Ali,nin başına gelenin aynısı benim başımada geldi,anamdan doğduğuma pişman ettiler...
|
|
|
|
Biliyorum, mevzuat maddeleri okumak can sıkıcıdır ama, olabildiğince kısa ve açık yazmaya çalışarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun %60 ve üzeri işgücü kaybı oranı bulunanlara çektirdiği eziyeti anlatmaya çalışacağım. Lütfen “Bundan bana ne” demeyin, çünkü hizmet verdiği kişi sayısı itibarı ile SGK bu ülkedeki en önemli kurumdur ve uygulamalarıyla milyonlarca insana eziyet çektirmesi hepimizin sorunudur.
Aşağıda anlatacağım sorun bundan önceki mevzuatta yoktu, bu sorun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 1 Ekim 2008’de yürürlüğe giren 28. Maddesi ile ortaya çıkartıldı.
Temelde iki tür emeklilik vardır;Yazıya konu ettiğimiz sorun, Yaşlılık emekliliğine dairdir. 28. madde diyor ki, Çalışma Gücündeki Kayıp Oranı;
- Malulen emeklilik: Yasanın 25, 26 ve 27. maddeleri ile düzenlenmiştir. Kısaca özetlersek, ilk defa sigortalı olduğu tarihten sonraki bir tarihte herhangi bir nedenle %60 ve üzeri işgücü kaybı oluşan kişilerin 1800 gün primle emekli olabilmesidir.
- Yaşlılık Emekliliği: Yasanın 28, 29 ve 30. maddeleri ile düzenlenmiştir. Yine kısaca özetlersek, her ne zaman ve her ne şekilde olursa olsun %40 ve üzeri işgücü kaybı bulunan kişilerin görece erken emekli olabilmesidir.
Şimdi geliyoruz SGK’nın yanlışına:
- % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar en az 18 yıl sigortalılık süresi ve 4680 gün primle; % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar en az 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 gün primle yaşlılık aylığına hak kazanırlar (4. Fıkra).
- “Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek [%60 ve üzeri] derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.” (5. Fıkra)
Konuya aşina olan gözlerden kaçmayacaktır, %60 ve üzeri çalışma gücü kaybı olanlar için yazılan fıkra hatalıdır ve içinde büyük bir saçmalık barındırmaktadır. Örneğin, bu maddeye göre 2000 tarihinde sigortalı olup, 2001 yılında %61 oranında çalışma gücü kaybı oluşan ve/fakat malulen emekli olamayan kişi Yaşlılık emekliliğinden YARARLANAMAZ. Çünkü %60 ve üzeri çalışma gücü kaybı bulunan kişilerin Yaşlılık emekliliği kapsamında değerlendirilebilmesi için “Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce” %60 ve üzeri çalışma gücü kaybının bulunmasını şart koşuyor SGK.
Saçmalığın daha anlaşılır olması için şöyle bir örnek vereyim:
%41 raporu olan Agop’un da, %51 raporu olan Ayşe’nin de, %61 raporu olan Ali’nin de Bağ-kur (4b) kapsamında 5000’er gün sigorta pirimleri olsun. Ayrıca hepsi aynı tarihte sigortalı olarak çalışmaya başlamış, hepsi aynı tarihte sakatlanmış ve hepsi aynı tarihte Yaşlılık emekliliğinden yararlanmak için SGK’ya başvuru yapmış olsun. Yani, aralarındaki tek fark rapor oranları olsun.
SGK Agop ve Ayşe’den tek bir şey ister, “hastaneye gidin ve söylediğiniz oranlarda işgücü kaybınızın olduğunu rapor alarak belgeleyin”. Agop ve Ayşe 28. madde kapsamında 2 ay içinde emekli olurlar. Peki ya Ali?
Şimdi geliyoruz SGK’nın ceberrutluğuna:
Onun işi uzun... Madde madde yazayım da hem okuyanlar görsün çekilen eziyeti hem de belki sorumlu birileri okur da “biz ne yapıyoruz” diye utanır...- Agop’la Ayşe benden daha hafif sakat olmasına rağmen hemen emekli oldular, ben neden olamıyorum?
- Aradan 2 ay geçer ve Ali’nin 28. Maddeye istinaden Yaşlılık emekliliğinden yararlanma başvurusu reddedilir. Gerekçe, “Durumunuzun 25. Maddeye göre maluliyeti gerektirecek düzeyde olmadığına karar verilmiştir”
- Ali şoktadır, çünkü kendisi de bilmektedir malulen emekli olamayacağını ve zaten onun içi de Malulen emeklilikten yararlanmak için değil Yaşlılık emekliliğinden yararlanmak için başvuru yapmıştır. Keza prim günleri felan da fazla fazla mevcuttur, ne yapsın malulen emekliliği!?
- Ali soluğu sigorta müdürlüğünde alır:
- Onların rapor oranları %60’ın altında, seninki ise %61.
- Yani?
- İlk sigortalı olduğun tarihte %60 ve üzeri işgücü kaybın yoksa, bugün %61 raporunla 28. madde kapsamında Yaşlılık emekliliğinden yararlanamazsın.
- Ama ilk sigortalı olduğumda sakat değildim ki; tıpkı Agop ve Ayşe’nin de olmadığı gibi?
- Bilemem, kanun böyle. Ya rapor oranınızı %60’ın altına düşürtmelisin ya da ilk sigortalı olduğun tarihten önceye ait %60 rapor getirmelisin.
Evet, aylarca uğraşmasına rağmen Ali emekli olamıyor, olamayacak!
