• Senin Engelin, Benim Engelim...

    H
    er geçen gün yeni bir şey duyuyor ve her geçen gün daha çok hayretler içine kalıyorum...
    Son duyduğum “haber” tam evlere şenlik!
    Duydum ki, bazı engelliler kendi sakatlıklarını diğer sakatlıklardan daha “üstün” olarak algılıyorlarmış. Yani “sizinki sakatlık değil, esas sakat biziz...” diyorlarmış.
    Doğru okudunuz. Vallahi böyle imiş!..

    Bunu ilk duyduğum zaman ilk tepkim “yok daha neler!..” olmuştu.
    Öyle ya; biz engelliler vargücümüzle “farklıyız ama eşitiz”i topluma anlatmaya çalışırken, hangi engelli böyle bir ayrışma içine girebilir?
    Başkalarına eşitlik nutukları atarken hangi engelli diğer engelliyi “küçümseyebilir”?
    Adama; “siz birbirinizin sakatlığını beğenmezken, ben sizi neden beğeneyim?” demezler mi!
    Valla bence derler. Hem de “cuk!” diye de oturturlar lafı. Ve kimse de bu lafın altından kalkamaz.
    Nasıl kalkılır ki?
    Adam sapasağlam. Senin benim gibi “kaportası yamuğu” kendine neden eşit kabul etsin? Sen “kaportadaki çiziği” bile farklılık olarak algılarsan, adam, “cillop gibi cilalı” haliyle, seni kendine eşit kabul eder mi?
    “Yürrüüü, kum piste!” demez mi?
    Der! Der ve iyi de eder!
    ***
    Tabi ki, bazı engelliler diğerlerine göre biraz daha “dezavantajlı”dırlar.
    Tabi ki, sürekli yatmak zorunda kalan biriyle, tekerlekli sandalyeyle bile olsa dışarı çıkabilen biri; görme engelliyle biriyle, işitme engelli biri farklıdır.
    Tabi ki herbirinin farklı sorunları ve ihtiyaçları vardır.
    Ama bu farklılıklar engellilere özel değildir ki!
    Hangimizin ihtiyaçları ve sorunları başkalarıyla birebir örtüşebilir?
    Bir zenginle bir fakirin, bir kadınla bir erkeğin, 10 yaşında biriyle 70 yaşında birinin, anneyle kızın, babayla oğlun, Afrikalıyla Japon’un, senle benim ihtiyaçlarımız bir mi?
    Hangimiz birbirimizle aynıyız?
    Hiç birimiz.
    ***
    Evet. Hiçbirimiz bir birimize benzemeyiz. Hepimiz farklıyız.
    Engelli olmak bu farklılıklardan sadece biri.
    Bordo, mavi, kırmızı, yeşil, sarı... hepsi farklıdır; ama hepsi RENKtir.
    Biz de körüyle, sağırıyla, felçlisiyle, otistiğiyle, spastiğiyle, topalıyla, vb. ile farklıyız; ama hepimiz ENGELLİYİZ.

    Bu farklılıklar bizler için ayrıştırıcı değil, birleştirici unsurlardır.
    Bir ENGELLİ HAREKETİ olacaksa ve yarınlar için mücadele edeceksek, bunu ayrışarak değil, aksine omuzomuza vererek başarabiliriz.
    Birbirimizin sorunlarına ne kadar duyarlı olursak, çözüm için ne kadar çabalarsak, geleceğimiz için de o kadar ümitlenebiliriz.
    Aksi halde sen-ben çirkefliğine düşersek vay halimize!..
    ***
    Birbirimize sahip çıkalım ve topluma haykıralım “herkes farklı ve/fakat herkes eşittir”...