insanlık cinnet geçiriyor..devlet devleti , millet devleti,devlet milleti,genç yaşlıyı,oğul babayı,koca ,karıyı,adam adamı kadın kadını kırıp geçiyor.. hoş göru ,boş görüye dönüşmüş...baba ve anne gözünden sakındığı evladının darbeleriyle ölüyor..sevgi de aşk da değişmiş... insanlar sevdiklerinin başını testereyle zevk için kesiyor..evlatlar baba ve annelerini huzur ...
VAR OLDUĞUMUZU ANLATMAK ZORUNDAYIZ... DÜNYA ÇOK BÜYÜK KENTLER ÇOK KALABALIK İNSAN ÇOK YANLIZ.... Kimse bizim varoluşumuzun farkında değil. HER YER ÇOK KALABALIK , ÇOK HAREKETLİ AMA KİMSE KİMSENİN FARKINA VARMIYOR. KALABALIK İÇİNDE YANLIZLIK DEDİKLERİ ...
uzaklar, çok uzaklar çok uzakları düşündüğümde yüreğime ilk zuhur eden uçsuz bucaksız sonsuz bir sevgi.. gözlerim çok uzaklara daldığında öyle yakınıma geliyor ki! o uzaklar.. yanıbaşımda buluveriyorum.. gözlerimin önünde.. göz kapaklarımı kapattığımda çok uzaklar kirpiğime değiyor.. sıcacık bir dokunuş hissediyorum.. sıcacık.. boncuk boncuk bakan gözler.. dudakta tatlı bir tebessüm.. açmıyorum gözlerimi.. açmak istemiyorum.. bu hal öyle bir hal ki! anlatılmaz, yaşanır.. yüreğim pırpır.. ...
Selamı ilkokul şarkılarında kaldı postacıların. Artık postacı; asker oğlundan yazılmış ana hasreti dolu mektup getirmiyor analara. Artık postacı; sıla hasretiyle yanan evlatlarına gönderilmiş, üzerine analarının iki damla gözyaşı döktüğü mektuplar da getirmiyor. Artık postacı; eli kınalı geline, gurbetteki erinden alınteri kokulu mektup da getirmiyor. Artık postacı; Çanakkaleden,Koreden,Kıbrıstan “eğer şehit olursam ağlama” diyen mektuplar da getirmiyor. ...
Gülümse…sabah katlığında..aynaya gülümse..annene ..babana ..varsa..eşine .dostuna arkadaşına gülümse..gül ki gülsün sana kaderin..gül ki güller verilsin sana….toplumsal soğumanın yaşandığı..atom..uzay,bilmem ne çağında,gülmeyi unutmuş ...