeminlerde ayrımcılık yasağı', 'gelişme hakkı' gibi genel ilkeleri ifade eden hükümleri gereğince, taraf devletlerin olumlu eylem yükümlülükleri bulunmaktadır. Yine Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, doğrudan özürlülere yönelik olmamakla birlikte 13. ve 14. maddesinde eğitim hakkını oldukça geniş kapsamlı biçimde düzenlemiştir. Bu iki sözleşmenin denetim organları olan Çocuk Hakları Komitesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi, eğitim hakkıyla ilgili 'Genel Yorum' kararlarında, özürlüler ve diğer dezavantajlı grupların öncelikle gözetilmesi ve eşitliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasının bir devlet yükümlülüğü olduğunu belirtmişlerdir. UNICEF, UNESCO gibi BM örgütleri, 1990 yılından bu yana belli bir süreyle sınırlandırılmaksızın 'yaşam boyu eğitim' yoluyla herkesin gerekli temel eğitimi almasının sağlanmasını 'bir insan hakkı' olarak ifade etmişlerdir. Türkiye'nin imzaladığı, fakat henüz onaylamadığı 31 Mart 2007 tarihinde kabul edilen BM Özürlü Hakları Sözleşmesi ve sözleşmenin denetim mekanizmasını düzenleyen ek protokol, özürlü haklarını daha ciddi zeminlerde korumayı amaçlamaktadır.

    *Türkiye'nin 2001 yılında Anayasa'nın 90. maddesi çerçevesinde yaptığı değişiklik gereği, onaylanan insan hakları sözleşme hükümleriyle iç hukuktaki yasa hükümleri çatıştığında, uluslararası sözleşme hükümleri esas alınacak ve uygulanacaktır. Kaldı ki, genelge yasa niteliği taşıyan hukuksal bir belge olmadığı gibi, iş bu noktaya gelmeden, konuya özgü yönetmelik, yasa ve Anayasa'ya aykırılıkları nedeniyle dahi yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.
    Belirtilen nedenlerle genelgenin yürürlükten kaldırılması ya da sayılan olumsuzluklarının giderilerek ve devlet okullarında özürlü çocukların eğitim haklarını güçlendirecek yapısal ve kurumsal düzenlemelerin tamamlandıktan sonra yürürlüğe girmesi dileğiyle...

    Selda Çağlar: Trakya Üniversitesi İ.İ.B.F. Hukuk Bilimleri Öğr. Gör.

    Kaynak
    Konuyla ilgili tarafsız bir bakış açısı olduğunu düşündüğüm bir yazı olarak gördüğüm için ekliyorum. Aynı temenni de bulunuyorum ben de.

  15. #14

    OturanBoğa

    Özel okulların suistimallerine dayanarak yüzbinlerce çocuğun eğitimini sekteye uğratıyorlar. Ve dahası varolan devlet okulları onca yeni öğrenciye hizmet verecek kapasitede değil ki! Kapısında biriken onca çocuğa hangi personelle ve binada eğitim verecekler? En azından bu konularda bir önçalışma yapıp, daha sonra yönetmeliği çıkarsalardı.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  16. #15
    Üye
    Gerçek Adı
    ÖZGÜL SERT
    Üyelik Tarihi
    08.09-2006
    Son Giriş
    23.04-2014
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    Denizli
    Mesaj
    199

    bertuğ

    İMC Medikal: Akülü Sandalyeler, Manuel Sandalyeler, Akülü Engelli Araçları, Ayağa Kaldıran Sandalyeler, Walker ve Yürüteçler, Koltuk Değneği ve Bastonlar, Klozet Oturakları, Yedek Parça ve Aksesuarlar
    OttoBock
    Meyra Türkiye: Tekerlekli sandalye vb. tüm ürünler Almanya satış fiyatı ile Türkiye'de.
    (En azından bu konularda bir önçalışma yapıp, daha sonra yönetmeliği çıkarsalardı.) bizde önce sorun yıllar sonrada çözüm üretiliyor maalesef! :|


 
+ Konuya Cevap Yaz
Sayfa 1 / 4 1 2 3 4 SonSon

Mesaj Gönderim Yetkileriniz

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuya cevap yazamazsınız
  • Mesajlarınıza dosya ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  • BB Kod kullanımınıza Açık
  • Efektler kullanımınıza Açık
  • [IMG] kodu kullanımınıza Açık
  • HTML kodları kullanımınıza Kapalı
  • Trackbacks kullanımınıza Açık
  • Pingbacks kullanımınıza Açık
  • Refbacks kullanımınıza Açık
 
www.tekerleklisandalye.biz | www.akulusandalye.org | alisveris.engelliler.biz: Tekerlekli Sandalye, Akülü Sandalye