View RSS Feed

celal1973

Televizyon Hizmetçimdir

Değer Biç
11Televizyon Hizmetçimdir
Televizyon çağımızın en büyük icadıdır. Ama insanı gönüllü esireden bir uyuşturucudur. Aşağıda Cemil Meriç’in bir yorumunu paylaştıktan sonra, televizyonunasıl hizmetçimiz yaptığımızdan bahsetmek istiyoruz. Merhum, 38 yaşında gözlerini kaybeden büyükedebiyatçı Cemil Meriç (doğum:1916 Hatay – ölüm:1987 İstanbul) bir röportajındatelevizyon kültürünü soran gazeteciye şöyle yanıt verir:

Televizyon kültür diye bir mefhum tanımıyorum. Televizyon, aylak, şuuru iğdişedilmiş, hiçbir zaman okumak ve düşünmek alışkanlığı kazanmamış sokaktaki adamiçin icat edilmiş bir nevi afyondur.

Televizyon, şuurdaki son pırıltıları da yokeden bir cehennem makinesidir.Kişiyi gerçek hayattan koparan ve bir hayal dünyasında yaşatan hissi biristimna...


Tam bir kaçıştır televizyon. Yokluğa,boşluğa, şuursuzluğa açılan bir kapı... Bu korkunç tiryakilik, kurbanınıbatılılaştırmaz, batırır.


Kültürün dün de, bugün de, yarın da tektaşıyıcısı vardır: Kitap. Hiçbir düşünce emeksiz fethedilemez. Şahikalar ancakdikenli patikalardan tırmanılabilir. Tefekkür, sürekli bir cehdin hak edilmişmükafatıdır.

Kısaca televizyon kültür, kültürlemünasebetlerini kesmeye karar verenlerin uydurduğu bir yalandır.

Batının bütün fuhşiyatını haremimizetaşıyan bu kanalizasyonun hayırlı bir işe yarayacağını ummak büyük biriyimserlik olur. Sirenlerin şarkısı çok malum bir hayal...Televizyonu dinlerkenşuurumuz yarı uykudadır. Bu itibarla seslerin ve renklerin cümbüşü ile bir katdaha sarhoşlaşır ve kendimizden geçeriz.

Eskiler‘medenileşmek frengileşmekdir’ (La civilisation dest la syphilisation) demiş. Televizyonun cömertçe dağıttığı medeniyet de buçeşit bir medeniyet.
EN TEHLİKELİ SİLAHTelevizyon hangi amaçlakullanıldığınıza bağlı olarak iyi bir eğitim aracı ya da bir silah olur. Sonuçta 1915’te düşman bu iman kalesini topla ve tüfekleyıkamayacağını anladı ve çekildi gitti... FAKAT, Çanakkale’den döndükten sonra İngiliz Lordlar kamarasındabir toplantı yapmışlar. O dönemin bir ingiliz gazetesinin yazdığına göreingiliz komutan demiş ki: (Elindeki Kuran'ı havaya kaldırarak) “Beyler! Biz bu Kuran'ı yoketmeliyiz. Buna gücümüz yetmezse onları bu kitaptan soğutup ahlakınıbozmalıyız... Türkleri ancak ondan sonra yenebiliriz."Acaba söylenenler olmuş mu? Artık bu çağda maddi kılıç kınınagirmiştir. Şimdi en büyük ve tehlikeli silah: TELEVİZYON Saf anadolu gençliğinin ahlakını, hiçbir faydası olmayan, boş,anlamsız dizilerle, yarışmalarla bozdular ve hala bozuyorlar. TV kanallarınıyönetenler kimler acaba? Böyle entrika, aldatma, edepsiz konuşmalar olan dizileri veyarışmaları, sonra magazin programlarında aşk yaşıyorlar diye fuhşiyatıgençlere izletiyorlar. Neden acaba? Sadece Türkiye değil, burda çekilen dizileri Arabistan dahil, bütünortadoğuya sunuyorlar. Doksanlardan başlayarak toplum değişti. Artık kimse kimseyegüvenmiyor, toplumda kin, haset ve suizan çoğaldı. Şeytanın tam sevdiği ortam… Sizce toplumu böyle değiştiren, ahlakını bozan şey televizyon değilmi? Evet canım izlemesinler ne var, diyebilirsiniz. Yukarıda dendiğigibi televizyon öyle bir afyon ki, öyle bir uyuşturuyor ki, başından kalkamıyoruz.Gençler dizilerdeki silahlı veya müstehcen sahnelere özeniyor,kolayca günah işliyorlar. Sonuçta Allah onlara hidayet etmiyor ve sonsuz, ebedi hayatlarınıtehlikeye atıyorlar. Neden şöyle Türk geleneklerine uygun, gençlere iyi rol-model olandiziler çekmiyorlar? Gerçi sonradan bozulmazsa birtek Diriliş: Ertuğrul var,son yılların en iyi yapımı… PEKİ NE YAPALIM İZLEMEYELİM Mİ?Geçenlerde gelen bir emailde birisi, bana sağolsun hüsnüzan etmiş,televizyon izlememem için bana nasihat eder misiniz, demişti. Onaanlattıklarımı yazmak istiyorum.
Televizyon sizinhizmetinizde olmalı, siz ona esir olmamalısınız.
Kumanda sizin elinizde…
Ben sabah namazı ile günebaşlarım ve artık uyumam. Böylece akşam erkenden uykum gelir. Ben vaktimi namaza göreayarlarım ve televizyonu hizmetçim olarak kullanırım. Namaz vakitlerinde sesinikısıp Kabe TV’yi açarım. Zikir yaparken Medine TV’yi… Sabah Dost TV’den 8:10’dadini sohbet programı Hikmet arayışları’nı açarım. Yazı yazarken TV’den uyduradyosundan müzik açarım. Akşam eğer varsa TRT Müzikkanalında sanat müziği dinleyerek ruhumu dinlendiririm. Eğer önemli bir futbol maçıvarsa ve erken bitecekse onu izlerim… Bunların dışında TV kumanda açma tuşuna basmam ki, uyuşturmasın,esir olmayayım. Gördüğünüz gibi ben TV’ninkölesi değilim, o benim hizmetçimdir. Çeşitli TV kanallarındakiabsürt dizi, yarışma ve evlenme programlarının ismini yazmaya gerek yoksanırım. Arif olan mesajı çoktan aldı zira… Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöylebuyuruyor:

İki nimet vardır kiinsanların çoğu bunlar hususunda aldanmıştır, kıymetini takdir edip onlarıdeğerlendirmekten mahrumdur. Bu iki önemli nimet; sağlık ve boş vakittir.” (Buhari, Rikak, 1, 60; Tirmizi, Zühd, 1; İbnMâce, Zühd, 15; Müsned, 1/344)

Sadecetelevizyon değil, facebookta insanıesir ediyor.

Allah, Efendimizin SAV hadisinde işaret buyurduğu, cümlemizin sıhhat ve boş vakitlerimizinkıymetini bilmemizi ve ona göre hayırlı işlerle değerlendirmemizi nasipetsin.

Celalin Penceresinden

Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum