1-4 Aralık 2016 tarihinde Engelsiz Yaşam Fuarı
  • Sakatlık Çalışmalarında Queer Ufku: Türkiye'de Bu Etkileşimin Zorluğu ve Olası İmkânları Üzerine | Sibel Yardımcı

    Bu makale queer kuramı ile sakatlık çalışmaları arasındaki etkileşime dikkat çekmeyi ve bu iki akademik alan arasındaki ortaklaşma çabalarının Türkiye'de bir izdüşümü olup olamayacağı üzerine birtakım öngörülerde bulunmayı amaçlıyor. İki çalışma alanı da Türkiye için oldukça yeni ve özellikle sakatlık alanında yapılan çalışmaların pekazı eleştirel bir yaklaşım benimsiyor. Ayrıca hem sakatlığa hem de queer pratiklere bakışın genelde olumsuz olması ve sakatlar arasında da cinsiyet ve cinsellik meselelerinin yaygın bir biçimde muhafazakâr kabul edilebilecek bir yaklaşımla ele alınması, söz konusu iki alanın birbirinden ilham almasını zorlaştırıyor.

    Ancak tam da dışlanma deneyiminin ortaklığı –ki buna hem sakatlığı hem de heteronormatif düzenin dışında kalan cinsellikleri tıbbileştirmeye yönelik genel bir eğilim ve ikisinin maruz kaldığı biyopolitik stratejiler de eklenebilir– söz konusu iki alan arasında verimli bir etkileşimi mümkün kılabilir. Özellikle Anglosakson akademik yazın içinde queer kuramı ve sakatlık çalışmaları arasındaki teorik yakınlaşmalar da bunun bir göstergesi olarak okunabilir.

    [Not 1: Küçük bir bölümünü aşağıya aktardığımız makalenin tümüne ulaşabilmek için buraya tıklayabilirsiniz

    Not 2: Bu enfes makaleyi yayınlanmamıza izin verdikleri için başta Sibel Yardımcı* olmak üzere Cüneyt Çakırlar, Serkan Delice ve Metis Yayınları'na teşekkür ederiz.]


    Eldeki metin de sakatlık çalışmalarının tarihsel gelişimi ve queer kuramı ile etkileşimi üzerine bir girişle başlıyor. Daha fazla ilerlemeden, "queer kuram" yerine "queer kuramı" kullanımını tercih ettiğimi not düşmek isterim. İlki, queer'in bir sıfat olarak Türkçe bir tamlamada kullanımı itibariyle kuramın kendisinin queer'liğine işaret edebilecekken –ki bu da bir tercih olabilir–, ikincisi "queer adı verilen kuram" anlamını taşımaktadır (feminist kuram / feminizm kuramı ayrımında olduğu gibi). Tercihim bu ayrımdan kaynaklanmaktadır. Takip eden bölümde, Türkiye'deki sakatlar ve sakatlık çalışmaları üzerine genel bir değerlendirme var. Bu değerlendirmede yukarıda özetlediğim olumsuzlukları (muhafazakârlık ve çalışma alanlarının yeniliği) detaylandırmayı amaçlıyorum. Sonraki bölümde ise, bu olumsuzlukların aşılması gerektiğini, çünkü –sakatların genel kanılarının aksine– sakatlık ve queer'lik deneyimlerini ortaklaştıran birçok noktanın mevcut olduğunu, dolayısıyla her bir kuramın/konumun diğerinden birçok açıdan ilham alabileceğini savunuyorum. Burada queer'i cinsiyet/cinsel pratikleri açısından heteronormatif düzenin dışında kalan kişiler için kullanıyorum, ancak bir grup kimliğine (ve ona eşlik edebilecek bir kimlik politikasına) özellikle işaret etmiyorum. Çünkü queer kuramındaki kimliksizleşme vurgusunun önemli olduğunu, özellikle kimlikler arası kutuplaşmaların bu derece sert yaşandığı örneklerde bu tür bir vurgunun işbirliğine yönelik önemli bir potansiyel taşıdığını düşünüyorum.

