1-4 Aralık 2016 tarihinde Engelsiz Yaşam Fuarı
View RSS Feed

Gül Yaprağındaki Namelerin Yürekten Süzülüşü

Çok uzaklarda

Değer Biç
Çook Uzaklarda...

Gözlerim ufuklara dalıyor. Sanki ufuklar da bir şeyler arıyor. Bakıyor… Bakıyor… Yine bakıyor... Baktığım yerde görünenler hep aynı, ama ben baktığımı değil hissettiğimi, hayallerimi görüyorum, ufkun o incecik çizgisinde.

Hani diyorum kendi kendime nerede? Ama bildiğim bir tek şey var o ada çook uzaklarda.

İçim bir başka oluyor, hayallerim ise tesellim, boş gözlerle baktığım uzaklarda sanki senin varlığın karşımda duruyor. İşte bu gönlüm bir umut ışığı arıyor.

Öyle oluyor ki; içimde açan hüzün çiçekleri bile soluyor. Soruyorum kendi kendime yok mu bunun çaresi diye… Ama soruyu soranda benim, cevaplayanda benim.

İçimden atmak geliyor bütün duyguları, silmek geliyor mazideki bütün hatıraları, Tabi çözüm müdür? Bunları yapmak! Yoksa gerçeklerden mi kaçmak? Her zaman hazır mıyız gerçeklerle yüz yüze gelerek hesaplaşmaya! Yoksa korkuyor muyuz aynı duyguları yaşamaya…

Akşamın karanlığı kimine göre korkunçtur. Kimine göre mehtaplı bir ışıltı… Kimi ürperir bu karanlıktan kimi ise ilham alır bu ışıltıdan. Oysa karanlık aynı karanlıktır. Farklı olan ise yaşanan duygular.

Yaşanan duygular bazen sözle ifade edilemez. İşte bu kelimelerin bittiği, dudakların sustuğu, gözlerin ise konuştuğu an dır bu...

İşte bu anlar duyguların en hassas, en heyecanlı ve en dorukta olduğu an dır. İşte insan için yaşanabilecek en güzel an dır.

Yaşamı yaşlanmak için değil, gerçek manada yaşamak için yaşayalım…

Yaşam boyu mutluluklar…
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Bir hayatın penceresinden bakarken dünyaya, hayatın bütün güzelliklerini hissettim. Hissettiklerini anlatabilmek, içini dökebilmek çok rahatlatıyor insanı...

    Bir hüzün bahçesi düşün içinde yaşadığın. O hüzünlerden kurtulmak için çabaladığın…

    Her umudun bir vuslatı olması mı gerekli, yoksa umudun olması yeterli mi? Anlamlı olanı yapmak mı güzel anlamsızlaşan hayatı düzeltmek mi güzel?

    Umudu beklemek mi daha iyidir? Umut olup hayatları süslemek mi?

    İşte bütün bunların olduğu dünyada var olabilmek kadar, varlığını hissettirmek de çok güzeldir. Hissettiklerini anlatabilmek, anlatamadığın hislerini yaşamak ve yaşatmakta ayrı bir güzellik olsa gerek…

    Anlamsız sanma hiçbir şeyi, her şeyin hayatta bir anlamı vardır. Herkesin anladığı bir dilin olduğu gibi...

    Anlamsızlaşan hayata anlam katmak olmalıdır hedeflerde, insanlar için sevgi olmalıdır kalpler de. Gönüller bir olmalıdır yüreklerde. Yüreklerde başlamalıdır sevgiler, umutlar, hayaller... Ve yüreklerde devam etmelidir ebediyen...

    Huzur dolmalı insanın içine, umutlarıyla barışmalı, yaşamalı hayatı, insanlarla kaynaşmalı, hüzünleri, dertleri ve kederler içinden atmalı...

    Yaşamak için mutluluğu anlamalı... Mutluluk bir insanın hayatında her zaman var olmalı

  2. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    İçimdeki umutların tarifi nedir? Neyi ifade ederler?

    Her umudun sonunda neden bir karanlık çöker üstüme? Umutlar bana küstü mü ne? Ama ben barışık olmak istiyorum umutlarımla… Yaşamak istiyorum doya doya,

    Umutlarımı yıkanlar acaba şimdi nasıllar? Ama değer mi düşünmeye değer mi aklına getirmeye… Değmez tabi… Değmez. Değer bilmeyene değer verilmez, kıymet bilmeyene kıymet biçilmez.

    Hani hayalleri yaşamak vardır. İçinde de olsa hissetmek. Anlatmak vardır, duygularını hem kendine, hem karşındakine… Ama karşında kimse yoksa kime anlatacaksın kime…

    Umutları var edebilmek elimizdeyken bu kadar umutsuzluk niye… Umutla yaşamak varken bu kadar çıkmazlar niye… Niye hayata küsmek, niye umut ışıklarını söndürmek niye…

    Belki hazan olmuştur yaşadığımız güzellikler. Bu güzellikleri içimizde de olsa yaşatmaya değer. Değer vermek için değerli olması yeter. Unutma ki bu dertler ve çileler bir gün biter.






    Seni özlerim, sensizliğini özlerim, gözlerini özlerim, ne zaman gelecek diye hep yollarını gözlerim. Yollara bakmakla kalır gözlerim, uzaklara dalar gözlerim, Ben seni çok ama çok özledim.

    Bilmiyorum bu özlemin sonu vuslat mıdır? Her özlemin sonunda duyguları içten içe yaşamaktır. İşte içimde yaşadığım hasretini bir noktaya taşımaktır. Senin hasretine yüreğimde alışmaktır.

    Alışır mı bu gönül bu hasrete bilmem, yaşanan onca duyguya yok diyemem, Ben ben şu gönlümden seni hiç bir zaman silemem. Gel desem de biliyorum sevdiğim gelmezsin.

