View RSS Feed

celal1973

Rabbimizi Nasıl Tanırız?

Değer Biç
1
1Rabbimizi Nasıl Tanırız?

Geçenlerdebabam oturma odasında biriyle telefonla konuşuyordu. Yüksek sesle konuştuğuiçin konuşmaları dinlemiştim.

Telefondakikişi hastasına Celal’in dua etmesini istiyordu. Babam tabi eder, Celal herkesedua ediyor, hem engellilerin duasını Allah hemen kabul eder, dedi.

Telefonukapatınca söylemek için yanıma geldi. Tabi ederim baba ama neden engellilerinduası makbuldur biliyor musun, dedim. Hayır neden, dedi.

Normal günlerde bir annenin çocuğuna muamelesi nasıldır? Bazenbağırır, bazen terlik , Ama çocuğu hastalandığında annenin varolan o şefkaticoşar. Battaniyelerleüstünü örtmeler, sıcak tarhana çorbaları, hatta çocuğun canı bişey istese,annesi, kar da yağsa koşa koşa markete giderek alır. Değil mi? İşte annelere o şefkati veren Rabb-i Rahim’imiz, kuluna hastalıkverdiğinde, kulu da güzelce sabreder ve şükrederse, rahmeti coşar ve dualarınıgeri çevirmez.
“Nefsinibilen Rabbini bilir.” diye meşhur bir söz var bilirsiniz. Yani insan kendisindeolan özellikleri tanırsa, Allah’ın vasıf, hal ve sıfatlarını tanımış olur. Nasılmı?

ENE

Büyükislam alimi Bediüzzaman Said Nursi’nin “Ene Zerre Risalesi” diye bir eseri var.

Orada Ene’yianlatmış; Ene denilen şey, benlik, ego, nefis denen içimizdeki şeydir.

“Bizemaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmektenkaçındılar. Zira sorumluluğundan korktular, ama onu insan yüklendi. İnsan (buemanetin hakkını gözetmediğinden) ciddençok zalim, çok cahildir.” (AHZÂB suresi - 72. ayet)

VeBediüzzaman, bu ayeti tefsir ederek ENE’nin her insana doğuştan bu dünyadaemaneten verilen şey olduğunu anlatıyor.

O emanetin verilmesinin nedeni

Ene, gizlihazineler olan Cenab-ı hakkın isimlerini keşfetmemiz için bir anahtar, kainatınaçıklaması zor gizli sırlarını açan müthiş bir anahtardır.

Yani kısaca dersek, o enebize Allah’ı tanımamız için verilmiştir. Hayırda kullanırsak Rabbimizitanıyoruz. Şerde kullanırsak cehennem kapılarını bize açacak bir anahtar daolabiliyor.

Hepimiz gurur, benlik,enaniyet yapmamak için bir gayret sarfetmişizdir. Ama hiç tahmin ediyormuydunuz, bu enaniyet Allah’ın isimlerini açan bir anahtar olacak?

Bediüzzaman diyor ki: Rabbimizinsanın eline emanet olarak (evet emanet, ahirette geri alınacak, cennetteenaniyet olmayacak) bir ENE vermiştir. O ene’yle Rabbimizin vasıf, sıfat,özelliklerini ve ilahi hallerini anlayabiliyoruz.

O ene, bir vâhid-i kıyasî’dir. Bir kıyaslama birimidir. Yani ENE, bir ölçü birimidir. Fakat aslındaene’nin bir varlığı yoktur.

Mesela geometredeki ölçüler gibidir. Bir metre, meridyen, kilo,kilometre. Bu ölçüler gerçekte hayalidir.Meridyen diye bir madde var mı?

Ene’ye örnekler

Ene’de hayali bir ölçü birimidir. Nasıl ki ben şu evin sahibiyim, Rabbimde şu kainatın sahibidir diyerek bir kıyas yapıyoruz. Ama bu sahibiyetlikhayalidir.

Çünkü Allah Malik-ül Mülk’tür. Yani mülkün asıl sahibi Cenab-ı Hak’tır.Eğer sahibi biz olsaydık, ev, araba, altın, vs mezara götürürdük.

Mesela Rabbimiz Kuran’da ben herşeyi görürüm diyor. Bizdeki görmeolmasaydı, bu ayetten hiçbir şey anlamayacaktık. Göz şimdi ne işe yaradı?Rabbimizin Basir (Herşeyi gören Allah)ismini açan bir kıyas birimi oldu.

Ben nasıl görüyorum, Rabbim de, Ben herşeyi görürüm, diyor. Ucundan daolsa görmenin nasıl olduğunu anlayabiliyoruz.

Bennasıl ki bu evi inşa ettim, içini dizayn ettim. Rabbim de şu dünya evini inşaedip düzenlemiş, deriz ve hakeza, bunungibi...