    Okuyucu takip eden tartışmalarda queer'liği basitçe LGBT kimliği ile bir tuttuğumu düşünebilir. Bu, kuşkusuz, hem ilgili literatürde karşımıza çıkan bütün pratikler yelpazesini (sadomazoşizm gibi), hem de queer'liği bir edim, bir ilişkilenme hali, bir yaklaşım olarak benimseyen tarafları gözardı etmek olacaktır. Yakın zamanda Türkiye'de alevlenen tartışmalarda ve bu konuda yazılan Türkçe metinlerde de bu çeşitliliği bulmak mümkün. Ancak ben metnimi sakatlık alanı içinden kuruyorum ve aşağıdaki alıntılardan da anlaşılacağı üzere, LGBT kimliğinin bile bu derece tepkiyle karşılandığı bir alanda bunlar zaten hiçbir şekilde söz konusu edil(e)memiş/edil(e)miyor. Elbette her iki tarafa da yönelen "akademik" ilginin yeni olmasının da bunda etkisi var.

    Bu nedenle de, tartışmamı ancak LGBT kimliği üzerinden başlatabiliyorum; bununla birlikte queer'e olan ilgimin bu kimliğe değil de, kimliksizleşmeye dayandığını özellikle vurguluyorum.

    [...]

    Sonuç Yerine: Kimlik Yerine Queer'lik

    Özellikle son on yıldır Türkiye'de sakatlık yeni bir dikkatin konusu olmuş durumda: Pek çok sorunla malul olmakla birlikte, alanda olumlu bir dönüşümün yaşandığını, sakatlara tanınan hakların genişletildiğini, sunulan hizmetlerin çeşitlendirildiğini söylemek mümkün. Bununla birlikte, bu dönüşümler sakatları tespit ve tasnifin, biyopolitik stratejilerin, tıbbileştirmenin hedefi olmaktan, ("pozitif" de olsa) bir grup olarak ayrıştırılmaktan çıkarmıyor. Burada, queer aktivizmi ve kuramının, kendisini LGBT bireylerin kimlik politikasından ayırma konusundaki çabası ile bir paralellik kurulabilir. Ayrımcı bir bakışa yaslanan bu kimlikçi siyasette, doğal (cinsiyet) ve kültürel (toplumsal cinsiyet) arasındaki ayrım gibi, toplumsal cinsiyetler arasındaki fark vurgulanmaktadır. Oysa queer'de, bunlar arasındaki geçişlilik ve kimlik politikaları yerine kimliğin sabitlenemezliği, bütünlüklü öznenin imkânsızlığı ileri sürülür.

    Sakatlık çalışmalarının da önemli bir kısmı (biyolojik) yeti kayıpları ile (toplumsal) sakatlık hali arasındaki ayrımı yeniden üretmiş, farklı sakatlık türleri arasındaki hiyerarşileri yerinden oynatmayı ise başaramamıştır. Üstelik, yukarıda McRuer'dan aktarıldığı gibi, sağlambedenlilik de aslında tamamlanması imkânsız bir projedir. Dolayısıyla bu iki alan arasındaki kuramsal işbirliği olanakları çeşitlidir. Bu tür işbirlikleri, iki alanın da yeni şekillenmekte olduğu Türkiye ve benzeri coğrafyalarda zengin bir ilham kaynağı olabilir. Son olarak, kimliksizleşme vurgusu, dışlamanın bu kadar ağır terimlerle ifade edildiği sakatlıkqueer'lik gibi örneklerde grup kimlikleri etrafında değil de, belirli tasalar etrafında işbirliğine girmenin imkânını tanıyabilir.


    * Doç. Dr. Sibel Yardımcı | Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi | Sosyoloji Bölümü

    Kaynak: Cinsellik Muamması. Türkiye'de Queer Kültür ve Muhalefet, der. Cüneyt Çakırlar ve Serkan Delice, Metis Yayınları, 2012
    Yorum 2 Yorum
    1. naser34 Avatarı
      naser34 -
      Çok bilimsel bir anlatım dili var. Bir şey anladığımı söyleyemeyeceğim.
    1. rosemoon Avatarı
      rosemoon -
      çekim alamadım çok uzun