    Senin için şu gönlümde bir burukluk var bunu ne kadar da anlatsam ifade edemem. Yaşadığım sürece şu gönlüme dur diyemem. Ben senden asla vazgeçemem




    Yüreğimden koparcasına kaybolan sevgimin, benden kaçarcasına biten hayallerinin ve bütün bunların odak noktası olan yüreğimin sevgiye o kadar ihtiyacı var ki,o kadar muhtaç ki;

    İşte bu sevginin içimde var oluş gayesi sen, uzaklarda olan sen, bütün mutlulukların yanında hüzünleri yaşatan sen, beni hayata bağlayan yine sen…

    Bir deniz kıyısında batan güneşi izlerken, işte deniz bana seni hatırlatıyor. Sanki o denizin en uç noktasında sen varsın, sanki güneşin batış noktasında gözlerin var. Hiç görünmeyen bir noktada ise hayallerim var.

    İşte senin gözlerin bana umudu anlatır, senin gözlerin bana sevgiyi anlatır, senin gözlerin aşkı anlatır. Anlamı çok derindir bu yaşanan duyguların. İşte sevdiğim budur benim hayatım.


  3. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Bir akşamın gün batımı, hani insanın hüzünle karışık olarak yaşadığı duygularının başlangıç saati… Zaman mı hızlı geçiyor ben mi? Geride kalıyorum. Aşklar mı değişti, ben mi? Anlamıyorum. Yaşam mı değişti ben mi? Yaşayamıyorum. İnsanlar mı? Değişti. Ben mi ayak uyduramıyorum?

    İçimdeki umut deryasında boğulurken, sanki intikam alır gibi davranması… Benden âdete kaçarcasına uzaklaşması… Umutlarımla adeta baş başa bırakması… Düşünüyorum ama sormuyorum artık kendime hiçbir şeyi… Çünkü soru aynı, cevap aynı…

    Yaşam bu artık anlamalısın, bilmelisin ki içini yakan bu ateş sadece seni yakıyor. Olsun diyorsun belki yanan ben olayım… Ama yanan sensen yandığın değer mi? Buna, O da gerçekten değer veriyor mu? Sana, artık bunu anla anlasana, yaşamaksa yaşasana…

    Anlamsız hiç bir şey yoktur. Benim duygularım paramparça olmuş her biri bir yerlere dağılmış zerre zerre… Kimin umurunda ki; sen yine de bekle… Demesinler ki beklemedi ve gitti. Söylemesinler ki vefasızlık etti…

    Her şey o kadar uzun ve çileli, sanıyorlar belki de beni deli, işte benim içim kan ağlıyor bilmiyorum ne yapmalı, bildiğim bir şey var o da senin sensizliğini kendi kendime anlatmalı. Bunu bana en iyi ben anlatırım, bunu bana en iyi sen yaşatırsın. Yaşayarak anlıyor ya zaten insan, hem de öyle bir anlıyor ki bir daha unutmamak üzere anlıyor.

    Anlamak istesem de anlayamıyorum. Anlam veremediğim duyguları sanki üst üste yaşıyorum. Anlamsız olan ben miyim? Yoksa yaşananlar mı?

    İşte bütün bu duyguların içinde kendimi bazen ifade edemiyorum.




    İşte gecenin karanlığı yine hisettirmeye başladı kendini... Yani bu damek ki; benim duygularımın en üst noktaya geleceği zamanı ifade eder demektir. Senin içimde en yoğunlaştığın zaman demektir.

    Sen olmadıktan sonra neyin neyi ifade ettiğinin ne önemii var. Ne önemi var düşünmenin, ne önemi var içimdeki o sesin ne önemi var bilmem...

    Bildiğimi asla saklamam hiç kimseden yaşarım yaşanacaksa her duyguyu en derinden bir de şunu bilmeni isterim senden senin hasretinle yanar virane gönlüm içinden içinden




    Umutlarım zirve yapmış yüreğimde yaşamaya başlamışken, herşey için daha çok erken, işte böyle böyle derken... Hayat çok çabuk geçiyor her dem...

    Seni düşünür seni yazarım, seni arar seni sorarım, bütün güzellikleri içimde yaşarım. Umutlarımla başbaşayım ne diyeyim ne söyleyeyim çıkmazlardayım. İçimdeki sen yaşıyorsa her dem,unutmamak gerekir yaşananları her an, her an bilmek gerekir, hissetmek gerekir...

    Bazen yanımda hissederim seni, bazan çok uzaklarda... Bazen umutlarımda zirvedesin, bazen uykusuz gecelerimin sabahlarındasın, bazen karşımdasın, bazen ulaşılmazlarımdasın.... Ulaşılmasan da,umutsuz da olsam eğer seviyorsan sevginin değerini bileceksizn o zaman, bilmiyorsan sevmeyeceksin ozaman...





    Çok uzaklarda....

    İçime kapkara zindan misali çökmüş olan sessizlik sana sesleniyorum, sana haykırıyorum. Sana anlatıyorum halimii sana bildiriyorum meramı mı sana.. Sen ise bende çok uzaklarda yaşıyorsun hemde çok uzaklarda...

    Çok uzaklarda olsan da, hem de ulaşılmayacak kadar uzaklarda... Bir yüce dağın başındaki kar da olsan benim hiç ulaşamayacağım bir yar da olsan ve sen benim aklımda varsan, hiç bir şekilde de çıkmıyorsan.... O zaman bir düşün!!! Sadece düşün sorma bile kendine neden diye, niçin diye? Sadece şunu söyle uzaklarda bir sevenim var diye...



    Umut her zaman insanı ayakta tutan, yeni yaşam şekilleri sunan umutlar... Yaşamımızda ne kadar önemli, ne kadar gerekli... Bizler ne kadar olsak kederli ve dertli, hayal dolu gözlerimizde her an bir umut belirirdi. Yaşamımızın vazgeçilmezi, herşeyn en güzeli, olmada bile yinede umutlarımız çok önemli, çok değerli...

