Sayfa 1 / 6 12345 ... SonSon
Toplam 88 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1

    Laus_Deo Klasik Türk Müziği 1

    İMC Medikal: Akülü Sandalyeler, Manuel Sandalyeler, Akülü Engelli Araçları, Ayağa Kaldıran Sandalyeler, Walker ve Yürüteçler, Koltuk Değneği ve Bastonlar, Klozet Oturakları, Yedek Parça ve Aksesuarlar
    Meyra Türkiye: Tekerlekli sandalye vb. tüm ürünler Almanya satış fiyatı ile Türkiye'de.
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Offf be yaaaa şimdi bu başlık açılınca millette türlü türlü düşünceler hasıl olmuştur yüzde yüz. :?
    Nerden esti de Sunburn denen rock-metal-jazz tutkunu bir adam Klasik Türk Müziği başlığı açtı diye.

    Meraklanacak bir durum yok.Ben de müzik tutkunu bir ve de bir Türk olarak aslını unutmadan müziği olduğu gibi yaşayanlardanım.

    Saygıdeğer Andante engin müzik bilgisi ile müsaade eder ve bize katılır ise eğer,Klasik Türk Müziği yada diğer bir adıyla Türk Sanat Musikisinin geçmişten bu güne kadar süre içersinde Türk Milletine mükemmel ötesi duygular ve anlamlar katan usta Kompozitörleri (bestecileri),güftecileri ve sanatçıları hayat hikayelerini ve sanatçılara ait eserleri tek tek anlatmak,insanları bilgilendirmek ve hepsinden de önemlisi ;>>> Abdülkadir MERAGİ <<<,>>> Dede Efendi <<< ,>>> Hacı Arif Bey <<<,>>> Şevki Bey <<<,>>> Tanburi Ali Efendi <<<,>>>Hacı Faik Bey <<<,>>> Tanburi Cemil Bey <<<,>>> Hafız Burhan SESYILMAZ <<<,>>> Saadettin KAYNAK <<<, >>>Selahattin PINAR <<<,>>> Selahattin İÇLİ <<<,>>> Safiye AYLA <<<,>>> Saadettin KAYNAK <<<, >>> A. Adnan SAYGUN <<<,>>> Necil Kazım AKSES <<<,>>> Ulvi Cemal ERKİN <<<,>>> Mithat FENMEN <<<,>>> Gülay UĞURATA <<<,>>> Cemal Reşit REY <<<,>>> Prof. Mükerrem BERK <<<,>>> İsmail Baha SÜRELSAN <<<,>>> Zeki MÜREN <<<,>>> Yesari Asım ARSOY <<<,>>> Sadi Yaver ATAMAN <<<,>>> Nida TÜFEKÇİ <<<,>>> Mustafa GECEYATMAZ <<<,>>> Munir nurettin SELÇUK <<< ve daha adını zikredemediğimden dolayı büyük üzüntü içersine girdiğim ahirete göçmüş o harika insanları bir nebze dahi olsun anlamak ve burada onurlandırmak gerektiğine inanıyorum.

    Bu branşta andante üstat kadar iyi olmam mümkünü olmamak ile birlikte araştırdığım ve aklımdan geçenleri yazabildiğim kadarı ile araştırdığım er kişileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Kalsik Türk Müziğinin Tarihsel Gelişimi hakkında bilgi almak isteyenler lütfen aşağıdaki link’e tıklasınlar.

    KLASİK TÜRK MÜZİĞİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

    BEN BİR TÜRK EVLADI OLARAK KENDİSİ İLE GURUR DUYUYORUM.

    >>> HAFIZ SADEDDİN KAYNAK <<<

    Sâdeddin Kaynak 1895 yılında İstanbul'da doğdu.Babası Fatih Câmii hocalarından Ali Alaeddin Efendi,annesi Havva Hanım'dır.İlk zamanlarında Hâfız Sâdeddin Bey olarak tanınmıştır.Bulunduğu semtte ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra ilâhiyat fakültesinden mezun oldu.Balkan Savaşı'nın çıktığı yıllarda (1912),"İlâhiyat Zabiti" olarak askerlik görevini yapmak üzere Diyarbakır'a gönderildi.Bu münasebetle Elazığ,Harput,Malatya,Mardin gibi illerimizi dolaştı.İstanbul'a döndükten sonra çalışmalarını kişisel çabası ile sürdürdü.Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra,o yıllarda adını duyurmuş bir sanatkâr olarak birkaç kez Çankaya Köşkü'ne çağrıldı.Atatürk'ün emri ileKur'an-ı Kerîm'in savaşla ilgili âyetleri üzerine ordu komutanlarına konferans verdi.