Beninsanlara ikram etmeyi, iyilik yapmayı, güzel ve temiz olan herşeyi seviyorum,içimdeki sevgi, cömertlik, sabır, affetmek, dostluk, gurur, iffet, adalet,şefkat, merhamet, aşk, şiddet, öfke gibi binlerce duygular;

Mühendislik,doktorluk, mimarlık, aşçılık, ressamlık, yöneticilik, amirlik, siyaset,öğretmenlik gibi binlerce kabiliyetler aslındaRabbimizi tanımak için bize emanet verilen bu ENE’nin mahiyetindendir.

Yanibize verilen bu ölçücükler ile Rabbimizi tanıyoruz ve seviyoruz. RabbimizKuran’da ben Alim’im diyor. Ben mesela elektronik teknikeriyim. Ben binlercebilimden sadece elektroniğin -o da çok azkısmını- biliyorum.

Rabbimizinatomun çekirdeğinden galaksilere kadar bütün ilimleri bilen Alim isminin nasıl olduğunuanlayabildim. Yani kendimin bilmesinden kıyasladım.

Bir insan ENE’yi sahiplenirse

Allah’ıninsanları bu dünyaya göndermesinin gayesi ve hikmeti üçtür. Rabbini tanımak, O’na iman etmek ve ibadetetmektir.

Allah’aiman etmek için O’nu tanımamız gerek. İnsan tanıdığı şeye inanır. İşte O’nutanımamız için de her insana ALLAH, emanetbir ENE vermiştir.

Eğerinsan, eneyi doğru kullanırsa ahsen-i takvime çıkar, cennet müjdesine nailolur. Enenin bir kıyaslama birimi olduğunu ve yani o hayali sahipliğininaslında Rabbini tanıtmak için olduğunu bilir ve kulluğunu yaparsa eneyi doğrukullanmış olur.

Amaemanet verilen o ENE’nin yaratılış hikmetini unutup asıl vazifesini terketse,kendini asıl sahip zannetse, o vakit emanetehıyanet etmiş olur.

OENE çocukken ince bir tel ikenmahiyeti bilinmezse, insan büyüdükçe gittikçe kalınlaşır. İnsan vücudunayayılır. Koca bir ejderha gibiinsanı yutar.

Enaniyet’inanlamı, herşeyi kendinden bilmektir. Ben yaptım, ben ettim, ben kazandım, vs.diyen şirk’e düşer. Ve şirk (Allah’a icraatinde ortak koşma)Allah’ın asla affetmeyeceği suçtur ve ebedi cehenneme gider.

İştecehennemin Top Ten’lerinden firavunlar, nemrutlar, ebu cehiller, içlerindeEnaniyeti öyle büyütmişler ki, adeta baştan aşağı ENE olmuşlar. Firavun biliyorsunuz, ben sizin en yüceRabbinizim, demişti. (Naziat suresi 24)

Evet söz aynı yere geldi: “Nefsini bilen Rabbini bilir.”

Birannenin itaatkar sevimli evladı hastalandığında, şefkatinden onun her isteğiniyapması gibi, Allah’ın da, engellilik verdiği sabreden ve şükreden kulununduasını neden kabul ettiğini kendimizle karşılaştırarak anladık.

Benim Kuran’da heran doğruluğunu hissettiğim vehuzur veren bir ayet var:

“… Eğerşükrederseniz nimetlerimi arttırırım…” (İbrahim suresi, 7. Ayet)

Geçen dostum Süha Can Facebook’ta küçük oğlununresmini paylaşmış ve şunu yazmış:

“Yenialdığım bu oyuncağa o kadar sevindi ki, durup durup baba çok teşekkür ederim, seniçok seviyorum, diyor. Onu sevindirmek için yeni sürpriz hediyeler var aklımda,canım oğlum.”

İşte insanböylece, kendisindeki duygular ile kıyas ettiğinde, o ayette Rabbimizin neden şükredincenimetleri artıracağını daha iyi anlıyor inşallah…

Allah,bizi kendisini tanıyalım ve gerektiği gibi kulluk edelim diye yaratmıştır. Bu,Asıl maksada ulaşabilmek için en önemli gayemiz, İslâmiyet'i öğrenipyaşamaktır. Bunun içinde önce Rabbimizi tanımalıyız…
Bu konuyu burada kesiyorum, zira yazı çokuzadı.

Benbazen bir yazıya başlayıp bir saat neyi ve nasıl yazayım diye düşünüyorum.Yazıyı yazan kalem, bir sebeptir.İnsan da düşünen canlı bir sebeptir.

Nasıl ki yazıyı kalem yazdı, demiyorsak;yaptığımız hiçbir işe ben yaptım gibi sahip çıkmamalıyız ki şirk olmasın. Allahnasip ediyor demeliyiz.

Burada benim yorumum veya katkım yoktur. Bensadece Bediüzzaman hazretlerinin 30. söz eserinden öğrendiklerimi yazdım. Allahondan razı olsun.

Bana bu yazıyı nasip eden Rabbimize hamdolsun.Allah bizleri enaniyetten korusun ki şirke düşmeyelim.


Celalin Penceresinden

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum