Yazan: Vakkas DEMİR (Yaklaşım)

I- GİRİŞ
Sosyal güvenlik literatüründe ölen sigortalının kızının veya oğlunun müteveffa kişi üzerinden aldıkları aylığa “yetim aylığı” denilmektedir. Birçok gencimize sosyal güvenlik kanunları kapsamında bağlanan yetim aylığı önemli bir sosyal yardım ve güvence durumundadır.
Çalışma ve iş hayatımızda, ölen müteveffa kişi üzerinden geride kalan hak sahibi durumundaki kız ve erkek çocuklarına bağlanan yetim aylıklarının sigortalı olarak çalışmaya başladıkları takdirde kesileceğine dair yaygın bir kanaat bulunmaktadır.
Konu hakkında sosyal güvenlik hafızamızda genel olarak yer tutmuş olan söz konusu kanaat genel olarak doğru olmakla birlikte, bu durumun yani yetim aylığı alan bütün çocukların her türlü çalışmaya başlaması halinde aylığının kesilmesi gerektiği kuralının bazı istisnaları vardır.
Bu çalışmamızda, önce yetim aylığı alan kız ve erkek çocukların aylıklarının genel olarak hangi şartlarda kesilebileceğine ilişkin açıklamalarda bulunduktan sonra, yetim aylığı alırken hangi tür sigortalı çalışmalara başlanıldığında bağlanan aylıkların kesilmemesi gerektiğiyle ilgili açıklamalarda bulunacağız.

II- YETİM AYLIĞI İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER
Yetim aylığının hangi kanun hükümlerine göre bağlanacağı, ölen kişinin ölüm tarihine göre belirlenmektedir. Buna göre, 1 Ekim 2008’den önce ölen kişilerin hak sahiplerine 1 Ekim 2008’den önce yürürlükte bulunan Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre yetim aylığı bağlanacaktır. 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008’den sonra ölen kişilerin hak sahiplerine ise, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre yetim aylığı bağlanmaktadır.
Dolaysıyla bu makale çalışmamızda kız ve erkek çocukların yetim aylıklarının kesilmesine ilişkin şartları açıklarken paylaşacağımız bilgiler, 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde olacaktır.
Kız ve erkek çocuklarına Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı kapsamında 1 Ekim 2008’den önce bağlanılan yetim aylıklarının kesilmesi, eski (mülga) Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı mevzuatlarındaki hükümlere göre yapılmaktadır. Dolayısıyla, 1 Ekim 2008’den önce Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı kapsamında yetim aylığı alan kişilerin aylıklarının arttırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında (ilk defa bağlanmasında değil) eski (mülga) Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı mevzuatlarına göre işlem yapılması gerekmektedir. Bu ifadelerimiz, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi hükümleriyle de sabit bulunmaktadır.
1 Ekim 2008’den sonra ölen müteveffa kişilerin hak sahiplerine bağlanan yetim aylıklarının kesilmesi ise, sosyal güvenlik sistemine 1 Ekim 2008’den önce veya sonra hangi sigortalılık statüsünde (Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı) girerse girsin, 5510 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak buna göre yetim aylıkları kesilecektir.

III- MALUL OLMAYIP YETİM AYLIĞI ALAN KIZ ÇOCUKLARIN AYLIKLARININ KESİLME ŞARTLARI
5510 sayılı Kanun’un 35. maddesinde; “…Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34. maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir…” hükümleri bulunmaktadır.
Kanun metnindeki bu hükümlere göre, 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi hükümlerini dikkate alarak, malul olmayan kız çocuklarına bağlanan yetim aylığının hangi koşullarda kesilebileceğini açıklamaya çalışalım.
Malul olmayan kız çocuklarına bağlanan yetim aylıkları, kız çocuklarının sosyal güvenlikli olarak çalışmaya başlamaları halinde, evlenmeleri halinde ya da eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle birlikte yaşadıklarının SGK tarafından tespit edilmesi halinde kesilmektedir.
Görüldüğü üzere, malul olmayan kız çocuklarına bağlanan yetim aylıklarının kesilmesinde belli yaşlara kadar öğrenci olma ya da belli yaş koşullarına sahip olma gibi nitelikler aranılmamaktadır.

IV- MALUL OLMAYIP YETİM AYLIĞI ALAN ERKEK ÇOCUKLARIN AYLIKLARININ KESİLME ŞARTLARI
5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi hükümlerine göre, malul olmayan erkek çocuklara bağlanan yetim aylıkları; sosyal güvenlikli olarak çalışmaya başlamaları halinde, hiçbir öğrenimi olmayan çocuklar 18 yaşını doldurduğunda, orta öğrenim mezunu olan çocuklar 20 yaşını doldurduğunda, yüksek öğrenim mezunu olan çocuklar ise 25 yaşını doldurduğunda kesilmektedir.
Sosyal güvenlik hukukunda, lise mezunu olmak orta öğrenim olarak kabul edilirken, iki yıllık meslek yüksek okulu, fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olmak ise yüksek öğrenim olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, malul olmayan erkek öğrencilerin, üstte saydığımız okulları bitirdiklerinde yaşlarını doldurmaları beklenilmeden yetim aylıklarının kesilmesi gerekmektedir. Malul olmayan erkek çocukların yetim aylıkları evlenmeleri halinde kesilmemektedir.

V- MALUL OLAN KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARINA BAĞLANAN YETİM AYLIĞININ KESİLME ŞARTLARI
Ölen sigortalının kız ya da erkek çocuklarının müteveffa baba veya anaları üzerinden malul oldukları gerekçesiyle malullüklerinden yararlanarak yetim aylığı alabilmeleri için, SGK sağlık kurulunca çalışma güçlerinin en az yüzde 60 oranında yitirdiklerine karar verilmesi gerekmektedir.
Malul olan kız ve erkek çocuklarına bağlanan yetim aylıkları sosyal güvenlikli olarak çalışmaya başlamaları halinde kesilmektedir. Bunun dışında malul olan kız ve erkek çocuklarına bağlanan yetim aylıkları belirli yaşları doldurmaları halinde, öğrencilik niteliklerinin sona ermesi halinde ya da evlenme gibi nedenlerle kesilemez.

VI- YETİM AYLIĞI ALAN KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARININ HANGİ TÜR ÇALIŞMAYA BAŞLARLARSA AYLIKLARININ KESİLMEYECEĞİ
Buraya kadarki ifade ettiklerimizden anlaşılacağı üzere, 5510 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı alan bütün çocukların (çocuğun malul olup olmaması ya da kız ya da erkek olup olmaması fark etmemektedir) aylıkları sosyal güvenlikli olarak çalışmaya başladıklarında kesilecektir.
Ancak, ifadelerimizde yer alan “çalışma” kavramı, yetim aylığı alan çocuğun bütün sigorta kollarına (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kolları ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kolları) tabi olarak çalışması şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Bu ifadelerimizi 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi hükümleri teyit etmektedir.
Şöyle ki; 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesinde yetim aylığı alan çocuklar için gerekli olan “çalışmama” koşulu belirlenirken; “b) Bu Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan…” ibarelerinin yer aldığını görüyoruz.

5510 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri kapsamında yer alan ve yetim aylığı alan çocukların aylıklarının kesilmesini gerektirmeyen çalışmalar ise aşağıda sırasıyla yer almaktadır.
1- Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortasına tabi çalıştırılan hükümlü ve tutukluların çalışmaları,
2- Haklarında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası hükümleri uygulanan kişilerin çalışmaları,
3- 05.06.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanunu’nda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile yine iş kazası ve meslek hastalığı sigortasına tabi meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tâbi tutulan öğrencilerin çalışmaları,
4- Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan ve haklarında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanan kursiyerlerin çalışmaları,
5- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı (part-time) çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı asgari ücretten az olanların çalışmaları.

İşte, 5510 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı alırken üstte beş madde halinde belirttiğimiz şekilde çalışmaya başlayan çocukların yetim aylıklarının hiçbir şekilde kesilmemesi gerekmektedir. Çünkü, üstte beş madde halinde saydığımız çalışmalar bütün sigorta kollarına tabi olarak yürütülen ve yapılan çalışmalar değildir.
Üstte belirttiğimiz beş farklı çalışmadan herhangi birisine tabi olarak çalışmaya başlayan çocukların yetim aylıklarının kesilemeyeceğine ilişkin hükümler, Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’nın 18.11.2008 tarihli ve 2008/96 sayılı Genelgesi’nin “Ölüm Sigortası” başlıklı bölümünün “F.b.2” madde numaralı alt bentlerinde de hüküm altına alınmıştır.

Yetim aylığı alan çocuklardan; bütün sigorta kollarına tabi olacak şekilde hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların, kendi nam ve hesabına esnaf olarak çalışmaya başlayanların, tarımda kendi nam ve hesabına çalışmaya başlayanların ve kamu idarelerinde çalışmaya başlayanların aylıklarının ise zorunlu olarak kesilmesi gerekmektedir.
Yetim aylığı alan çocuklar aylık alma durumlarında meydana gelen değişikliği Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu nedenle, aldıkları yetim aylıklarının ileride kendilerinden yersiz ödenen aylıkların tahsili gerekçesiyle SGK tarafından faiziyle birlikte talep edilmesi gibi yasal bir işlemle karşılaşmak istemiyorlarsa, yetim aylığı alırken çalışmaya başladıklarında bu durumlarını mutlaka SGK’ya bildirmelerini önemle tavsiye ediyoruz.

VII- SONUÇ
İnsanlarımızın sosyal güvenlik haklarını hangi şartları yerine getirdiklerinde kullanabilecekleri önemli olduğu kadar, söz konusu bu sosyal güvenlik haklarını hangi şartlarda devam ettirebilecekleri de bir o kadar önemlidir.

Şartların oluşması halinde az da olsa sürekli bir gelir niteliğinde olan yetim aylığının hangi koşulların yerine gelmesi halinde alınabileceğini ve kesilmeyeceğini bilmek oldukça önemlidir. Yetim aylığını alan çocuk kız olsun erkek olsun, malul olsun sağlıklı olsun hepsi için yetim aylığının kesilmesinin ortak koşulu aylık almaya devam ederken çalışmaya başlanılmasıdır.

Bu çalışmamızda, yetim aylığı alan ve her türlü çalışmaya başlayan bütün çocukların aylıklarının kesilmesi gerektiği şeklinde bir kuralın ve kanun hükmünün olmadığını, bunun istisnaları olduğunu ve yetim aylığı alan çocukların çalışmaları halinde hangi tür çalışmaların yetim aylıklarının kesilmesine neden olduğunu, 5510 sayılı Kanun ve 2008/96 sayılı Genelge hükümleri doğrultusunda açıklamaya çalıştık.
Buna göre özetle, yetim aylığı alan çocuklar bütün sigorta kolla
rına (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kolları ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kolları) birden çalışmaya başladıklarında aylıkları kesilmektedir. Ancak yetim aylığı alan çocuklar, yazımızın VI. bölümünde belirttiğimiz 5 farklı çalışma türünden herhangi birisine tabi olarak çalışmaya başladıklarında aylıklarının kesilmesine gerek bulunmamaktadır.