• Konuk Yazarlar

    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    Mekânın nasıl örgütlendiği sakatlık deneyimi açısından yadsınamaz bir öneme sahiptir. Özellikle Lefebvre’in 1974 tarihli La Production de L’Espace (Mekânın Üretimi) kitabından bu yana, mekânın, toplumun farklı kesimleri arasındaki mücadeleler sonucunda, tarihsel olarak üretildiği görüşü, mekânı ele alışlarında eleştirel bir yaklaşım benimseyen sosyal bilimsel araştırmalarda yaygın olarak kabul edilmiştir. Ancak bu, Lefebvre için mekân-toplum ilişkisinin yalnızca bir yönüdür: Toplumun mekânı üretmesi kadar mekânın da belirli toplumsallık biçimleri, kimlikler ve deneyimler ürettiğini ileri sürer yazar.
    ...
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    7 Kasım Cuma akşamı, televizyon kanalları arasında dolaşırken, gözlerim ekrandaki bir sahneye takılı kaldı. Türkiye’nin popüler ana haber bültenlerinden birinde, küçük bir kız çocuğunun “dramı” bizlerle paylaşılmaktaydı. Gözlerimi ekrana kilitleyen temel etken, izleyiciye sunulan görüntüde daha ilk bakışta dikkati çeken çarpık iktidar ilişkileriydi. 9 yaşındaki Şirvan yatağında korku, şaşkınlık ve anlam aramaya çalışan bakışlarla etrafını süzüyor; heyecanı doruk noktasına varmış muhabir, elinde mikrofonu, kameraya -bir diğer değişle ekran başındaki duygusallaşmaya ve bir o kadar da haline şükretmeye meğilli bizlere- Şirvan’ın “içlerimizi parçalayan dramı”nı anlatıyor; bizler de Cuma akşamının yorgunluğu ile bir yandan yemeğimize oturmaya hazırlanıyoruz, bir yandan da “Vah vah! Zavallı çocukcağız. Allah şifa versin” diyoruz; aynı durumda olmadığımız için de şükrediyoruz.
    ...
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar

    Yaklaşık 6 sene önce, bu makalenin yazarlarından birinin yolu Kanada’nın Vancouver kentine düştü ve, neredeyse tüm hayatını İstanbul’da geçirmiş biri olarak, kentin sokaklarındaki tekerlekli sandalyeli insan sayısı onu gerçek anlamda şaşkına çevirdi. Sakatların yaşama böylesine dahil edilebildikleri bir kenti tahayyül etmek, bir Istanbullu için çok zordur. Yaya geçitleri, toplu taşıma araçları, marketler, dükkanlar, resmi daireler, sakatlar için öylesine erişilebilirdir ki Vancouver’da, tekerlekli sandalyede bir insan, çoğu kez yanında refakatçi olmadan, tüm kentsel mekanı dilediğince yaşama özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük, gündelik yaşamın her alanında, her mekanda sakatların varlığını kolaylaştırır; böylelikle bu alanlardaki sayılarını artırır; onları görünür kılar. Artan görünürlük zamanla, sakatların kültürel olarak sosyal hayata entegre olmalarını da beraberinde getirir; kişi sokakta insanların rencide edici bakışlarıyla mücadele etmek zorunda kalmaz.
    ...
    Sayfa 7 / 7 İlkİlk ... 34567