View RSS Feed

celal1973

2016 Ereğli Yaz Dönemi Hüzünlü Başladı

Değer Biç
1
12016 Ereğli Yaz Dönemi Hüzünlü Başladı
Bu yıl yaz dönemini erken başlattık. 14 Mayıs 2016’da Ankara’dan memleketimizKonya Ereğli’ye geldik. Erken geldik çünkü 19 Mayısta dayımın kızının düğünüvardı. Ereğli’ye geldikten sonra yaşadıklarımı ayrıntılara girmeden kısacayazmak istiyorum çünkü burası bir blog (günlük) sayfası… Allah rahmetiyle muameleeylesinDüğünden üç gün önce 16 Mayıs 2016 Pazartesi kuzenimin kızı NisaTekin’in vefat haberini aldık. Şubatta Lösemi tedavisi başlamış, dört ay sonraHakk’a yürümüştü. Annemin ablası Fadimana teyzemin torunuydu Nisa… 15-16 yaşındaydı.Birkaç yıl önce Karaman Ayrancı’da teyzemgile gittiğimiz bir bayram ziyaretindegörmüştüm. Kuzenim Kadriye’nin kızı Nisa hayat doluydu. Kuzenleriyle bahçedekoşturuyordu. İstanbul’da yaşıyorlardı. Çokta zekiymiş, geçen sene Teog sınavındabaşarılı olmuş ve Denizcilik Lisesini kazanmış, orada okuyordu, şimdi ikiyegeçecekti. Hep gülümserdi. Kuzenim hastanedeyken Facebook’ta paylaştığıresimlerde hep gülümsüyordu. Zaten vefat ettiği ana kadar bilincini hiçkaybetmemiş. Kuzenim Kadriye başında ağlarken gözünü açamıyor, konuşamıyor amaannesinin yüzünü okşuyor, adeta teselli veriyormuş. Doktorlar Nisa fenalaşıncaodadan çıkarmışlar ve az sonra son nefesini vermiş. Allah rahmet etsin. Daha onun imtihanı başlamamıştı. İnşallah şehittir,ailesine mahşerde şefaat eder ve cennetteki makamı yüksek olur. Buraya göndermeden önce, cenazeyi İstanbul’daki evlerinin önünegetirmişler. Denizcilik lisesinden sınıf arkadaşları beyaz kıyafetleriyle evinönüne gelmişler. Kuzenim o ȃnı telefonda annesineanlatıp ağlamış. Cenaze gelmeden annemgil Ayrancı’ya teyzemgile gittiler, ordateyzem bunu anneme ağlayarak anlatmış. Kuzenim: “Anne beyaz güvercinler geldi, içinde benim güvercinim yokanneee…” 18 Mayıs 2016 Çarşamba Ambar köyünde toprağa verildi. Dayım kınagecesini iptal etti. Ereğli’de gezdim 2016 Ereğli günleri böyle hüzünle başladı. Cuma günü akülü yani özgürlük arabamla Ulu camiye gidip yine minaregölgesinde Cuma namazını ve sonra yine cami avlusundaki üç cenaze namazınıkıldım. İçimden, inşallah en yakın zamanda vuslatım olurda, bu tabuta bendegirerim ve cenaze namazım burda Ulu Cami’de kılınır, diye geçirdim. Namaz sonrası Ulu Cami avlusunda Facebook’tan arkadaşım Ahmet Türkisimli gençle karşılaştık. 21 yaşındaki Ahmet çok olgun bir gençti, müsaitsenberaber gezelim, dedim. Ahmet’le beraber halaoğlum, kuzen öğretmen Burak Serpek’a uğradıkve sonra Park Site isimli AVM’ye geldik. Yemek ve çay sohbeti sonrası Ahmet müsadeistedi. Bende kışın Facebook’tan aşina olduğum Engelsiz Yarınlar derneğinegittim. Eski Sümer karakolunun orda, Down Cafe’nin yanında müstakil ağaçlıkşirin bir yer… Derneğe geldiğimde kimse yoktu. Sonra içerden akülü sandalyede birgenç çıktı. Kendisi derneğin sekreteri imiş. İbrahim Ercan isimli genç hoşsohbetiyle beni kendine çekti. Hemen çay getirdi. Dernek avlusundaki masaya koydu. Sohbetebaşladığımızda akülü arabama göz gezdiriyordu. Arabanın far camı kırıktı. Abibi dk, dedi. Akülü arabasıyla gidip ilerdeki çantadan tornavida aldı, bina yantarafına gitti. Ben çayımı yudumlarken bir eli akülü araba kumandasında, öbürölünde yeni far camıyla döndü. Kendisi de akülü arabasında olan İbrahim kardeşim, eğilerek farcamımı vidaladı, üstelik yeni ampülde taktı. Allah razı olsun. Parçaları neredebuldun diye merak ettim. Üzerine römork devrilip ölen bir engellinin hurdacıya satılan akülüaracını satın almış. Sağlam parçalarını kullanıyormuş, bana da nasipmiş. İbrahim ise 2006’da ağaç keserken üzerine ağaç devrilmesi sonucufelç olmuş. Akülü tekerlekli sandalye ile eve kapanmaktankurtuldum
İbrahim akülü arabamı tamir edince gurbetçi Çetin kardeşim aklımageldi. Hastalığım iyice ilerleyince, iş dışında dışarı çıkamıyor,haftasonları sürekli evdeydim. Ereğlibelediyesi ihtiyaç sahiplerini belirleyip ücretsiz akülü tekerlekli sandalyelerveriyormuş. 2003yılında amcam belediyedeki tanıdıklarından bir akülü araba ayarlamış. Amcambizi çağırdı. İşten izin alarak Ankara’dan Ereğli’ye gittik. Oradakiyetkili otomobille geldiğimizi görünce akülü arabayı vermek istemedi. Zenginzannetti bizi herhalde... Haklıydı. Ben o arabayı iki, üç yıl para biriktiripalabilirdim. Sonradan adının Çetin olduğunu öğrendiğim, kalbi insan sevgisiyledolu olduğu yüzünden belli olan hayırsever genç: “Benim hakkım helal olsun. Engelli kardeşimi sevindirelim. Akülüarabayı ona verelim” dedi. Akülü arabayı alarak mutlu şekilde Ankara’ya döndük. Emekli olana kadar yazları haftasonunda özgürce dolaştım vedostlarla Harikalar Diyarı parkındaki çay bahçelerine gidip sohbet edip mutluoldum. Şimdi ise Ereğli’de… Sonradanöğrendiğime göre, bu akülü arabalar Hollanda’dan geliyormuş. Hollanda’dayaşayan üç gurbetçi vatandaşımız bir şey görmüşler ve çok üzülmüşler. Hollandadevleti ihtiyacı olan her engelliye akülü araba veriyormuş. Üstelik sanırımüç-beş yılda bir bu arabaları yeniliyormuş. Eski akülü arabalar ise hurdalığaatılıyormuş. Bu üç vatandaşımız düşünmüşler, ülkemizde sokağa çıkamayan pek çokengelli var. Buarabaları toplayarak, tamir edip, bakım yaptıktan sonra, öncelikle kendimemleketlerine, daha sonra da çeşitli belediyelere göndermeye karar vermişler. Bildiğimkadarıyla Ereğli, Karaman, Konya ve Kayseri’de bu akülü arabalar ihtiyaçlıengellilere ulaştırılmış. Bu üçgurbetçi kardeşim elele verip bu arabaları Türkiye’ye göndermişler. Birisi,çalıştığı iş gereği, yurtdışı gümrük ve nakliyat tırları işini üstlenmiş. Diğeri,akülü arabalarını tamir bakım yapmış, akülerini yenilemiş, şarj cihazı ayarlamış.Sonuncusu,Hollanda’da hayırsever bir lokanta işletmecisiymiş. Bu işler için gerekli olanmaddi desteği o sağlamış. Allah onlardan razı olsun. İşte Hollanda’da akülü arabaları tamir eden ve Ereğli’de bana akülüarabayı verip sevindiren o merhametli kişi, Çetin kardeşimmiş. Hollanda’daelektrik teknisyeniymiş. 2006’da bir trafik kazası geçirmiş ve felç olmuş. Yıllardır hernamazımda ona da dua ediyorum. İnşallah hastalık ona eminim ilahi hediyedir ki, cennette makamıyükselsin. Aydın Kaynarca Bey UğradıBirkaç gün sonra Haymana’da görev yapan astsubay kardeşim Faikaradı. Yengemin ameliyat tarihi belli olmuş, okula giden yeğenlerime bakmasıiçin annemi çağırıyordu. Beş gün sonra da dostum Aydın Kaynarca bey Anamur’dan dönerkenEreğli’ye uğradı. Karşı komşumuz Yaşar Keleş Bey’den aldığım projeksiyon cihazıile Türkiye kupası finalini odamın duvarına yansıtarak izledik. Neyseki bir Fenerbahçeli olarak dostum Aydın Bey’le kupayı ezelirakibimize kaptırmanın üzüntüsü çabuk geçti. Cuma namazı sonrası Ereğli’deparklarda gezdik. Ereğli’de de Ankara gibi harika komşularımız var. Karşı komşumuzöğretmen Yaşar – Hatice Keleş Hocamgil dostum Aydın beyle beraber bizi yemeğedavet etti. Hatice hanım, lezzetli yemekleri ile Yaşar bey hoş sohbetiyle çokgüzel misafir ettiler. Onları çok seviyorum. Allah razı olsun, cennette deebedi komşu etsin. Ertesi gün cumartesi öğlen Aydın Kaynarca bey dostum Ereğli’denAnkara’ya döndü. Tabi ki annemi de götürüp bizim eve bıraktı. Allah razı olsun canımdostum. Yengem Değer Çelik 30 Mayıs 2016 pazartesi günü ameliyat oldu, çokiyi geçmiş şükür. Annem Ankara’ya gittikten sonra altkat komşumuz Birgül hanım veHatice hanım gönderdiği lezzetli yemeklerle güzel komşuluk örneği sergilediler.2010’da engelli kadrosundan emekli oldum. Yıllardır çalışırkenbiriktirdiklerimle ve emekli ikramiyemi değerlendirip memleketimizde bu evialdık. Atasözününhaklılığı birkez daha ortaya çıktı, Elhamdülillah… “Evalma, komşu al.” ENGELSİZ YARINLAR DERNEĞİNDESIKMA BÖREK YEDİK3 Haziran 2016 Cuma günü Ulu Cami’de Cuma namazı kıldıktan sonraEngelsiz Yarınlar Derneği’ne geldim. Zira o gün açılış vardı. Üç ay sürecekkermesin açılışı… Dernek Başkanı Songül Vural hanımla tanıştık. Herkesle tektekşefkatle ilgilenen, kendisi de bir engelli annesi olan Songül hanım yaşadıklarınıanlatırken gözleri yaşardı. O gün sadece sıkma börek ikramı vardı. Facebook’tan davetgönderdiklerimden sevgili Öğretmen Serpil Kasapçopur hocam, okuldan yorgunçıkmasına rağmen kırmayıp geldi. Bana börek ısmarladı. Hocam ben ödeyim dedim ama parasını o verdi. Kermesin geliri ile ihtiyacıolanlara tekerlekli sandalye alınacakmış ya, benim de katkım olsun, dedi. Hikmet dayınla arada geliriz haftasonu, çorbada tuzumuz olur, diyeekledi. Oradaki engellilerin hepsinin ilginç birer hikayesi var. Cumagünleri gidince dinlediğim hikayelerden de ilerki yazılarda yazmama izinverirlerse bahsetmek isterim. Songül Vural hanım, oradaki engelliler ve yakınlarının hepsi çokmerhametli, melek gibi insanlar, beni de güzel misafir ettiler, Allah razıolsun. Allah yardımcıları olsun. Mucize isimli filmde köylü bir baba, vefa borcu olarak sağlıklıkızını vermek istiyor. Oğlanın babası, ama benim oğlum sakattır, deyince kızınbabası diyor ki: “Kalbi sakat olmasın.” Evet, engelli insanlar kötülük yapmaz, yapamaz, kalbinde sevgi,şefkat, merhamet vardır, saftır, temizdir, inşallah cennete yakindir. Yanikalbi sakat değildir.
Celalin Penceresinden

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. hullo Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Merhaba Celal Bey'in " celalin penceresinden" adlı blogda geçen aralık/ 2015'te vefat ettiği yazılıyor.. bu yazıda ise 14 Mayıs 2016'da ereğliye gittik diyor.. Anlayamadım açıklama yapar mısınız? iyi günler.