SGK bu saçmalığı düzeltmelidir:
Bunun için iki yol var.Sorun da çözüm de bu kadar nettir. SGK bir an evvel bu düzenlemeyi yapmalıdır, ve hatta kanun maddesi değişinceye dek meydana gelecek olan haksızlıkları önlemek için de yeni bir genelge yayınlamalıdır, “Alilerin” mağduriyetini gidermelidir.
- Ya 5510 sayılı yasanın 28. maddenin 4. fıkrası tamamen iptal edilip 5. fıkrasına “c) % 60 ve üzeri olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 15 yıldan beri sigortalı olmaları ve 3960 gün” primle emekli olur, diye yeni bir ibare eklenmelidir.
- Ya da 28. Maddenin 4. fıkrası şu şekilde değiştirilmelidir “Herhangi bir sebeple 25. maddeye göre malûllük aylığından yararlanamayan ya da yararlanmak istemeyen ve/fakat % 60 ve üzeri raporu bulunan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.”
Siyasilerden ve SGK yöneticilerinden talebimizdir.
- Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
- Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...
Ali,nin başına gelenin aynısı benim başımada geldi,anamdan doğduğuma pişman ettiler...
devletimizin engellilerin emeklilik durumunu degiştirmesi bence saçmalıktır. bizlerin kuvveti beden kuvveti bellidir.
neden degiştiriyo amaç n meçhul,
sonrası sgk ve rapor veren hastaneler sıkı denetimde olmalıdır çok çelişkili yıpratıcı tavırarı olmakla beraber sapa saglam kişiler rapor alırken bizleri yıpratıyolar.
buna bir çözüm getirilmelidir.
bu özürlü emeklilik siteminin mutlaka değişmesi lazım vergi indiriminden bağımsız olması gerekiyor ve
Normalde, benimde raporum B fakat vergi indirim için başvurup hastaneden aldığım rapor ise,% düştü.
Şu an için vergi indirimden faydalanamıyorum. devletin gözünde engelli değilim şu an, ama değişmeyen ve sürekli kalıcı olan sakatlığım var. engelim ise polio sekeli.
Bunun için yeni bir düzenleme gelecek diyorlar.
Vergi indirim için sakatlığı ölçütlendirilmesi değişmeyen bşir durum mu acaba..
Doğru mu acaba..!
Konu bleak06 tarafından değiştirilmiştir (05.08-2011 Saat 00:21 ).
Saçmalık daha ilk başta başlıyor,Bağ-kurda her başvuruyu illaki 25.maddeden gönderip red geldikten sonra 28.maddeden Ankara değerlendiriyor,bu arada en az 7-8 hatta 10 ay geçiyor....OturanBoğa çok yerinde bir tespit yapmış,çözümde vermiş sağolsun,umarım yetkili,etkili,etiketli bürokratlar bu saçmalığa bir son verir....
Benim raporum %60 2005 yılında aldım hep ssk'lı olarak çalıştım ve ssk'dan emekli olacağım 2 yılım var okuduklarımı yanlış anladım herhalde şimdi %60 raporum süreklidir diye vergi indirimim de var diye emekli olamayacakmıyım illla %40 laramı düşürecekler .
Değiştirseler ne olacak, yapılan her değişiklik bize daha büyük zulüm olarak geri dönüyor.
Bu durumda benden ikinci kez istedikleri raporumun % 69 olması yüzünden emekli olamayacak mıyım yani?
Yoksa bu durum örnekte verildiği gibi sadece Bağkurlu olanlar için mi geçerli?
Ben emekli sandığındayım, İlk rapor %45ken şimdiki %69, oranın yükselmesi umarım aleyhime değildir![]()
Yazımda da belirttiğim gibi, bu, 28. madde kapsamında emekli olacakları kapsıyor. Bağkur (4b) statüsünde emekli olacakları ve ayrıca ilk sigortalılıkları 1 Ekim 2008 tarihinden sonra olanları.
1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olup SSK (çalışan) statüsünde emekli olacaklar önceki yasaya tabidirler...
- Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
- Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...
Yüreğime iniyordu az dahaO kadar emeklilik planları yaptıktan sonra. (Biraz bencillik oldu ama )
hükümet engellileri engel olarak görüyor 8 yıl geçti haklarımız geri verilmedi verilmez de ben emekli olamıyorum ama engelli kadrosunda çalışıyorum naısl iş vergi indiriminden faydalanamadım ankara başka telden çalıyor türkiye başka telden anlaşılır gibi değil
Şimdi hadi SGK gibi kurumlar yapılan hatalar bir şekilde düzeltilir.
Peki Bakanlıklar kaldırıp Teksosyal güvencesi Devlet olan diger Engelli kardeşlerimiz il müdürlüklerine devredilmesi ve onların insayatifine bırakılması Arkadaşlar bakanlıkların adı degişiyor yasaları uygulama zorunlulukları olmuyacak
çünkü özerklikler degişiyor siz arkadaşlara şöyle tanımlim
devlet hükümetin politikasıyla bir yasa çıkar mesala su elektirik gibi devlet kurumlarında engelli bireylerin indirim hakkı bu yasada var
Ama belediyeye böyle bir talepte gittiginiz zaman belediye bunu uygulamak zorunda olmadıgını söyler
şimdi buda aynı olay bu bakanlıkların kapatılıp yerine isim degiştirerek başka bakanlıklar kurulken
biz engelliler ile sorumlu olan Başbakalık özürlüler personel daire başkanlıgı şehirdeki belediyerin insafına terk ediliyoruz yine yeniden.![]()