• TÜYAP Kitap Fuarı'nda Sakatlık konulu panel / 13 Kasım 2011 Pazar

    Koç Üniversitesi Yayınları 30. TUYAP Kitap Fuarı'nda bir panel düzenliyor: Biraz da Sakatlıktan Konuşsak? Kuramlar ve Deneyimler

    Panele vesile olan şey, Koç Üniversitesi Yayınları'ndan çıkacak olan bir kitap: Sakatlık Çalışmaları (Sakatlık Çalışmalarına dair literatürde yer etmiş önemli makaleler ilk defa Türkçeye çevrildi; sakatlık mevzuunu politik alana çeken, sosyoloji disiplininin konusu haline getiren birbirinden kıymetli makaleler)

    KATILIMCILAR:
    Dikmen Bezmez, Sibel Yardımcı, Yıldırım Şentürk, Bülent Küçükaslan, Nazmiye Güçlü, Bülent Kelleci
    TARİH: 13 Kasım 2011, saat 17:30
    YER: TÜYAP Kitap Fuarı Marmara Salonu

    Buraya tıklayarak konuya dair detaylara erişebilirsiniz

    Paneli videoya çeken ve bizlerle paylaşan sevgili Can Evren arkadaşımıza çok çok teşekkür ediyoruz.

    Buraya tıklayarak panel konuşmalarının yazıya dökülmüş haline ulaşabilirsiniz.
    Sağır arkadaşlarımız için tüm konuşmaları yazıya döken Kısmet arkadaşımıza çok çok teşekkür ederiz.





    Yorum 12 Yorum
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Paneli videoya çektiği ve bizlerle paylaştığı için Can'a çok çok teşekkürler.

      Konuşma işi yazma işine benzemiyor! Benim konuşmam iyi olmamış, ama idare edicez artık!

      Not: Panelin 3. ve son videosunu kısa süre içinde Can ekleyecek. Orada izleyicilerle gerçekleştirilen soru-cevap bölümü olacak.
    1. Can Evren Avatarı
      Can Evren -
      * Not: Videonun üçüncü bölümünde panel katılımcılarından Bülent Kelleci'nin konuşması da mevcut.

      Biraz da Sakatlıktan Konuşsak:
      Kuramlar ve Deneyimler, TÜYAP Kitap Fuarı, 13 Kasım 2011

      Sakatlık Çalışmaları, Der. Dikmen Bezmez, Sibel Yardımcı, Yıldırım ŞentürkKoç Üniversitesi Yayınları,
      Ekim 2011 567 sayfa, 21 TL.

      13 Kasım'da TÜYAP’ta, yukarıdaki başlıkla bir panel düzenlendi. Panel, Türkiye’de sosyal bilimler akademik çevresi tarafından yayıma hazırlanan ilk Sakatlık Çalışmaları derlemesinin tanıtımı olduğu kadar, sakat aktivistler ile konuyu gündemine almış akademisyenler için bir buluşma, tanışma ve tartışma imkanıydı. İlham dolu bu panelde etkileyici olan neydi peki? Sakatların sıkıntılarını anlattıkları, birbirlerini dinledikleri bir panel olmanın ötesinde sakatlık deneyimini içinde bulduğumuz dünyanın diğer dışlanma deneyimleri ile yanyana getirmek, ortaklıkları tartışmak nedense panelin esas konusu oluverdi. Eşcinseller, azınlık halklar sık sık telaffuz edildi. Sakatlık deneyimi ile farklı dışlanma deneyimleri arasındaki ortaklık önümüzdeki günler, aylar, yıllarda peşimizi bırakmayan bir soru olmaya devam edeceğe benziyor.

      Perondan bir adım aşağı…
      Sakatlık konusunu sağlam bedenli birine, dolayısıyla en başta kendim(iz)e anlatmanın yolu kısadır: 5 yıldır her yıl indiğin-bindiğin tramvay durağında peron ile vagon arasındaki yükseklik farkı senin için gözden kaçan bir ayrıntıdır. Bin kere de binsen, on bin kere de binsen fark etmeden geçebilirsin. Halbuki iki ayağı üzerinde yürümeyen biri için o yükseklik farkı her gün toslanan bir duvardır. Ufak bir ayrıntı gibi görünen fark, sakat bir kişi olmanın kurucu, temel meselesidir. Engel dediğimiz işte bu adım farkıdır. Sakatları bir adım aşağıda bırakır. Engel sende veya bende olan bir kişisel nitelik değildir; seni ve beni birbirimize bağlayan ortak dünyanın, birbirimizle ilişki kurmamızın koşulları ile ilgilidir. Bu dünya bana göre tasarlanmış, seni dışarıda bırakmış, en iyi ihtimal seni sonradan hatırlamıştır.Farklı doğar ve yaşadıkça farklılaşırız. Ancak aramızdaki dünyanın kurulumu bu farklılıklardan eşitsizlikler oluşturur, eşitsiz bir dünya besler zira farklılığa göre değil aynılığa göre tasarlanır; yapılı çevre, eğitim, çalışma dünyasıyla. Perondaki adım farkı bunun en çıplak, fiziki görünümüdür. Sakatlık da eşitsizliğin çıplak gözle görülebildiği yegane örnektir belki de; biri geçer perona, diğeri kalır. Görünür bir filtre gibi. Fakat sakatlar çok iyi biliyor (ve hiç durmadan söylüyorlar ki) yaşanan eşitsizlik o fiziksel adım farkından ibaret değil. Bakışlarda, göz çevirmelerde, şüphelerde, hırıltılarda da yaşanır ve gerçek sonuçlar verir. İşte çıplak fiziksel dünyadan, seni ve beni birbirimize bağlayan dünyanın manevi ilişkiler zincirini çözümlemeye geçen, yaşanan eşitsizlikleri görünür kılmak isteyen sakatlar şunu söylüyor: Biz biliyoruz ki gözleri görmediği için işe alınmayan kör adam ile Türkçeyi aksanlı konuştuğu için işverenin şüphesini çekenler ortaktır. Bu dünyada adilce yaşamanın koşulu verili bir tanıma uymak değil, bu dünyayı paylaşmanın kendisi olmalıdır zira sakatlık, bedenin sakatlanabilir olduğu gerçeği, herkesin her an aynı tanıma ve beklentiye uyamayacağının çıplak bir göstergesidir. Mesele sakatları korumak, onlara yardım etmek değildir; sağlam bedenliler dünyasını, herkesin dünyası kılabilmektir ki “biz sakat vatandaşlarımıza sahip çıkıyoruz” diye zeytinyağı gibi üste çıkanlar hayırseverler kalmasın.

      Mesafe
      Sakatlığın anlatımı işte peron ile vagon arasındaki mesafenin matematiğidir. Matematik şu anlamda: o mesafenin aşağıda kalan sakata yaşattığını anlamak ve anlatabilmek için mesafeyi fiziksel bir sorun olarak anlamaktan bir ilişki sorunu olarak anlamaya geçmek gerekir. İşte sakatlar bunu yapıyor ve karşılaştıkları engellerin fiziksel engellerin ötesinde de varolduğunu söylüyorlar. Peron ile vagon arasındaki fiziksel mesafe yalnızca bir maddi tasarım sorunu olsaydı tek konuşması gereken şehir planlamacıları ve inşaatçılar olurdu. Halbuki sakatlar o mesafenin kızgınlığını, hayal kırıklığını, küskünlüğünü yaşıyor ve biliyorlar. Farklı bedenlere ve protezlere şüpheyle bakan, içten içe onu yakınında istemeyen, “olmasa daha iyiydi” diye düşünen zihinler gerçek eşitsizlikleri yaratır. Mesafe peronlar ile vagonlar, merdivenler ile tekerlekli sandalyeler, braille alfabesi ile kabartmasız kitaplar arasında olduğu gibi Türkçe eğitim ile anadili Türkçe-olmayanlar, erkek-kadın kalıpları ile bu kalıplara uyumlu doğmayan LGBT bireyler arasında da mevcut. Peron ile vagonu hemzemin hale getirme talebi, perondan bir adım aşağıda kalan herkes için bir eşitlik mücadelesi çağrısıdır. İşte sakatlar dün, TÜYAP’taki panelde bunu söylediler.

      Vagondan bir adım yukarı….
      Sakatların sağlam bedenliler dünyasında yaşadığı eşitsizlik deneyiminin matematiğini sunmak, o mesafeyi katetmek için yeterli değil elbette. Sakat aktivistlerin örgütlü siyaset mücadelesine yaptığı vurgu işte bu yüzden önemliydi. Eşitsizliklerin halihazırda varolduğu dünyamızda vagondan atılacak adım için bir beraberlik gerekiyor. Düşe kalka, takıla takıla gidilecek bir yol; yatay bir beraberlik ile dikey bir mesafeyi katetmek… Yolu katetmenin fiziksel bir çaba gerektirdiğini, bu mücadelenin ancak birarada mümkün olduğu aşikar. Fiziksel şartların birarada olmayı engellediği dünyamızda ise buna imkan veren şey fikirler ve kavramlar olabilir; fiziksel dünyanın engellerini daha hızlı aşan, bedensiz varlıklar yani. Yalnızca sakatların birarada olmasıyla sınırlı değil. Eşitsiz ilişkilerin altta kalanların birbirlerine aradaki mesafeyi yürümede destek olması mümkün. Peron ile vagon arasındaki mesafenin matematiği işte bir soyutlama olduğu ölçüde (ki matematik bir soyutlamadır) farklı mesafe katetme çabalarını ortaklaştırabilir. Hem farklı sakatlık deneyimlerini, hem de farklı adaletsizlik deneyimlerini.

