• Dünya Sinemasında Sakat

    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Forumun Gündemi,
    4. Dünya Sinemasında Sakat

    Bülent Küçükaslan

    Inside I'm Dancing, 2004 yapımı güzel bir sakat filmi. Heyecanlandıran bir başlangıca, dramatik bir hikâyeye ve etkileyici bir sona sahip. Filmi benim için özel kılan iki şey var. Birincisi, filmde sakatlar konuşuyor; ikincisi, sakatlara dönüp konuşuyor. Sanırım şöyle de ifade edebilirim: üç sakat yan yana oturup bu filmi izlesek, filmin sonunda hiç konuşmaz, (eğer sigara içiyorsak) birer sigara yakar, derin derin içimize çekeriz. Gündelik yaşamlarımızı sorgulatan bir film...

    Ne var ki film sakat olmayan izleyiciler için ne ifade ediyor, emin değilim, ama istisnaları dışarda bırakarak söylersem, tekerlekli sandalye kullanan benim gibilerin hissettiklerini hissettirmediği açık. Nitekim filme dair internette bulunan yorumları okuduğumda düşündürücü iki şey gördüm...

    Buraya tıklayarak yazının devamını okuyabilir ve tartışmalara katılabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar,
    3. Forumun Gündemi,
    4. Dünya Sinemasında Sakat,
    5. Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi

    İlker Ortaç | Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi
    [...]
    peki ya siz, bruce lee'in bruce lee'nin çevirdiği, tüm zamanların en iyi uzak doğu dövüş filmi kabul edilen filmi enter the dragon'u unutabildiniz mi ?
    8000'den fazla aynanın kullanıldığı ayna oyunlu odalar'dan en bilineni, ve sinema tarihinde en çok taklit edileninde geçen, kesik eline , silah yerine geçen bir protez takıp dövüşen üstatla paylaştığı final sahnesini unutabildiniz mi? Brucee lee'nin o sahnede dövüşürken göğsüne aldığı çiziklerin de olduğu posteri gençken duvarınıza asmadınız mı ? Eli olmayan dövüşçü acınaklı durumda mıydı sizce?
    Peki inanılmaz ağrılarını kesmek için bağımlı hale gelmiş, bacağındaki problemden yüzünden bastonsuz yürüyemez olasa da, yarış motoruna bilebilen, bir çok güzel kadınla olan, zeki ve dahi deha md.house sizce acınaklı halde miydi ?
    Peki siz, her bölümde sibel kekili ile sevişen game of throners'ın cücesi peter dinklage'a hayranlık besleyenlerden miniz?
    [...]
    Buraya tıklayarak İlker Ortaç'ın yazısını okuyabilir ve tartışmalara katılabilirsiniz
    1. Kategori:
    2. Konuk Yazarlar,
    3. Forumun Gündemi,
    4. Türk Sinemasında Sakat,
    5. Dünya Sinemasında Sakat,
    6. Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi

    İlker Ortaç | Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi
    [...]
    Ben; normal kişinin kendisini sakat kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumun sinema ile de seyirciye iletilmesi sürecinden öte, yani normallerin bugüne kadar anlattığı sakatlık temalı filmlerden öte, bir sakat sinemacının yorumunu aktarıyorum sizlere.
    Öteki kimliği ile özdeşleşmiş bir sinemacı örneği, 'İspanyol'ların haşarı çocuğu :' Alamdovar ile durumu daha net aktarabilirim sanırım. Almodovar yaşadığımız ortamda çoğu kez anlamadığımız, bırakın kabullenmeyi fırsat buldukça kınadığımız çoğu durumu, eşcinsellik, travesti baba, komadaki kıza tecavüz eden hastabakıcı gibi, öyle bir anlatmakta ki, farkında olmadan anlamayan-kınayan halimizden sıyrılıp karşımızdaki "anormal"liği anlayışla kavrayan, hatta benimseyen bir noktaya getirmekte . Bu denli başarılı olmasında üstün yönetmenlik vasıfları kadar cinsel kimliğinin de payı büyük.
    [...]
    Buraya tıklayarak İlker Ortaç'ın yazısını okuyabilir ve tartışmalara katılabilirsiniz
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Forumun Gündemi,
    4. Dünya Sinemasında Sakat

    Bülent Küçükaslan

    Yamaç paraşütü kazası sonrası omurilik felci olan ve başını hareket ettirmenin dışındaki tüm hareket yetilerini kaybettiği için (kuadripleji) tekerlekli sandalye kullanan milyoner Philippe, Paris’in göbeğindeki malikânesinde yardımcıları, fizyoterapistleri ve hizmetçileri ile birlikte monoton bir yaşam sürer. Film, bu zengin adamın bir hiç olarak sıkıcı bir ömür tükettiğini sezdirerek başlar: Philippe (bundan sonra ondan sadece Bahtsız diye söz edeceğim) kendisi için bir bakıcı aramaktadır ve bu iş için başvuru yapan adamlar da Bahtsız’ın çalışma odasının girişindeki ihtişamlı salonda iş görüşmesi için sıkılmış bir vaziyette beklemektedir. O esnada Bahtsız, içerde bir adayın iş görüşmesini izlemektedir. İzlemektedir diyorum, çünkü görüşmeyi Bahtsız’ın asistanlığını yapan bir kadın yürütmekte, bizim Bahtsız ise olabilecek en basmakalıp insan kaynakları mülakatındaki “Motivasyon kaynağınız nedir?” vb. soru-cevaplara sıkılarak tanıklık etmektedir (Soru 1: Madem sıkılıyorsun, neden bu şekilde olmasına izin veriyorsun?).

    Buraya tıklayarak yazının devamını okuyabilir ve tartışmalara katılabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Forumun Gündemi,
    3. Dünya Sinemasında Sakat

    Siyah bir civcivin yaşam mücadelesi... İzleyin, tanıdık gelecektir (Yugoslav Yönetmen Aca İliç'in 10 dakikalık kısa filmi):


    "Bir gün televizyon seyrediyoruz (siyah-beyaz ekran , tek kanal) . Bir civciv fabrikası... ilgimizi çekiyor tabi, pür dikkat izliyoruz. Geniş bir bant üzerinden binlerce civciv geçiyor ve yanında seçici kadınlar duruyor, civcivleri ayırıyor. “uymayan” civcivleri bantta bırakıyor... Yürüyen banttaki civcivler ilerideki bir varile düşüyor, sonra düzenli aralıklarla üzerlerine balyoz iniyor. Şok halde izliyoruz!!!
    Balyoza giden bantta bir civciv dikkatimi çekiyor. Ablamı pek kaale almadığımdan herşeyi abime sorarım, hayranım ya...
    - "Abiii, bu civcivi neden almadılar??" diyorum.
    Abim: “Çünkü onun bacağı sakat , bir işe yaramaz ki..." O balyoz civcive değil, bana vuruyor sanki...
    Ama ağlamıyorum...
    Sudan sebeplere ağlar(d)ım , ama sakatlığımla ilgili hiç ağlama(dı)m ki ben..."

    Buraya tıklayarak filmi geniş ekranda izleyebilir, film hakkında yazılan yorumları okuyabilir, görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.
    ...