• Sular altında kalasınız!

    "– Nereye gidiyorsun?
    – Kendimi suya atacağım.
    – Tabiî tabiî…
    – Nereye gidiyorsun deli?
    – Gidip kendimi suya atacağım. Barajı önümüze koymuşlar ki kendimizi atalım. Yoksa suyu neden getirsinler ki!"

    Bunları Ozan Munzur’un 13 dakikalık "Jiyare / Ziyaret" filminde Dersimli kadınlar söylüyor. Munzur Vadisi'nin barajla nasıl su altında bırakıldığına ağıtlarla isyan ediyorlar. "Bir göz ağlarken öbür göz gülmez". Neoliberalizmin vahşiliği önüne ne gelirse ezip geçiyor! Bu kudurganlığa tanıklık etmek, isyan etmek, karşı durmak gerek.


    "Bilmiyorum ki ne diyeyim; ortada kaldık. Neden bu barajı buraya getirdiler? Burada pamuk yok, burada pancar yok, fasulye yok, burada bağ-bahçe yok. Sadece dağlar var. Neden bu dağların doruklarını bizden alıyorlar! Bu kaçıncı yıkımdır?"

    "Baraj istemiyoruz, sadece Hızır’ımızı istiyoruz. Bize baraj lazım değil, biz baraj istemiyoruz. Bizi asın, öldürün ama barajı buraya getirmeyin!"

    "O kadar minnet eyledik, yürüyüşlere katıldık. Ne yaptıysak olmadı. Demek ki inançsızlarmış, inançları olsaydı Allah’tan korkarlardı. Derlerdi ki; bu kadar insan yürüyüşlere katılmış, insanlar ağlıyor, Hızır’larını bunlardan almayalım. Hızır’ımızı bizden aldılar, elimizden ne gelir artık…"

    "Ne yaptılar? İmanlarını satıp yediler"
    Yorum 32 Yorum
    1. leventsaritas Avatarı
      leventsaritas -
      1938 DE NE OLDU

      20 minin üzerinde baraj yapacaklar dersime. suları barajlarda tutup doğayı katlediyorlar. o sularla insanda içinde olmak üzre bitki canlı hayatta kalıyor. elektiriği üretmenin çok yolu var. elektirik satmak için patronlara satmak için katlediyorlar doğayı. tatlı akarsuyu ırmakların kullanımını bile patronlara peşkeş çekti. halkın elinden zorbalıkla asker polisle herşeyi zorla alıyor. patronlara satıyor. halk düşmanı.

      YA xızır
      YA HAYDARI KENO
    1. cana Avatarı
      cana -
      dersimde halk gücünü gösterdi.daha örgütlü bir güçle dersimde baraj yapımı projelerine geçit vermeyeceklerin e inanıyorum.halk örgütlü güçle neler yapılacağını görmeli artık.karadenizdeki egedeki munzurdaki tüm doğa isyancıları birleşmeli...

      Bu anlamda daha fazla söze gerek yok orda yasiyan hallk zaten konusmalrinda ifade etmis , her nekadar dersimi yok etme politikasini sürdürsede devlet neneinin dediyi gibi biz topraga kök salmisiz birkere göcleri yetmez leven bey saygilar.
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      SELAM CANA VE LEVENT

      Ben bu konulara direk yorum yapmayı beceremiyorum bir türlü özür dilerim onun için hep cevap bölümünü kullanıyorum.
      Bu konunun açılmasına çok sevindim . Kendim arasam böyle bir konu ve örnek bulamazdım dogrusu.
      Öncelikle videoyu izledim ve tabiki bende sizler gibi çok üzüldüm ve insanların özellikle inançlarıyla oynanınca ne kadar dirençlerini kırmanın zor oldugunu gördüm.
      Sevgili Levent özellikle sana söylüyorum peki bundan kendine ve senin gibi düşünen arkadaşlarına hiç ders çıkarıyomusun.
      Yıllarca bu ülkede insanların inançlarına baskı uygulandı sırf inandıgı gibi yaşamaya çalışılan insanlar bırak munzurun kenarlarından sürülmeyi başkentin göbegindeki ve tüm türkiyedeki gelişmişligin ve sözüm ona demokrasi havarisi üniversitelerden sürülmedimi.
      O zamanda aynı duygularımı hissettin yoksa helaaal benim aslan rektörüm bu gericilerde amma çok oluyo diyemi düşündün. sanırım ikincisi diye düşünüyorum. yanılıyosam sevinirim.
      İşte bütün mesele burada ben bu videoya çok üzüldüm çünkü kendime yapılmasını istemedigim bişeyi başkasına yapılamasına razı olamam .
      çünki HERKESİN DOGRUSU EN DOGRUDUR derim.
    1. Mesut. Avatarı
      Mesut. -
      Barajı devlet yapıyorken, bunu neoliberalizme mal etmeniz doğru değidir. Bu gün özel sektör denen olgunun liberalizme ilgisi yok, Devletin resmi daireleri her yıl devlet tarafından ihale ile yönetimi kısmen kişilere devrediyor. Neoliberal olması için tamamı ila devletle bağının koparılmış olması lazım, barajları devlet yapıyor kişiler değil.

      Devlet nükleer santral yapsa karşısınız, baraj yapsa karşısınız, toki ile bina yapsa karşısınız iyi hoş tmm karşısınızda alternatifleriniz nedir. videoda kendi itiraf ediyor burada bağ bahçe yok sadece dağ diye yani zarar gören yok. O insanlar sadece ve sadece hızır denen türbanın sular altında kalmasında yakınıyor.
    1. leventsaritas Avatarı
      leventsaritas -
      ne altarnetifi ?

      barajın kar hırsı için yapılması zaten yanlış. neye altarnetif istiyorsun sen.
      evet nükleer santral a karşıyız. biz halkız bir patlasa santral neolur ? japonyada depremde santral da sızıntı oldu ne oldu gördünmü ? almanya sırf bu yuzden santralları yoketme kararı aldı duydunmu ?

      toki romen halkını dolandırdı bilmiyormu zannediyorsun sen bizi

      rahat olduğun belli devlet ağzı yapıyorsun.
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Alternatif var tabii ki. Hem de o kadar net ki: O kadar kudurganca tüketmeyeceğiz! O kadar kudurganca çalışmayacağız! İnsanların mutluluğu asla doğanın ve hayvanların yok olmasıyla gerçekleşmez. Bugün dağları-taşları katleden insanlık, yarın nefes alacak yeri kalmadığında -aslında bugün de olduğu gibi- birbirini katledecek.
      Biz baraj istemiyoruz. Az üretelim, az tüketelim, doğaya yabancılaşmadan kendimizi tüketmeden mutlu yaşayalım. Dersim'deki o kadınlar o dut ağacına gidip Hızırlarıyla yarenlik etsin, dut yesin. Bir para babası zengin olacak diye ne doğa katledilsin ne de insanlar kudurganca çalıştırılsın... İstediğimiz bu.

      Allah'a inanıyorsan, onun yarattıklarına saygı duy, onları koru, kudurganca tüketme, milyarlarca insan açken birkaç bin kişinin cukkası dolsun diye varolan sistemi besleme. Nasılsa öte tarafa gideceksin, bu tarafa saygılı ol.
      Ateistsen, dünyanın kıymetini bil. Onun nasıl ortaya çıktığını en iyi sen biliyorsun...
    1. Mesut. Avatarı
      Mesut. -
      Keşke dediğiniz gibi doğayı tüketmeden, 7 milyara yaklaşan insan nüfusunun, doğayı tüketmeden yaşanabilseydi. Gerek nükleer santral gerekse barajların yapılmasını zorun olduğuna inanıyorum. Birilerinin bundan rant elde etmesi, halkın oy u ile seçilen siyasetçilerin bunu yapması konusunda sonuna kadar haklısınız. Kim gelirse gelsin iktidara bu değişmeyecektir. Bu torpil, yolsuzluk malesef bu ülkenin genlerine işlemiş ya yandaşı nemalanır ya yoldaşı.

      ^Hayatta önemli; olan en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.^ diye biz söz vardı. Bu konuda haklısınız, israf etmemeli hiç bi konuda.

      Rahat olduğumu devletin ağzı ila konuştuğumu söylemişsiniz. buna güldüm, durumumu bilseydiniz sizde gülerdiniz sanırım
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      evet mesut okuyunca bende güldüm dogrusu ben bir yıldır takip ettigim kadarıyla bülent beyinde leventinde durumu sanırım bendende sendende daha iyi bunu tahmin etmek çok zor degil ama peki ne oluyoda ben ve mesut bu durumdayken hep siz daha fazla şikayetçisiniz.
      Kusura bakmayın ama tamamen ideolojik olduguna inanıyorum. Ve sürekli okuyorum şu mesut üçümüzdende genç ama hep ılımlı ve herkesi kucaklayan mantıklı yazılar yazarken sizler hep insanları ötekileştiriyorsunuz. Iktidar üzerinden kendiniz gibi düşünmeyenleri kıyasıya eleştiriyorsunuz.
      Peki biz ikimiz buna korkuyomuyuz. Hayır. çünkü biz herkesi kucaklamak istiyoruz ve herkese saygı duyuyoruz.
    1. Mesut. Avatarı
      Mesut. -
      Tşkler Remzi abı, Sizde çok iyi yörekli birisiniz ondan böyle düşünüyorsunuz. Ben herkesin kendisinin haklı olduğuna inandığına inanırım. Düşüncelerin çok farklı olması rengli olması olması gereken çok güzel bir durumdur. Gerçeği, doğruyu rencide etmeden, haklı olduğuna neden inandığını göstererek karşısındakini dinleyerek varsa yanılgısı çekinmeden kabullenmesi daha doğruyu buldu diye sevinmesi lazım geldiğine inanırım. Misal verirsek burda Bülent bey ve Levent bey iktidara gelen siyasetçilerin yandaş veya yoldaşlarının, Ülkedeki doğa kaynaklarının, kamu kaynaklarından nemalandığını, şahsi çıkar elde ettiklerini belirtiyorlar bu doğrudur. İnsanların sürekli israf içinde olduklarını, gelecek nesileri düşünmediklerini söylüyorlar buda doğru haklıdırlar. Ama gerekse kamu gerekse doğal kaynakların, işlenmesi lazım. Bu artan nüfusu göz önüne alırsak ilerde petrol kaynaklarının tükeneceğini göz önüde bulundurursak yani enerjinin elektirikten alınacağı düşünülürse, Nükleer santrallerinde, barajlarında daha bir çok uygulamanında yapılmasının zorunlu olduğu görülür.

      Nemalanmadan bu ülkeyi yönetecek bir parti görmüyorum şahsen çünkü; Bir partinin iktidar olması için yandaşa, yoldaşa ihtiyacı vardır. Yandaşına yoldaşına nemalanma imkanı vermeyen kaybediyor, sorun sistemde olsa gerek, insanların eğitim düzeylerinde, bilinçlikte, vicdanın gelişmemesinden kaynaklanıyor. En baştaki yetkili kişi bunu ünleyemezmi ünleyebilir ama bu sefer kaybeder

      Bizler sıradan vatandaşlarız, haksızlığa uğrayanlarız. Biz tabiki birlik olmalıyız ama kendi aramızda tartışıp doğruyuda böyle bulmalıyız.

      Özellikle Oturan boğayı tbrk ederim, gerçekten insanların düşüncelerine saygılı biri, yetkisine sığınmıyor, düşüncelerini söylüyor bu durumlarda. Bu sitenin böyle bir yöneticiye sahip olmasıda bizim şansımız olsa gerek.
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Remzi bey, ne demek istediğinize dair en küçük bir şey bile anlamadım. Sorunları dile getirmek için ille de kişisel olarak mağdur mu olmak gerek? Ne diyorsunuz şimdi, Dersim'e gidip o dut ağacının bulunduğu köyde mi yaşamaya başlayalım?

      Tabii ki tamamen ideolojik! Başka ne olabilirdi? Kimi hangi sözümle "ötekileştirmişim" kime "saygısızlık" etmişim? "Korkutmak" ne demek?
      Neoliberalizmin dibine dibine vuran bir iktidarı ve onun gibi düşünenleri ya da onun yukıcılığını görmezden gelenleri eleştirmeyeceğim de kimi eleştireceğim? Dilerseniz bir liste yayınlayın, o sınırlar içinde kalaım; ne iktidarın canı sıkılsın, ne destekleyenlerin...

      Madem Allah'a inanıyorsunuz, nedir bu kudurganca yeryüzünü yok eden iktidarlara olan desteğiniz? Bir karıncayı bile incitmemeyi vazeden bir dinin mensupları olarak, insanların ve bilimum canlıların anasını ağlatan bu sistemi nasıl hoşgörebiliyorsunuz? Ve, eleştirilere karşı "yahu sahiden nedir bu açgözlülük" diyerek özeleştiri yapacağınıza, insanların mağdur edilmesine bahaneler bularak iktidarı neden olumluyorsunuz?

      Benim derdim AKP ile değil. Bunu söylememe bile gerek yok. Alın birini vurun ötekine! Ben muhafazakar ya da sağ görüşlü biri de değilim, sadece, derdim, bu açgözlülüğün ve yıkıcılığın görünür olmasına bi parça da olsa katkı sağlayabilmek ve muhafazakar/dindar insanları -pratik bir örnek olarak söylersem- AKP ile HAS parti arasındaki farkı düşünmeleri için kışkırtmak.
      Ne yıkım kader, ne kudurganca üretim ne de tüketim! Milyarlarca insan doysun, mutlu yaşasın diye değil bu barajlar, bu yıkımlar, bu üretimler! Öyle olsa amenna! Ama yok öyle bir şey! Milyarlarca insan aç bu dünyada, en temel insanlık şartlarını rüyalarında bile göremiyorlar! Türkiye'de üç kuruşa köle gibi çalıştırılan milyonlarca insan var. Çoluk çocuğu aç olan. Yapılan bu barajlar, yollar, binalar, kanallar, "çılgın projeler" onların kursağından bi tek lokma geçmesini bile sağlamıyor! Bu yıkımla sağlanan tek şey, rant! Rant büyüsün, en tepede pay edilsin, kırıntılarla aşağıdakiler oyalansın, birbirini yesin, "nedir bu düzen" diyenleri de asker-polis eliyle ezip geçelim... Alın size dünyada cennet!
      Hadi pastadan pay kapanları anlıyorum, iyi ama, "size" ne oluyor kuzum? Sizi nasıl kör etmiş bu iktidar, nasıl başarmış bunu, dünya nimetleriyle nasıl gözünüzü boyamış, nasıl "komşusu açken tok olan bizden değildir"den, "gemisini kurtaran kaptan"a dönüştürmüş sizi, anlamıyorum.

      Başka bir dünya mümkün. Bunun yolu da senden-benden geçiyor. Hiç bir şey elimden gelmiyorsa, kötüye kötü, zalime zalim, zulüme zulüm derim, safımı belli ederim, kudurganlığa alet olmam, aynaya rahat bakarım. Ne olursa olsun o kadınlardan Hızırlarını alan adamların yanında yer almam.
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      Evet bülent bey bende yanlarında yer almıyorum zaten. Bir oyum var önce onunla ve birkaç tanede çevremdekilerin oyuyla bu dönem tepkimi koyuyorum ve durun artık diyorum. Bu net ama net olmayan o oyu nerede kullanacagım.
    1. Mesut. Avatarı
      Mesut. -
      Biz ne zaman kötüye kötü demedik! yolsuzluğu kabul etmedik mi? çözüm yolu gösterdiğinizde bizmi görmedik. Herkese kötü diyerek herkesi daima kötüleyerek ne elde edilebilir. Neyin kötü olduğunu herkes bilir önemli olan bir şeye karşı olunca alternatifinide beraberinde söylemektir. Barajın yapılması zorunludur, doğayada zararı yoktur, Türkiyenin taşı toprağı türbe(ziyaret) zaten. Ne bağ var ne bahçe sadece dağ orası, orada yapılmayacakta nereye yapılacak. Birileri bundan randmı elde ediyor, Türkiye şartlarında bunun aksi mümkün değil zaten.

      Bir düşünün Türkiyede barajlarda rand elde edenler var diye hiç baraj yapılmadığını farz edin elektiriği nerden alacaktık? 50 yıl sonra petrol ve doğalgaz kaynakları tükendiğinde elektiriği nerden alacaz? Rüzgar enerjisi yatırım olsa onada aynı şekilde rant dersiniz, size kalsa rant olmasın diye iktidar hiç hizmet etmeycek millete.

      İthal enerji alıyoruz değilmi? sebebi nedir kendi enerji kaynaklarımız olmadığı için barajlarımız, rüzgar ve güneş enerji sistemlerimiz, Nükleer santralimiz olmadığı için. Neden kendi ülkemizde baraj yapmayalımda elalemden enerji satın alalım bu dahamı doğru.

      Evt bizler sıradan, maddi durumu kötü olan insanlarız. Zengin dahada zengin olmasın diye bize hizmet edilmesin demem. Barajsız kalacağımıza barajımız olsun varsın birileri nemalansın aynen böyle diyorum.

      Hizmete bakarız hizmet yapıyormu evt yapıyor. Rant konusu hangi parti gelse değişmez tkr rant olur. ama başka bir parti hizmet yapmayabilirde.

      Ekonomi üstüne sürekli karalamaya çalışıyorsunuz bunun nedenide Neoliberal politikalardan çünkü; siz Sostalistsiniz fikren en büyük rakibiniz liberalizmdir sanırım ondan olsa gerek, sizler baraj yapının kötü olduğundan değil bunun ekonomik olarak Neoliberal politikalara göre yapıldığından rahatsız oluyorsunuz. Devlet birine baraj işletmesi veriyorsa al kardeşim kaşını gözünü sevdim bu işi sana verdim demiyor heralde, ihale ile veriliyor ihaleyi alan kazanıyor. İhalede usulsuzluk olduğunu iddia edeecksiniz ama sadece iddia olarak kalacak ispatı yok sadece karalama işte.

      Her defasında inancımıza vurgu yapıyorsunuz. Allaha inanmakla neoliberal politikalar arasındaki bağlantıyı çözemedim. Bu politika tüm AB ülkelerinde ABD ülkeleriden iyi bir uygulamada Türkiyeye gelincemi kötü oluyor. Tüm o ülkeler bu politika ila gelişti, Türkiye neden bununla gelişmesin.
    1. Fuzulim Avatarı
      Fuzulim -
      Tuncelinin vadileri su doluyor, Artvinin nehirleri kurutuluyor, nükleer santraller yapılıyorsa SUÇLU KİM?
      Suçlu enerjiyi talep edenmidir yoksa bu enerji üretim tesislerini yapanlarmıdır?
      Tabiki talep edenlerdir. Neden masumu oynuyoruz anlamıyorum.
      Hiçbirimiz masum değiliz. TİMSAH GÖZYAŞLARI akıtarak vicdanımızı rahatlatacağımıza TASARRUF edip israf etmemeyi öğrenmeliyiz.
      TASARRUF. hepimizin unuttuğu bir kavram.

      Unutmayalımki neoliberalizm denen katili azmettiren bizleriz.
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      fuzulim;

      tebrik ederim.
    1. leventsaritas Avatarı
      leventsaritas -
      Fuzulim;

      enerji satmak için üretiyorlar. gerek yurt içine gerek yurt dışına halkın malını suyu elektiri halktan zorbalıkla askerle jopla polisle alıyorlar satıyorlar. yeraltı yerüstü kaynaklarımızı satmak yanlıştır. kaynaklarımız bizimdir halkındır. satılmasına çanak tutanlar nedir onun adınıda yine halkımız koysun.

      fabrikalar şantiyeler belediyeler sanayi elektirğini kaçak kullanıyor onlar o dev makinalarla sömürdükleri elektirikten tasarruf yapsınlar. bunlara gözyuman sadece halkımızı suçlu görenlerin adınıda ben koyuyum
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      arkadaşlar böyle bir düşüncenin böyle akıllı insanlarda nasıl yer buldugunu anlayamıyorum herhalde bende bir sorun var.
      ya arkadaşlar hepinizin evinde elektrikli aletleriniz var çogunuzun arabası var . o zaman böyle işkembeden atmakla olmaz kapatın bilgisayarı tv yi kullanamsın anneniz söyleyin çamaşır makinanızı , arabanınızı takoza alıp tavuk kümesi yapın . çünküü ; o elektrigi ürettigimiz gazı ruslardan alıyoruz onlarda satmasın dogal kaynaklarını, o petrolü araplardan alıyoruz onlarda satmasın petrolünü, haa bu arada elektrikli otomobile falan da bindiginizi görmeyim haa akülü sandalyeyide bırakın kenara neyle şarj oluyo yazık degilmi o ne güzel boşu boşuna denize dökülen derelere levent allah akıl vermiş belli çok zeki birisinde sana hoşgörü dileyim bari...
    1. Mesut. Avatarı
      Mesut. -
      Arkadaşlar dikkat ederseniz, sadece eleştiri var. fuzuli de levent de sadece eleştiriyor, kafalarındaki tek çözüm tasaruf. Tasaruf anladık tmm peki elektirik nerden gelecek baraj olmazsa.

      Bakın size link verecem Türkiyenin dışardan ne kadar elektirik aldığı ila ilgili Global Enerji - Haberler okuyun ltf

      Dışardan ithal elektiril alıp, kendimizi fakirleştirip, başka ülkeleri zengınleştireceğimize kendi ülkemizde baraj. nükleer santral, rüzgar ve güneş enerji sistemlerini kurulması ve elektiriği bizlere, yani halka daga ucuza satılması daha doğru değilmi?

      Şöyle düşünelim, Türkiyede baraj yapılırsa kaç işçi çalışacak? Baraj özelleştiriliyorsa ki ben bunu bilmiyorum hade özelleştiğini var sayalım, Barajın işletmesini alan firma kar ettiğinde, Türkiyede parasını çalıştıracak, Türkiye insanı onun iş yerinde çalışacak.

      Peki Başka ülkelerin barajında Türkiye insanımı çalışıyor? yok. Başka ülkenın iş adamları zengın olduğunda Türkiyedemi iş yeri açıyor? yok. Neden kendı zengınlerımzden nefret ediyor ve başka ülkelerın zenginlerini seviyoruz varmı bunun mantıklı bir açıklaması.

      Baştan beri diyorsunuz tasaruf, yahu tasarufa karşı olanmı var? Elektirik olacak ki tasaruf söz konusu oolsun. size göre barajın yapılmaması lazım.
    1. remzi71 Avatarı
      remzi71 -
      evet yigidi öldür hakkını yeme demişler
      ben leventin yazısının alt kısmını görmemiştim . eger yeni eklemedi ise. evet bu konuda levent kardeşim sonuna kadar haklı. dev fabrikalar belediyeler ve birçok kamu kurumunda elektrik kaçak akıp gidiyo. en çokda o polis kulübelerinin kapısı açık durur akşama kadar elektrik ocakları hiç kapanmaz nasıl bir zihniyetse kendilerine bunu hak görür ve normal bişeydir onlar için buna engel olmayıp kontrol edemeyenlere yazıklar olsun diyorum ayrıca o fabrikaların saatlerini okumak için şirketin veya eski tedaşın adamları salavatla anca girebiliyo. ya gariban vatandaşım. çaresizlikten üç kilovat eletrigi mecburiyetten kullansa devletin hakimi savcısı aslan kesiliyo mübarek. ya belediyelerdeki kaçak elektrik su bu insanlarda hiç vicdan olmadıgını düşünüyorum. ben bizzat yıllarca çankaya belediysinin su ve elektrigi nasıl her biriminde kaçak kullandıgını gördüm özellikle park bahçeler ve seralarında.
    1. OturanBoğa Avatarı
      OturanBoğa -
      Fuzulim'in söylediği şey, elimizdeki en kritik çözüm zaten. Dünyanın yaşaması için başka bir yol da yok. Yaşam pratiklerimizi tümden değiştireceğiz. Daha az tüketecek ve dolayısıyla daha az üreteceğiz. Daha az seyahat edip, olabildiğince yerel yaşayacağız.

      Bir diğer konu da, kimse yaşamın geldiği bu noktada enerji üretilmesin demiyor; bu saçma olur zaten, pratik karışığı da yok. Dediğimiz şey çok açık:
      1- Enerji tasarrufu en öncelikli konu haline getirilmelidir. Bu hem bizlerin günlük pratilkleri için hem de enerji tüketim mekanizmaları için geçerli.
      2- Enerji üretim araçlarında her zaman öncelikli olarak yenilenebilir Rüzgar enerjisi vb. seçenekler tercih edilmeli.
      3- Nükleer enerji hiç bir koşulda ülkeye sokulmamalı! Her an büyük depremlerle karşı karşıya kalma riski olan bu coğrafyada toplu kıyımlar "kader" diye insanlara dayatılamaz.
      4- Hidroelektrik santralleri yapılması kaçınılmazsa (ki, bunun kararını da yerel halk tartışarak vermelidir her zaman), barajın sağlayacağı faydanın boyutu ile doğada yol açacağı hasarın mukayesesi çok çok çok iyi yapılmalıdır. Onlarca HES'le Karadeniz cehenneme döndürülürken bunun karşılığında sağlanan enerji kelimenin tam anlamıyla bi gıdımsa, burada bu HES'ler kesinlikle bir seçenek olmamalıdır. Doğanın dengesini bozacaksak, bu kararı ancak çok çok çok zorda kaldığımız için, başka bir seçeneğimiz olmadığı için, canımız yana yana vermeliyiz! Öyle, taşa işeyen inek gibi her yana HES'ler kurup hem doğayı hem de üzerinde yaşayan insanları mahvetmemeliyiz.
      5- Bir halt yemek zorunda kalıyorsak, bunu o coğrafyada yaşayan insanlara mahçup bir halde gidip anlatmalıyız. "Yaptık oldu. Derdi olan varsa asker-polis tepesine biner" dememeliyiz! O insanları ikna etmeli, özür dilemeli, neden bu kararın kaçınılmaz olduğu konusunda onları yanımıza almanın yollarını aramalıyız. Ve, son kararı onlara bırakmalıyız...