    Sevginin ışığıdır umutlar, kalplerin sıcaklı, yeri gelince içindeki bir korkunç bir ürpertidir, yeri gelince çılgın bir heyecandır. Ama bütün yönleriyle insana en güzel duyguları yaşatandır.




    Yine bir akşam vakti oldu. Derler ve kederler içime doldu. Umutlar hayaller sanki hiç yokmuşçasına kayboldu. Belki de gerçek olan gerçekler buydu…

    Her geçen zaman içini eritir. Bu acı öyle acı ki beni günden güne bitirir. Beni çok uzaklara götürür. Bilmiyorum beni bir gün ya güldürü ya da öldürür. Ama şimdilik sadece süründürür…

    Sadece umutlar değil biten ve tükenen. Sadece hayat değil yaşanan ve giden. Sevginin kahrını çekmek kadar değer vermekte önemlidir. İşte bunlar olmazsa insan o zaman biter tükenir… Hani insan kendini tüketir…

    Her şey zamanla düzelir derler; zaman her şeyin ilacıdır. Evet! Belki de zamanla birçok sorun çözülür. Ama insanın içinde yaşadıkları bir bir içinden dökülür.

    Bu sözlerimi okurken benden çook uzaklarda olacaksın. Belki de içten içe hayallere dalacaksın. Ama ne arayacaksın nede soracaksın. Ama bileceksin ve biliyorsun ki; seni uzaklarda düşünen birinin varlığını anlayacaksın.




    Çok uzaklarda bir umut var. İçimde yaşadığım, hayatımda aradığım, ruhumda bulduğum, içinde kaybolduğum çok uzaklarda umutlarım var.

    Bazen bir güneşin doğuşunu simgeler, bazen batışını simgeler... Bazen bütün açıklığıyla içimi tırmalar, bazen yok olmuşcasına haybolur gider...

    İçimde yaşanan umutlar her an benimle başlar benimle biter. Ama her zaman biri biterken bir diğeri başlar. İşte benim için umutlar, hayaller, sevgiler

  4. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    En güzel umutlarla yaşamak…

    Umutlarla yaşamak, umutlara umutlu bir yaklaşımla değer vermek umutlu olmak umut dolu yaşamak ne güzeldir. İçindeki heyecanı bütün sıcaklığıyla yaşmak ne güzeldir.

    Bir hayal düşün hiç gerçekleşmese de içinde dursun, sen yaşadıkça o da yaşasın, sen var oldukça o da var olsun… Hani kim demiş ben hayal kurmam diye, her zaman gerçekleri yaşarım diye… Var mı hayal kurmayan, hayalleri olmayan, içinde küçükte olsa bir hayal yaşatmayan… Ben hayalsiz yaşarım diyen…

    Kimseye değil kendine bakarak mutlu olmaya çalışmak varken, Hayallerle, umutları birleştirerek yaşamaktır gereken, içinden geleni içinden geldiği gibi yaparken, umutları beklemek yerine sen onların peşinden giderken, unutmak ki hiçbir şey için değildir erken…

    Kim ne söylemiş, kim ne yapmış, kim nerede? Bırak artık bunları kapat gözlerini dal hayallere. Şu üç günlü hayatta değer mi üzülmeye? İşte o zaman sende üzülme! Var mı seni senden başka teselli edecek? Var mı senin senden daha çok düşünecek? İşte budur reel olan gerçek…

    Var mı içindeki seni anlayacak? Bütün güzellikleri seninle yaşayacak? Seninle hayal kurarak seninle bir yürek olacak? İşte bu o kadar zor ki imkânsız değil ancak… Yaşamak için değil yaşamak mutluluk için uğraşmak. Çok uzaklarda olsa da o mutluluğu bularak mutlu bir hayat yaşamak…




    Çok uzaklarda kalan umutlar birgün yeşerince ne olur bilmem, en büyük heyecan en büyük güzellikler mi başlar, başlamak değil derler ya bitirmek önemlidir. Sonu olmayan güzelliği uzakta yada yakında aramak hiç önemli değildir.

    Sevginin hasretinde bir güneş batımı gibi hüzün varsa, bu sevginin hasreti bir kor misali içini yakıyorsa, yanan sen, üzülen sen, yok olan sensen, en büyük değeri de versen, değişirmi hiç bir şey sen istemesen, İstesende istemesende her zaman üzülen yine sen...





    Uzaklara dalar gözlerim yine sessizce, yaşamaktayım bu hayatı sensizce, senin sen varken sensiz ve sessiz yaşamak en acı yaşam demek, yaşama umut eklemek, seninle gerçekleşecek, sen ise bütün bunlar görmeyecek beklide bilmeyeceksin…

    Hayatın en büyük çilesidir senin varlığındaki yokluğunu yaşamak, her bir şeyi anlatmak, bütün güzellikleri doyasıya yaşamak, seni mesafe olarak çok uzaklarda ama içimde ise çok yakınlarda yaşamak…

    Senin olmadığın bir dünyada yaşamak, sensizliğe alışmak, o kadar zor ki; yaşamanın anlamı hayatın tadı sensin, umutlarım sensin, hayallerimde sensin, düşlerimde yaşayan sensin…. Sensin her anımda olan, içimde yaşayan, sevgiyi bana anlatan, güzelliklerin timsali, gönlümdeki güzelliklerin emsali, yaşanan masalların misali…

    Hani senin yokluğun var ya, uzaklardaki hayalin var ya içimde hep durur, bazen bir kor olur yakar içimi, bazen umut olur dökerim içimi, yaşarım sensizliği için için… Bütün umutlar sadece ikimiz için… Sevgiye hasret kalmamak için, bütün güzellikler sadece ve sadece senin için…

    Uzaklardaki sevgiye, uzaklardaki hayallere, onlar uzakta olsalar, benden kaçsalar, ben yaklaştıkça uzaklaşsalar… Fark etmez umut olduğu sürece, bütün azimle sürecek mücadele… İşte o umutlar biterse, içimde o umutlar sönerse, sevgi bitmez ama umutsuz sevgi insanı bitirir, içindeki değerler her gün insanı eritir, hayalleri bitirir…

    Her şeyin güzelliklerle dolu olması ne güzel, sevgiyi yaşamak, sevgiyi anlamak ne güzel… Her sevgide mutluluk yaşamak ne güzeldir. Güzelliklerle dolu sevginin güzelliklerle büyümesi, insanın içine sığmaması ne güzel…

    Sevgisiz bir hayat zaten düşünülemez, düşünülse de yaşandım denilemez, sevenin sevgisine değer biçilemez, sevenin sevgisinin büyüklüğü asla ölçülemez, gerçek sevgiye kıymet biçilemez…

    Uzaklardasın hem de çok uzaklardasın sen, senin için yanan şu kalbi bir bilsen, vuslata hasret şu gönlümü anlayabilsen, anlamlı olan sevgini bir yaşatabilsen…

    Her sevgide bir hasret olur muş derler Bende hasreti yaşadım. Alışamadım sensizliğe sensizce yaşadım. Ne olursa olsun ben sensizliğe alışamadım

  5. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Bir yaprak dökümünü yaşıyorum sonbaharda değilim. Dökülen yapraklar içimde birer birer koper benim, içimden dökülen yaşlar kimin umurunda kimin? Bir deniz sahilinde olmak isterim, Dertlerle, kederlerle ve kendimle başbaşa hiç olmadığı bir yerde kimsenin...

    Hayat acımasızdır. Zaten banada acısın istemem... Bana dost olmayan bir insana ben zaten içimi dökemem... İçimde çağlayan duygularıma dur diyemem




    Yine ufuklara dalan gözlerle bakıyorum uzaklara, ne varda bakıyorsun diye sorma bana, cevabım çok nettir anlasana… Bir yaşamın hikâyesini anlatır sevgim, bir var oluşun, bir doğuşun güzelliğini yaşar kalbim, içimde bitmek tükenmek bilmeyen sevgin, bakıyorum uzaklara derin derin…

    Sen varsan gerisi teferruattır, seni yaşamak bir ayrıcalıktır, şunu bil ve şunu unutma ki; olmaz denilen bir gün olacaktır. Sen varken her şeyi unutuyorsam, kendimi bambaşka hayallere bırakıyorsam, hayal değil de gerçekleri arıyorsam, anlamlı olan sevgiye birde sen anlam katıyorsan, sevgi için bütün her şeye katlanıyorsam, işte bütün bunlar senin içindir, sevgimiz içindir…

    Kimin ne dediği değil benim hissettiklerim beni sana götürür, sevgini içimde hissettirir, öyle bir sevgiyi yaşatır ki; öyle bir sevgiyi anlatır ki; beni bana bile bırakmaz, inan ki; bu sevgimi ne kelimeler ne de sözler anlatmaz…





    Sevginin anahtarı kalplerdedir, kalpler ne kadar güzelse sevgide o kadar yücelir. Kimi için dikenli bir kaktüstür, kimi içinse narin bir papatya, ne olursa olsun sevgiler her zaman değer yaşamaya…

    Bir bağ bozumunu anımsatır hüzünler, içinde yok olur bütün güzellikler, Yıldızlar kadar yüksekte de olsa sevgiler, ulaşılmaz olmadığını, onun gerçek sahipleri çok iyi bilirler… Bilmek yeter mi? Yetemezse o zaman yaşamak gerekli… Var mıdır ki? Hiçbir şey; insanın yüreğinde sevgiden daha değerli…

    Güneş doğunca yıldızlar görünmez olurlar, kaybolmazlar sadece solarlar, bizim sevgimiz güneş olsun, güzelliği de yıldızlar, Güneş olan sevgimiz güneş gibi doğsun, sevgimizin güzelliği olan yıldızlar her daim yüksekte dursun, Güneşimiz bizi aydınlatsın yıldızlarımız yol göstersin… Ama ne olursa olsun içimizde sevgiye dair hiçbir şey bitmesin…

    Sevginin anlamı bir yıldız ve güneşle kalmasın, yaşanabildiği kadar anlamlı yaşansın, anlamsız sevginin zaten anlamı olmaz ki yaşansın,

    Bir okyanusun masmavi derinliklerine dalar gibi heyecan vermeli, yemyeşil bir ormana bakar gibi huzur vermeli, bir yüce dağın başındaki kar kadar değerli, sımsıcak bir volkan kadar heybetli olmalı sevgi…






    Bazen bir gül olar açar içimizde, bazen bir gül olur solar içimizde, Bir gülü misal vermek olmaz beklide ama bir yumak olur bütün kalpler bir sevgide, Sevginin gücü yaşananlarla ölçülür, Sevgiye sevenin verdiği değer kadar değer biçilir. Zannetme ki insan sevmekle küçülür, sevgi hem insanı büyütür, hem güzellikleri getirir.

    Sen sen ol sevgiden uzak kalma, sana uzak olsa da sevgi sen onu yakala, sımsıkı tut ve hiç bırakma, sevgisiz bir hayatı ne kendine nede başkasına yaşatma…

    Ben sevgimi anlatamam, yaşarım. Ben sevgimi bir ömür boyu taşırım. Sevgi ile her engeli aşarım. İçimde yaşattığım sevgimle ulaşılmaza ulaşırım.

    Sevgi bir nokta olsa onu virgül yapmak için uğraşırım. Soru işaretlerini hiç yeri olmaz, ünlemleri sadece heyecanda koyarım. Sevgi sözcükler hep üç noktalı olur… İşte o zaman sevgiler sonsuz olur sonsuz yaşanır



    Sevginin gücüne asla itiraz edemem, sevgiyi asla küçümseyemem, sevgi ile yaşanan sevgiyle güzelleşen dünyada sevgiyi görmezden gelemem, sevginin olmadığı yaşam içinde yaşanmış diyemem…

    Sevginin tanımını ben çok yaptım, ama benim sevgiyi en güzel şekilde tanımlayıp uygulamam yeter mi? Yetmez! Sevgi karşılıklı olarak güzel bir tanımla hayat bulur. Eğer o hayat bulmak tek siz de ise, bu hayat bulan sevgi sadece sizde kalır ve bir ömür sizinle olur. Sevgiye anlam yükleyen çok olur. Ama sevgi sizin içinizde yaşadığınız kadar var olur. Tek taraflı sevgi zaten içinizde doğar, içinizde yaşar, içinizde her zaman durur…

    Bir zeytin yaprağıdır sevgi ağaçta durduğu sürece hiç solmaz, sevgi karşılıklı ise zaten yaşamaya doyum olmaz. Sevgi sevgiyle beslenmeli ki yaşayabilsin, her sevgi bir sevgiye muhtaçtır bu çok iyi bilinsin, sen sevgiye değer vermezsen sevgi sana ne versin, sevgiye değer verdiğin sürece sevilirsin…

    Sevginin soğukluğu bir bağ bozumunu anımsatsa da, sıcaklığı insanın içinde kıpır kıpır bir heyecan yaşatır. Bir bağ bozumunu yaşamak vardır, birde içindeki o kıpır kıpır heyecanı tatmak… İşte sevgiyi anlamak budur… Kimi için bir bağ bozumudur, kimi için tatlı bir heyecan olur. Artık siz karar verin sizin sevginiz heyecanımı yaşatır, bağ bozumunu mu anımsatır?

  6. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)

    Sevgi korkmak için değil sevilmek için bir değerdir. Yaşanmak için sevilir sevgi için ölünür.. Sevgi sevgiyle büyür, sevgiyle güçlenir ve sevgiyle hayat bulur. Sevgi ruhtan geliyorsa, insanın ruhuna hitap ediyorsa yaşanıyordur.

    Sevgisiz yaşamak sevgiden korkmak ve sevgiden kaçmak, kendini sevgisizliğe hapsetmek sanırım insanın kendine yapacağı en büyük eziyettir demek. bu ezikliği içinde hissetmek sevgiye susamış yürekleri sevgisizliğin esaretine bırakarak, hem sevgiye haksızlık hem kendine haksızlıktır.

    Sevginin tarifini yaparken fedakârlığı unutmadan... Sevgini bırakmadan, seni seveni unutmadan yapmak gerekir. Her sevgi bir yürekte yaşar onun kalkanı yürektir. Eğer o sevgi o yürekten çıkmışsa zaten sevgi kalmamış demektir.

    Sevginin büyüklüğünü bilerek sevgiyi yaşamak o büyüklüğün karşısında korkmamak dimdik durmak gerekir. Sevgiyi özgürce yaşamak esaret altındaki gönüllere ise hep sevgi dilemektir...




    Anlamsızdı sanki anlamsızca yaşamak, anlamsızlığı anlamak ve anlatmak... Bir hayal olup rüyalara dalmaktı, bir kuş olup özgürlüğe uçmak… Bir yudum kahvedeki tadı almaktı bir çocuk gibi şımarmak… Bazen anlamsız dediğin, hatta başkalarının yaptığında bencil olarak nitelendirdiğini yapmaktı. Belki bencillik değildi ama bencilce davranmak, kendince tarifi böyle iken başkaları gözünde bencil olmak. Hani tıpkı senin yaptığın gibi…

    Sevgide sahiplenmek bencillik miydi? Yoksa sevdiğinin göstergesi mi? Bu soru kişiden kişiye, sevgiden sevgiye, yaşanan duygudan, hissedilen yüreğe göre değişir. Sahiplenmek sevginin göstergesidir diyenlerde olur. Bencillik olarak tanımlayanlarda olur.

    Bana göre sevgi sahiplenilmeli, sahipsiz sevgi herkesin, herkese, her şeye gösterilen sevgidir. Oysa sevgili için hissedilen sevgi asla paylaşılmaz!...

    İçimdeki özlem dolu sevgilerde bulmak, özleneni hayal ederek yaşamaktı. Özlenenini doyasıya özlemek, içini yaksa da bu ateş bunu doyasıya yaşamaktı.

    Özlemekte güzeldir, özleyenin varsa eğer,
    Beklemekte güzeldir, bekleyenin varsa eğer,
    Sevmekte güzeldir, sevenin varsa eğer,

    Hiç biri yoksa eğer, yaşamak için ne var ki, kayda değer? Değmeyeni özlemek, değmeyeni beklemek, değmeyeni sevmek, sence neyi ifade eder?

    Bir yüreğin özlemini dindirmek, bir yüreğin özgürlüğe kanat çırpmasıdır. Sevgisini sahiplenmesi, sevgili adına en büyük değerdir.

    Yürümek bir yağmurun altında ıslandığına aldırmazcasına, sırılsıklam olmak hiçbir şeyi umursamazcasına, bütün hülyalara dalmak, bütün düşlerden uyanmak çılgıncasına…



  7. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Uzaklarda kaldı gerçekler, uzaklarda kaldı hayaller, sevgiler, umutlar... Bazı gerçekler çok mu aci ben mi aciziim onları göremekten? Benmi açok anlamsız yaşıyorum. Yoksa anlamsız olanlar mı gerçek? Ne olursa olsun gerçek gerçektir. Hayat gerçek...

