View RSS Feed

celal1973

Zekat Aslında Vereni Sevindirir

Değer Biç
Zekat Aslında Vereni Sevindirir
Bugün ramazanın son günü. Geçtiğimiz Cuma (24 Haziran 2016)sıcaktan dolayı Cuma namazına gidemedim. Zira güneş beni hemen çarpıyor,ateşleniyorum. Ankara’daki ilahiyatçı komşumuz sevgili Efkan Vural hocam banaCelal, herşeyin bir zirvesi vardır. Cuma namazı’nında zirvesi farzdan önceimamın okuduğu hutbedir. Evet sen Cuma’ya gidemedin ama Diyanet TV’den hutbeyi dinledin,evde öğle namazı kıldın. Allah sana Cuma’yı kılmışsın gibi sevap yazacaktırinşallah, dedi. Herhafta olduğu gibi Cuma hutbesini akıllı telefonuma kaydettim. Ohaftanın hutbe konusu zekattan çok kısaca bahsedip kitabımdan bir alıntıyapacağız. Mü’minûn Suresi’nin ilk ayetleri kurtuluşa (felaha) erenmü’minlerin vasıflarını anlatıyor.
Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. ayet Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;

2. ayet (Ki onlar,) Namazlarında huşu (ezanokunur okunmaz veya vakit çıkmadan, ilk fırsatını bulur bulmaz öylece bıraktıklarıve terk ettikleri dünyalık şeyleri ilk tekbirle zihinlerinden ve kalplerindende atmış, kalpleri ve kafalarıyla Allah’a ve rızasına teveccüh etmiş olduklarıiçin, dünyalık şeyleri hatırlarına getirmeyecek şekilde konsantrasyon)içindedirler.

3. ayet. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden (kendileriniAllah’ı hatırlamaktan alıkoyacak, uzaklaştıracak, kendilerine ve insanlaraAllah’ı razı edecek şekilde faydalı olacak ameller dışındaki şeylerden güçleriyettiğince) yüz çevirirler;

4. ayet Onlar ki, zekatı (onun içinde, ihtiyaç sahibi,yolda kalmış, yetim, çalıştığı halde kendine yetecek ve doyacak kadar rızıktemin edememiş insanların hakkı olduğunu bilerek, düşünerek) verirler;

5. ayet Ve onlar ki, iffetlerini korurlar (gözleriniharamdan sakındırır, nazarları kendilerine çekecek şekilde giyinmekten,süslenmekten, hal ve harekette bulunmaktan sakınırlar);
Hutbe bu ayetlerle başladı. Tekrar bazı ayet ve hadislerle zekatınönemi anlatıldı. Zekatın, malı yokeden ve eksilten bir ibadet değil, bilakisartıran ve bereketlendiren bir ibadet olduğu belirtildi. Kişiyi cimrilik hastalığından koruyup cömertlik erdemine kavuşturanZekattır, … Gönlü manevi kirlerden, serveti de ihtiyaç sahiplerinin haklarındanarındırır, denildi. Zenginle Fakir arasında sevgi, saygı ve kardeşlik köprüleri kurar. Zekat, Rabbimize karşı şükür bilincimizinifadesidir. Ona sevgi ve teslimiyetimizin bir tezahürüdür, diye eklendi. Şimdi, zekatın önemini belirttik, zekatın nasıl ve kime verileceğihususunda TV, radyo ve internette çok detaylı bilgiler olduğundan bunlarıyazmaya luzüm görmedik. Hepimiz biliyoruz elbet, yine de merak edenler bu yazıyıokuyabilirler: http://ramazan.sorularlaislamiyet.com/icerik/zekatla-ilgili-merak-edilenlerŞimdi başlıkla aynı adlı kitabımdan bir bölüm paylaşmak istiyoruz:Zekat aslında vereni sevindirir
Kitabın enbaşında Ulu camiye gittiğimdekarşılaştığım engelli amcadan bahsetmiştim ve Ankara’dan Ereğli’ye gelen dostumAydın Kaynarca beyle onu ziyaretedeceğimizi belirtmiştim. Yine sırası geldi ama dilerseniz kitabın başındaki anlattıklarımıtekrar hatırlayalım: “Her hafta olduğu gibi erkenden Ulu caminin avlusuna girdim. Yineminarenin gölgesine durdum, çünkü güneş yakıyordu. Hoparlörle avluya verilenvaazı dinlemeye başladım.

Hava sıcaktı. Yüzlerce insan tam ezan okunurken geliyor ve avluyaserilen hasırlar üzerinde namaza duruyordu ve mecburen güneş tepelerindehutbeyi dinliyorlardı.

Ben minarenin gölgesinde vaazı dinlerken, yanıma benim gibi akülüsandalyede yaşlı bir amca durdu. Çünkü avlu henüz boştu. Amcanın bacaklarıbattaniye ile sarılıydı.

Selamünaleyküm amca hayırlı cumalar, dedim. Ve aleykümselamyeğenim, dedi.
Amca adın ne, nasıl oldu bu, kaza mı, dedim.
Evet otuz sene önce iş kazası geçirdim, uzun hikaye, dedi.

Geçmiş olsun, Allah şifa versin amca, dedim.
Sağol yeğenim, Allah sana da şifa versin, maşallah çok gençsin,nur yüzlüsün, dedi.

Vaazda infaktan, sadakadan bahsediyordu. Amcanın akülü arabasıepey eskiydi ve görünümü fakirdi.
Sordum: Amca devletten engelli maaşı alıyor musun, diye.
Yok yeğenim, senin emekli maaşın var diye vermiyorlar, dedi.

Emekli maaşın yetiyor mu amca, dedim.
Yetmiyor, aslında az olsa da hanımla bana yeter ama üç yetim olunca yetmiyoryeğenim, dedi.

Hayırdır amca ne yetimi, dedim.
Oğlum sekiz sene önce trafik kazasında ölünce üç yetimi kaldı.

Üzüldüm, başın sağolsun, peki başka gelirin var mı,nasılgeçiniyorsun amca, dedim.
Allah razı olsun Eş, dost, akraba, komşuların desteğiyle işte...Bugünümüze binlerce hamdolsun.

Yanında hasırda oturan 5 yada 6. sınıfa giden oğlan bizebakıyordu. Yeşil gözlü çok tatlı bir çocuktu. Torunun mu amca, dedim.
Evet bu en küçük torun, babası öldüğünde dört yaşındaydı.

Maşallah efendi bir çocuk, okuyor mu?
Okuyor altıya gidiyor, dedi.
Amca Ereğli’nin neresinde oturuyorsun, diye sordum.
Gülbahçe mahallesinde..

Öyle mi, Bende aynı mahalledeyim, Gülbahçenin neresindesiniz amca,dedim.
… okulunun olduğu sokakta, dedi.

Amca, eğer evinizin önü müsaitse söz vermiyorum ama inşallahbirgün çayını içmeye gelirim.
Müsait, Müsait, müstakil ev, Tabi yeğenim çok sevinirim.

Başımızı öne eğdik, hoparlörden gelen vaazı dinledik. Namazıkılarken amcanın oğlunu düşündüm, benimle yaşıtmış. Yeğenlerim aklıma geldi.İrem de seneye altıya gidecekti.

Secdeye eğilince göz ucuyla amcanın torununa baktım. Bir an onunyerine İrem’i düşündüm. Kardeşlerime bişey olsa, yeğenlerim de annesiz ve babasız kalacaktı.Secdede ‘sübhane rabbiyel ala’ derken yağmur gibi yaşlar dökülüverdi.

Namaz bitiminde amcaya baktım, cebinden para çıkarmış, torununauzatıyordu.
Hadi git şurdaki fırından üç ekmek alıp gel de eve gidelim, dedi.

