1-4 Aralık 2016 tarihinde Engelsiz Yaşam Fuarı
  • Sağlık Raporları Alımına Dair: ICF Nedir? Özürlülük Nasıl Ölçülür?

    [...]
    Peki bürokratik engebelerle dolu bir süzgeç sistemini, Türkiye'nin uluslararası standartlara ulaşma zaferi olarak anlatmanın nasıl bir işlevi olabilir? Bana kalırsa bu yönetmeliğin “uluslararası standartlara” dayandığını söylemek, devlet yetkililerin sorumluluktan kaçma ve sakatların itirazlarını reddetme stratejisi olarak işliyor. (tabi bir yandan da hızla ilerleyen, değişen, gelişen Türkiye imajını pekiştiriyor) “Biz ne yapalım standartlar böyle” gibisinden bir tiyatro oyunu sanki. 2006 yönetmeliğindeki oranlardan şikayetçi olan bir çok sakat vatandaşa verilen cevap “sınıflandırmalar uluslararası sınıflandırmalara dayanıyor” şeklindeydi ve bu cevapların bazıları forumda da paylaşıldı. Halbuki şikayet edilen şey çoğu zaman sınıflandırma değildi; ya bürokratik sürece dair sıkıntılar ya da yüzde % değerlerle belirtilen tüm vücut fonskiyon kaybı oranlarının belirlenmesine dair şikayetlerdi; ve 2006 yönetmeliğinin de belirttiği gibi, ikisi de Türkiye'de, “uzmanlar ve bakanlıklar” tarafından hazırlanmıştı. Yani buralarda, gidip görebileceğimiz, ulaşabileceğimiz kişiler tarafından. Genelde bürokratik ya da yasal karışıklıkların çözülmeye çalışıldığı ancak cetvelin ise “yüce divan” mertebesinden dokunulmaz olduğu ima edildi.

    Buraya tıklayarak, Can Evren'in, sağlık kurulu raporları aracılığıyla Türkiye'de sakatlar üzerinde kurulan iktidar mekanizmasının eleştirisini içeren yazısını okuyabilir ve tartışmaya katılabilirsiniz.