    Hayallere bile ulaşamayacak kadar uzaksam, hayalimde bile hayal oluyorsan, her hayal benim için sen oluyorsa. İşte hayatın gerçeği bu sanki bana ne oluyorsa... Anla diyorum kendi kendime anlatamıyorum tek bir kelime, ama anlayacak, anlamak zoruda,

    Uzaklardaki umutlarıma sesleniyorum sessizce, çünkü ne kadarda bağırsam onlar beni duymaz, beni benden başka kimse anlayamaz..




    Çok uzaklardayım…

    U:zaklarda olmak, uzaklarda düşünmek, uzaklarda yaşmak…

    Nedensiz değil içimde ki sevgi, hele anlamsız hiç değil. Alam katan sevgin olduğu sürece… Anlamlı olarak yaşadığımız sürece…

    Bir gökkuşağının rengârenk ahenginde seni bulmak, bir zümrüt yeşili hayallerde seni aramak, deniz mavisi mutluluklarda seni bulmak, bembeyaz bulutlarda seni yaşamak, sessiz bir fırtınada uzak bir sahrada seninle olmak vardı.

    Bir serap olmak içimde, bir düşe yatmak seninle, bir deryaya dalmak birlikte, bir sevdaya bağlanmak sevgiyle, bir umdu paylaşmak heyecanla, bir heyecanı yaşamak umutla…

    Umutlar sevda ülkesinde sessizse,
    Sevgiler gönül limanında tutsaksa,
    Hayaller artık anlamsız bir tuzaksa,
    Yaptığım tek şey uzaklara bakmaksa,
    Uzak ufuklarda uzak sevdaları aramaksa,
    Candan sevdiğim bana çok uzaksa,
    Bir sevgi için bir ömrü harcamaksa,
    Yaşıyorum işte bu da yaşamaksa





    Çok uzaklardayım çok… Bir yaralı kuş misali çırpınan yüreğimle, olmayan sevgi, yaşanmayan güzelliklerle, bitmeyen umutla, özlem dolu hasretle… Yıkılmamak adına dik durmak gerekirmiş, ölmemek adına yaşamak gerekirmiş, susmamak adına konuşmak, ağlamamak adına gülmek gerekirmiş.

    Öyle bir tezahür oldu ki içimde sanki alaz oldu. Bir umudun bir sancısı, bir varlığın acısı, bir annenin feryadı, bir yavrunun figanı oldu. Feyezan olan çıkmazların içinde buldum kendimi, ıssız sokakların yalnız bekçisi, yalnızlıkların elçisi oldum.

    Seni sordum uzaklardaki Zührelere, seni aradım gözlerimdeki hayallerde, seni yaşadım sessiz sakin bir köşede, seni kaybettiğim bir karanlığın eşiğinde
  8. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Çok uzaklarda yorgun bedenim, bugün çok uzaklarında ötesindesin. Ne tutuyor elim ne yazıyor kalemim, eğer şuan bu kadar suskunsam ve uzaklara dalıyorsam hep sessizce bu senin eserin. İçimi çekiyorum derin derin… Bekliyorum gelmeyecek sevda trenini.

    Havanın bulanık olması içini daraltsa da, senin yokluğun içimi acıtsa da, her mutluluk yüreğimde imrenti olarak kalsa da, bu sevdanın hasreti her zaman çok uzaklarda yaşansa da, biliyorum ki; vuslata dair umutlar her zaman bende ve sende var olacaktır. Bu var oluş bir diriliş olmasa da, bir hayatın sonu da olmayacaktır. Ne sen sonsuzluğun acı kaderini yaşamalısın, nede sevgi dolu yürekleri yok saymalısın…

    Hasret olan yüreğim özlemle doluysa, umut olan sevda nerede olursa ve yaşıyorsa, özlem dolu yüreğin onu beklediğini bilmeli...




    Bir damla yaş süzüldü gözümden, Ilık ılık aktı sakince yüzümden, bir seslenişin sesimiydi? Yoksa bir yüreğin haykırışımıydı bilmem? Lakin çok derinden gelen hüsranın anlatıyordu o dem…

    Bir duygunun esiriydi, bir sevdanın sesiydi, bir umudun tükenişiydi, bir bitişin hikayesiydi. Eriyen duygularımın ezilmiş umutlarımın, bitmemiş sevdaların tercümanıydı.

    Bir gözyaşı ne anlatırdı? Neler yaşatırdı? Nereye götürürdü?

    Anlattığı umutsuzluk gibi de görünse dolmuş olan duyguların, esir alınmış bir çağlayanıydı. İki damla yaş gibi görünse de koskoca bir ummanı anlatırdı. Çünkü yürekten gelen yüreklice sevdaların tanımıydı.

    Yaşanan içinden kopan bir çalkantı o çalkantıda kendini kaybetmek istemeyen, bütün hezeyanlara rağmen duygularından vazgeçmeyen, ezilmişlikte olsa, yıkılan bir harabeye benzeyen, sessizlikte olsa çökmüş bir bedeni anlatan, kırılmışlıkta olsa bir yüreği parça parça yapan, Bir duyguyu içinde barındırarak yaşatan güzelliklerle, hüzünleri kavuşturanı yaşatıyordu…

    Götürdüğü yer, sessiz sedasız kalmış duyguların, paramparça olmuş
    yüreklerin, hasret kokan, özlemle kavrulmuş bedenlerin, sessizce anlatıldığı yere götürürdü. Bir suskunluğun tercüme edilerek çözüldüğü yere bırakırdı.





    Uzaktan uzağa süzülen bakışların arkasında yatan duyguların insanın içini tırmalayan etkisi bazı zaman sevinçlerle güzelliği anlatsa da, bazı zaman umutları bitirir… Suskun bir sahrada kum fırtınası gibi başlayan duygular. Dalgayla coşmuş denizin suskunlukla durulmasını anlatır gibidir. Yani fırtınalı bir başlangıcın suskun hali diyebiliriz. Suskunluk ne sevginin eksikliğindendir, nede hayata küskünlükten, Tek bir sebep vardır oda mecburiyetten…

    Bir göz yaşının akan ılıklığı, bir tebessümün sıcaklığı, bir yaşamanın saflığı, bir aşkın imkânsızlığıdır. Akan yaşlar dinmez, tebessümler solmaz, yaşam bitmez, aşk gitmez…

    Sevdanın esaretinde kalmışsa insanın ruhu, bunu anlatamaz hiçbir konu, hiçbir mevzu, Yaşamın en uzak yolu sevdayla özlemin kesiştiği umut yoludur.





    Bir tarafa bakan gözlerdeki ürpertidir. Bir doğuşun, bir var oluşun heyecanıdır. Belki bir tutkudur… Bir olur inadına kaçıştır, bir olur yalvarıştır. Alışmak zorda olsa içindeki yaşananlar gerçeği anlatır.

    Bugün hüzünlüyüm, bunu haykırmak istiyorum. Kendimle baş başa yaşamak istiyorum. Hani hüzünlü olmayı kötü olarak tanımlamak, kötü olduğunu anlatmak olsa da yaşamak ve yaşamamak zaten elde değildir. Bütün hüzünlerin özgür olduğu bir gün bugün..

    Bana mutluluk nidasında bulunanların, mutluluğu savunanların yaşamadığın hüzünlerle doluyum.. Olmayacak güzelliklerin hayalleri bile hayalde kalıyor. Bir duygunun ifadesi bile kendi içinde yarım kalıyor..




    Sevgiyi iki damla yaş olarak anlatan gözlere, sedasız ve sınırsız anlamlar yükleyerek yaşatan bedene, yüklediği anlamlarla sevgiyi yaşatarak anlatması her zaman yaşanan sevginin büyüklüğünde bir kıstas olmuştur. Her beden sevgiyi farklı dillerde yaşar ve farklı olarak algılar. Ortak olan ise sevgidir sevginin büyüklüğüdür.

    Sevgisiz bir bedenin kurumuş bir ağaçtan farkının olmadığı gibi, sevgisiz bir yaşamın, ne bize ne de sevdiklerimize faydası olmayacaktır. Sevgiyi yaşa, büyüt ve yücelt




    Bir diyar ötesinde yaşanan duyguların uzaklığından çok sıcaklığı içimde kor olur yanar duru… Bir umut bahçesindeki solgun gülden çok toprağının kokusu içimde buram buram kokar durur…

    Bir buhran dönemi de olsa ayrılık vakti, hüzünleri içine gömmek gerekir, umut deryalarında bir damlada kalsa onun kıymetini bilmek gerekir, hazan olsan bir hayattan galip olmasını başarmak gerekir.. . Çok uzaklarda gördüğün hayallerin bir gün gerçekleşeceğini anlamak gerekir…

    Dünyanın bin bir türlü hali vardır derle belki yaşadığımızda bu hallerden birsidir. Yaşadığımız hayat sonsuzluğun seyir gemisidir. Bir sevdanın yüreği, bir aşkın sesidir. Bir ateşin külü, bir duygunun büyüklüğüdür.
  9. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)

    Gidiyorum dönmemek üzere en uzak yerlere, bir sessizliğin arifesinde sadece seninle… bir diyarın ötesinde hissettiklerimle, yıkılmasa da hayallerim dimdik duramıyor kendi halinde, bir diyardan bir hasrete özlemle…

    Baharın güzellikleriyle açan papatyalar her tarafı sararken, mis kokularını doğaya sınırsızca sunarken, yürek kendi halinde kendi yangınıyla yanarken bitkin düşen hasretle yaşıyoruz harbiden..

    Yüzümüzde tebessümler olur inceden. Bir vuslatı anlatır belki bir yerden. Yaşamak denirse yaşıyorum. Her an, her zaman, bir hayale ben…




    Bir gün uzaklarda yaşadığım bir vakitti. Hava kararmış esiyor, gürlüyor ve sanki gökyüzü ağlıyordu. Sessizliğin hüküm sürdüğü yerler hiç alışmadığı kükremelerle inliyordu. Tenimi yakan güneşten eser yok, masmavi gökyüzünü kapatmış kara bulutlar sanki umutsuzluğun resmini koskoca gökyüzüne çizmişlerdi.

    Etrafın korkunç manzarası tıpkı içimde yaşananları anımsatırcasına “işte bende varım” der gibiydi. Bir ruhun yanında bir bedende karanlığa gömülmüş gibiydi. Doğacak güneşe özlem duyan toprak, gelecek olan ışığa hasret ağaçlar gibi bekliyordum masmavi gökyüzünün ufuklarını…

    Hasret dolu yarınların vuslatını, tebessümle gelecek mutluluğun tadını, mutlulukla gelecek gözyaşını, her şeyin güzel olacağının bildiren kapkaranlık umutların sonundaki ışığı bekliyorum. Çok uzaklarda da olsa bekliyorum.






    Çok uzaklarda bilmediğimiz yollarda bazen içimizde kabaran umutlarda, bazen suskun diyarlarda "ne var?" diye düşünürüz oralarda...

    Birilerinin çok uzağındayız. Bazılarına yakınken yaşarız. Her şeyde mesafe olur ama gönüllerde mesafe tanımayız. Çok uzaklarda da olsak bir aynı dünyadayız. Hiç kavuşamayacak olsak da bir gün kavuşacağımızın inancıyla uzaklardayız.