Amca bi dakika, dedim. Bel çantamdaki cüzdandan 20 TL çıkarıpkimse farketmeden amcanın avucuna sıkıştırdım.
Amca bugünlük ekmek paranız benden olsun. Kalanı torununa ver,dedim.

Yüzünü gülümseme kapladı ve içten, Allah senden razı olsun, dedi.”

***Ben bu olayı Ankara’daki dostum Aydın Kaynarca beye telefonlaanlattım. İşyerindeki arkadaşlardan yardım mı toplasak, ne dersin dedim. Celȃl kardeşim benim bir miktar zekat param var, bu sene dahaveremedim. Yarın babanın hesabına havale edeyim, onu verirsin olur mu, dedi. Kendisi de yetim büyüdüğü için yetim denilince dayanamıyor çünkü…Aydın bey madem öyle düşündünüz, şöyle bir teklif yapsam size. Siz birkaç hafta sonra Ereğli’ye geleceksiniz ya, siz babama havaleyapmayın. Geldiğinizde beraber o amcayı evinde ziyaret edelim. Siz kendi gözünüzle görün, direk siz verin, içiniz rahat olsun,dedim. Celȃl, o ne demek ben sana güveniyorum, dedi. Aydın beycimPeygamber Efendimiz SAV şeytan insanın damarlarında dolaşır, çok vesveselerverir, der. Özellikle sadaka ve zekat konusunda… Uygun görürseniz dediğim gibisiz verin, dedim. Peki dostum, dedi. Aydın bey Ereğli’ye gelince birgün ikindiden sonra evden çıktık.Hem o amcaya uğrayalım, hem de gezelim dedik. Ben akülü sandalyemle o iseyürüyerek gittik. O okulun yakınına varınca, komşularına sora sora amcanın evinibulduk. Amca bizi görünce çok sevindi. Epey muhabbet ettik. Amca, dostumAydın Kaynarca bey beni ziyaret etmek için Ankara’dan geldi, dedim. Öyle mi,hakiki dostmuş, dedi. Böyle dostluklar az şimdi. Sen de iyi dostsun, arkadaşınla biziziyarete geldiniz, Allah muhabbetinizi artırsın, dedi. Liseye giden yetim torunu bize çay demledi. Müstakil evinavlusundaki asmanın altında çay içtik. Çaydan sonra müsade istedik. Amca ziyaretimizden ve sohbetimizden öyle memnun oldu ki, inşallahyine gelin diye ısrar etti. Tam kalkacağımız zaman Aydın bey cebinden zarfı çıkarıp amcayauzattı. Amca bu benim zekat param, inşallah kabul buyur, dedi. Zarfı açınca bir tomar parayı gören amca, Allah razı olsunevlatlarım, yakında okullar açılacak, üç yetimim de okuyor, dedi. Sevgili dostum Aydın bey; Allah asıl senden razı olsun amca, dedi.Zekatımı kabul ettin, beni yükten kurtardın. (Aydın Kaynarca bey bu yazıda isim vermesen dostum, dedi fakatörnek olsun diye paylaştım.)*************AĞAÇLAR HERSENE BUDANIR, SENEYE DAHA BOL MEYVE VERİR. SAÇIMIZIUZAYINCA KESTİRİRİZ. KÖKÜ BİZDEDİR, DAHA GÜR ÇIKAR. ZEKAT VERMEKLE MAL AZALMAZ, KÖKÜ MALİKÜL MÜLK olan CENAB-IALLAH’TADIR, DAHA BEREKETLENDİRİR, NASIL ÇOĞALDIĞINI ANLAYAMAYIZ… PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV; “VEREN EL, ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR” buyurdu. ALLAH HEPİMİZİ ZEKAT VEREBİLECEK ZENGİNLİĞE ULAŞTIRSIN…
Celalin Penceresinden

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum