Sayfa 15 / 38 İlkİlk ... 511121314151617181925 ... SonSon
Toplam 565 mesajın 211-225 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #211
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.493
    Blog Mesajları
    123

    vilanjik

    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm! Alev ALATLI


    Günay Rodoplu'nun hayatındaki trajik, boyut bilgidir. Hayatını, Lao Tzu ile, Hazreti Muhammed'le, Kropotkin'le, Marks'la, Baudelair'le, Albert Schweitzer'le, Kazancakis'le paylaşmasına bakılırsa bu dünyadan değildir. Ama bu dünyaya dair çok bilgi edinmiş bir insanın sorumluluğu altında ezilir, pasifize olur. Türkiye insanının hoyratlığına yenik düşer. "Ve iyilik buradan çıkar. İyilik, dayatılan haksız, yanlış ve çirkin oyun oynamayı reddetmekten çıkar." "Viva, La Muerte!" Yirminci yüzyılın son otuz yılında Türkiye insanının ortak ruhunu çözümleyen, yer yer belgesel nitelikli dörtlünün ilk romanı." Alatlı "Türkiye bugün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır." diyor ve sesleniyor, "Or'da kimse var mı?"

  2. #212
    Üye
    indigo_girl Avatarı

    Gerçek Adı
    .....
    Üyelik Tarihi
    04.11-2006
    Son Giriş
    10.01-2015
    Saat
    18:13
    Yaşadığı Yer
    YOK
    Mesaj
    374

    indigo_girl

    Cesaret veren öyküler - cengiz erşahin
    kişisel gelişim kitabı içinde kısa hikayeler var

  3. #213

    bohem

    Uçurtma Avcısı
    Khaled HOSSEINI

  4. #214
    Üye
    denizwill Avatarı

    Gerçek Adı
    will
    Üyelik Tarihi
    24.07-2013
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    157
    Blog Mesajları
    1

    denizwill

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: vilanjik Mesajı Gör
    Ağrının derinliği isimli bir kitabını okumuştum.Tarafsız yorumları, kolay okunabilen bir dili vardı.Tavsiye ederim okumanı
    teşekkürler alıcam mutlaka, sevgilerimle

  5. #215
    Üye
    deryag Avatarı

    Gerçek Adı
    Derya
    Üyelik Tarihi
    10.07-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    40

    deryag

    KAYIP GÜL Serdar Özkan
    -Descartes gibi insanlar, giydikleri kumaş parçalarına değer kazandırıyorlar. Bir de tam tersini düşünsene.
    -Ne gibi?
    -Kumaş parçalarının insanlara değer kazandırdığını.

    Ve ben annemleyken hep şunu hissederdim:
    Kendini özel hissetmek için ihtiyacın olan tek şey, kendinsin.
    Ne diyorduk: zengin bir ailenin kızı, başarılı bir hukuk öğrencisi Diana. Hikaye yazmak istiyor ama bu konuda Diana’yı annesinden başka destekleyen yok. Hatta kendisi de bunu istediğini pek düşünmüyor. Ve bir gün annesini kaybediyor Diana. Ardından yıllarca bihaber yaşadığı bir kardeşinin var olduğunu öğreniyor: Mary. Ve hikaye burada başlıyor…

  6. #216
    Üye
    satı basak Avatarı

    Gerçek Adı
    Satı BASAK
    Üyelik Tarihi
    18.10-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.075

    satı basak

    Aşkın Gözyaşları 1 ve 2
    Sinan YAĞMUR.
    Mevlana ve Şems'in hayatlarını ve birbirlerine olan aşklarını anlatıyor..

  7. #217
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.493
    Blog Mesajları
    123

    vilanjik

    Unutma Bahçesi- - Latife TEKİN

    "Unutacağımız hiçbir şey kalmayana dek her şeyi unutabilsek tanrıyla karşılaşacağız ama oraya kadar unutmayı beceremiyoruz bir türlü..." demiştim. "İnsan iniyor aşağı, ama bir noktada soluksuz kalıp yukarı sıçrıyor," demişti, "unuttuğun kadarı bile fazla bana kalırsa, boş laflar ediyorsun..."
    "Her şey geçmişte gömülü, başlangıçta" diyorum ben. Şeref, "Sırlarımız gelecekte çözülecek ama" dediğinde de soluğumun açıldığını hissediyorum. Söyleyecek olsam, "Benim öyle seni rahatlatmayı düşünerek böyle konuştuğumu sanıp kendini yanıltma," der, "unuta unuta in aşağı sen... Madem anılar bizim atıklarımızmış, unutmanın sonuna var, anlarsın... Tanrı senin yüzüne bakıyor muymuş? Her şeyin başına dönmek isteyen nedir biliyor musun, akıl ister bunu... Aklı da kendi haline bırakmamak gerekir, aptalca işlere kalkışır çünkü..."

  8. #218
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.493
    Blog Mesajları
    123

    vilanjik

    Beşinci Dağ Paulo COELHO


    'Beşinci Dağ', İlyas Peygamberin romanlaştırılmış öyküsü. İ.Ö. 870 yılında İsrail'den ve bu ülkenin korkunç kraliçesi Yezavel'den kaçıp Fenike'ye sığınan İlyas, orada, Tanrının İsrail'e yeniden dönmesine izin vereceği günü beklerken, ona kucak açan, evinde ağırlayan dul kadına ve oğluna büyük bir sevgiyle bağlanır.

  9. #219
    Üye
    metehandro Avatarı

    Gerçek Adı
    Mete Han
    Üyelik Tarihi
    01.07-2007
    Son Giriş
    02.09-2016
    Saat
    21:40
    Yaşadığı Yer
    4.Levent ISTANBUL
    Mesaj
    388

    metehandro

    Mekanın Poetikası....Gaston Bachelard... (Halen Okuyorum) gözlerim hemen ağrıdığı için günde 3-4 sayfa okuyup ara veriyorum...

    İnsanlar evlerinde neden mutlu ve yalnızlıktan nasıl keyif alır diye merak ediyorsanız okuyunuz...Özellikle ben ve benim gibi evinde huzur bulan evini ilk evreni olan görenlere gelsin bu kitap felsefe ağırlıklı karmaşık bir kurgusal dille yazılmış ...

    ne yapaydım İnce Memedimi okuyaydım biraz ağır kitap okuyalım dedik bildiğin çukura girdik ama bitirecez el mahkum


    Özellikle Kitap Kurdu hamfendilere inat artık Tolstoy ve Dostoyevski okuyacağım...onlar sayesinde entel ve dantel olmaya karar verdim...

  10. #220
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.453
    Blog Mesajları
    6

    minerva

    Kış Bahçesi-Kristin Hannah,Bir anne nasıl olurda öz kızlarına karşı bu kadar soğuk ve sevgisiz görünmeyi başarabilir.Üstelik ömrünün son demlerinde bu ilerlemiş yaşında bile bir nebze olsun sarsılmadan,yumuşamadan.Yıllardır Meredith ve Ninanın annelerine dair bulamadığı soruların cevabını Vera bizi II.Dünya savaşında almanların kuşatması altındanın açlığa, soğuğa,ölüme terk edilen Leningrada götürüyor ve Vera anlatıyor, siz dinliyorsunuz.Dinledikçe hikayeyle birlikte sizde kalbinizin nasıl taşlaştığını, hissizleştiğini fark ediyorsunuz...

  11. #221
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    25.11-2016
    Saat
    14:28
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.215
    Blog Mesajları
    28

    Sema

    Mart Menekşeleri 'ni okudum. Sürükleyici bir kitap, tavsiye olunur. Özellikle sürprizli finali hoşuma gitti.

  12. #222
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    25.11-2016
    Saat
    14:28
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.215
    Blog Mesajları
    28

    Sema

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Sema Mesajı Gör
    Jan-Philipp Sendker ‘in romanı ; Her Kalp Kendi şarkısını Söyler –ve yalnızca diğer yarımız o sesi duyar-

    Konusunu hiç bilmeden kapak tasarımına ve ismine bakarak seçtiğim bir kitap , okumaya başladığımda beni neden çektiği konusunda şaşırttı. Artık şaşırmamam lazım , engellilerle ilgili her şeyi mıknatıs gibi çekiyorum zaten.

    Yolları manastırda kesişen, biri görme yeteneğini kaybetmiş, diğeri hiç yürüme şansı olmamış iki çocuk. Görmenin gözlerle ilgisinin olmadığı, hareketin ayaklara bağlı olmadığı bir dünya… Çocuklukta başlayan 50 yıllık bir aşk. Masal gibi, şiir gibi mistik bir hikaye. İçten, samimi ve en önemlisi estetik bir anlatım. Duygudaşlık olduğu için etkilendim hikayeden.
    Geçen Haziran ayında okumuş olduğum yukarıdaki kitabın devamı niteliğinde olan "Kalp Yalnızca İçeriden Açılan Bir Kapıdır" kitabını bitirdim. Bu yazarı sevdim gerçekten, kelimeleri zarif ve estetik. Her iki kitapta da hikaye içinden başka bir hikaye çıkıyor. Kitabın bir bölümünde mutlaka engelli hayatlara dokunuyor. Zor hayatlar ve sevgi dolu insanlar çıkıyor karşımıza.