    Kimi hasret çeker gönüllerde uzaktan uzağa... Bu hasret sadece sınırlıdır barikatlarla, biz mesafe tanımayan dostluklarla, yaşarız her şeyi olsak bile uzaktan uzağa...

    Duyguların seliyle bazen yüreğimiz kabarır, yürekte sevda ile hüzün aynı anda yaşanır, umutlar çökse de umutlu gözlerle bakılır. Her biten umut bizim için yeni bir başlangıcı hatırlatır.

    Sessizce yaşanan hayat bize olduğu gibi herkese de çok uzakları anlatır...

    Kenetlenmiş bedenlerin esir olmuş yüreklerini anlatan uzaklara bir diyardan bir diyara gönülden ulaşmak gerekir...






    Bir resme daldı gözlerim sanki uzaktan uzağa, sevdiğini arasa da daldı işte hayallerde ki uzaklara… Bir sitem bakışı bir gözlerin yalvarışını anlatır baktığım yerler, bir umudun tükenişinin sessizliğine simgeler, bir hezeyanın hüznünü imgeler yaşadığım duygu selim…

    Bazen bir papatyanın yaprağını anlatır, bazen soluk bir resmi hatırlatır. Bir haykırışın sessizliğini anımsatır. Beni duygularımla kendi içimde kendimle baş başa bırakır.

    Beyazlara bürünmüş doğadaki toprağın teni, sevgi, bizim için acaba neydi? Neyi ifade eder neyi gösterirdi. Bir hasretin özlemiyle başlar ve biterdi..

    Bir gayretin ürünüydü, bir hasretin kara günü, bir yaşamın öyküsü, bir özlemin süngüsüydü. Gönüllerde akan yüreklerin coşkusu, yüreklerde yer bulur sevdanın özgürlüğü olan tutkusu…






    Kâinatın bir ücra köşesinde yaşarım. Sessizlik benim benliğimde var ama bazen coşar taşarım. Suskundur dilim dinlemeyi severim. Bir uzak diyardan bir uzak ufuktan seslenirim. Yaşadığım güzellikleri benliğimdeki bedenime eklerim. Ruhumda hissederek kendimi tetiklerim….

    Bir dünyam var benim kendi kendimi teselli ederim. Bazen soru sorar cevap beklerim. Bazen cevap verilmeyen sessizliğin karanlığını yüreğime eklerim. Bir karanlıktır ki o, sessizlikler bürünmüştür. Yaşam ona endeksli olsa da bir ömrü onun esaretinde sürdürmüştür.

    Bir buğday başağının tanesinde bulduğum sevgiyi, bir meyvensin çekirdeğinin özünde hissederek yaşadığım güzelliği anımsatır bana gözlerden akan iki damla yaş… Belki çok yavaştır geçen zaman ama unutmamak gerekir ki; hiç gelmiyor giden hiçbir şey ve bir an

  10. Eshat Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Duygularım çok uzaklarda, umutlarım çok uzaklarda, sevdalar çok uzaktalar. Sanki her biri benden kaçıyor uzaklaşmak istercesine… Bir gülün kokusu, bir çiçeğin mutluluğunu çok gören hüzünlerin esaretinde çok uzaklardayım.

    Güller her ne kadar solsa da, umutların her biri inadına yok olsa da, sevda dalları bir bir elimde kalsa da, çıktığım yollara barikatlar kurulsa da, solgun güllerin dikenleri elime ve yüreğime batsa da kanayan elim değil yüreğim bile olsa her umuda bir heyecanla koşuyor yüreğim. Her mutluluğa bir başka çarpıyor kalbim.

    Bir çırpıda, bir heyecana kapılan bedenim uzaklardaki umutlarla çökerken, biten her umut yeni bir umuda yelken açarken gönüllerde yaşanan her güzellik bu yüreğin yaşamasına sunulan bir kavildir.

    Her gecenin sabahı güneşin doğmasıyla başlayan bir güne merhaba demek, bütün geçmişteki maziyi bir an bile olsun silmek, hüzünlere düşünmeden önce kendine gülümsemek, bir tebessüm tadında mutlulukları yaşamaktır.

    Gidiyorum dönmeyeceğim diyorum her seferinde kendi kendime ama söylenen sözler yüreğe nafile, gidersen dönmeyeceksin, döneceksen gitmeyeceksin bilmen gereken en önemli cümle… Hangi cümle? Hangi kelime fayda eder kendime, birak herşeyi kalsın yüreğinde kendi halinde





    Mutluluk; bazen gözyaşında gizlidir. Bazen bir tebessümde kendisini gösterir, Yılların farklı dilimlerinde yaşarsın onu yaşayabildiğin kadar tadarsın mutluluğun hazzını... Mutluluğun sana değil senin mutluluğa ihtiyacın var unutma bunu! Bir bakarsın gaf dağının zirvesinde bulursun onu, bir bakarsın içinde yaşarsın mutluluğu, yeter ki sen iste mutlu olmayı ve bir kez olsun dene mutlu olarak yaşamayı, göreceksin yine, mutluluk yüzdeki bir tebessümde...

    Zaten bir tebessümle başlamaz mı güzellikler? İçimizden gelen bir heyecanla çoğalmaz mı sevinçler? O halde bir tebessüm ve bir heyecan için bu yürek neyi bekler?

    Kim demiş; mutluluk çok uzakta diye? Yeter ki sen mutlu olmayı iste, uzaklarda olsa bile, en büyük azim ile ona koşarak git yinede... Hayatta her akan gözyaşına bir yenisini eklemek yerine, bir mutluluğa sarılarak kendine gel hele...

    İçimizi acıtsa da yaşamın zorlukları, mutluluğun kapısına en ağır kilitler vursalar da yıkmalısın kapıları, yaşamak için var olduğun bir hayata sımsıkı sarılmalısın düşünmeden olanları, hayatın sana ihtiyacı yoksa sen hayata açmalısın kollarını...