    1926 yılında plâk doldurmak üzere Berlin'e,çeşitli tarihlerde Viyana,Paris ve Milano'ya gitti.Türkiye'de de plak doldurdu.1953 yılında Sultanahmed Câmii ikinci imamlığına tayin edilmişti.Beyin kanamasına bağlı olarak 1955'de sol tarafına felç geldi.Son yıllarının Kadıköy Koşuyolu'nda bulunan iki katlı evinde hasta olarak geçirdi.Bu sıralarda nota defterini her mûsıkî severin yararlanmasına açmıştı.Mûsıkîşinas dost ve arkadaşlarının ziyaretinden memnun olur,en yakın arkadaşlarının aramamasından yakınırdı.Hastalığı ağırlaşınca Haydarpaşa Numûne Hastahanesi'ne kaldırıldı.Nihayet 3 Şubat 1961'de burada öldü.4 Şubat 1961 Cumartesi günü Nuruosmaniye Câmii'nde kılınan cenaze namazından sonra,tekbir ve ilâhilerle Topkapı Merkezefendi Mezarlığı'nda toprağa verildi.Zehra Hanım'la evli olan Kaynak,dört çocuk babasıydı.

    Sesinin güzelliği çok küçük yaşlarında çevresinin dikkatini çekerek ilk mûsıkî derslerine Hâfız Melek Efendi'den ilâhi meşk ederek başladı.Bununla yetinmeyerek,o zamanlar Darüşşafaka'da műsıkî öğretmeni olan Kâzım Uz'dan yararlandı.Daha sonra Şeyh Cemal Efendi'ye devam ederekDurak,İlâhi ve dört-beş fasıl meşk etti.Kendi ifadesine göre bu hocasından geçtiği ilk eser Tab'i Mustafa Efendi'nin Bayati makamındaki Ağır Semaisiymiş.Hattat ve neyzen Emin Efendi'den de yararlanmıştır.Başlangıçta nota bilmeyen,bestelerini başkalarının notaya aldığı Kaynak,sonraları eserlerini bizzat notaya alacak kadar nota öğrendi.Kimseden ders almadan ,önce bildiği eserleri notaya alarak geliştirdi.Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi,düzenli bir mûsıkî eğitimi görmemesine rağmen mevcut kabiliyetini kullanarak bu sanatta ilerlemeyi başardı.Her ne kadar plâklar doldurmuş,şarkılar ve gazeller okumuş bir kimseyse de Sâdeddin Kaynak'ı bir ses sanatkârı olarak düşünmek doğru değildir.Onun Türk Műsıkîsi'ndeki yeri bestekârlığıdır.

    Sâdeddin kaynak bestekârlığa,1926 yılında Berlin'e giderken yol arkadaşı olan "Hicran-ı elem....." sözleri ile başlayan bir şiirini Hüzzam makamından besteleyerek başladı.Eserleri hakkında bir değerlendirme yapmadan önce,onun bestekârlığını birkaç yönden ele almak ve incelemek gerekir.Çünkü,hakkında en çok tenkide neden olan film şarkıları bestekârlığının elbette bir gerekçesi vardı.

    Kaynak,mûsıkîmizin ustalarının henüz hayatta bulunduğu yıllarda geleneklere bağlı sanatkârlardan ders alarak bu sanatın içine girmiş,yeteneği ve merakı ile bilgisini giderek geliştirmişti.Bu nedenle mûsıkîmizdeki beste formlarının geleneklerine uymuş,büyük-küçük her formda gerçekten sanatlı ve güzel eserler vermiştir.Bu eserlerinden çok film şarkılarının üne kavuşması Kaynak için bir talihsizlik olmuştur.O halde bu film şarkılarını ileri sürerek,bugünkü yoz mûsıkîye zemin hazırladığını söylemek bir ölçüde büyük haksızlık olur.

