• Ulûfe Etrafında Şen "Engelli Kardeşlerimiz" ve Sakatlar

    Bülent Küçükaslan | Radikal 2
    [...]
    Yazdıklarıma itirazı olan hükümet yetkilisi, belediye başkanı ya da bürokrat varsa, bilin ki yalan söylüyor. O adamın gözünün içine bakın ve laf kalabalığı yaparak dolanmasına izin vermeden aynen şunları söyleyin: “Bana bir isim söyle, her neredeyse ona bir tekerlekli sandalye göndereceğim... Ona oturup, hiç kimseden yardım almadan evine gidebilir mi? Hayır! İşine? Hayır! Bakkala? Hayır! Arkadaşlarıyla buluşmaya? Hayır! Okula? Hayır! Parka? Hayır! Pekii, o kişi beceriksiz diyelim; senin altına, dağıtmaktan gurur duyduğunuz o akülü sandalyelerden birini çeksem şimdi, yardım almadan evine gidebilir misin? Hayır! Gözünü bağlasam, en iyi bildiğin caddeye götürüp eline de bir Beyaz Baston versem, kafanı-gözünü bir yerlere çarpmadan, yerlere düşmeden caddenin sonuna gidebilir misin? Hayır! Be mübarek adam, neye itiraz ediyorsun o zaman, ne konuşuyorsun Allah aşkına! Şaka mısın sen?”

    Buraya tıklayarak yazının tamamını okuyabilir ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.