      İşte Yrd. Doç. Dr. Dikmen Bezmez, Yrd. Doç. Sibel Yardımcı ve Yrd. Doç. Dr. Yıldırım Şentürk tarafından derlenen Sakatlık Çalışmaları başlıklı kitap, akademik görüntüsünün ardında okuyuculara bu matematiği sunmayı hedefliyor. Sakatlık deneyimini lanetli bir tecrit şeklinde deneyimlemenin tek ihtimal olmadığını, yaşananların evrensel bir dışlama sorununun parçası olduğunu anlatmayı hedefleyen makaleler ile dolu. Belki de cezaevinde tecrit edilen aktivistlerin kitap okumaya yönelmesine benzer bir çağrı yaptı Bülent Küçükaslan ve yalıtılmış dünyalara hapsedilen sakat bireylere kitabı okuyarak özgürleşmeyi önerdi; Nazmiye Güçlü’ye fazla iyimser gelse de.
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Can yazdı bana, biz panelistler de videonun yazıya aktarılması için ne yapabilirz diye düşünüyoruz... Bir arkadşaımdan haber bekliyorum. Ondan gelecek yanıta göre bunu koordine edip, panel konuşmalarını kısa sürede buraya ekleyeceğim...
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Panel konuşmalarının metne dönüştürmek konusunda yardım edeceğini umduğum arkadşaımdan ses çıkmadı. Bu konuda her türlü öneriye açığım..?
    1. Can Evren Avatarı
      Can Evren -
      Forumda yardımcı olabilecek birileri olabilir mi acaba? Ya da bölüşülebilir belki 5 dk 5 dk gönüllü olan olursa? Ben daha sonra onlar düzeltirim son halini veririm ama kaba dökümü bir forum işbirliği olarak yapsak olmaz mı?
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Arkadaşım birinci videonun ham dökümünü yolladı bana Diğer iki videonun dökümü de bir-iki güne elimde olacak. Birinci videonun dökümünü birkaç gün içinde düzenleyip ekleyeceğim buraya. Diğer iki döküm elime ulaştığında, forumda gönüllü iki arkadaş olursa, onlara gönderebilirim. Çünkü ham dökümlerin videoyu dinlerken düzenlenmesi gerek. Biraz zaman ayırmak lazım..?
    1. Can Evren Avatarı
      Can Evren -
      Teknik olarak ben bir soruşturayım vimeo'da yüklü olan videolara altyazı eklenebiliyor diye biliyorum. Ama dediğim gibi bu işlerden pek anlamıyorum. Anlayan biri bulmaya çalışacağım. Dökümü bana maille yollarsan sevinirim. Çok geçmeden yapmaya çalışacağım.
    1. KKELEBEKK Avatarı
      KKELEBEKK -
      Ben gönüllüyüm, oldukça zamanım olduğu için elimden geleni yapmaya çalışacağım seninde izninle Bülent abi..
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      1. videonun tüm ayrıntılarını Kısmet düzenledi. Ben bir son kontrol yapıp ekleyeceğim buraya Ayrıca Kısmet videoya altyazı eklemek için de çalışıyor...2. ve 3. video için de bir arkadaşım çalışıp ham halini bana gönderecek. Sonra o iki videoyu da kontrol edip aynı şekilde yayınlayacağız...Şu aralar o kadar yoğundum ki, ancak zaman ayırabileceğim.
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Arkadaşlar, sağolsun Kısmet (KKELEBEKK) arkadaşımız tüm panel konuşmalarını yazıya dökmüş. Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak o metne ulaşabilirsiniz: http://www.engelliler.biz/forum/imag...usma_metni.pdf
    1. 10LINE Avatarı
      10LINE -
      Engelliyim ve Sizlerle Gurur Duyuyorum.Sevgilerimle.
    1. shukufe Avatarı
      shukufe -
      patonumuzun isitme zorlugu cekenler icin boyle dusunceli gayretlerini okuyunca icimden aglamak geldihepinize emekleriniz icin duygu dolu tesekkurlerimi yolluyorum