• Engelliler.Biz ve Sivil Toplum Örgütleri

    Y
    aşadığımız sosyal sorunların büyüklüğü karşısında kökten/yapısal çözümler üretmekten başka çıkış yolunun olmadığı kanaatindeyiz. Bu çözüm yolunda ilerlerken de bazı olmazsa olmazlar vardır.
    - Engellilerin kendisinde ve devleti yönetenlerde üst seviyede bir İRADE olmalı.
    - Her aşamada engellilerin bizatihi kendisi ve aileleri %100 KATILIMCI ve BELİRLEYİCİ olmalı.

    Buradan yola çıkarak baktığımızda çözüme giden yolun engelliden, dolayısıyla ÖRGÜTLÜ ENGELLİ HAREKETİNDEN geçtiğini söyleyebiliriz.

    Her gelişmiş toplumda ve her konuda olduğu gibi, Engelli Hareketinde de Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) tetikleyici ve yönlendirici ana öğeler, hatta “olmazsa olmaz”lardır.
    STÖ’lerin bu sorumlulukla hareket etmesi gerekir. Çözüm için HAYKIRMASI, ARAŞTIRMASI, BİRLİK OLUŞTURMASI, ÖNDER OLMASI gerekir.
    “Fuzuli” işlerle değil, nihai çözüme götürecek işlerle uğraşması gerekir.
    Siyasilerin ve “düzenin” yanında değil, hareketin içinde ve engellilerin yanında yer alması gerekir.
    Kamuoyunda Engelli Hareketi olgusunu yerleştirmek için çabalaması; bu çabalamada MEDYA ve diğer taraflardan etkin ve faydalı bir şekilde yararlanabilmesi gerekir.
    Sönük ağlayışlar değil ÖNCÜ HAYKIRIŞLAR seslendirmesi gerekir...

    STÖ’ler hakkındaki görüşlerimiz bu kadar kesin ve açıktır.
    Peki ülkemizdeki STÖ’ler bu bilinçte ve heveste midirler? Bizce –maalesef- HAYIR!
    Bizdeki STÖ’ler geçici, kişisel, tali sorunlar ve bunların “çözüm”leri ile uğraşmaktadırlar. Bu hem derneklerde böyledir, hem de bunların üst örgütleri olan Federasyonlar ve Konfederasyonda. Maalesef STÖ’ler toplumun kendilerinden beklediği ÖNCÜ rolünü karşılamaktan çok uzaktalar. Onlar hâla tekerlekli sandalye dağıtmayı örgütçülük olarak algılıyorlar...

    İşte biz Engelliler ve Dostları Kulübü üyeleri olarak, STÖ’lerin yap[a]madığı bu öncülüğü internet ortamında bile olsa yapmak ve hem engellileri hem de varolan STÖ’leri “UYANDIRMAK” gayreti içindeyiz. Çünkü biliyoruz ve inanıyoruz ki, çözüm engellilerin kendisindedir. Ve onlar bu bilince eriştiği anda sorunların çözümünün de birer birer gerçekleşeceği ortadadır. Yeter ki İSTEYELİM ve BİRLEŞELİM.
    Ondan sonra mı?
    Ondan sonrası daha kolay; döneceğiz topluma ve haykıracağız “herkes farklı ve/fakat herkes eşittir”.

    Bizlere “STÖ düşmanı” diyerek dedikodu üretenlere ithaf olunur...