    Bunu toplumsal gelişmelerde ,geniş halk kitlelerinin műsıkî zevkinin basite kaymasında aramak gerekir.Ayrıca sinema sanatı gibi hem göze,hem de kulağa seslenen bir olayın etkisi yabana atılacak gibi değildir.Kaldı ki o yıllarda "Kanto" ve benzeri mûsıkî akımları vardı ve "Arabesk" denen yoz müzik büyük ilgi görüyordu,Kaynak,buna da hiç itibar etmemiştir.

    İkinci olarak doğu illerimizde vatanî görevini yaparken,çok zengin ve renkli folklorik özelliği olan bu yörelerde incelemeler yapmıştı.Halk Mûsıkîmizin bölgesel motiflerini derinlemesine incelemiş,bu motifleri sanatkâr benliğinde yoğurarak bir form ortaya koymuş,şarkı ile türkü arası bir özellik taşıyan üslûbunu eserlerinde ustalıkla kullanmıştır.O yörelerin özelliği olan uzun havaları ve Hoyrat ezgilerini bazen ritmli,bazan resitatif olarak pek çok eserine yansıtmıştır.Bu gibi eserleri bestelerken yine bu yörelerde çok kullanılan Hüseyni,Gerdaniye,Muhayyer gibi makamları seçmiş,çoğuna "Dağî"özellik vermiştir.Güneş,Fırat,Gurbet Mektubu(Göresin mi geldi beni meleğim ?), Ağlarım çağlar gibi,Batan gün kana benziyor,Bağrıma taş basaydım v.b. eserlerinde bütün yansımalarını,renk ve kokularını bulmak mümkündür.

    Filmcilik o yıllarda Avrupa ve Amerika'da hızla ilerlemiş,pek çok dünya klasiği filme alınmış ve müzikaller çok moda olmuştu.Ülkemizde de buna karşı bir heves başlamıştı.II.Dünya Savaşı çıkınca hem bu endüstri durdu,hem de çevrilmiş olan filmler gelmez oldu.İşte bu sıralarda Mısır'da bu tür filmlerin çok kötü kopyaları yapılıyor,ucuz fiyatla Türkiye piyasasına sürülüyordu.Bu arada dublaj sanatı gelişerek filmler türkçeleştirildiğinden filmlerin müziğinin de türkçeleştirilmesi uygun görülmüştü.Sâdeddin kaynak bu ihtiyaçtan yola çıkarak Seksen beş Arap filmini ayrıca Allah'ın Cenneti,Kahveci Güzeli,Yavuz Sultan Selim ağlıyor gibi Türk filmlerini de seslendirdi.Bu gibi filmlerin orijinalinde müzikli bölümlerin süresi çok uzundu;bizim beste şekillerimiz bu süreye yetmiyordu.Ayrıca eserlerin sözleri filmin konusu ile ilgili olmalıydı.Böylece Vecdi Bingöl devreye girerek eserlerin sözleri ona sipariş edildi.Bol aranağmeli,usűl ve makam geçkili,geleneksel beste şekillerine benzemeyen yepyeni bir form olan film müziği bestekârlığı doğmuş oldu.Seslendirdiği ilk film "Leyla ile Mecnun" dur. Bütün bu noktalar ve bu gerçekler göz önüne alınacak olursa,Sâdeddin Kaynak'ı üç açıdan incelemek gerekir;

    Birinci açıdan,bestekârlık geleneklerimize bağlı olarak büyük ve küçük formlarda eserler veren büyük bir bestekârdır.

    İkinci yönden,halk mûsıkîmizin geleneksel şekillerini,sanat műsıkîmizin duyuş ve anlayışı ile yorumlayan bir sanatkâr olarak dikkati çeker.

    Üçüncü yönden ise,bazı zorunluluklar ve ihtiyaçtan ileri gelen film müziği bestekârı olarak görünmesidir.

    Bazı revülerin müzikli bölümlerini de bestelemiştir.Dinî mûsıkî eserleri de vardır.İlâhi bestekârlığında da başarılıdır.Çok verimli bir bestekâr olmasına rağmen eserlerinin tam bir listesi yoktur.

    O günler olduğu gibi bugün de çok popüler olan Kaynak,tek başına ve Hafız Kemal Efendi ile plak doldurmuştur.Plağa okuduğu ilk eser Mustafa İzzet Efendi'nin Bayati makamındaki Durak'ıdır.Eserlerinin çoğu plaklara okunmuş;Münir Nureddin Selçuk,Safiye Ayla,ve Müzeyyen Senar'ın seslendirdiği eserleri satış rekorları kırmıştır.Zaten kendisi de bu sanatkârları Sever,bu sanatkârların okumasını istermiş.Bilinen eserlerinin 5 ilâhi,3 gazel Plağı,2 beste,1 marş bestesi ile şarkı,türkü,fantezi ve film müziği eserleri olarak

    Yüzseksen eserden meydana geldiği söylenir.

    Hazırlayan:Tâhir Aydoğdu.

    KAYNAK


    USTA BESTEKARDAN BİR KAÇ ESER ;


    http://www.youtube.com/watch?v=bLrCWggxRWI


    GÖNLÜM SEHER YELİ GİBİ

    Gönlüm seher yeli gibi daldan dala essem diyor
    Coşsam bahar seli gibi setler yıkıp geçsem diyor

    Hazân vakti erişmeden ecel gelip yetişmeden
    O çeşmeden, bu çeşmeden kana kana içsem diyor

    Gönlüm seher yeli gibi daldan dala essem diyor
    Coşsam bahar seli gibisetler yıkıp geçsem diyor

    Bugün gördüm iki civan, dizimde kalmadı derman
    Biri candır, biri cânân, hangisini sevsem diyor

    Gönlüm seher yeli gibi daldan dala essem diyor
    Coşsam bahar seli gibi setler yıkıp geçsem diyor

    http://www.youtube.com/watch?v=7CeE4g2VCcA

    GÖNLÜMÜN İÇİNDEDİR

    gönlümün içindedir gözden ırak sevgilim
    çekilmez biçimdedir bu iftirak sevgilim

    gözüm yolda gönlüm sende
    tahammül kalmadı bende
    yok mu acep bir bilen de

    seni nerde bulayım
    gökte mi yerde misin?
    ya kimlerden sorayım
    sonsuz seferde misin?

    sanma ki cefasızım
    aşkımda vefasızım
    sana ilk sözümdeyim sevgilim
    ahdımda riyasızım sevgilim

    http://www.youtube.com/watch?v=5LFLm_LLe3g

    Müziksiz Kalmayın.
    Saygılarımla.

  2. #2
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811

    andante

    Eline sağlık canımcım,

    Bence iyi yapmışsın.Bu da nerden çıktı gibi bir düşünceye asla katılamam çünkü bu müzikte sevdiklerim benimde vardır.

    Var olduğu andan itibaren sürekli eleştiri almış bu müzik için söylenecek çok şey.

    Başlattığına göre bende sana yardım edeceğim. Ya nerden açtım bu başlığı da diyebilirsin haaaaa ona göre!!!!

  3. #3

    gosarias

    ne guzel bir baslik bu..
    Her bahar zamaninda kucuk teknemizle baliga gideriz bir dostumla.Denizde surekli TRT2 dinleriz..Bazen radyonun pili bittiginde kendimiz soyleriz.Biri digemizin spikeri olur..

    ''Sırada bestesi ve guftesi sayin saadettin kayna ga ait olan nihavent makaminda eser var...... ''
    :lol:

  4. #4
    Askıda Üyelik
    LaiLa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kalbimin attığı yerdeyim..
    Mesaj
    5.566
    Blog Mesajları
    6

    LaiLa

    güzel bir pazar sabahı bu müziklerle ruhum dinlendi ne kadar güzel parçalar :wink: :wink:

  5. #5

    nüans

    Ey be gözünü sevdiğim Cem abim Helal olsun sana Ne güzel bi başlık bu böyleee. Yaşasınnnn Öğrendiğim bilgileri burda aktarabilme fırsatı iştee hemde kes kopyala yapıştır yapmadan sunburn un saymış olduğu o birbirinden güzel cevherlerden bende birini tanıtmak isterim. Kısa ve öz...

    HAMAMiZADE İSMAİL DEDE EFENDİ: Bilinen adıyla DEDE EFENDİ...

    Değişim döneminin en önemli bestecisidir. Usul anlayışıyla ilgili ilkleri ve tüm türlerde eser vermesi ile geleneksel müzik anlayışında en önemli bestecidir.
    Geleneksel müzikte doruğu yakalamış ve Mızıka-i Humayun dan sonra diğer aralıkları da kullanmıştır.(geleneksel müzikte atlamalı sesler kullanılmaz arkadaşlar. hep sıralı sesler yani ikili aralıklar kullanılır.Dede Efendi atlamalı zıplamalı sesleri kullanarak geleneksel müzikte büyük değişikliklere imza atmıştır. belirteyim yanii )
    Örneğin Rast Kar-ı Nev inde 6 lı hatta 7 li aralıklar kullanmıştır. O zamana kadar 6/8 lik usuller zaman zaman görülse de 3/4 lük usulü ilk kez kullanan bestecidir. Örneğin "yine bir gülnihal..."
    O zamana kadar en çok ayin-i şerif besteleyen bestecidir. Bulduğu makamlar nedeniyle önemlidir. Bu makamlar: Araban-ı Kürdi, Hicaz Buselik, Saba Buselik , Neveser ve Sultaniyegah makamlarıdır. Bu makamlardan Neveser ve Sultaniyegah makamları çok önemlidir.
    Dede Efendi'nin en önemli özelliği hem dünyasal hem inançsal türlerde ve toplumun tüm katmanları için eserler vermiş olmasıdır.
    Elimizde 260 ın üzerinde eseri vardır.

    İşte Dede Efendimiz Ruhu şaadolsun...

    Baktım ve size iki eserini ayarladım Bitanesi en bilindik eserlerinden biri olan usul anlayışıyla bir ilk olan " yine bir gülnihal " diğeriyse benim çok sevdiğim bi eser, eminim sizde seviceksiniz yada benim için katlanıcaksınızz "mah yüzüne aşıkanım"
    iyi dinlemeler :wink:

    http://www.youtube.com/watch?v=3GlTRJp4pdw



    http://www.youtube.com/watch?v=hnsTd0n9tvc

  6. #6
    Üye
    Ahal Teke Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    17.05-2015
    Saat
    22:19
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    817

    Ahal Teke

    Bu ne harika yorumdur böyle. İnanamıyorum. Yaren çok teşekkürler. Sayende bu iki yorumcuyla tanışmış olduk...


    "Kimseye etmem şikayet" adlı şarkıyı koyacaktım ben de ama youtube da iyi bir yorumcu yok maalesef...

  7. #7

    nüans

    ayhh pegasus rica ederim elimizden geldiğince iştee

    ops: Kimseye etmem şikayet şarkısını ben mi okusam nee :roll:

  8. #8
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811

    andante

    Bu sıcaklar benim uyku düzenimi ve dolayısıyla tüm yaşamımı alt üst etmeye başadı . Şöyle bir bakayım dedim sitemiz de ne var ne yok, yarencim güzel şeyler yapmış bu köşeye.

    Ama bugün benim anılara dalma günüm galiba.

    Kimseye etmem şikayet benim çok sevdiğim ve özel olduğuna inandığım bir şarkıdır.

    Emekli olmadan çalıştığım okulun ilk öğretmenlerinden olduğum için o okul her şeyiyle özeldir benim için. Öylesine bütünleşmiştik ki okulla, zil çalar çalmaz öğretmenler belki okuldan bir an önce dışarı atmaya çalışır kendisini, biz ise tam tersiydik.

    Son zil çalıp tüm öğrenciler okulu terk ettikten sonra belki de en güzel muhabbetleri yapardık. Her öğretmenin müdürüyle bir çelişkisi vardır. Şimdi düşünüyorum da aslında son derece iyi biriydi ama biz de o genel havaya uyarak sanki büyük bir problem varmış gibi algılıyorduk o zamanlar.

    Bu güzel muhabetlerimizden birinde bir gün şarkı söylemeye başladık. Aman ne güzel bir koro.... O şarkı , bu şarkı derken aklımıza işte bu kimseye etmem şikayet şarkısı geldi. Onu söyledik. şarkı bittikten sonra ben bu şarkının bizim okulun öğretmenlerinin şarkısı olması gerektiğini söyledim ve oy birliğiyle bunu parçamız yaptık.

    Kimseye etmem şikayet
    Ağlarım ben halime.....

    Tam o sırada okul müdürümüz geldi. Ne yapıyorsunuz diye sordu ister istemez. Bizde şarkı söylüyoruz diye cevap verdik. Ve bir şarkıyı da öğretmenlerin şarkısı yaptık dedik.

    Merak etti adamcağız. Bizde kendisine seve seve söyleyeceğimizi söyledik ve başladık şarkıyı koro olarak söylemeye.

    Canım yaaaaa, şarkı bittikten sonra sadece şunu söyleyebildi;

    Aşkolsun arkadaşlar, ben size ne yaptım ki?

    Cidden güzel bir şarkıdır. Evet yaren en kısa zamanda bu şarkıyı senden dinlemek istiyoruz.

  9. #9

    Hanımeli

    Sunburn teşekkürler...
    Dinleyin bakalım neler hissedeceksiniz.
    Ben onları dinlerken, seslerini çok özlediğimi hissettim.


    Müzeyyen Senar "Keklik"
    http://www.youtube.com/watch?v=xD8kachZe9o
    Safiye Ayla "Çile Bülbülüm Çile"
    http://www.youtube.com/watchv=Qv2X1B...elated&search=
    Zeki Müren "Yalnız Bırakıp Gitme"
    http://www.youtube.com/watch?v=QltUe...elated&search=
    Hamiyet Yüceses "Geceler"
    http://www.youtube.com/watch?v=ZzG8k...elated&search=
    Münir Nurettin Selçuk "Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın"
    http://www.youtube.com/watch?v=ZzG8k...elated&search=
    Perihan Altındağ Sözeri "Sen Vefasız Yolcu"
    http://www.youtube.com/watch?v=eVn00...elated&search=
    Mualla Mukadder Atakan "Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var"
    http://www.youtube.com/watch?v=o3ne7...elated&search=
    Nesrin Sipahi "Ömrümce Hep Adım Adım"
    http://www.youtube.com/watch?v=wLDuXjLZOxM

  10. #10
    Üye
    Ahal Teke Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    17.05-2015
    Saat
    22:19
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    817

    Ahal Teke

    Valla bu seçim sonuçlarına bu şarkılar iyi gider...

    Yaren söyle koy işte buraya...

    Sanem ben inanılmaz seviyorum bu şarkıyı.

    Bu şarkının bir Osmanlı Ermenisi tarafından bestelendiğini biliyor muydunuz?

  11. #11
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    yeditepe

    ben de istiyorum o şarkıyı...mümkünse...

  12. #12
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.225

    Baben

    Youtube'da bi dolu var: Kimseye etmem şikayet

  13. #13

    Hanımeli

    Seçim sonrası söylenecek tek bir eser var...
    O da!
    http://www.youtube.com/watch?v=2EYI0vg1QjA
    Aaah Ahh CHP...

  14. #14

  15. #15

    nüans

    İMC Medikal: Akülü Sandalyeler, Manuel Sandalyeler, Akülü Engelli Araçları, Ayağa Kaldıran Sandalyeler, Walker ve Yürüteçler, Koltuk Değneği ve Bastonlar, Klozet Oturakları, Yedek Parça ve Aksesuarlar
    Meyra Türkiye: Tekerlekli sandalye vb. tüm ürünler Almanya satış fiyatı ile Türkiye'de.
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    pegasus; kayıt yapabilsem okuyup koycam ama malesef onun yerine başka eserler geliyo hazır olun




Sayfa 1 / 6 12345 ... SonSon