    Kitaptan öğrendiğim dikkatimi çeken bir konu da şu ; Budizm inancında sakatlığın kötü "karma"nın sonucu olduğu düşünülüyor, lanetli insanlar olarak kabul ediliyor ve çevrelerinde görmek istemiyorlar. Aileleri bile kötü şans getirdiği inançları yüzünden çocuklarını terk ediyorlar. Budist manastırları da sakat talebe istemiyorlar. Ancak fiziksel ve ve ruhani açıdan "lekesiz" olanlar keşiş olabiliyor. Hristiyan manastırları sahipleniyor bu yüzden sakat çocukları...

    Şimdi Müslümanlığın bu konuda durduğu konumu düşünüyorum. Tatmin etmiyor beni bulduğum cevaplar...

  13. #223
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.493
    Blog Mesajları
    123

    vilanjik

    Nuke Türkiye!---Alev ALATLI

    Prof. David Pavloviç, bir bilim adamının rasyonalitesiyle yaklaşıyor hem Türkiye’ye hem de burada tanıdığı insanlara: Kuşkucu, araştırıcı, mantıklı...İstatistiki bilgilere tapıyor, bu oranlarla konuşuyor ama duygularını dile getiremiyor. O, bir Yahudi. Babası dinine düşkün biri ve onu da öyle yetiştirmeye çalışmış. Ne ki David, felsefeye merak salmış, psikoloji okumuş, dinini yorumlamaya çalışmış, inancının ne durumda olduğunu anlamak için, karşına çıkan ilk fırsatta Orient’e, Doğu’ya, Türkiye’ye gelmiş.Aradığını(inancı, kendisi, ruhu...) burada da bulamamış ve büyük bir şaşkınlıkla Tanrı’nın olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

    Diana Pavloviç, annesinin tüm karşı çıkmaları ve hatta Doğuluların sapık olduğunu kendine göre ispatlamasına rağmen, kocasından daha farklı amaçlar için, çocuklarını da alıp onunla birlikte Türkiye’ye geliyor. David gazete kupürlerinin ve sayıların arasına gömülmüşken, o, insanlarımızın arasına karışmış, Türk kültürünü tanımaya çalışmıştır. Saz çalmayı kısa bir sürede öğreniyor, G. Rodoplu’yu da o arada tanıyor. Diana insanımızı, davranışlarımızı, duygusal tepkilerimizi sorgulayarak anlamaya çalışıyor. Ama sonuçta, o da kocası gibi işin içinden çıkamıyor ve akıl hastanesindeki odasında insanımıza ve Türkiye’ye lanetler yağdırırken “Nuke Türkiye! ” diye avaz avaz bağırıyor.

  14. #224
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:13
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    38.172
    Blog Mesajları
    10

    mac72

    Mahşer:Hak elçisi Seyyid Nesimi --- İsa Muganna Hüseyinov

  15. #225
    Üye
    vilanjik Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    02.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Eskisehir
    Mesaj
    11.493
    Blog Mesajları
    123

    vilanjik

    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Şeytan ve Genç Kadın--Paulo COELHO

    Gözlerden uzak, kuytu bir dağ köyü ve bu köyün dış dünyadan soyutlanmış, kendi halinde, çoğunluğu yaşlı, zamanın dışında bir yaşam süren insanları. Köydeki tek genç kadın, küçük otelin barında çalışan güzel Chantal'dır. Gelip geçen avcılarla ya da turistlerle gönül eğlendiren genç kadının tek dileği bu sıkıcı yerden kurtulmaktır. Beklenmedik bir anda köye gelen ve gerçek kimliğini gizleyen bir yabancı, köy halkına, hepsinin yaşamını alt üst edecek, onları kışkırtacak, değer yargılarını tersine çevirtecek, hatta kökünden değiştirtecek bir öneride bulunur. Yabancı, köy halkına yedi gün süre tanımıştır. Bu süre içinde bu insanların her biri yaşam, ölüm, adalet ve dürüstlükle ilgili temel sorunlarla yüzleşecek, bir yol ayrımında durup kendi yaşam çizgilerini değiştirecek bir karar almak zorunda kalacaklardır.




Sayfa 15 / 38 İlkİlk ... 511121314151617181925 ... SonSon